Dünyanın en çok uyuşturucu üreten ülkesi: Afganistan

Fotoğraf: (Sohrab Omar/Independent Türkçe)
Fotoğraf: (Sohrab Omar/Independent Türkçe)
TT

Dünyanın en çok uyuşturucu üreten ülkesi: Afganistan

Fotoğraf: (Sohrab Omar/Independent Türkçe)
Fotoğraf: (Sohrab Omar/Independent Türkçe)

Taliban'ın yönetimine geçmeden önce afyon üretiminde dünya birincisi olan Afganistan, Taliban sonrası da birinciliğini koruyor. Independent Türkçe muhabiri Sohrab Omar, Afganistan'daki uyuşturucu bağımlılarının nabzını tuttu.
Afganistan, uyuşturucunun üretim merkezi olmaya devam ediyor. Taliban yönetime el koymadan önce afyon üretiminde dünya birincisi olan Afganistan, Taliban sonrası da birinciliğini koruyor.
Dünya genelinde uyuşturucu maddesinin yüzde 80'i Afganistan'daki afyon maddesinden üretiliyor. 
Afganistan'daki afyondan üretilen Heroin maddesi, Avrupa pazarının yüzde 95'ini oluşturuyor.
Uyuşturucu ile mücadele kapsamında 15 yıl içerisinde 8 milyar dolar harcandı
Yirmi yıl boyunca Afganistan'da hakimiyetini sürdüren ABD, Afganistan'da uyuşturucu üretimini durdurmak için 15 yıl içerisinde 8 milyar dolar para harcadı. Buna rağmen, ülkedeki afyon üretiminin önü alınamadı. 
BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) 2018 yılında aktadırığı bilgilere göre, afyon üretimi ülke ekonomisine yüzde 11'e kadar katkı sağlıyor.

2021'de yüzde 8 artış
UNODC'in yayımladığı 16 Kasım 2021 tarihli bir raporda, Afganistan'ın 2021'de 6 bin 800 ton afyon hasat ettiğini söyledi.
Raporda, Afgan afyonlarından elde edilen gelirin 1,8 milyar ila 2,7 milyar dolar arasında olduğu belirtildi.


Fotoğraf: Sohrab Omar/Independent Türkçe

UNODC tarafından bugün yayımlanan rapor da yaklaşık bir milyon Afgan'ın (15-64 yaş arası) uyuşturucu bağımlısı olduğunu gösteriyor.
Ülkenin toplam nüfusunun yüzde 8'ini oluşturan bu oran, dünya ortalamasının iki katına tekabül ediyor.
Birleşmiş Milletler'in (BM) bildirdiğine göre, 2005 yılında tahmini 200 bin afyon ve eroin bağımlısı söz konusu iken, bu sayı 2009 yılında 1 milyona, 2015'te ise yaklaşık 1,9 milyona yükselmişti.

Uyuşturucu bağımlılarının sadece yüzde 10 tedavi görebiliyor
Başkent Kabilde bulunan bin yataklı İbni Sina Hastanesi, bin 200 uyuşturucu bağımlısını tedavi ediyor.
Hastanede 1 ile 6 ay boyunca tedavi gören hastaların çoğu gençlerden oluşuyor.
Hastanenin girişinde, daha yeni taburcu olan ve 14 yıldan beri uyuşturucu kullanan Hüseyin ile karşılaştık.
İran'dayken başarılı bir sporcu olduğunu ve kendi alanında madalya kazandığını söyleyen Hüseyin, şunları anlattı:
"Bir ay boyunca burada tedavi gördük ve epey faydalı oldu. Şimdi kendimi daha iyi hissediyorum. İlk hafta biraz zor geçiyor. Çok acı hissediyordum. Daha sonra iyileşmeye başladım. Uyuşturucuya bulaşmanın sebeplerinden biri, çok paranız olması ve aile efradı tarafından gereken sevgiyi hissetmemek."
Eroin kullananların ailelerini darmadağan edip, perişan hale getireceğini ileri süren Hüseyin, gençlere şöyle bir tavsiyede bulundu:
"Eğer şimdiye kadar eroin kullanmadıysanız, bundan sonra da hiç kullanmayınız. Çünkü eroin bağımlısı olunca, her şeyinizi kaybedersiniz."
Durumları ağır olan hastalar ise demir parmaklıkların arkasında tedavi görüyor. 


Fotoğraf: Sohrab Omar/Independent Türkçe

Her yıl hastanede 8 bin kişinin tedavi gördüğünü söyleyen başhekim Dr. Cebbar Celili, ülkedeki uyuşturucu bağımlıların durumunun kaygı verici olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:
"Burada beş yıldan beri hastaları tedavi ediyoruz. Her hasta 45 gün boyuna tedavi görüyor. Uyuşturucu bağımlımlığındaki sebeplerinden biri, ülkedeki iç savaş ve fakirlik."
BM'nin raporuna göre, afyon bağımlıların sadece yüde 10'u tedavi görebiliyor. 700 binden fazla Afgan uyuşturucu tedavisinden mahrum.
Avrupa'daki eroin miktarının yüzde 95'i Afganistan'da yetiştirilen afyondan üretiliyor.
Bununla birlikte, ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi'ne göre, ABD eroin miktarının yalnızca yüzde 1'i Afganistan'dan geliyor; çoğunluğu ise Meksika'dan temin ediliyor.
2017 ve 2020 yılları arasında Afganistan'da yetişen afyonun yüzde 90'ının, karayoluyla Asya ve Avrupa ülkelerine taşındığı söyleniyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe