Beyaz Saray ve Pentagon’da alarm zilleri çalıyor: Çin, Atlantik kıyısındaki ilk askeri üssünü inşa ediyor

Gizli ABD istihbarat raporları, Ekvator Ginesi’nde Pekin’e özel bir askeri tesis kurulduğunu ortaya koydu.

Çin’in Ekvator Ginesi’ndeki askeri niyetleri 2019’a uzanıyor (Reuters)
Çin’in Ekvator Ginesi’ndeki askeri niyetleri 2019’a uzanıyor (Reuters)
TT

Beyaz Saray ve Pentagon’da alarm zilleri çalıyor: Çin, Atlantik kıyısındaki ilk askeri üssünü inşa ediyor

Çin’in Ekvator Ginesi’ndeki askeri niyetleri 2019’a uzanıyor (Reuters)
Çin’in Ekvator Ginesi’ndeki askeri niyetleri 2019’a uzanıyor (Reuters)

Kefaye Oller
ABD’li yetkililere göre ABD’nin gizli istihbarat raporları, Çin’in küçük Orta Afrika ülkesi Ekvator Ginesi’nde ‘Atlas Okyanusu’ndaki ilk kalıcı askeri varlığını kurma niyetinde’ olduğunu gösterdi.
Beyaz Saray ve Pentagon’da alarm zilleri çalıyor
The Wall Street Journal’a göre yetkililer, gizli istihbarat bulgularının ayrıntılarını açıklamayı reddetti. Ancak raporların, Çin savaş gemilerinin ABD’nin doğu kıyısına karşı kendilerini yeniden silahlandırabilecekleri olasılığını artırdığını söyleyen yetkililer, bunun Beyaz Saray ve Pentagon’da alarm zillerini çalan bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.                                                                                                  
ABD Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Jonathan Viner, ‘Cumhurbaşkanı Teodoro Obiang Nguema Mbasogo ve oğlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Teodoro Nguema Obiang Mangue’yi Çin’in girişimlerini kabul etmemeye ikna etme göreviyle’, Ekim ayında Ekvator Ginesi’ni ziyaret etti.
Biden yönetiminden üst düzey bir yetkili, yaptığı açıklamada “Deniz güvenliği konularını ele alma diplomasimizin bir parçası olarak Ekvator Ginesi’ne, oradaki Çin faaliyetlerini içeren bazı potansiyel adımların ulusal güvenlik endişelerini artıracağını açıkça belirttik” dedi.
Bir ülke üzerindeki büyük güç çatışmaları dışarının dikkatini nadiren çeker. Bu çatışma ise Washington ile Pekin arasındaki artan gerginliği yansıtıyor. İki ülke Tayvan’ın statüsünü, Çin’in hipersonik füze denemesini, koronavirüs pandemisinin kökenini ve diğer konularda çatışıyor.
Küresel olarak ABD, Çin’in askeri gücünü ‘Kamboçya’dan dünyadaki diğer ülkelere kadar yeni yabancı üslerde’ kullanmasını engellemeye çalışmak için çalışmalar yapıyor.

Gine’de bir askeri donanma tesisi
Bir ABD yetkilisine göre Çin, Ekvator Ginesi’ndeki bir liman şehri olan Bata’yı gözetleyecekmiş gibi görünüyor.
Bata’nın Gine Körfezi’ndeki derin sularda zaten bir Çin deniz ticaret limanı bulunuyor ve mükemmel otoyollar, şehri Gabon’a ve Orta Afrika’ya bağlıyor.
ABD’nin Afrika Kuvvetleri Komutanı (AFRICOM) Stephen Townsend, Nisan ayında Senato’da yaptığı konuşmada, Çin’den gelen en önemli tehdidin ‘Afrika’nın Atlantik kıyısındaki askeri açıdan yararlı bir deniz tesisi’ olacağını ifade etti.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre, Townsend, “Çin’in bakış açısına göre askeri açıdan faydalı, yani limanda arama yapabilecekleri, gaz ve yiyecek alabilecekleri bir alandan daha fazlasını kastediyorum. Mühimmatla yeniden silahlanabilecekleri ve donanma gemilerini onarabilecekleri bir limandan bahsediyorum” dedi.
1,4 milyonluk nüfusu ile eski bir İspanyol kolonisi olan Ekvator Ginesi, 1968’de bağımsızlığını kazandı. Başkent Malabo, Bioko adasında yer alırken, Bata ise Gabon ve Kamerun arasında yer alan ülkenin ana parçasındaki en büyük şehir sayılıyor.
Ülkeyi 1979’dan beri Obiang yönetiyor. Senato ve ABD Adalet Bakanlığı tarafından yapılan soruşturmalara göre 1996 yılında yurtdışında büyük gaz ve petrol rezervlerinin keşfinin, aile üyelerinin arabalara, malikanelere ve diğer lüks eşyalara cömertçe harcama yapmalarına olanak tanıdığı iddia ediliyor.
The Wall Street Journal, Ekvator Ginesi Petrol Bakanı ve Cumhurbaşkanının oğullarından biri olan Gabriel Mbaga Obiang Lima ile temasa geçti. Kendisine, ülkesinin Çin ile ilişkileri ve ailesindeki yolsuzluk iddiaları hakkında yazılı sorular soruldu. Obiang Lima, bu sorulara cevap vermedi. Ekvator Ginesi’nin Washington’daki büyükelçisi de çoklu görüşme taleplerine yanıt vermedi.

