Suudi Arabistan-Fransa iş birliği gelişiyor

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Fransa Cumhurbaşkanı istikrar ve barışı sağlamak için çabaların artırılmasının önemini vurguladılar.

Suudi Arabistan-Fransa iş birliği gelişiyor
TT

Suudi Arabistan-Fransa iş birliği gelişiyor

Suudi Arabistan-Fransa iş birliği gelişiyor

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dün Cidde'deki Selam Kraliyet Sarayı'nda Ortadoğu'daki son gelişmeleri ve uluslararası istikrar ve barışı sağlama çabalarını gözden geçirmenin yanı sıra bir takım meseleler ve ortak çıkar konuları hakkında görüş alışverişinde bulundular.
Görüşme sonunda yayınlanan ortak açıklamada, Suudi Arabistan ve Fransa, İran'ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetleriyle mücadele edilmesi ve Lübnan hükümetinin kapsamlı reformlar gerçekleştirmesi gerektiği konusunda fikir birliğine vardıklarını teyit ettiler. Bunun yanı sıra söz konusu reformların uygulanmasına yardımcı olmak amacıyla Lübnan ile birlikte çalışmayı kararlaştırdılar. Lübnan’da silahların yalnızca meşru devlet kurumlarının elinde olacak şekilde sınırlandırılması gerektiğini vurguladılar. Paris ve Riyad ortak bildiride, iki ülke arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve pekiştirilmesi ile özelde Ortadoğu'da ve genel olarak dünyada barış ve güvenliğin sağlanması ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı bozan politika ve müdahalelerle mücadele edilmesi için ortak çıkar konularında konumları bir birine yaklaştırmanın önemini vurguladılar.
Suudi Arabistan ziyaret eden Fransa Cumhurbaşkanı'nı Veliaht Prens karşılarken, Cumhurbaşkanı Macron, Suudi Arabistan’ı ziyaret etmekten ve Veliaht Prens ile tanışmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin ve Riyad ile Paris arasındaki ortak alanların gözden geçirilmesinin yanı sıra yeni işbirlikleri ve bu işbirliklerinin Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu’na uygun olarak geliştirilmesini sağlayacak fırsatlar ele alındı.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman görüşmenin başında, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz'in selamlarını iletti. Fransa Cumhurbaşkanı da Kral Selman bin Abdulaziz’e selamlarını bildirdi.
Fransa Cumhurbaşkanı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar'ı da kapsayan ziyaret turunun son durağı olan Suudi Arabistan'a yaptığı ziyarette, İran'ın nükleer dosyasının bölgesel istikrara değinilmeden ele alınmasının mümkün olmadığını vurgulayarak, Suudi Arabistan da dahil olmak üzere müttefiklerin bölgesel görüşmelere katılmasını önerdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Macron, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunu, 2017 yılından bu yana söylüyorum. Ben nükleer sorunun bölgesel istikrara değinilmeden çözülemeyeceğine inananlardanım. Dostlarımızın çabalarını bu tartışmalara dahil etmeden ilerleyemeyiz. Suudi Arabistan Veliaht Prensi, barışı koruma arzusu kadar endişesini de dile getirme konusunda her zamanki gibi net tavır alanlardan biri. Viyana’daki müzakerelere katılan beş ülkeden biri olduğumuz için olası senaryoları paylaştık. Geçtiğimiz ağustos sonundaki Bağdat Konferansı’na katılan ülkelerle sürekli temas halindeyiz ve bu yönde ilerleyeceğiz. Bu soruna basit ve hızlı çözümler bulunabileceğini düşünmüyorum. Ancak bu standartları korumanın bir yolu var; o da İran'da nükleer silah olmaması ve bölgede gerilimin tırmanmamasıdır.”
Resepsiyona, Suudi Arabistan tarafından, Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Ticaret Bakanı ve Enformasyon Bakanı Vekili Dr. Macid el-Kasabi, Çevre, Su ve Tarım Bakanı Abdurrahman el-Fadli, Yatırım Bakanı Mühendis Halid el-Falih, Kamu Yatırım Fonu Genel Müdürü Yasir bin Osman er-Rumayyan ve Suudi Arabistan'ın Paris Büyükelçisi Fahd er-Ruveyli katıldı.
Fransa tarafından ise Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Savunma Bakanı Florence Parly, Kültür Bakanı Roselyne Bachelot, Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Frank Riester, Fransa'nın Riyad Büyükelçisi Ludovic Pouille, Cumhurbaşkanı’nın Askeri Danışmanı Koramiral Jean-Philippe Rolland, Cumhurbaşkanı’nın Diplomatik Danışmanı ve Büyükelçi Emmanuel Bonn, Cumhurbaşkanı’nın Stratejik İşler ve Silahsızlanmadan Sorumlu Diplomatik Danışmanı Alice Rufo, Cumhurbaşkanı’nın Kuzey Afrika ve Ortadoğu İşlerinden Sorumlu Diplomatik Danışmanı Patrick Dorrell ve Cumhurbaşkanlığı Uluslararası İletişim Danışmanı Anne-Sophie Bradel katıldı.
Fransa Cumhurbaşkanı dün, Cidde'ye geldi ve bir takım görüşmelerin ardından oradan ayrıldı. sırasında Mekke Emiri Prens Halid el-Faysal, , Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan Macron’u Cidde'deki Kral Abdulaziz Havalimanı'nda karşılayanlar arasında en ön saflarda yer aldı. Karşılamada Cidde Belediye Başkanı Salih et-Turki, Mekke Bölgesi Emniyet Müdürü Tümgeneral Salih el-Cabiri, Suudi Arabistan'ın Paris Büyükelçisi Fahd er-Ruveyli, Fransa'nın Riyad Büyükelçisi Ludovic Pouille ve bazı yetkililer de hazır bulundu.

