Düşürülen Ukrayna uçağında hayatını kaybedenlerin aileleri: İranlı yetkililerin olayda parmağı var

Ocak 2021'de Toronto'da düşürülen PS752 sefer sayılı uçakta hayatını kaybedenlerin aileleri, kurbanların fotoğraflarının yer aldığı pankartlar taşıyorlar (Reuters)
Ocak 2021'de Toronto'da düşürülen PS752 sefer sayılı uçakta hayatını kaybedenlerin aileleri, kurbanların fotoğraflarının yer aldığı pankartlar taşıyorlar (Reuters)
TT

Düşürülen Ukrayna uçağında hayatını kaybedenlerin aileleri: İranlı yetkililerin olayda parmağı var

Ocak 2021'de Toronto'da düşürülen PS752 sefer sayılı uçakta hayatını kaybedenlerin aileleri, kurbanların fotoğraflarının yer aldığı pankartlar taşıyorlar (Reuters)
Ocak 2021'de Toronto'da düşürülen PS752 sefer sayılı uçakta hayatını kaybedenlerin aileleri, kurbanların fotoğraflarının yer aldığı pankartlar taşıyorlar (Reuters)

İran Devrim Muhafızları tarafından 2020’de düşürülen Ukrayna uçağında hayatını kaybedenlerin aileleri, olaya Tahran’ın iddia ettiği gibi bir hava savunma sistemi operatörünün neden olmadığını vurgulayarak, üst düzey İranlı yetkilileri olayın arkasında olmakla suçladı.
Çoğunluğu Kanadalı olan PS752 sefer sayılı uçuşu gerçekleştiren uçağın kurbanlarının ailelerinden oluşan bir dernek tarafından hazırlanan rapor, İran’ın olaydan radarın yanlış yönlendirmesi ve bir hava savunma sistemi operatörü hatasını sorumlu tutan resmi bulgularına karşı çıkıyor.
8 Ocak 2020’de, Tahran Uluslararası Havaalanı’ndan Ukrayna’nın başkenti Kiev’e gitmek üzere havalanan Boeing 737 tipi yolcu uçağı, kalkıştan kısa süre sonra düştü, uçakta bulunan 176 kişiden kurtulan olmadı.
Trajedi gerçekleştiğinde, İran'ın Irak'taki bir ABD askeri üssüne yaptığı füze saldırısının ardından İran hava savunması yüksek alarmdaydı. İran’ın bu saldırısı, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın beş gün öncesinde (3 Ocak'ta) Bağdat'ta İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'ye suikast düzenleyerek öldürmesine yanıt olarak gelmişti.
Kazayı soruşturmakla görevli İran Sivil Havacılık Örgütü’ne göre, operatör İran ile ABD arasındaki yüksek gerilim sırasında, yanlışlıkla uçağın bir füze olduğunu düşündü.
Kanada tarafından yapılan soruşturmada, kazadan sorumlu olanlar suçlandı, ancak trajedinin önceden tasarlandığına dair hiçbir kanıt bulunamadı.
Derneğin raporunda, “İran hükümetinin iddia ettiği gibi, PS752 sefer sayılı uçağın düşürülmesinden sadece birkaç düşük rütbeli kişinin değil, İran’daki üst düzey yetkililerin sorumlu olduğuna inanılıyor. İran hükümeti, en üst düzeyde askeri alarmla, hava sahasını kasıtlı olarak sivil uçuşlara kapatmayarak, olası ABD saldırıları karşısında yolcu uçuşlarını canlı kalkan olarak kullandı” denildi.
Pazar günü Tahran'da uçağın düşürülmesi olayıyla ilgili 10 askerin yargılanmasına başlandı.
Raporda, hava savunma sistemi operatörünün bir uzman olduğu ve uçak ile seyir füzesini ayırt edebilmesi gerektiği belirtildi.
Dernek başkanı Hamid İsmailyun ise, video konferans aracılığıyla düzenlediği bir basın toplantısında, “PS752 sefer sayılı uçağın düşürülmesinin önceden tasarlanmış bir eylem olduğuna inanıyoruz” dedi.
Rapor, kurbanların ailelerinin uluslararası soruşturma talebini yineliyor. Kanada hükümet sözcüsü, ülkesinin raporu analiz ettiğini söyledi. Kaza kurbanlarının çoğu Kanadalılar veya Kanada'da daimi ikamet edenlerdir.
Kanada, İngiltere, İsveç ve Ukrayna, Çarşamba günü, İran'ın uçağın düşürülmesi konusunda tazminat müzakerelerini reddetmesini kınadı.
AFP’nin aktardığına göre, söz konusu ülkelerin ortak açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“İran İslam Cumhuriyeti'nin 22 Kasım 2021'de bir toplantı düzenleme talebimizi kabul etmemesi nedeniyle derin hayal kırıklığı yaşadığımızı ifade ediyoruz.”
Kanada'nın yeni Dışişleri Bakanı Melanie Joly, İngiliz mevkidaşı Liz Truss ile Cuma günü iki ülkenin ‘adalet ararken İran'ı sorumlu tutma’ taahhüdünü görüştü.
Dört ülke, ‘Tahran'ın müzakereyi reddetmekte ısrar etmesi halinde, bu sorunu çözmek için diğer önlemleri ve tedbirleri ciddi bir şekilde düşünmekten başka seçenekleri olmadıkları’ konusunda uyardılar.



