Lübnan Merkez Bankası dolardaki artıştan Google ve Facebook’u sorumlu tuttu

Lübnan para biriminin çöküşüne karşı ‘teknik’ önlemler alınacağı vat edildi.

Lübnan Merkez Bankası binası. (Reuters)
Lübnan Merkez Bankası binası. (Reuters)
TT

Lübnan Merkez Bankası dolardaki artıştan Google ve Facebook’u sorumlu tuttu

Lübnan Merkez Bankası binası. (Reuters)
Lübnan Merkez Bankası binası. (Reuters)

Lübnan Merkez Bankası, paralel piyasalarda dolar fiyatındaki rekor yükselişi yatıştırmaya yönelik girişimlerinde başarı sağlayamadı. Yargıdaki ve siyasi arenadaki iç engellerin hız kazanması ve Başbakan Necib Mikati’nin istifa seçeneğine yakın olduğuna dair söylentilerin yayılmasıyla birlikte dolardaki artış sürdü. Dolar 26 bin liraya kadar yükseldi.
Bankacılık kaynaklarına ve döviz kuruluşlarına göre piyasalar, döviz kuruyla ilgili vaatler ve açıklamalar doğrultusunda negatif etkilerle uğraşmaya devam edecek.
Ancak yüksek düzeyli sert tartışmaların ve iç anlaşmazlıkların artması, hızlı bir uzlaşı ve kurtarma umutlarını ortadan kaldırıyor. Bu nedenle üst düzey bir bankacılık yetkilisine göre para otoritesinin başlatabileceği tamamen teknik nitelikteki her türlü hareketin veya önlemin etkinliği sınırlı kalacak. Önleyici parasal önlemlerin etkisinin tamamen olmadığı önceki deneyimler de aynı duruma yol açmıştı. Önlemler, son 4 günde yaklaşık 20 milyon dolar olan günlük dolar talebinin bir kısmının Merkez Bankası’nın kendi platformu üzerinden dolar başına 19 ila 20 bin lira arasında değişen bir fiyatla karşılanmasını da kapsıyor.
Aynı yetkiliye göre kalan zorunlu mevduat rezervlerinin, uygulanabilir tedaviler onaylanarak teminatsız şekilde zarara uğratılması kaçınılmaz olarak bankacılık sistemindeki sabit para mevduat sahiplerinin münhasır haklarının israf edilmesine yol açacak. Yaklaşık 13,5 milyar dolarlık bu miktar, yerleşik olanlar ve olmayanlar için yaklaşık 105 milyar dolarlık tasarruf tabanının yüzde 14’ünün zorunlu yatırımını temsil ediyor. Bu meblağ, bankalardaki toplam mevduatın da yüzde 80’inden fazlasına tekabül ediyor. Tasarruf kütlesinin liradaki fiili değerinin yüzde 94’ten fazla, keskin bir şekilde daraldığı ve dolar kurundaki değerine kıyasla yüzde 6’nın altına düştüğü biliniyor.
Buna rağmen Lübnan Merkez Bankası tarafından yapılan resmi açıklamada, kötüleşen iç koşulların yanı sıra yine güçlü bir şekilde beslenen spekülatif harareti kısmen hafifleterek geçici bir tabloya laşıldığı belirtildi.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“ABD dolarının Lübnan lirasına kıyasla gerçek fiyatı, piyasadaki mevcut işlemlere dayalı olarak Merkez Bankası tarafından günlük olarak açıklanan ve borsa platformunda kayıtlı olan fiyatlardır. Bu, fiyatları ve bu fiyatlara yol açan işlem hacmini açıklayan tek platformdur.”
Açıklamada ayrıca parasal manipülasyon suçlamalarına da yer verildi:
“Bu fiyatlara yol açan işlemlerin hacmi belirtilmeden fiyat açıklayan uygulamalar, şüphelidir ve yasa dışıdır. Bunlar, piyasalara öncülük ederler ve piyasanın gerçekliğini ve gerçek boyutunu yansıtmazlar. Paralel piyasa, borsa şeklinde organize bir piyasaymış gibi gece gündüz, haftanın her günü ve tatil günlerinde dahi aynı anda fiyatlarını hareket ettirirler. Bu uygulamaların arkasında siyasi ve ticari çıkarlar vardır.
Yargı ve güvenlik yetkilileri, Lübnan hükümetinin talebi üzerine bunları kontrol altına almaya çalıştı. Merkez Bankası, bunların birçoğu Lübnan dışında bulunduğu için uluslararası internet şirketlerinden bu uygulamaları ağlarından kaldırmalarını istedi. Merkez Bankası, yurt dışında bu konuyu takip edecek ve bu uygulamaların Lübnan’a verdiği zarardan dolayı başta Google ve Facebook olmak üzere ilgili tüm şirketleri sorumlu tutacaktır.”
Lübnan Merkez Bankası ayrıca ‘elektronik ödemeye dönüş sağlayan ödeme sistemlerini geliştirmeyi’ üstleneceği girişimleri duyurdu. Merkez Konseyi’nin bir sonraki oturumunda bu konunun ele alınacağı bilgisi verildi.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.