Ortak açıklama
Ziyaretin sonunda yapılan ortak açıklamada, Suudi Arabistan ve Fransa’nın İran’ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetleriyle mücadele edilmesi ve Lübnan hükümetinin kapsamlı reformlar gerçekleştirmesi gerektiği konusunda fikir birliğine vardıkları belirtildi. Söz konusu reformların uygulanmasını sağlamak için Lübnan ile çalışma yönünde ortak karar alan Riyad ve Paris, Lübnan’da silahların yalnızca meşru devlet kurumlarının elinde olacak şekilde sınırlandırılması gerektiğini vurguladılar.
Paris ve Riyad ortak bildiride, iki ülke arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve pekiştirilmesi ile özelde Ortadoğu'da ve genel olarak dünyada barış ve güvenliğin sağlanması ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı bozan politika ve müdahalelerle mücadele edilmesi için ortak çıkar konularında konumları bir birine yaklaştırmanın önemini vurguladılar. Aynı zamanda geçtiğimiz Ağustos ayında düzenlenen Bağdat Konferansı’nın Irak'ta istikrarı güçlendirme ve bölgesel diyalogu teşvik etme alanlarındaki önemine övgüde bulundular.
İki taraf, yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde tüm biçimleri ve tezahürleriyle terörizm ve radikalizm karşısında durmak ve bunların finansmanıyla mücadele etmek için aralıksız olarak daha fazla ortak çaba gösterme konusundaki kararlılıklarını vurgularken terörizm ve organize suçla mücadelede teknik ve operasyonel iş birliğini geliştirme konusunda anlaştılar.
Ortadoğu’da barışın sağlanmasına olan desteklerini bir kez daha teyit eden Riyad ve Paris, Filistin-İsrail çatışmasının iki devletli çözüm çerçevesinde, ilgili uluslararası kararlara ve Arap Barış Girişimi'ne uygun olarak, Filistin halkının 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet kurma hakkını güvence altına alacak şekilde kapsamlı bir çözüme ulaşmasının önemini vurgularken İsrail'in iki devletli çözümü tehdit eden yerleşim politikasına son vermesi çağrısında bulundular.
İki taraf, İran’ın nükleer programında kaydedilen ilerlemenin yanı sıra Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliği yapmaması ve ona karşı şeffaf olmaması konusundaki derin endişelerini dile getirdiler. Fransa, İran'ın nükleer silah sahibi olması ya da bunu geliştirmesine izin vermeme noktasında kararlı olduğunun altını çizdi. İki taraf, Suudi Arabistan’a karşı insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerle düzenlenen saldırılar dahil olmak üzere, İran'ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetleriyle mücadele edilmesi gerektiği konusunda anlaştılar.
Yemen meselesine değinen iki taraf, Yemen krizine kapsamlı bir siyasi çözüm bulunması için Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi'nin çabaları başta olmak üzere Körfez Girişimi’ne, uygulama mekanizmasına, kapsamlı ulusal diyalogun sonuçlarına ve BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2216 sayılı kararına dayanan tüm çabaların desteklenmesinin önemine işaret ettiler. Fransa, 22 Mart 2021 tarihinde Suudi Arabistan tarafından sunulan Barış Girişimi’ne tam destek verdiğini teyit ederken Husi milisler tarafından balistik füzeler ve İHA’larla gerçekleştirilen saldırıları kınayarak Suudi Arabistan’ın güvenliğini korumaya yönelik tarihi taahhüdünü bir kez daha yineledi.
İki taraf Lübnan meselesiyle ilgili olarak ise Lübnan hükümetinin başta Lübnan'da ulusal birlik ve sivil barışı garanti eden Taif Anlaşması'na bağlılık olmak üzere kapsamlı reformlar gerçekleştirmesi gerektiğini vurguladılar. Söz konusu reformların finans, enerji, yolsuzlukla mücadele ve sınır kontrolü gibi alanlarını kapsadığını belirten Fransa ve Suudi Arabistan, bu reformların uygulanmasını sağlamak için Lübnan ile birlikte çalışma kararı aldıklarını bildirdiler. Ayrıca Lübnan’da silahların yalnızca meşru devlet kurumlarının elinde olacak şekilde sınırlandırılması gerektiğini belirten iki taraf, Lübnan'ın bölgenin güvenliğini ve istikrarını bozan herhangi bir terör eyleminin başlatıldığı yer ve bir uyuşturucu kaçakçılığı merkezi olmaması gerektiğini vurguladılar.
