Suudi Arabistan ve Umman, ortak ekonomik iş birliğini artırmada kararlılık mesajı verdiler

Umman Sultanı, dün Suudi Arabistan Veliaht Prensi'ne ‘Umman Şeref Nişanı’ takdim etti (SPA)
Umman Sultanı, dün Suudi Arabistan Veliaht Prensi'ne ‘Umman Şeref Nişanı’ takdim etti (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Umman, ortak ekonomik iş birliğini artırmada kararlılık mesajı verdiler

Umman Sultanı, dün Suudi Arabistan Veliaht Prensi'ne ‘Umman Şeref Nişanı’ takdim etti (SPA)
Umman Sultanı, dün Suudi Arabistan Veliaht Prensi'ne ‘Umman Şeref Nişanı’ takdim etti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın dün Umman’ın başkenti Maskat'a yaptığı ziyaretin sona ermesinin ardından yapılan ortak açıklamada, iki ülkenin kamu ve özel sektörleri arasında karşılıklı ticaret ve yatırımlar yapılmasını teşvik eden, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 ve Umman Sultanlığı’nın Vizyon 2040 hedeflerine hizmet eden ve her iki ülkenin özel sektörleri arasında ortaklıkların kurulabileceği fırsatlarını çoğaltan ortak ekonomik iş birliğini artırma kararlılığı teyit edildi. Bu bağlamda her iki taraf, kardeş ülkeleri arasında istenen ekonomik iş birliğinin sağlanması amacıyla vatandaşlarının iki ülke arasında sorunsuz hareket etmesine ve tedarik zincirlerinin entegrasyonuna katkıda bulunacak olan 725 kilometrelik Suudi Arabistan - Umman karayolunun açılacağının duyurulmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Taraflar ayrıca Suudi Arabistan ve Umman limanlarının açılmasını da memnuniyetle karşıladılar.

Enerji ve iklim değişikliği alanında iş birliği
İki taraf, Suudi Arabistan öncülüğündeki Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyeleri ve Umman Sultanlığı'nın petrol piyasalarının istikrar ve dengesini sağlayan katılımıyla OPEC+ (OPEC üyesi olmayan petrol üreticisi ülkeler) grubunun yürüttüğü çabalara övgüde bulunan taraflar, mevcut iş birliğini sürdürmenin önemini ve tüm katılımcı ülkelerin OPEC+ anlaşmasına uyması gerektiğini vurguladılar. Taraflar ayrıca, petrol, doğalgaz ve petrokimya sektörlerindeki ortak fırsatlarda, iki ülke arasında petrol ürünleri ticareti alanında, yenilenebilir enerji ve teknolojileri alanlarında, elektrik enerjisi ticaretinde, elektrik ağlarından yararlanma ve enerji sektörü projelerinde yerel içerik ve ulusal yeteneklerin en üst düzeye çıkarılmasında iş birliğinin önemine dikkati çektiler.
Umman, Suudi Arabistan’ın iklim değişikliğiyle mücadele çabalarına ve başta Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından başlatılan “Yeşil Suudi Arabistan” ve “Yeşil Ortadoğu” girişimleri olmak üzere çeşitli girişimlerde bulunmasına övgüde bulundu. İki taraf aynı zamanda enerji ve iklim değişikliği alanında iş birliği yapma ve Yeşil Ortadoğu girişimi çerçevesinde yerel, bölgesel ve küresel düzeyde fayda ve kazanımları artırmak için ortak bir şekilde çalışma konusunda anlaştılar. Suudi Arabistan’ın G20 başkanlığı sırasında başlatılan ve sera gazı emisyonlarından kaynaklanan zorlukları ele almak ve bu zorlukları mevcut teknolojiler aracılığıyla yönetmek için kapsamlı bir ortak çerçeve ve emisyonları yönetmenin ekonomik açıdan sürdürülebilir bir yolu olarak ortaya koyulan bir yaklaşım olarak G20 tarafından onaylanan döngüsel karbon ekonomisi yaklaşımının uygulanmasına ilişkin iş birliğinin güçlendirilmesi de memnuniyetle karşılandı.