Gine’den ABD ile yakınlaşma girişimleri
ABD istihbarat teşkilatları, 2019 yılında Çin’in Ekvator Ginesi’ndeki askeri niyetlerine ilişkin göstergeler almaya başladı. Trump yönetiminin son günlerinde, üst düzey bir Pentagon yetkilisi ülkeyi ziyaret etti. Ancak bu yaklaşım, görünüşe göre Obiang’ın ABD’nin Çin ordusunu ne kadar ciddiye alacağından emin olmamasına neden oldu.
Biden yönetimi, daha net bir mesaj iletmeye çalıştı. Bu mesaj, Ekvator Ginesi’nin kendisini ABD ile Çin arasındaki küresel rekabetin ön safları arasına koyup koymayacağı yönündeydi.
Aynı şekilde ABD ilişkileri güçlendirmek için adımlar attı. Mart ayında kazara meydana gelen bir mühimmat patlamasının Bata yakınlarındaki bir askeri üssü yok etmesinin ve en az 100 kişinin ölümüne yol açmasının ardından ABD, bu ülkeye yardım teklif etti.
Ayrıca Ekvator Ginesi kuvvetleri, Gine Körfezi’nde ABD öncülüğündeki deniz tatbikatlarına katıldı. Ağustos ayında bir ABD Donanması gemisi Bata limanına yanaşırken, geminin kaptanı ise gemideki yerel yetkililere ve denizcilere itfaiyecilerin eğitimini takip etme çağrısı yaptı.
Beyaz Saray, diplomatik temasların istenen etkiye sahip olup olmayacağını bilmiyor ve oradaki Çin deniz varlığını savuşturmak için sürekli ve uzun vadeli çabalar gerektireceğine inanıyor.
Afrika’daki ABD ordusunda bulunan Güney Avrupa Görev Gücü (SETAF) Komutanı Tümgeneral Andrew Rohling, Haziran ayında yaptığı bir açıklamada, ‘Washington’un Ekvator Ginesi’nden Çin ile olan kapsamlı ilişkilerini bırakmasını istediği yönünde’ sert bir mesaj iletmek istediğini belirtti. Rohling, ancak Washington’un ‘ilişkilerin sadece ABD’nin tehdit edici olmadığını düşündüğü sınırlar içinde sürdürülmesini’ talep ettiğini belirtti.  
Viner’in ziyareti sonrasında Cumhurbaşkanının oğlu ve Ekvator Ginesi güvenlik güçlerinin fiili başkanı Obiang Mangue, Beyaz Saray’ın, kendisini ‘iki ülke arasındaki ilişkilerde ilk muhatap’ olarak belirlediğini açıkladı.
Obiang Mangue, Twitter üzerinden Viner’in heyetinden aldığı ve ABD başkanlık mührü ile işlenmiş gümüş bir levha olan protokol hediyesini de gösterdiği bir teşekkür videosu yayınladı. Birkaç gün sonra ise Obiang Mangue ve Malabo’daki ABD Büyükelçiliği’nden bir maslahatgüzar, Viner’in ziyareti sırasında gündeme getirilen önerileri ele aldı.
Kısa bir süre sonra ise Cumhurbaşkanı Teodoro Obiang Nguema Mbasogo, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Daha sonra Pekin, ‘Ekvator Ginesi’nin Çin’i her zaman en önemli stratejik ortağı olarak gördüğünü’ vurgulayan bir bildiri yayınladı.
Çin, Ekvator Ginesi polisinin eğitilmesine ve silahlandırılmasına yardım ediyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı, Ekvator Ginesi’nde veya Afrika’nın Atlantik kıyısında herhangi bir yerde askeri üs kurma planları hakkındaki yazılı bir açıklama talebine yanıt vermedi.

