Macron: Fransa, Afganistan'da diplomatik bir misyon kurmak için diğer Avrupa ülkeleriyle birlikte çalışıyor

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Reuters)
TT

Macron: Fransa, Afganistan'da diplomatik bir misyon kurmak için diğer Avrupa ülkeleriyle birlikte çalışıyor

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Reuters)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bugün (Cumartesi) yaptığı açıklamada birkaç Avrupa ülkesinin Afganistan'da ortak bir diplomatik misyon kurmak için çalıştığını söyledi. Reuters'e göre büyükelçilerin tekrar Afganistan’a geri dönmesi hedefleniyor.
ABD liderliğindeki güçlerin Ağustos ayında Afganistan’dan çekilmesinin tamamlanmasının ardından Taliban’ın ülkede tamamen kontrolü ele geçirmesi üzerine Batılı ülkeler, örgüt ile başa çıkmanın bir yolunu bulmaya çalışıyor.
ABD ve diğer Batılı ülkeler, Taliban'ın kontrolü ele geçirmesi ve en önemli üyeleri ABD ve Birleşmiş Milletler’in yaptırımlar listesinde yer alan isimlerden oluşan geçici bir hükümeti ilan etmesinin ardından ülkedeki büyükelçiliklerini kapattı ve diplomatlarını Afganistan'dan geri çekti.
Macron gazetecilere verdiği demeçte, "Birkaç Avrupa ülkesi arasında, büyükelçilerimizin hazır bulunmasına izin verecek bir organizasyon düşünüyoruz" dedi.

ABD, Avrupa ve diğer bir çok ülke, Taliban hükümetini resmi olarak tanıma konusunda isteksizler ve rejimi siyaset ve etnik köken açısından kapsayıcı bir hükümet kurma ve kadın ve azınlık haklarını koruma taahhütlerinden caymakla suçluyorlar.
Macron, "Bu, siyasi tanıma veya siyasi diyalogdan farklı bir yaklaşım. Mümkün olan en kısa sürede ülkede temsilimiz olacak" dedi.

Öte yandan Fransa dün (Cuma) Afganistan'dan Katar'ın yardımıyla bir tahliye operasyonu gerçekleştirdiğini ve oradan çoğu Afgan olmak üzere 300'den fazla kişiyi tahliye ettiğini duyurdu.



Brezilya'da Bolsonaro ailesi birbirine girdi: "Seçimi kaybedeceğiz"

Flavio Bolsonaro, babasının seçim kampanyasındaki tepki çeken cinsiyetçi imajı değiştirmeye çalışıyor (Reuters)
Flavio Bolsonaro, babasının seçim kampanyasındaki tepki çeken cinsiyetçi imajı değiştirmeye çalışıyor (Reuters)
TT

Brezilya'da Bolsonaro ailesi birbirine girdi: "Seçimi kaybedeceğiz"

Flavio Bolsonaro, babasının seçim kampanyasındaki tepki çeken cinsiyetçi imajı değiştirmeye çalışıyor (Reuters)
Flavio Bolsonaro, babasının seçim kampanyasındaki tepki çeken cinsiyetçi imajı değiştirmeye çalışıyor (Reuters)

Eski Brezilya lideri Jair Bolsonaro'nun eşi Michelle Bolsonaro'yla oğlu Flavio Bolsonaro arasında kamuoyu önünde patlak veren anlaşmazlık, ekimdeki seçimler öncesinde radikal sağcı blokta yeni bir krize yol açtı.

Yüksek Mahkeme'nin Eylül 2025'te verdiği kararla Jair Bolsonaro, 2022 seçimlerini kaybettikten sonra "demokratik düzeni ortadan kaldırmaya yönelik darbe planı kurmak suçundan" 27 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Bolsonaro sağlık sorunları nedeniyle ev hapsinde tutuluyor.

Ekimde devlet başkanlığı seçimlerinde Jair Bolsonaro'nun oğlu Flavio radikal sağcı Liberal Parti'nin (PL) adayı olarak İşçi Partili (PT) Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva'ya karşı yarışacak.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın da desteğini alan Senatör Flavio'nun, eski First Lady olan üvey annesi Michelle'le tartışması kampın seçim kampanyasına olumsuz yansıyabilir. 