Ticaret ve yatırım alanında iş birliği
İki taraf, karşılıklı ticaretin sorunsuz akışına katkıda bulunan tesislerin artırılması, gıda güvenliği alanında iş birliğinin güçlendirilmesi ve standardizasyonun yanı sıra sağlık ve ilaç sektörlerinde mevcut fırsatlara, ileri teknolojilere ve yeniliklere, yenilenebilir enerji projeleri ve endüstrisine, turizm projelerine, petrokimya projelerine ve iki ülkenin de çıkarına olacak şekilde imalat sanayileri, lojistik ortaklık ve finansal teknolojilere yatırım yapılması konularında anlaştılar.
Umman tarafı, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu'nun (PIF) Umman Sultanlığı'na 5 milyar dolar değerinde yatırım yapma hedefini memnuniyetle karşıladı. Bu çerçevede taraflar arasında ticari ve standardizasyon alanlarında iki mutabakat zaptı imzalandı. Taraflar,  Suudi Arabistan - Umman İş Konseyi ve Ekonomik Forumu'nun üçüncü toplantısının sonuçlarından duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
Öte yandan Suudi Arabistan’ın petrol devi Saudi Aramco Trading Company ile Umman merkezli enerji devi Okio Company , Suudi Arabistan Temel Endüstriler Kurumu (SABIC) ile Okio Company, Suudi Arabistan Denizyolu Taşımacılığı Şirketi (UASC) ile Umman Küresel Lojistik Grubu (ASYAD), Suudi Arabistan merkezli uluslararası bir enerji şirketi ACWA Power ile Okio Company, Suudi Arabistan Madencilik Şirketi (MA’ADEN) ile Umman Maden Geliştirme Şirketi (MDO) ve Maskat Menkul Kıymetler Borsası ile Suudi Arabistan Menkul Kıymetler Borsası (Tadawul) arasında olmak üzere iki ülkenin önde gelen şirketleri arasında çok sayı mutabakat zaptı imzalandı.

Basın alanında iş birliği
Taraflar, Suudi Basın Ajansı (SPA) ile Umman Haber Ajansı (ONA) arasındaki haber alışverişinin yanı sıra görsel-işitsel ve yazılı medya alanlarında imzalanan iki mutabakat zaptıyla iki ülke arasında radyo ve televizyon alanında mutabakat zaptları imzalanmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek aralarındaki iş birliği seviyesini daha ileriye taşıma arzularını dile getirdiler. Taraflar, Suudi Arabistan Gazeteciler Derneği ve Umman Gazeteciler Derneği'nin ortak basın çalışmalarını güçlendiren sonuçlara ulaştıkları bir toplantı düzenlemelerini de memnuniyetle karşıladılar.

