Sudan’da Burhan, Hamduk ve Daklu arasında uzlaşı sağlandı

ÖDBG, protestolar öncesinde yaptığı açıklamada siyasi anlaşmaya karşı olduğunu yineledi.

Sudan’da Burhan, Hamduk ve Daklu arasında uzlaşı sağlandı
TT

Sudan’da Burhan, Hamduk ve Daklu arasında uzlaşı sağlandı

Sudan’da Burhan, Hamduk ve Daklu arasında uzlaşı sağlandı

Sudan’da Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) ittifakı, Başbakan Abdullah Hamduk ve Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan arasında imzalanan siyasi anlaşmaya karşı tepkisini yineledi. ÖDBG, Halk Direnişleri Komiteleri’nin 25 Ekim’den bu yana devam eden protestoların sürdürülmesi çağrısı yaptığı milyonluk yürüyüşten birkaç saat önce yaptığı açıklamada anlaşmayı ‘darbe’ kararlarının devamı olarak nitelendirdi.
Hamduk, Burhan ve yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu’nun (Hemedti) yer aldığı üçlü toplantıda anayasal belgede son sağlanan siyasi anlaşmaya uyacak şekilde değişiklikler yapılması konusunda uzlaşı sağlandı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre ÖDBG ittifakının Merkezi Konseyi tarafından 5 Aralık’ta yayınlanan bildiride, Merkezi Konsey tarafından temsil edilen ÖDBG’nin 21 Kasım’daki ‘Hamduk- Burhan’ anlaşmasına dayalı bir uzlaşının önünü açan ‘yeni bir siyasi beyan’ sunduğuna dair basında çıkan haberlere yanıt verildi. Konsey,ittifakın tavrına bağlı olduğunu bildirdi.  
İttifakın iki isim arasındaki siyasi beyanı darbeyi meşrulaştırma girişimi olarak gördüğü belirtilen bildiride şu ifadeler kullanıldı:
“Dr. Hamduk ile darbe lideri Korgeneral Burhan arasında imzalanan siyasi bildirgeyi, darbeyi meşrulaştırma girişimi olarak değerlendiriyoruz. Anlaşma, geçtiğimiz 25 Ekim’den bu yana peş peşe alınan darbe kararlarının uzantısından başka bir şey değildir.”
Bildiri, ittifakın liderliğini temsil eden ÖDBG Merkezi Konseyi’nin darbe sonlanana mücadele verilmesi ve ‘darbe karşıtı gururlu halk içerisinden geniş grupların’ konseyle birlikte çalışması gerektiğine dikkati çekti.
Aynı şekilde gençlik örgütleri ve aktivistleri, Halk Direniş Komiteleri tarafından çağrı yapılan milyonluk yürüyüşe hazırlık olarak darbeyi ve Başbakan ile Egemenlik Konseyi Başkanı arasındaki siyasi anlaşmaya karşı çıkmak için ‘Müzakere yok, ortaklık yok ve meşruiyet yok’ sloganı ile yürüyüş düzenleme kararı aldı.
‘Doğu Nil’deki direniş komiteleri, yaptıkları açıklamada 1 günlük oturma eylemi ile sona eren bugünkü yürüyüşün amaçlarına dikkat çekti. ‘Halkın ortaya koyduğu taleplere ulaşmak ve kapsamlı bir sivil yönetim ortaya koymak’ için ‘çağrılarını çeşitli şekillerde ve farklı yöntemlerle sürdürme’ taahhüdünde bulundu. Direniş komiteleri, ‘darbeci’ olarak adlandırdıkları isimleri ‘özgürlükleri bastırma ve devrimci bloğu dağıtma’ girişimlerine karşı uyardı. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Devrimin hezimete uğrayabileceği düşüncesiyle sokağı bastırarak ve devrimci bloğu dağıtarak kendilerini kandırıyorlar. Ancak askeri darbeler dönemi bitti.”
Diğer yandan ‘eş-Şark’ haber kanalı, hükümet kaynaklarından alıntı yaptığı haberinde Burhan, Daklu ve ve Hamduk’un katıldığı toplantıda tartışmalı meselelerin ele alındığını ve anayasal belgenin siyasi anlaşmaya uygun şekilde değiştirilmesi emri verildiğini belirtti. Kanal, değişikliğin anayasal belgenin 15’inci maddesinin 1 numaralı fıkrasını da etkileyeceğini belirterek ÖDBG ittifakı ve barış tarafları ile hükümeti kurma yolunda istişare etme zorunluluğuna dikkat çekti. Toplantıda, ‘beklenen hükümetin kurulması’, ‘bölge valilerinin atanması’, ‘gerekli anayasal belge değişikliklerini formüle etmek için askeri bileşen, Bakanlar Kurulu ve barış tarafları arasında ortak bir hukuk komitesi kurulması’ hususunda anlaşmaya varıldı.

Doğu Sudan’dan gerilim sürüyor
Doğu Sudan’da, özellikle bir yanda Doğu Sudan Yolu güçleri ile Beca Kabilesi Konseyi arasındaki kriz halen devam ediyor. Öyle ki Cuba Barış Anlaşması kapsamında yer alan Doğu Sudan Yol Anlaşması’nın iptal edilmesi talep ediliyor. Ancak anlaşmayı imzalayanlar, geçmiş dönemdeki sessizliklerinin ardından, 5 Aralık’ta yaptıkları açıklamada anlaşmanın feshedilmesine karşı olduklarını vurgulayarak Sudan hükümetini anlaşmayı derhal uygulamaya çağırdı.
Konseyin açıklamalarındaki gerilimin her türlü çözüm ve uzlaşı kapısını kapatmayı amaçladığı ve Egemenlik Konseyi’nin krizi çözme çabalarının da başarısız olduğu belirtilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Ülkenin doğusundaki çatışma, Doğu Sudan halkını birinci sınıf vatandaşlar, yabancılar ve mülteciler olarak bölen nefret dolu bir popülist söyleme karşı bir vatandaşlık mücadelesi olmaya yol açıyor. Bunlar iç savaşın habercileridir.”
Diğer yandan Doğu Sudan Yolu Güçleri, ‘herkesi memnun eden adil ve hakkaniyetli bir çözüme ulaşmak için’ Egemenlik Konseyi Birinci Başkan Yardımcısı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu başkanlığındaki Egemen Konsey Komitesi ile var olan sınırsız iş birliğine dikkati çekti. Limanların kapatılması ve yolların ne karşı çıkmaları nedeniyle Port Sudan’daki çıkar sahiplerinin tavrına övgüde bulunan güçler, devrimi yok etmenin eski rejimin araçlarından biri olduğunu vurguladı.
Güçler, Muhammed el-Emin Turk başkanlığındaki Beca Kabileler Yüksek Konseyi’nin Hadendava kabilesi liderini Doğu Sudan Yolu’nu yok etmek üzere baskı yapmaya ittiğini bildirdi. Turk’un yandaşları, yerel ve dış arabuluculuğa yanıt olarak, Doğu Sudan’da yaklaşık 3 hafta süren kapsamlı bir kapatma uyguladı. Hartum’daki yetkililere de talebi yerine getirmeleri için 1 ay mühlet verildi. Turk’un yandaşları, Beca Konseyi’nin hükümete taleplerini yerine getirmesi için verdiği 1 aylık sürenin dolmasının ardından geçen cumartesi gününden itibaren, bölgede uygulanması planlanan kapsamlı kapatmayı askıya aldı.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.