Cibuti’deki Çin askeri üssü
Pekin, ilk denizaşırı askeri üssünü 2017 yılında kıtanın diğer tarafında Cibuti’de kurdu. Eski Fransız kolonisi, Süveyş Kanalı’ndan geçen deniz trafiği için stratejik bir koridor sayılan Babul Mendeb Boğazı boyunca uzanıyor. ABD Afrika Komutanlığı’na göre Çin tesisinde bir uçak gemisi ve nükleer denizaltıları taşıma kapasitesine sahip bir rıhtım bulunuyor.
Üs, Afrika’daki en büyük ABD üssü olan ve 4 bin 500 ABD askerine ev sahipliği yapan Camp Lemonnier’den 6 mil uzakta yer alıyor.
Pentagon tarafından finanse edilen Afrika Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde araştırma görevlisi Paul Nantolia, “Çin sadece ABD gibi bir askeri üs inşa etmiyor. Çin modeli farklı. Sivil ve güvenlik unsurlarını birleştiriyor” dedi.
Çin hükümetinin verilerine göre Çin devletine ait şirketler, son 20 yılda Afrika çevresinde 100 ticari liman inşa etti.
ABD’li bir yetkiliye göre Afrika’nın kuzeybatı kıyısındaki Moritanya’da bulunan ABD’li diplomatlar, yerel makamlara Pekin’in Çin yapımı bir limanı askeri amaçlarla kullanma girişimini reddetmelerini tavsiye etti.
Bu yıl Kongre’ye sunulan bir raporda Pentagon, Çin’in Kenya, Seyşeller, Tanzanya ve Angola’da Afrika üslerine ‘ilgi duyduğunu’ aktardı.
Devlete ait China Road and Bridge Corporation (CRBC) tarafından 2009 ve 2014 yılları arasında geliştirilen Bata limanında belirgin bir büyük çalışma yok.