Turizm alanında iş birliği
İki taraf, yerli üretimin artması, vatandaşlar için iş imkanları oluşturulması ve gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesindeki önemi nedeniyle turizm sektöründeki ortak çalışmaları geliştirme ve genişletme konusundaki kararlılıklarını dile getirdiler.
Siyasi konulara gelince iki taraf, Suudi Arabistan Yüksek Yargı Konseyi’nin Aralık 2015'te düzenlenen 36. oturumunda onaylanan ve Konsey tarafından bakanlıkların, teknik organların, kurulların ve komitelerin yanı sıra genel sekreterlik ve tüm meclis organlarının, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) kararları ve ortak savunma ve güvenlik sistemleri çerçevesinde, KİK için etkin bir ortak dış politika oluşturmak, KİK’in çıkarlarını ve kazanımlarını korumak, bölgesel ve uluslararası çatışmalardan kaçınmak, halklarının istek ve emellerini karşılamak ve ekonomik birlik yolunda belirli bir takvime göre geriye kalan diğer adımlar atmak için sarf edilen çabaları iki katına çıkarmakla görevlendirildiği Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in vizyonunun uygulanmasını şart koşan 5 Ocak 2021 tarihli el-Ula Bildirgesi’nin içeriğine bağlılıklarını teyit ettiler.
İki taraf, bölgesel ve uluslararası arenada çıkarlarını ilgilendiren meseleler hakkında da görüş alışverişinde bulundu. Tutumlarını hem kendi çıkarlarına hizmet edecek hem de bölgede ve dünyada güvenlik ve istikrarı artıracak şekilde bir birine yaklaştırmaya çalışacaklarını belirten taraflar, tüm Ortadoğu’da barışı sağlamayı amaçlayan çabaları desteklediklerini ve Arap Barış Girişimi ve Filistin halkının 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devletlerini kurma hakkını teyit eden ilgili uluslararası kararlar uyarınca Filistin-İsrail çatışmasında kapsamlı bir çözüme ulaşmanın önemini vurguladılar.
Yemen meselesine de değinen taraflar, KİK girişimi ve yürütme mekanizması, kapsamlı ulusal diyalog konferansının sonuçları, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2216 sayılı kararı ve Suudi Arabistan'ın Yemen krizini sona erdirme girişimi çerçevesinde krize kapsamlı bir siyasi çözüm bulma ve kardeş ülke Yemen’in halkının çektiği sıkıntıları sona erdirme çabalarını sürdürme konusunda mutabık kaldılar.
Diğer yandan Irak’taki seçim sürecinin başarısını memnuniyetle karşılayan taraflar, Irak'ın güvenliği, istikrarı ve kalkınması için çalışmaya devam edecek bir Irak hükümetinin kurulmasına yönelik iyi dileklerini de ifade ettiler. Sudan'daki geçiş aşamasına ilişkin mutabakattan duydukları memnuniyeti de dile getiren taraflar, Sudan'da güvenlik ve istikrarı sağlayacak tüm çabaları desteklediklerini, kardeş ülke Sudan ve halkı için istikrar ve refah dilediklerini bildirdiler.
Taraflar, Lübnan’daki gelişmelerle ilgili olarak ise Lübnan’ın içinde bulunduğu krizleri aşması ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını bozacak terör ve suç eylemlerinin başlatıldığı bir nokta haline gelmemesi için kapsamlı reformlar gerçekleştirmesinin önemini vurguladılar. Suriye ve Libya krizlerine de değinen taraflar, bu ülkelerin, halklarının yaşadıkları sıkıntıları sona erdirecek ve topraklarının birliğini ve bütünlüğünü koruyacak şekilde siyasi çözümlere ulaşmalarının önemine işaret ettiler.
Taraflar, Afganistan ile ilgili olarak da ülkede güvenlik ve istikrarı desteklenmesi ve ülkenin teröristler ve aşırılık yanlıları için güvenli bir liman olmasının yanı sıra Afgan mültecilerin çeşitli çatışma bölgelerinde toplamasın önünü açacak adımların engellenmesi gerektiğini vurguladılar. Ayrıca taraflar, Afganistan’daki yardım çabalarını ve insani çalışmaları desteklemenin önemine işaret ettiler. Umman, Suudi Arabistan’ın Afganistan’daki son durumu görüşmek üzere İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkelerine yaptığı ve 19 Aralık 2021 tarihinde Pakistan’da yapılması planlanan olağanüstü bakanlar toplantısı düzenlenmesi çağrısına övgüde bulundu.
Diğer taraftan İran’ın nükleer ve balistik füze programı dosyasının bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak ciddi ve etkili bir şekilde ele alınmasının ve bu konuda iş birliği yapılmasının önemini vurgulayan taraflar, aynı zamanda iyi komşuluk ilkelerinin vurgulanması, BM kararlarına ve uluslararası meşru kararlara saygı gösterilmesi ve bölgenin her türlü istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerden korunmasının önemini de teyit ettiler.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.