Lübnan ordusunun Lübnan'ın güvenlik ve istikrarının korunmasındaki rolünün güçlendirilmesinin önemine de dikkati çeken iki taraf, tüm bu konularda iki ülke arasında istişarelere devam etmeyi kararlaştırırken tam şeffaflık sağlayan bir çerçevede Suudi Arabistan ve Fransa ortaklığında bir insani yardım mekanizması kurma konusunda anlaştılar. Lübnan halkının acılarını hafifletmek için dost ve müttefik ülkelerle iş birliği içinde uygun mekanizmalar bulma konusunda kararlı olduklarının da altını çizen iki taraf, Lübnan'ın istikrarını korumanın ve ilgili BMGK kararları ve diğer uluslararası kararlar uyarınca egemenliğine ve birliğine saygı duymanın önemini vurguladılar.
Irak meselesine gelince iki taraf, Irak hükümetinin ülkede terörizmi ortadan kaldırmanın yanı sıra ülkenin güvenliğini, istikrarın ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarını ve Irak'ın iç işlerine dışarıdan yapılan müdahalenin durdurulmasını desteklediklerini ifade ettiler. Irak’ta en kısa zamanda yeni bir hükümetin kurulmasına dair umutlarını dile getiren iki taraf, ülkede 10 Ekim'de seçimlerin düzenlenmesini takdir ettiklerini belirttiler.
İki taraf Suriye ile ilgili olarak da Suriye halkının çektiği acıların son bulması ve Suriye'nin birliği ve toprak bütünlüğünün korunması çerçevesinde Birinci Cenevre Bildirisi ve BMGK’nın 2254 sayılı kararı uyarınca Suriye'deki krizin siyasi bir çözüme ulaştırılmasının ve BM Suriye Özel Temsilcisi’nin çabalarının desteklenmesinin önemine işaret ettiler.
Libya meselesini de ele alan Suudi Arabistan ve Fransa, Libya krizine uluslararası meşru kararlar doğrultusunda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlayacak şekilde siyasi bir çözüm bulunmasının önemini vurguladılar.
Öte yandan Fransa, Suudi Arabistan’ın Afganistan'daki insani durumu görüşmek ve uygun insani müdahalenin sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Bakanlar Konseyi'ni olağanüstü toplantıya çağırmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Savunma ve güvenlik dosyalarına da değinen taraflar ortak açıklamada, iki ülkenin çıkarlarına ve bölgenin güvenlik ve istikrarına yönelik ortak tehditlerin sık sık değerlendirilmesinin önemine ve gerekliliğine dikkati çektiler. Savunma dosyasında uzun bir geçmişi olan ortaklıklarına övgüde bulunan taraflar, aralarındaki stratejik yakınlaşmayı daha da artırmak için iletişimi güçlendirmeyi kararlaştırdılar. İki ülke arasındaki stratejik ortaklığı yeni ve gelecek vaat eden ufuklara taşıyarak ortak eylemi güçlendirmenin ve ilişkileri karşılıklı güven ve ortak çıkarlara dayalı daha yakın ve yapıcı iş birliği sağlayacak şekilde geliştirmenin öneminin altını çizdiler.
Taraflar, Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın, 2018 yılında Fransa'ya yaptığı ziyaretten bu yana iki ülke arasındaki çeşitli alanlarda iş birliğinin gelişmesine katkıda bulunan olumlu ve verimli sonuçlarla kat edilen ilerlemeye övgüde bulundular.
Suudi Arabistan ve Fransa, ekonomi alanındaki ortaklığı güçlendirmenin, özel sektörün ekonomiye katkısını artırmanın, deneyim alışverişinde bulunmanın, insani kabiliyetleri geliştirmenin ve Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ve Fransa'nın 2030 ekonomik planından kaynaklanan fırsatları ortak çıkarlara yönelik birçok sektörde kullanmanın önemi üzerinde fikir birliğine vardılar.
Taraflar, iki ülkenin özel sektörleri arasında karşılıklı yatırımlarla dengeli ekonomik bir ortaklığın kurulmasının takip edilmesinin önemine dikkati çekerken Suudi Arabistan, 2030 Vizyonu çerçevesinde enerji, su ve atık yönetimi, sürdürülebilir şehirler, ulaşım, sivil havacılık, mobil çözümler, dijital ekonomi ve sağlık gibi sektörlerde Fransız şirketleri ile artan iş birliklerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Fransa, Suudi Arabistan’dan kamu ve özel sektöre, özellikle de yeni teknolojiler, gelişmekte olan şirketler ve geleceğin endüstrisi alanlarına yatırımlar çekmek istediğini ifade ederken Suudi Arabistan, Suudi Arabistan özel sektörünün Fransız pazarındaki yatırımlarını artırmak istediğini kaydetti.
Taraflar, iki ülkenin de iş insanları arasında Macron’un ziyaretinin oturum aralarında gerçekleşen ve iki ülkenin özel sektör ortaklığını yenileyen görüşmeler sırasında tüm ekonomi alanlarında çok sayıda sözleşme ve anlaşmanın imzalanmasına övgüde bulundular.
Taraflar, çevreyi ve biyolojik çeşitliliği koruma konusundaki kararlılıklarını da teyit ettiler. Fransa Cumhurbaşkanı, Suudi Arabistan’ın çevre ve iklim değişikliği alanındaki girişimleri ve çabalarını takdir ettiğini belirtti.