Trump yönetimi gerilimi tırmandırıyor... Pentagon, Harvard ile olan eğitim ve burs programlarını sonlandırıyor

Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)
Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)
TT

Trump yönetimi gerilimi tırmandırıyor... Pentagon, Harvard ile olan eğitim ve burs programlarını sonlandırıyor

Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)
Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bakanlığının Harvard Üniversitesi ile olan tüm askeri eğitim programlarını, burslarını ve sertifikalarını sonlandırma kararı aldığını açıkladı. Bu karar, Başkan Donald Trump yönetiminin prestijli üniversiteye karşı tutumunda gerilim artışını temsil ediyor.

Hegseth, X sosyal medya platformunda yayınladığı açıklamada, "Savunma Bakanlığı, Harvard Üniversitesi ile olan tüm profesyonel askeri eğitim, burs ve sertifika programlarını resmen sonlandırıyor" diyerek Harvard'ı "gerçeklerden uzak" olmakla nitelendirdi.

Trump yönetimi, Gazze'deki İsrail saldırısına karşı Filistin protestolarına verdikleri destek ve iklim girişimleri gibi çeşitli konularda Harvard da dahil olmak üzere önde gelen Amerikan üniversitelerine karşı bir kampanya yürütüyor.

İnsan hakları savunucuları, ifade özgürlüğü, akademik özgürlük ve adil yargılama süreci konusunda endişelerini dile getirdiler.

 Harvard, Reuters'ın yorum talebine henüz yanıt vermedi. Üniversite, hükümetin üniversiteye sağlanan federal fonları dondurma girişimine karşı Trump yönetimine dava açtı.


Bill Clinton, Epstein soruşturmalarında kamuya açık duruşma yapılmasını talep etti

 ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
TT

Bill Clinton, Epstein soruşturmalarında kamuya açık duruşma yapılmasını talep etti

 ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)

ABD eski Başkanı Bill Clinton, cinsel suçlardan hüküm giymiş iş insanı Jeffrey Epstein ile olan ilişkisi hakkında ifade vermek üzere ABD Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi önüne çıkacak. Oturum kapalı yapılacak olsa da Clinton, görüşmenin video kaydına alınması planına itiraz ediyor.

Clinton, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu düzenlemeden kim fayda sağlıyor? Epstein’ın adaleti hak eden mağdurları değil, gerçeği hak eden kamuoyu da değil. Bu yalnızca partizan çıkarlara hizmet ediyor. Bu, gerçekleri ortaya çıkarma çabası değil, düpedüz siyasettir” ifadelerini kullandı.

Komite Başkanı Cumhuriyetçi Temsilci James Comer ise Bill Clinton ve eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın ifadelerinin kapalı kapılar ardında alınmasında, video ile kaydedilmesinde ve yazılı tutanağa dökülmesinde ısrarını sürdürüyor. AP’nin haberine göre Clinton’ın dün yaptığı açıklamalar, Comer üzerinde baskı kurmayı amaçlayan ve kendisi ile eşinin ifadelerinin kamuoyuna açık şekilde alınmasını talep eden süregelen kampanyanın bir parçası.

Demokratlar, söz konusu soruşturmanın meşru bir denetim aracı olarak kullanılmak yerine, Başkan Donald Trump’ın siyasi rakiplerine saldırmak için silaha dönüştürüldüğünü savunuyor. Demokratlar ayrıca, Epstein ile yakın ilişkisi olduğu bilinen Trump’ın ifadeye çağrılmamış olmasına dikkat çekiyor.

Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler daha önce, Bill ve Hillary Clinton’ın ifadeye gelmemeleri halinde “mahkemeye saygısızlık” oylaması yapılabileceği tehdidinde bulunmuştu. Çift,sonradan ifade vermeyi kabul etti.

Dışişleri Eski Bakanı Hillary Clinton, kendisinin ve eşinin Cumhuriyetçilerin liderliğindeki Denetim Komitesi’ne “bildikleri her şeyi” ilettiklerini söyledi. Clinton perşembe günü yaptığı açıklamada, “Eğer bu mücadeleyi istiyorsanız… gelin bunu açıkça yapalım” ifadelerini kullandı.

Jeffrey Epstein (Reuters)Jeffrey Epstein (Reuters)

ABD Adalet Bakanlığı, geçen hafta Epstein dosyaları olarak bilinen belgelerin son bölümünü yayımladı. Bu belgeler, 2019 yılında cezaevindeyken intihar ettiği açıklanan Epstein’a ilişkin soruşturma kapsamında 3 milyondan fazla belge, fotoğraf ve videodan oluşuyor.

Bu dosyalarda Bill Clinton’ın adı sıkça gemesine rağmen, Clinton ailesinden herhangi birinin suç teşkil eden bir faaliyete karıştığını gösteren delil bulunmuyor. Eski başkan, 2000’li yılların başında Clinton Vakfı’yla bağlantılı insani çalışmalar kapsamında Epstein’ın uçağıyla seyahat ettiğini kabul etmiş, ancak Epstein’ın özel adasını ziyaret ettiğini reddetmişti.

2016 yılında Trump’a karşı başkan adayı olan Hillary Clinton ise Epstein ile anlamlı bir etkileşimi olmadığını, uçağıyla hiç seyahat etmediğini ve adasını asla ziyaret etmediğini ifade etti.


Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
TT

Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)

Ukrayna elektrik şebekesi işletmecisi bugün yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin Ukrayna'nın enerji altyapısına "geniş çaplı bir saldırı" başlattığını, bunun da ülke genelinde yaygın elektrik kesintilerine yol açtığını duyurdu.

Ukrinergo Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Düşmanın verdiği hasar nedeniyle çoğu bölgede acil elektrik kesintileri uygulanmıştır" ifadesini kullandı.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşıyla ilgili "çok iyi görüşmelerin" devam ettiğini söyledi ve ayrıntılara girmeden, bu görüşmelerin sonucunda "bir şeyler olabileceğini" ifade etti.