ABD-İran hattında Viyana görüşmelerine dair karamsarlık hakim

Bakıri, nükleer taahhütler ve yaptırımlarla ilgili iki taslak sunarken Grossi de İran ve ABD temsilcileriyle görüştü.

TT

ABD-İran hattında Viyana görüşmelerine dair karamsarlık hakim

İran ile Batı ülkeleri arasındaki 2015 tarihli nükleer anlaşmayı yeniden hayata geçirme yönünde Viyana’da gerçekleştirilen müzakerelerin dördüncü gününde sürece ‘ciddiyetle yaklaşma’ işaretleri gösteren Tahran nükleer taahhütlere ve yaptırımlara dair Avrupalılara iki taslak sunduğunu duyurdu. Ancak ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve İranlı mevkidaşı Hüseyin Emir Abdullahiyan, söz konusu dolaylı müzakerelerdeki tutumları konusunda ‘iyimser olmadığını’ dile getirdiler.
Dün İran'ın önerileriyle ilgili sorulara yanıt veren Blinken, ABD'nin İran'ın nükleer taahhütlerine geri dönmeye hazır olduğu konusunda pek iyimser olmadığını söyledi. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) toplantılarının oturum aralarında konuşan Blinken şu ifadeleri kullandı:
“Bence çok yakın zamanda, bir iki gün içinde İran'ın gerçekten iyi niyetle hareket etmeye niyetli olup olmadığı değerlendirilebilecek. İran'ın son açıklamaları bize göre iyimser değil. İran’ın rotayı tersine çevirmesi, nükleer anlaşmaya karşılıklı uyuma geri dönmek için yapıcı yönde çaba sarf etmesi için çok geç değil. Müzakerelerde yavaştan alırken nükleer programını inşa etme statükosunu sürdüremez. Bu olmayacak. Avrupalılar da bu bakış açısında. Rusya da bu konuda bizim temel görüşümüzü paylaşıyor."
Blinken’ın dün Rus ve İsrailli mevkidaşlarıyla gerçekleştirdiği görüşmelerde de gündemde İran vardı.
İsrail Başbakanı Naftali Bennett, telefon görüşmesi gerçekleştirdiği Blinken'dan Viyana'daki müzakereleri ‘derhal durdurmasını’ istedi. Buna üstü kapalı yanıt veren Blinken ise “Yeniden uyum sağlama yönünde gerekli adımları atma konusunda ciddi olduğunu hızlı bir şekilde gösterip kanıtlamak İran'a kalmış. İran'ın ciddi olup olmadığını bir iki gün içinde öğreneceğiz” dedi.
Tahran’daki hükümet medyasının aktardığına göre İranlı Dışişleri Bakanı Abdullahiyan da Japon mevkidaşı ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, “Viyana'ya ciddi bir kararlılıkla gittik. Ancak ABD ve üç Avrupa tarafının anlaşmaya ilişkin irade ve niyetleri konusunda iyimser değiliz” ifadesini kullandı.
İran'ın baş müzakerecisi Ali Bakıri Kani de İran medyasına yaptığı açıklamada, çarşamba günü düzenlenen toplantıda Fransa, Almanya ve İngiltere heyetlerine yaptırımların kaldırılması ve nükleer taahhütlere dair iki taslak sunduğunu söyledi. Viyana'daki bir Avrupalı ​​diplomat da söz konusu taslakların teslim edildiğini doğruladı.
Reuters’ın haberine göre Bakıri şunları söyledi:
“Avrupalılar kendilerine sunduğumuz metinleri elbette ki incelemeli. Eğer ciddi müzakerelere girmeye hazırlarsa, bu müzakereleri tamamlamak için Viyana'dayız, bu alanda hiçbir engelimiz yok. Tüm yaptırımların bir an önce kaldırılmasını istiyoruz.”
Tahran'ın görüşmelerde önceliği olan yaptırımların kaldırılmasının nasıl doğrulanacağına ilişkin İran önerisinin daha sonra Avrupalı ​​taraflara iletileceğini de sözlerine ekledi.
Avrupalı yetkililer Tahran’ın bu tutumu öncesinde, geçtiğimiz pazartesi başlayan müzakereler İran’a ciddi işaretler sunması uyarısında bulunmuş, “İranlılar ciddi olduklarını göstermezlerse sorun patlak verecektir” açıklamasında bulunulmuştu.
Diplomatlar, ilerleme kaydedilmediği takdirde müzakerelerin durabileceği görüşündeler. Diplomatik yaklaşımı gözden geçirmenin zamanı geleceğini ancak henüz bu aşamada olmadıklarını vurgulayan diplomatlar, nisan ayında başlayıp haziran ayında sona eren altı turda taslak anlaşmanın yüzde 70 ila 80'inin tamamlandığını belirtti.
İran tarafı salı günü Avrupa'nın tutumuna dair çekincelerini dile getirdi. Öncesinde ABD yaptırımları meselesini tartışan uzmanlar dün ise Tahran'ın anlaşma kapsamındaki nükleer taahhütleriyle ilgili kısma değindi.
Reuters’ın haberine göre İran heyetinden bir isim şu açıklamayı yaptı:
“İran’ın sunduğu iki yeni taslakta, daha önce üzerinde anlaşmaya varılan taslakta nükleer anlaşmayla çelişen unsurlar değiştirildi. Bazı boşluklar dolduruldu.”