Enerji sektörü ve çeşitli alanlarıyla ilgili olarak ise taraflar, iki ülkeyi petrol rafinasyonu (arıtımı), petrokimya üretimi, elektrik sektörü ve yenilenebilir enerji başta olmak üzere proje geliştirme, istasyon ve elektrik ağlarının güvenliği, hizmet güvenilirliği ve elektrik iletim ve dağıtım sistemlerindeki deneyim alışverişi gibi birçok projede birleştiren güçlü ilişkilere atıfta bulundular. Taraflar ayrıca nükleer enerjinin barışçıl ve güvenli bir çerçevede üretimi, radyoaktif atıkların yönetimi ve nükleer uygulamalar, nükleer kontrol ve 2011 yılında hükümetler arasında imzalanan anlaşma doğrultusunda insan yeteneklerinin geliştirilmesi konularında iş birliğini geliştirmek üzere anlaştılar.
İklim değişikliği konularına da değinen taraflar, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Paris İklim Anlaşması ilkelerine bağlı kalmanın önemine işaret ederek küresel ısınmaya neden olan sera gazlarını ele alacak entegre ve kapsamlı bir çerçeve olarak dairesel ekonomi yaklaşımları da dahil olmak üzere, kaynaksız emisyonlara odaklanan iklim anlaşmalarının yapılması ve uygulanması gerektiğini vurguladılar. Bu bağlamda Fransa Cumhurbaşkanı, Suudi Arabistan’ın “Yeşil Suudi Arabistan” ve “Yeşil Ortadoğu” girişimlerine övgüde bulundu. Taraflar, bahsi geçen girişimlerin gerçekleştirilmesi amacıyla iş birliği yapmanın önemine dikkati çektiler. Taraflar, Suudi Arabistan’da temiz hidrojen üretimi geliştirme fırsatlarını incelemenin yanı sıra iki ülke arasındaki ekonomileri sera gazı emisyonlarından arındırılmış ekonomilere dönüştürmeye ve küresel düzeyde enerjinin dönüşümüne katkıda bulunan iş birliğinin önemine işaret ettiler.
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele çabalarına ve iki ülkenin bu salgınla mücadelede elde ettiği başarıya da değinen taraflar, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri, Kovid-19 salgınının ekonomik, sağlık ve sosyal alanlardaki olumsuz yansımalarına karşı destekleme çabalarının devam ettiğini belirttiler.
Kültür alanına gelince, son altmış yılda aralarında çeşitli alanlarda yapılan iş birliğinin sürdüğü iki ülke arasındaki tarihi kültürel ilişkilere atıfta bulunan taraflar, bu alanlarda, özellikle müzelerin, film endüstrisinin ve kültürel mirasın geliştirilmesinde iş birliğini güçlendirmenin önemini vurguladılar.
İki taraf, Nisan 2018'de hükümetler arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde barındırdığı imkanlar açısından zengin bir bölge olan el-Ula'da kalkınmanın sürdürülebilirliği için halihazırda var olan verimli iş birliğinden duydukları memnuniyeti dile getirirken Fransa'nın bu bölgenin kültür ve turizm alanlarının geliştirilmesini desteklemeye katkıda bulunacağı yeni anlaşmaların imzalanmasını övdüler.
İki taraf, turizm alanında iş birliğini güçlendirmenin ve bu alandaki hareketliliği artırmanın yanı sıra iki ülkenin turizm potansiyelini keşfetmek, vatandaşları arasındaki iletişimi geliştirmek ve bu iletişimin önünü açan kolaylıklar sağlamak için bir takım girişimler başlatmak üzere çalışmanın önemine değindiler.
Taraflar, eğitim alanında da her iki ülkenin üniversiteleri, teknik okulları, düşünce ve araştırma kuruluşları arasındaki iş birliğinin gelişmesinden ve bilimsel araştırma, geliştirme ve yenilik alanlarında bilimsel disiplinlerin geleceğe yönelik beklentilerine ayak uyduran somut adımların atılması ve yapısal projelerin başlatılmasıyla aralarındaki iş birliğinin yoğunlaştırılmasından duydukları memnuniyeti ifade ettiler.
İki taraf, bu bağlamda el-Ula'da ‘Villa Al-Hajar’ adlı bir Fransız kültür merkezinin kurulması anlaşmasının yanı sıra kültür, turizm, dijital teknoloji ve uzay alanlarında bir takım anlaşmalar ve sözleşmeler imzalanmasını memnuniyetle karşıladılar.
Ortak bildiride, Fransa Cumhurbaşkanı'nın Suudi Arabistan ziyaretinin iki ülkeyi birbirine bağlayan dostluk ve yakın iş birliği bağları çerçevesinde gerçekleştiği belirtilirken, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Fransa Cumhurbaşkanı'nı Cidde'deki Selam Kraliyet Sarayı'nda bir araya getiren görüşmede, iki ülke arasındaki tarihi ve stratejik ilişkilerin ele alındığı aktarıldı. Ziyaretin sonunda, Fransa Cumhurbaşkanı gördüğü sıcak karşılama ve misafirperverlik için kendisi ve beraberindeki heyet adına Suudi Arabistan hükümetine ve halkına en içten teşekkürlerini ve takdirlerini bildirdi.

