Galatasaray, Süper Lig'de başka Avrupa'da başka... "Hedefler aynı ama konsantrasyon sorunu yaşıyor"

Avrupa Ligi'nde liderliğini sürdüren Galatasaray, Süper Lig'de Trabzonspor'un 14 puan gerisinde kaldı / Fotoğraf: AA
Avrupa Ligi'nde liderliğini sürdüren Galatasaray, Süper Lig'de Trabzonspor'un 14 puan gerisinde kaldı / Fotoğraf: AA
TT

Galatasaray, Süper Lig'de başka Avrupa'da başka... "Hedefler aynı ama konsantrasyon sorunu yaşıyor"

Avrupa Ligi'nde liderliğini sürdüren Galatasaray, Süper Lig'de Trabzonspor'un 14 puan gerisinde kaldı / Fotoğraf: AA
Avrupa Ligi'nde liderliğini sürdüren Galatasaray, Süper Lig'de Trabzonspor'un 14 puan gerisinde kaldı / Fotoğraf: AA

Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki iki numaralı organizasyonu UEFA Avrupa Ligi'nde Marsilya'yı 4-2 yenerek adından söz ettiren Galatasaray, 3 gün sonra Süper Lig'in 14. haftasında karşılaştığı Öznur Kablo Yeni Malatyaspor ile 0-0 berabere kaldı.
Sarı-kırmızılı ekibin bu sezon Avrupa maçları dönüşünde Süper Lig'de yaşadığı puan kayıpları dikkat çekiyor. 
Avrupa Ligi gruplarındaki ilk maçında 16 Eylül'de Lazio'yu 1-0 yenen Galatasaray, 19 Eylül'de Alanyaspor'a 1-0 mağlup oldu.
21 Ekim'de gruptaki üçüncü maçında Lokomotiv Moskova'ya konuk olan ve deplasmandan üç puanla dönen Fatih Terim'in öğrencileri, 4 gün sonra konuk olduğu Beşiktaş'a 2-1 yenilmekten kurtulamadı.
4 Kasım'da yeniden Lokomotiv Moskova ile karşılaşan ve sahasında 1-1 berabere kalarak yenilmezlik serisini sürdüren sarı-kırmızlılılar, konuk olduğu Karagümrük ile 1-1 berabere kalarak şampiyonluk yolunda iki puan daha bıraktı.
Son olarak 25 Kasım'da sahasında Marsilya'yı 4 golle geçerek liderliğini sürdüren sarı-kırmızılılar, Avrupa dönüşü Yeni Malatyaspor ile 0-0 berabere kalarak önemli bir kayıp daha yaşadı.

Marsilya karşısında etkili performans sergileyen Feghouli, Malatyaspor maçında sonradan oyuna dahil oldu / Fotoğraf: AA
Art arda puan kayıplarıyla şampiyonluk yarışında ağır yara alan sarı-kırmızılı ekip, bu sezon Avrupa maçı dönüşü sadece Çaykur Rizespor'u mağlup etti.
30 Eylül'de Marsilya deplasmanında 0-0'lık beraberlikle dönen İstanbul temsilcisi, 3 Ekim'de Rizespor'u 3-2 mağlup etmeyi başardı.
Galatasaray'ın Avrupa ile Süper Lig'de performansı, "hedef yönünün Avrupa Ligi'ne mi çevrildiği" sorusunu akıllara getirirken, spor kamuoyunda puan kayıplarının gerekçesi kadro rotasyonuna bağlanıyor.
Hem ligdeki kayıplar hem de Avrupa dönüşü alınan başarısız sonuçların ardından Galatasaray, lider Trabzonspor ile aradaki puan farkının 14'e çıkmasına neden oldu.