Michelle geçen hafta yayımladığı videoda, üvey oğlu tarafından "saygısızlığa ve kötü muameleye uğradığını" savunmuştu. Eski First Lady, Flavio'nun kendisine "Siyasetten anlamıyorsun, parti işlerine karışma" dediğini söylemişti.

Flavio ise önce videoyu ciddiye almadığını belirtmiş, daha sonraysa üvey annesine asla saygısızlık etmediğini öne sürerek "Böyle bir şey yaptıysam özür dilerim" demişti.

Washington Post'un analizine göre Michelle Bolsonaro, ülkedeki muhafazakar kadın ve Evanjelist seçmenler arasında önemli etkiye sahip. Anketlerin başa baş seyrettiği bir yarışta bu kitlenin oyları Flavio'nun başarılı olup olmayacağını belirleyebilir.

Sözkonusu kesim, Jair Bolsonaro'nun 2018'deki seçim zaferinde önemli rol oynamış, 2022'deki seçimlerdeyse solcu Lula'ya destek vermişti. Bu seçmen grupları her iki kamp için de kritik.

PL'nin lideri Valdemar Costa Neto, Michelle ve Flavio arasındaki gerginliğin sonlandırılmasının çok önemli olduğunu söyledi:

Eğer anlaşma sağlanamazsa seçimi kaybedeceğiz ve bunun bedelini Jair Bolsonaro ödeyecek.

Reuters'ın analizine göre Flavio, iktidara gelmesi halinde babası hakkındaki mahkeme kararını iptal ettirmeyi planlıyor. 

Eski Brezilya liderinin oğlu, çarşamba günü muhafazakar kadın politikacılarla yaptığı toplantıda Michelle'le arasını düzeltmek istediğini belirterek, "Ona büyük saygı duyuyorum, bu zorluğu aşacağımıza inanıyorum" demişti. Michelle'in ise toplantıya katılmaması dikkat çekmişti.

Independent Türkçe, Washington Post, Reuters


Melania Trump'ın beklenmedik Epstein açıklamasının nedeni nihayet ortaya çıktı

ABD First Lady'si Melania Trump, kendisi ve ABD Başkanı'nın hayatını kaybetmiş seks suçlusu Jeffrey Epstein'le ilişkisine dair nisanda yaptığı ayrıntılı konuşmayla Washington'ı şaşkına çevirmişti (Reuters)
ABD First Lady'si Melania Trump, kendisi ve ABD Başkanı'nın hayatını kaybetmiş seks suçlusu Jeffrey Epstein'le ilişkisine dair nisanda yaptığı ayrıntılı konuşmayla Washington'ı şaşkına çevirmişti (Reuters)
TT

Melania Trump'ın beklenmedik Epstein açıklamasının nedeni nihayet ortaya çıktı

ABD First Lady'si Melania Trump, kendisi ve ABD Başkanı'nın hayatını kaybetmiş seks suçlusu Jeffrey Epstein'le ilişkisine dair nisanda yaptığı ayrıntılı konuşmayla Washington'ı şaşkına çevirmişti (Reuters)
ABD First Lady'si Melania Trump, kendisi ve ABD Başkanı'nın hayatını kaybetmiş seks suçlusu Jeffrey Epstein'le ilişkisine dair nisanda yaptığı ayrıntılı konuşmayla Washington'ı şaşkına çevirmişti (Reuters)

Josh Marcus ABD Muhabiri 

ABD First Lady'si Melania Trump'ın, Jeffrey Epstein skandalı ve Trump ailesinin hayatını kaybetmiş seks suçlusuyla bağları hakkında nisanda yaptığı konuşma, Washington'ı şaşırtmıştı. First Lady, kamuoyu karşısındaki açıklamasında mağdurların yanında yer alıyor ve dolaylı olarak, Epstein belgelerinin tamamen yayımlanmasına aylarca direnen Trump yönetimine karşı iki partinin ABD Kongresi'nde başlattığı isyanı destekliyordu.

First Lady'nin üst düzey danışmanlarından biri, onu sesini çıkarmaya iten nedenler hakkında daha fazla ayrıntı verdi.