Ziyaret sırasında imzalanan anlaşmalar
Medef International'ın Fransa-Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Laurent Germain, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, dün Cidde'de düzenlenen Fransa-Suudi Arabistan İş Konseyi çalıştayı sırasında iki taraf arasında 27 anlaşma ve sözleşme imzaladığını belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un heyetinde yer alan Germain, söz konusu 27 anlaşma ve sözleşmenin, iki ülkenin iş sektörleri arasındaki ilişkileri daha geniş ufuklara taşıyacak büyük bir adımı ifade ettiğini kaydetti. Germain, çalıştaya enerji, ulaşım, uzmanlaşmış kimya endüstrileri ve ilaç endüstrileri sektörlerinden 100'den fazla Fransız firmasının katıldığını aktardı.
Riyad ve Paris, son dönemde, dünkü görüşmelerin meyvelerinin toplanmasını sağlayan sağlam bir zeminin oluşturulduğu karşılıklı ziyaretlere tanık oldu. Riyad ve Paris, bundan üç hafta önce, sivil havacılık ve hava taşımacılığı, lojistik, teknoloji ve dijitalleşme alanlarının yanı sıra iki taraf arasında ulaştırma ve lojistik sisteminin tüm alanlarında iş birliğini geliştirmek, çoklu ulaşım alanlarının geliştirilmesinde modern ve geleceğin teknolojilerinden yararlanmak ve ulusal ulaştırma ve lojistik stratejisinin hedeflerine ulaşılmasına katkıda bulunmak amacıyla havacılık sektöründe emniyet ve güvenlik projeleri alanında ortak iş birliği anlaşması imzaladılar.