"Hedefler aynı ama konsantrasyonla ilgili sorunlar yaşıyor, ciddiyetsizlik olarak da tanımlamak mümkün" 
Spor yazarı Oğuz Dizer, Avrupa'daki ve Süper Lig'deki Galatasaray'ın farkını Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Dizer, Galatasaray'ın Avrupa'da farklı, Süper Lig'de farklı sonuçlar elde etmesinin takımın hedef değiştirdiği şeklinde yorumlanmaması gerektiğini söyledi. 
"Hedefler hep aynı" diyen Dizer ancak son birkaç yıldır Galatasaray'ın konsantrasyon ve hazırlanma ile ilgili sorunlar yaşadığı görüşünde olduğunu belirtti. 
Konsantrasyon ve hazırlanmayı ciddiyetsizlik olarak da tanımlamanın mümkün olduğunu dile getiren Dizer, "Galatasaray kadrolarını yıllarca ezbere sayabilirdik. Şimdi Galatasaray kadrosunu bir anda sayabilecek çok fazla insan olduğunu zannetmiyorum" dedi.

"Bu kadar değişkenlik, üst üste her müsabakaya farklı bir yapıyla çıkmak olmaz"
Galatasaray'ın Avrupa maçları dönüşü yaptığı rotasyonların da bu sonuçlarda etkili olduğunu ifade eden Dizer, "Bu kadar değişkenlik olmaz. Üst üste her müsabakaya farklı bir yapıyla çıkmak olmaz. Kulüpler, doğru 11'leri tespit ederek onunla yol alabilmek için transfer yapar. Son yıllarda müthiş bir savurganlık var futbolcu tercihleri konusunda. Oturmuş kadroların yerini her hafta farklı deneyimler, arayışlar alıyor. Galatasaray, Fenerbahçe maçına hazırlanırken Oğulcan'ın sağ bek olarak denendiğini okuduk hafta boyunca. Galatasaray'ın birinci problemi forvet Oğulcan'ın sağ bekte deneyim kazanması mıdır yoksa Fenerbahçe maçını kazanmak mıdır? Hedef saptama ve konsantrasyonla ilgili büyük sıkıntılar gözlemliyorum" diye konuştu. 

"Fenerbahçe yenilgisinden sonra cevap vermesi gereken sorular vardı"
UEFA Avrupa Ligi maçları sonrasında Süper Lig'de yaşanan puan kayıplarının rotasyon nedeniyle olduğunu ve bu duruma değişiklik getirilmemesini eleştiren Dizer, şunları söyle devam etti: 
"Fatih Terim Galatasaray Kulübü'nde hükümranlığını ilan etmiş durumda. İpler tamamen Terim'in elinde. O güç Terim'in canı ne isterse yapmasına sebep oluyor. Terim'in son Fenerbahçe maçında kendini göz göre göre attırdığını düşünür oldum. Çünkü Fenerbahçe yenilgisinden sonra cevap vermesi gereken birtakım sorular vardı. Ne güzel atıldı, çıkanlar da suya tirit sürdü. Başkanı çıkardılar sahneye. Galatasaray Başkanı maçın 90 dakikası bittiğinde çıkıp da mesaj verecek konumda değildir. Böyle olunca başkanlık makamı da Fatih Terim de takım da kadrodaki genç oyuncular da yıpranıyor. En fazla da Galatasaray'ı halisane seven taraftarlar yıpranıyor."

Kerem Aktürkoğlu, Marsilya'ya attığı gol sonrası Fatih Terim'e koştu / Fotoğraf: AA
"Avrupa'da mükemmel performans, üç gün sonra tam tersi" 
"Ali Sami Yen keşke 'amacımız yabancıları yenmek' demeseydi de 'her maçta yerli-yabancı rakiplerimizi yenmek' deseydi" diyen Dizer, Yeni Malatyaspor maçında alınan kötü skoru hatırlatarak, "Galatasaray'ın grubunda başarılı olduğunu zaten paylaşıyoruz ama taraftarı da bizleri de serseme çevirdiler. Avrupa'da mükemmel bir performans, üç gün sonra tam tersi performans. Marsilya maçındaki Galatasaray ile Malatyaspor karşısındaki Galatasaray arasında büyük fark vardı. Bu kadar mı uzak olur? Topu topu üç gün var arada. Terim, egosunu tatmin etmekten vazgeçmeli. Artık üzeri örtülemez hale geldi" ifadelerini kullandı.