First Lady'nin kıdemli danışmanlarından Marc Beckman, Politico'ya yaptığı açıklamada "Mesele, First Lady'nin Jeffrey Epstein'le geçmişte de şimdi de hiçbir bağlantısı olmadığı gerçeğini kamuoyuna açıkça belirtmekti" dedi.

Mağdurların savunucusu ve lideri olmak istedi ve sonunda da Kongre'ye, mağdurlara isterlerse Kongre kayıtlarına geçme, Kongre huzuruna çıkma ve kayıtlara geçme imkanı vermesi çağrısında bulundu.

Nisandaki konuşmasında Trump, Epstein'le hiçbir zaman arkadaşlık kurmadığını, onun kurbanı olmadığını, suçlarına hiçbir zaman tanıklık etmediğini ve bu suçlarda yer almadığını söylemişti. Ayrıca Epstein'in kendisini Donald Trump'la tanıştırdığı iddialarını da yalanlayarak Kongre'yi, mağdurların sesini kamuya açık bir oturumda doğrudan dinlemeye çağırmıştı.

First Lady, "Bu mağdurlara, yeminli ifade yetkisiyle Kongre karşısında yeminli ifade verme fırsatı sunun" demişti. 

Her bir kadın, hikayesini bir gün kamuoyuna anlatabilmeli.

Trump'ın konuşması şaşkınlık, övgü ve eleştiri gibi karışık tepkiler almıştı.

Bir grup Epstein mağduru o ay yaptıkları açıklamada Trump'ı, davalarını sürdürme yükümlülüğünü ABD Adalet Bakanlığı'na değil de mağdurlara yüklemekle suçlamış, Adalet Bakanlığı ise ABD Başkanı'nın itirazlarına rağmen Kongre'nin zorlamasıyla Epstein belgelerini 2025'te yayımlamaya başlamıştı.

Açıklamada "First Lady Melania Trump; Adalet Bakanlığı, kolluk kuvvetleri, savcılar ve hâlâ Epstein Belgeleri Şeffaflık Yasası'na tam uymayan Trump Yönetimi gibi iktidar sahiplerini koruyan siyasileşmiş koşullar altında, yükü mağdurların omuzlarına yüklüyor" diye yazılmıştı.

Diğerleri ise Melania Trump'ın kamuoyu karşısındaki tutumunu övmüştü.

Kendi cinsel istismar deneyimlerini açıkça paylaşan Temsilciler Meclisi Üyesi Nancy Mace, konuşmanın ardından X'te, "Bir mağdur olarak, bu siyasi değil, kişisel bir mesele ve ABD First Lady'sinin ayağa kalkıp Epstein kurbanları için adalet talep etmesi gerçekten çok önemli bir adım" diye yazmıştı. 

Bu kadınlar duyulmayı hak ediyor. Bugün duyuldular.

ABD Adalet Bakanlığı, mağdurların gizliliğini korumak amacıyla açıklanmaması gerektiğini savunarak Epstein'le ilgili bazı belgelerin yayımlanmasına karşı çıkmaya devam ediyor (AFP)ABD Adalet Bakanlığı, mağdurların gizliliğini korumak amacıyla açıklanmaması gerektiğini savunarak Epstein'le ilgili bazı belgelerin yayımlanmasına karşı çıkmaya devam ediyor (AFP)

ABD Başkanı Trump, First Lady'nin bir açıklama yapacağından haberdar olduğunu ancak açıklamanın içeriğini bilmediğini söylemişti.

Trump, konuşmanın ardından The New York Times'a "Bu beni rahatsız etmiyor" demişti. 

Açıklamanın ne olduğunu bilmiyordum ama bir açıklama yapacağını biliyordum.

Bir federal yargıcın belgeleri ya yayımlaması ya da neden gizlendiğini açıklaması yönündeki emrine rağmen Adalet Bakanlığı, Jeffrey Epstein'le ilgili soruşturma dosyalarındaki bazı sansürlenmiş bilgileri paylaşmayı reddetmeyi sürdürüyor.

Bu belgeler arasında, Başkan Trump hakkında doğrulanmamış saldırı iddialarında bulunan bir kadınla görüşen müfettişlerin sorgu notları da var.

Başkan, Epstein'le bağlantılı herhangi bir cezai eylemle suçlanmadı.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news


50 Avrupa Parlamentosu üyesinden FIFA'ya çağrı: Trump'a verilen “Barış Ödülü” soruşturulsun

ABD Başkanı Donald Trump ve FIFA Başkanı Gianni Infantino, Barış Ödülü töreninde (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve FIFA Başkanı Gianni Infantino, Barış Ödülü töreninde (Reuters)
TT

50 Avrupa Parlamentosu üyesinden FIFA'ya çağrı: Trump'a verilen “Barış Ödülü” soruşturulsun

ABD Başkanı Donald Trump ve FIFA Başkanı Gianni Infantino, Barış Ödülü töreninde (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve FIFA Başkanı Gianni Infantino, Barış Ödülü töreninde (Reuters)

Avrupa Parlamentosu'ndan 50 milletvekili, FIFA Başkanı Gianni Infantino'nun ABD Başkanı Donald Trump'a verdiği "Barış Ödülü"nün soruşturulması için Uluslararası Futbol Federasyonu'na (FIFA) çağrıda bulundu. Çağrı, insan hakları kuruluşu FairSquare'ın aralık ayında yaptığı başvuruya destek niteliği taşıyor.

FairSquare, dün yaptığı açıklamada, söz konusu mektubun, 2015 yılında Avrupa Parlamentosu'nun dönemin FIFA Başkanı Sepp Blatter'i istifaya çağırmasından bu yana, dünya futbolunun yönetimindeki kötü yönetişim ve kural ihlallerine karşı Avrupalı siyasetçiler tarafından yapılan en önemli girişim olduğunu belirtti.

Pazartesi tarihli mektupta, 13 Avrupa ülkesinden çoğunluğu Sosyal Demokrat, Liberal ve Yeşiller grubuna mensup 50 milletvekili, FIFA Etik Komitesi'ne soruşturmayı "en kısa sürede ve ciddiyetle" başlatması çağrısında bulundu. İngiltere merkezli FairSquare, yaklaşık yedi aydır bu soruşturmanın açılmasını talep ediyor.

İrlandalı Barry Andrews, Hollandalı Lara Wolters ve Danimarkalı Niels Fuglsang öncülüğünde kaleme alınan mektupta, 2026 Dünya Kupası nedeniyle bu yaz dünya kamuoyunun FIFA'ya odaklandığı belirtilerek, bunun kurumun siyasi tarafsızlık, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine bağlılığını göstermesi için önemli bir fırsat olduğu ifade edildi.

FairSquare, geçen ay yalnızca Norveç Futbol Federasyonu'nun destek verdiği başvurusunda, Infantino'yu FIFA Etik Kuralları'nın 15. maddesinde yer alan tarafsızlık yükümlülüğünü, Donald Trump'ı kayırarak ihlal etmekle suçlamıştı.

Kuruluş, özellikle FIFA Etik Komitesi'nden, Trump'a geçen kasım ayında verilen ve daha önce benzeri bulunmayan "FIFA Barış Ödülü"nün hangi koşullarda verildiğinin incelenmesini talep ediyor. FairSquare, ödülün kriterleri ve verilme sürecine ilişkin FIFA'nın kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmadığını savunuyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kuruluş ayrıca, Infantino'nun geçen ekim ayında Trump'ın Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmesi çağrısında bulunmasını ve ABD Başkanının iç politikalarına destek veren açıklamalarını da eleştirdi.

FairSquare, Infantino'nun "Trump'ın ulusal ve uluslararası siyasi gündemine açık desteğinin", hem futbolun hem de FIFA'nın tarafsızlığına ve itibarına zarar verdiğini öne sürdü.

FIFA ise Avrupa Parlamentosu üyelerinin mektubuna ilişkin AFP'nin yönelttiği sorulara dün ycevap vermedi. Kurum daha önce de FairSquare'ın başvurusu ve "Barış Ödülü"ne yönelik eleştiriler hakkında açıklama yapmamıştı.