Hürmüz'de iki BAE tankerine yönelik saldırıya Arap dünyasından geniş kınama

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
TT

Hürmüz'de iki BAE tankerine yönelik saldırıya Arap dünyasından geniş kınama

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)

Körfez ülkeleri, Arap ülkeleri ve uluslararası kuruluşlar, cuma günü, Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait ADNOC şirketinin iki tankerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında İran tarafından hedef alınmasını en sert ifadelerle kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İran'ın bu saldırıların devam etmesinin sonuçlarından tamamen sorumlu tutulduğu belirtildi. Riyad, Tahran'a söz konusu ihlallere derhal son verme ve ilgili uluslararası hukuk kurallarına uyma çağrısında bulundu.

Açıklamada, bölgenin güvenliği ile uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğinin ortak sorumluluk olduğu vurgulanırken, saldırıların sürdürülmesinin kabul edilemez ve göz yumulamaz olduğu ifade edildi.

Suudi Arabistan, saldırıların tekrarlanmasının deniz ulaşımının güvenliği açısından tehlikeli bir tırmanış ve doğrudan tehdit oluşturduğunu, küresel enerji arzının güvenliğini riske attığını ve uluslararası hukuk ile teamüllerin ağır biçimde ihlal edildiğini belirtti.

Riyad ayrıca bu saldırıların, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkı ve özgürlüğüne saygı gösterilmesini öngören ve bunu engelleyecek eylem veya tehditleri kınayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına açık bir meydan okuma olduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan, BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu ve Abu Dabi'nin egemenliğini, güvenliğini ve varlıklarını korumak amacıyla attığı adımları desteklediğini yineledi. Riyad, iki tankerin hedef alınmasını, İran'ın ticari gemi ve tankerleri hedef alan saldırılarının tekrarlanması olarak değerlendirerek en sert biçimde kınadı.

Katar: Hürmüz Boğazı baskı aracı olarak kullanılamaz

Katar, iki tankere yönelik İran saldırısını uluslararası hukuk kurallarının ve deniz seyrüsefer özgürlüğünün açıkça ihlali olarak nitelendirdi ve bunun BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğunu belirtti.