"Kimse kendini kandırmasın, Trabzonspor şampiyonluğun en büyük adayıdır"
Üst üste yaşanan puan kayıpları nedeniyle sıralamada gerilerde kalan Galatasaray'ın Süper Lig'deki şampiyonluk şansını da yorumlayan Dizer, "Kimse kendini kandırmasın. Trabzonspor bu haliyle şampiyonluğun en büyük adayıdır. Doğru yapılandılar, doğru transferler yaptılar. Oyuncu sakatlığı dışında bir rotasyon da görmüyorsunuz. Olduğunda dahi yerine oynayan futbolcudan Abdullah Avcı'nın üst düzey verim aldığını görüyorsunuz. Herkesi hazır tutuyor. Şampiyonluk yolunda yürümek adına en önemli detay da bu. Abdullah Avcı'nın ve Trabzonspor camiasının bu şansı sürdüreceği kanaatindeyim" değerlendirmesinde bulundu. 

"Düşmeme mücadelesi veren takımları bir dinlesinler bakalım kimin başına ne geliyor"
Trabzonspor'un aksine Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray maçlarının ardından idari ve teknik yöneticilerin sık sık bahaneler üreterek hakemlerden şikayet ettiklerini dile getiren Dizer, şunları kaydetti:
"Sana yapılan yanlış herkese yapılıyor. Ligden düşmeme mücadelesi veren takımları bir dinlesinler bakalım kimin başına ne geliyor? Hakemlerimizin kötü niyetli olduklarını düşünmüyorum. Avrupa maçlarında da hata yapıldığını görüyoruz. Fakat Avrupa liglerinde sporcular tamamen iyi niyetli. Türkiye'deki futbol aktörlerinin iyi niyetli, samimi ve dürüst olduklarından emin değilim. Oyuncunun sırtına tekme geliyor, kalbini tutuyor. O kadar hakemi yanıltmaya dönük hareketler var ki hakemler bu kadar komedyenin arasında mükemmel duruş örnekliyorlar. Kontrol etmeye çalıştıkları grup, futbol ahlakı, spor erdemi konusunda ciddi sıkıntıları olan ve bu erdemi koruyamayan bir yapı. Bunların arkasında da buna sahip çıkarak beceriksizliklerini örtmeye çalışan yöneticiler var. 'Önce beyaz kirlendi' derler ya maalesef önce spor duruşu ve ahlakı kirlendi. Bu kirliliğin de her türlü zararını görüyoruz."

"Lazio maçındaki Galatasaray bize geleceği gösterecek"
Süper Lig'de kötü günler geçiren Galatasaray'ın Avrupa Ligi'ndeki geleceğini Lazio maçının tayin edeceği ifade eden Dizer, sözlerini şöyle noktaladı:
"Lazio maçındaki Galatasaray bize geleceği, nereye gideceğini, nasıl yürüyeceğini gösterecek. Son 1-2 yıl içinde Avrupa'da ciddi sıkıntılar yaşadığı Paris Saint-Germain, Real Madrid müsabakaları bu sezon da PSV maçlarındaki sıkıntıları gördüğümüzde herkesin kafası karışıyor. Birdenbire çok büyük uçurumlar olan rakiplerle de karşılaşabiliyoruz. Sezonun tamamını göz önüne getirirsek ciddi sıkıntılar yaşandığını anımsıyoruz. Lazio maçı bize ilerideki yolun ne olup ne olmayacağını gösterecektir. İstanbul'da kazanılan müsabakada futbol değerlerinden çok şans faktörüyle maçı götürdü. Maçı bekleyeceğiz. Galatasaray'ın konsantre olmasını bekleyeceğiz. Fatih Terim son iki yıldır şampiyonlukların ucu ucuna kaçırdı, bu sezon da Süper Lig'deki iç maçlarda süper konsantrasyon eksikliği yaşadığını düşünüyorum. Benim bildiğim, tanıdığım Fatih Terim bu değil."
 



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM