Sisi, Mısır’ın su güvenliğini korumaya yönelik kararlılığını vurguladı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile Kahire’de düzenlediği basın konferansında (EPA)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile Kahire’de düzenlediği basın konferansında (EPA)
TT

Sisi, Mısır’ın su güvenliğini korumaya yönelik kararlılığını vurguladı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile Kahire’de düzenlediği basın konferansında (EPA)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile Kahire’de düzenlediği basın konferansında (EPA)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile bölgesel konuları ve Nahda Barajı ile ilgili son gelişmeleri ele aldıkları görüşmede, ülkesinin şimdi ve gelecekte, su güvenliğini korumaya yönelik kararlılığını vurguladı.
Mısır Cumhurbaşkanı, İspanya Başbakanı Sanchez ile dün düzenlediği basın toplantısında, görüşme sırasında ülkesinin şimdi ve gelecekte su güvenliğini korumaya yönelik kararlılığını vurguladığı ve Nahda Barajı ile ilgili son gelişmelere yönelik Sanchez’e bilgi verdiğini belirtti. Cumhurbaşkanı, Mısır, Sudan ve Etiyopya arasında Nahda Barajı’nın doldurulması ve çalıştırılmasına ilişkin kanunen bağlayıcı, adil ve kapsamlı bir hukuki anlaşmaya varılmasının önemini vurguladı. Abdulfettah es-Sisi, aynı zamanda, uluslararası toplumun bu konuda destek vermesinin ve bu amaca ulaşmak için etkili bir müzakere sürecini desteklemek üzere çalışmasının önemine de dikkati çekti.
Bunun yanı sıra, Cumhurbaşkanı Sisi, iki ülke arasında çeşitli alanlarda işbirliğini güçlendirmeye yönelik ortak siyasi iradeyi net bir şekilde yansıtan ve iki ülkenin de çıkarlarına hizmet etmek için sahip oldukları imkanları en iyi şekilde kullanmalarını sağlayan verimli ve yapıcı görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı, İspanya Başbakanı ile Mısır’daki İspanyol yatırımlarının artırılması konusunda ortak bir şekilde çalışılmasının öneminin yanı sıra ulaşım, yenilenebilir enerji, tarım ve diğer alanlarda ülkenin çeşitli noktalarında gerçekleştirilen geniş kapsamlı ulusal projelerin sunduğu büyük fırsatlardan istifade etme konusunda anlaşmaya vardıklarını açıkladı.
Sisi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisinin sağlık, ekonomi ve sosyal alanlardaki yansımaları hakkında görüş alışverişinde bulunduklarını, Mısır’ın ve çeşitli kurumlarının pandemi ile mücadelede sarf ettiği çabaları ele aldıklarını açıkladı.
Sisi açıklamasını şu ifadeler ile sürdürdü:
“İspanya Başbakanı ile Akdeniz’deki stratejik durum ve bölgesel komşularımız ile ilgili konular da dahil olmak üzere, genel olarak bölgemizdeki gelişmeler ile ilgili görüş alışverişinde bulunduk. İstikrarı yeniden sağlama, ülkelerin halklarının güvenlik ve özgürlük içinde yaşama imkanlarını artırma ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı sağlama yoluyla bölgedeki gerilim kaynaklarını ele almak üzere çalışmanın önemine ilişkin Mısır vizyonunu vurguladım.”
Cumhurbaşkanı “Görüşmelerimizde aynı zamanda, iklim değişikliğinin etkilerini ele almaya yönelik uluslararası çabaları, Mısır’ın gelecek yıl Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 27. Taraflar Konferansı’na (COP27) ev sahipliği yapacak olması kapsamında son Glasgow zirvesinin sonuçları ele alındı” dedi.
Mısır Cumhurbaşkanlığı sözcüsünün yaptığı açıklamaya göre, İspanya Başbakanı Sanchez İspanya’nın, Mısır’ın yatırımların artması, uzmanlık bilgisi ile teknolojinin aktarılması ve İspanyol endüstrisinin yerelleştirilmesi ile ekonomiyi geliştirme ve kapsamlı bir kalkınma sağlama amacıyla belirlediği iddialı adımları destekleme konusundaki kararlılığını vurguladı. Sanchez, Mısır’ın ekonomik göstergelerdeki dikkat çeken olumlu sonuçlara övgüde bulunarak, bu göstergelerin Kovid-19 pandemisinden kaynaklanan küresel ekonomik yansımalara rağmen Mısır ekonomisinin sağlamlığını kanıtladığını belirtti.
Sözcü, görüşmelerin yasadışı göç olgusunun yansımalarını ve mülteci akınını da ele aldığını, bu kapsamda iki tarafın göç ve mülteci akınının son dönemde artmasına neden olan siyasi, ekonomik ve sosyal koşulları da içeren kapsamlı bir perspektiften bakmalarının öneminin vurguladığını belirtti. Aynı zamanda bölge ülkelerinde etkili olan krizlere çözüm bulmak için ortak uluslararası çabalar üzerinde çalışılması da görüşüldü.
Sözcü görüşmede ayrıca, Mısır’ın 2016 yılından bu yana herhangi bir yasadışı göçün olmamasını sağlayan sahil kontrol çabalarının yanı sıra milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapması göz önüne alındığında, Mısır-Avrupa işbirliğinin, Mısır-İspanya arasındaki seçkin ilişkilerin dengeli olmasına katkıda bulunan ortak bir çıkarı temsil ettiğinin vurgulandığını sözlerine ekledi.
Aynı zamanda, başta Libya konusu olmak üzere, karşılıklı öneme sahip bölgesel konulardaki son gelişmeler de ele alındı. İspanya Başbakanı, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin Libya meselenin çeşitli boyutlarını ele almaya yönelik çabalarını övdü ve İspanya’nın bu önemli konuda kapsamlı bir çözüme ulaşmak için, iki ülke arasında yoğun işbirliği ve koordinasyonu sürdürme konusundaki kararlılığını vurguladı.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.