Katar Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın bir baskı aracı olarak kullanılmasını kesin biçimde reddetti. Bakanlık, bu kapsamda boğazın koşulsuz şekilde yeniden açılması çağrısında bulundu.

Açıklamada, bu kritik geçiş güzergâhında seyrüsefer özgürlüğünün pazarlık konusu yapılamayacak yerleşik bir ilke olduğu vurgulandı. Boğazın kapalı tutulmasının bölge ülkelerinin hayati çıkarlarını ve küresel ekonomiyi tehlikeye attığı belirtildi.

Katar ayrıca İran'ın kardeş ülkelerin mallarına yönelik gerekçesiz saldırılarını durdurması gerektiğini ifade etti. Doha, BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin varlıklarını korumak için alacağı tüm önlemleri desteklediğini bildirdi.

Mısır'dan uluslararası seyrüsefer vurgusu

Mısır Dışişleri Bakanlığı da yayımladığı açıklamada BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu belirtti.

Kahire, uluslararası deniz ulaşımının güvenliğini tehdit eden veya gemiler ile sivil tesisleri tehlikeye atan tüm eylemlerin durdurulması gerektiğini vurguladı. Mısır ayrıca uluslararası hukuk kurallarına uyulması çağrısında bulunarak bunun gerilimin düşürülmesine ve bölgenin güvenlik ve istikrarının korunmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Körfez İşbirliği Konseyi: Tehlikeli ve kabul edilemez tırmanış

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) de iki tankerin hedef alınmasını kınadı. KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, saldırıların tehlikeli ve kabul edilemez bir tırmanış olduğunu belirtti.

Budeyvi, saldırıların dünyanın en önemli stratejik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımı ve uluslararası ticaretin güvenliği açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu söyledi.

KİK Genel Sekreteri, bu değerlendirmelerin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi ve ilgili Güvenlik Konseyi kararları, özellikle de 2817 sayılı karar çerçevesinde yapıldığını belirtti.

Budeyvi, İran'ın bu kritik uluslararası geçiş güzergâhını bir baskı ve tehdit aracına dönüştürme girişimlerini kesin biçimde reddetti. Uluslararası topluma sorumluluklarını yerine getirerek tekrarlanan saldırıların durdurulması için kararlı bir tutum alma ve uluslararası hukuk, deniz hukuku ve ilgili uluslararası kararlar doğrultusunda deniz ulaşımının güvenliği ile özgürlüğünü garanti altına alma çağrısında bulundu.

KİK Genel Sekreteri ayrıca Konseyin BAE ile tam ve kararlı dayanışma içinde olduğunu, Abu Dabi'nin güvenliğini, egemenliğini, varlıklarını ve çıkarlarını korumak için aldığı tüm önlemleri desteklediğini yineledi.

Arap Birliği: Deniz ulaşımına doğrudan tehdit

Arap Birliği de İran'ın iki tankeri hedef almasını kınayarak saldırının uluslararası hukukun ve BM Güvenlik Konseyi kararının açık bir ihlali olduğunu belirtti.

Birlik, "İran'ın bu ihlallerini tekrarlaması, deniz ulaşımının özgürlüğüne doğrudan tehdit oluşturuyor" değerlendirmesinde bulundu. Saldırıların uluslararası ticaretin seyri ve küresel enerji güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.

Arap Birliği, uluslararası hukuk ve deniz hukuku kurallarına uyulması gerektiğini vurgulayarak İran'a tırmandırıcı eylemlerine son verme ve deniz ulaşımının güvenliği ile emniyetini tehdit edecek uygulamalardan kaçınma çağrısında bulundu.

Kuveyt: Hürmüz tamamen ve koşulsuz açılmalı

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, ticari gemilerin ve uluslararası deniz yollarının hedef alınmasının uluslararası hukuka ve 2817 sayılı karara aykırı olduğunu belirtti.

Açıklamada, bu tür saldırıların deniz ulaşımının güvenliğini, enerji arzının istikrarını ve uluslararası ticareti tehlikeye attığı vurgulandı.

Kuveyt, bölgede gerilimi daha da artıracak tüm eylemlerin durdurulması, uluslararası geçiş güzergâhlarında seyrüsefer özgürlüğüne ve güvenli geçiş hakkına saygı gösterilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın tamamen ve koşulsuz şekilde yeniden açılması çağrısında bulundu.


Suudi Arabistan ve Irak, güvenlik koordinasyonunun devam edeceğini vurguladı

Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Irak, güvenlik koordinasyonunun devam edeceğini vurguladı

Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Irak Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlık Ofisi Başkanı Orgeneral Abdül Emir eş-Şemmari ile dün Riyad’da bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki askeri ve savunma alanlarındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmeler ele alındı.

Suudi Savunma Bakanı dün X hesabından yaptığı paylaşımda, “Ortak çıkarlarımıza hizmet etmek, bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak amacıyla iki ülke arasındaki koordinasyon ve iş birliğinin sürdürülmesinin önemini teyit ettik” ifadelerini kullandı.

Prens Halid bin Selman, “Irak, bizim için her zaman değerli bir komşu olmaya devam edecek. Hükümeti ve kardeş Irak halkıyla aramızda kardeşlik, dayanışma ve yardımlaşma bağları bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan’ın Irak’ın güvenliği, istikrarı, kalkınması ve refahını desteklemek amacıyla her zaman ülkenin yanında duracağını belirten Bakan, bunun Irak’ın ve halkının çıkarlarına hizmet ettiğini vurguladı.

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından Genel İstihbarat Başkanı Halid el-Humeydan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyad er-Ruveyli, Müşterek Kuvvetler Komutanı Korgeneral Fehd es-Selman ve Savunma Bakanı İstihbarat İşlerinden Sorumlu Danışmanı Hişam bin Seyf katıldı.

Irak heyetinde ise İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hamid eş-Şatri, Terörle Mücadele Teşkilatı Başkanı Korgeneral Zeyd el-Musevi ve Hava Savunma Komutanı Korgeneral Mühenned el-Esedi yer aldı.

Şarku’l Avsat’ın Irak Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Şemmari başkanlığındaki üst düzey Irak güvenlik heyeti dün Suudi Arabistan’a ulaştı. Heyetin ziyaretinde, insansız hava araçları (İHA) dosyası da dahil olmak üzere çeşitli güvenlik konuları ve ortak meselelerin ele alınması, ayrıca iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonu ve iş birliğinin güçlendirilmesi yollarının görüşülmesi planlandı.


Suudi Arabistan: Kraliyet kararıyla Bakanlar Kurulu yeniden yapılandırıldı, Muhammed bin Selman başkanlığını sürdürecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Kraliyet kararıyla Bakanlar Kurulu yeniden yapılandırıldı, Muhammed bin Selman başkanlığını sürdürecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dün üç kraliyet kararnamesi yayımladı. Kararnameler kapsamında Bakanlar Kurulu, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman başkanlığında ve mevcut üyeleriyle yeniden oluşturuldu.

Karar, Bakanlar Kurulu’nun oluşumuna ilişkin daha önce yayımlanan iki kraliyet kararnamesi ile ilgili diğer kararlar ve Bakanlar Kurulu Kanunu’nun 9. maddesi dikkate alınarak alındı. Söz konusu madde, Bakanlar Kurulu’nun görev süresinin dört yılı aşamayacağını ve bu süre içinde kraliyet kararıyla yeniden oluşturulması gerektiğini öngörüyor.

Yeni kraliyet kararları kapsamında Bender el-Hureyf, Yerel İçerik ve Kamu Alımları Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden alındı. Yerine Prens Abdülaziz bin Selman atandı.

Kral Selman bin Abdulaziz ve Suudi Arabistan Başbakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)
Kral Selman bin Abdulaziz ve Suudi Arabistan Başbakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)

Ayrıca Muhammed el-Kuveyz, Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden alındı. Kuveyz’in yerine Mazen bin Türki bin Abdullah es-Sudeyri atandı ve kendisine bakanlık rütbesi verildi.