Bakıri’nin açıklaması ise şöyle oldu:
“İran'da iktidara gelen yeni bir hükümet ve müzakerelerden sorumlu yeni bir ekip var. Bu temelde metinde değişiklikler kaydediliyor. Elbette karşı taraf değişikliklere dair görüşlerini belirtebilir.”
İran heyeti dün, Avrupa tarafıyla görüşmeden önce Rusya ve Çin ile temaslarda bulundu. Toplantının söz konusu iki belgenin nasıl gözden geçirileceğini ve zaman çizelgesini belirleyeceğini söyleyen Bakıri, “Belgeleri incelemenin ne kadar süreceği Avrupa tarafına bağlı” dedi.
Bakıri, müzakereler dışındaki aktörlerin bakış açısı ve yaklaşımlarının müzakere sürecini olumsuz etkilemesine izin vermemek için çaba gösterilmesi yönünde 4+1 heyetleri temsilcilerine uyarıda bulunduğunu söyledi.
Kani ve İran heyeti, müzakerelerin dördüncü günü sonunda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Merkezi’nde Genel Müdür Rafael Grossi ile istişarelerde bulundu. ISNA haber ajansı, Grossi ile Kani arasında ilk görüşmenin gerçekleştiğini bildirdi.
Grossi ile arasındaki görüşmeyi ‘etkileyici’ olarak nitelendiren Kani, “İran'ın müzakerelere aktif ve olumlu bir şekilde katılmaya kararlı olduğunu vurguladım. UAEA olumlu bir rol oynayabilir” dedi.
UAEA’nın internet sitesine göre Grossi dün İran heyetiyle yaptığı görüşmenin ardından ABD'nin İran Özel Temsilcisi Robbert Malley ile istişarelerde bulundu.
Çarşamba günü geç saatlerde Twitter üzerinden açıklamalarda bulunan Abdullahiyan, “Batı iyi niyet gösterirse iyi bir anlaşmaya varılabilir. Biz akla uygun, ölçülü ve sonuç odaklı diyalog arıyoruz” ifadelerini kullandı. Görüşmelerin ciddiyet ve yaptırımların kaldırılması gibi temel öncelikler doğrultusunda ilerlediğini aktaran Abdullahiyan, Ali Bakıri ile günlük olarak temasta olduğunu kaydetti.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre UAEA söz konusu gelişmeler öncesinde, İran’ın Fordo nükleer tesisinde 166 gelişmiş IR6 santrifüj zinciri ile uranyumu yüzde 20 saflığa kadar zenginleştirme sürecini başlattığını bildirdi. IR-6 santrifüjlerinin verimliliği, nükleer anlaşmanın uygun gördüğü IR-1 santrifüjleri kapasitesinin 10 katı sayılıyor.
France 24 televizyonuna verdiği demeçte bu yönde endişelerini dile getiren Grossi, “Bu artan zenginleştirme seviyesi yine uyarı veriyor. Bu normal değil. İran bunu yapabilir ancak böyle bir arzunuz varsa teftişi kabul etmelisiniz. Böyle gerekiyor” açıklamasında bulundu.
UAEA, Fordo tesisine daha fazla erişime izin verilmesi konusundaki ısrarını sürdürüyor. Bu gerçekleşirse yeraltı nükleer tesisinde atılan adımlar, tesise uranyum girişi, altıncı nesil santrifüjlerin çalıştırılması ve yüzde 20 oranında zenginleştirme çalışmaları gibi nükleer anlaşmaya dair bazı ihlallerin tespit edilebileceği belirtiliyor.
Nükleer anlaşma, Fordo tesisinde herhangi bir zenginleştirme faaliyetine izin vermiyor. Batılı müzakereciler, İran'ın görüşmeler sırasındaki etkisini artırmak için sahada çeşitli adımlar atacağından endişeli.
UAEA yayınladığı raporlarda anlaşmada öngörülen nükleer kısıtlamalar ve yeni ihlallere ilişkin uyarılara yer veriyor. Ancak söz konusu uyarılar İran’da karşılık bulmuyor.
İran'ın Viyana'daki Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği tarafından Twitter'dan yapılan açıklamada, “UAEA’nın İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin en son raporu, İran'daki düzenli doğrulama süreci doğrultusundaki en son gelişmelerin alışıldık bir yansıması” ifadeleri kullanıldı.
Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Tuğgeneral İsmail Kaani dün yaptığı açıklamada, ABD Tahran'a karşı en ufak bir hamle yaptığı taktirde dişlerini dökecekleri uyarısında bulundu.
Reuters’ın İran devlet medyasından aktardığına göre Kaani, “Bu milletin gücü ve kudreti öyle bir seviyeye ulaştı ki siz (ABD) ufacık bir hamle bile yapacak olursanız dişleriniz dökülecek. İstediğinizi yapabileceğiniz zaman geçti” dedi.
ABD ve Batılı müttefikleri ise müzakereler başarısız olduğu takdirde tüm seçeneklerin masada olacağı uyarısında bulundu.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.