ABD’nin karşılaştığı zorluklar
ABD, Ekvator Ginesi’nde çıkar arayışında zorluklarla karşı karşıya olduğunun farkında ve sert bir şekilde eleştirdiği bir ülkeden yardım istiyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, Obiang rejimini yargısız infazlarla suçladı ve rejimi işkence ve diğer suiistimallerden sorumlu tuttu.
Bir ABD Senatosu komitesi, 2004 yılında Washington merkezli Riggs Bank’ı ‘Obiang, karısı ve diğer akrabaları tarafından kontrol edilen yüz milyonlarca dolar mevduat kabul ederek bankanın, yabancı yolsuzluk gelirleriyle iş yaptığına dair kanıtları görmezden geldiği gerekçesiyle’ eleştiren bir rapor yayınladı.
Banka, ‘organizatörlerin beklentilerini tam olarak karşılamak için gerekli çalışmaları daha hızlı ve daha kapsamlı bir şekilde tamamlayamadığı’ dolayısıyla üzgün olduğunu açıkladı. Riggs, ertesi yıl PNC Finansal Hizmetler tarafından satın alındı.
Öte yandan ABD Adalet Bakanlığı, Cumhurbaşkanının oğlu Obiang Mangue’nin yasadışı kazanç elde ettiği iddiasıyla soruşturma başlattı.
2011 yılında Obiang Mangue, ABD’nin Malabo büyükelçisiyle telefon görüşmesi gerçekleştirdi ve basında yer alan haksız iddialara karşı adını temize çıkarmak için yardım istedi. Dışişleri Bakanlığı’nın mahkeme kayıtlarına giren bir telgrafına göre Obiang Mangue, büyükelçiye “Ülkemizin hazinesinden asla para çalmadım” dedi. Ayrıca servetini ülkenin petrol yakıtlı altyapı geliştirme çalışmaları sırasında meşru hükümet sözleşmelerini kazanarak elde ettiğini söyledi.
Bununla birlikte bir dizi davada ABD hükümeti avukatları, Obiang Mangue’yu Tarım ve Orman Bakanı olarak yılda 100 bin dolardan az kazanıyorken, ‘yolsuzluk ve kara para aklama yoluyla’ 300 milyon dolardan fazla bir servet biriktirmekle suçladı.
2015 yılında yapılan bir araştırmada Obiang Mangue, Malibu malikanesinden, bir Ferrari’den ve diğer varlıklardan elde edilen geliri federal hükümete teslim etti.
ABD Adalet Bakanlığı, Ekvator Ginesi’nden koronavirüs aşıları ve diğer tıbbi yardımlar şeklinde ele geçirilen 26,6 milyon dolarlık varlığı yöneteceğini duyurdu.
Ekvator Ginesi Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin açıklamasını kınayan ve bunu ‘gerçeklerin çarpıtılması’ olarak nitelendiren bir açıklama ile yanıt verdi. Twitter üzerinden açıklama yapan Obiang Mangue, fonun ilaç için kullanılmasını istediğini belirtti.
Ekvator Ginesi, kişi başına düşen yıllık GSYİH’ye göre ülkeyi Sahra altı anakarasında en zengin ülke yapan açık deniz kaynaklarını çıkarmak için ABD petrol şirketlerine güveniyor.
Dışişleri Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde ‘ülkelerin insan ticaretiyle mücadelede ne kadar ciddi olduklarına’ ilişkin yıllık değerlendirmede Ekvator Ginesi’nin sıralamasını yükseltti. Bu durum, Biden yönetiminin Ekvator Ginesi’ne deniz güvenliği yardımı sağlamasına izin verebilir.
Ülke, Gine Körfezi sularında korsanlar ve yasadışı balıkçılıktan kaynaklanan büyüyen bir tehditle karşı karşıya. ABD yönetiminde üst düzey bir yetkili, “Bizim ve onların menfaatine olan deniz güvenliği hususunda birlikte ortaya koyabileceğimiz adil bir miktar olduğuna inanıyoruz” dedi.



Kazakistan, ağustos ayında Novorossiysk üzerinden petrol ihracatını artırdı

Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı’nda bir yeniden yükleme tesisi (Reuters)
Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı’nda bir yeniden yükleme tesisi (Reuters)
TT

Kazakistan, ağustos ayında Novorossiysk üzerinden petrol ihracatını artırdı

Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı’nda bir yeniden yükleme tesisi (Reuters)
Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı’nda bir yeniden yükleme tesisi (Reuters)

Kazakistan’ın devlete ait boru hattı işletmecisi KazTransOil bugün yaptığı açıklamada, ülkenin geçtiğimiz ağustosta Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı üzerinden gerçekleştirdiği petrol sevkiyatını yüzde 27,8 artırarak 460 bin metrik tona çıkardığını bildirdi.

Buna karşılık Orta Asya ülkesi, Baltık Denizi kıyısındaki Rusya’nın Ust-Luga Limanı üzerinden yaptığı ihracatı geçen ay yüzde 30 azaltarak 200 bin tona düşürdü.

Reuters’a konuşan sektör kaynakları, Rusya’nın Kazak petrolünün Ust-Luga’dan Novorossiysk’e yönlendirilmesini sağladığını belirtti. Bu adımın, Karadeniz’de artan güvenlik riskleri nedeniyle Baltık bölgesinden Rus petrolü ihracatı için ilave kapasite oluşturduğu kaydedildi.


Trump-Şi zirvesi öncesinde... Washington, yapay zekânın risklerine yönelik bir mekanizma öneriyor

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile yaptığı görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile yaptığı görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (Reuters)
TT

Trump-Şi zirvesi öncesinde... Washington, yapay zekânın risklerine yönelik bir mekanizma öneriyor

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile yaptığı görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile yaptığı görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (Reuters)

ABD, yapay zekâyla bağlantılı ve ulusal güvenlik tehdidi oluşturabilecek olayların bildirilmesine yönelik ABD ile Çin arasında ortak bir mekanizma kurulmasını önerdi. Söz konusu adım, bu alandaki en büyük iki güç arasında diyaloğun geliştirilmesini hedeflerken, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında bu hafta Washington’da yapılması beklenen zirve öncesinde geldi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, New York’ta Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, tarafların özellikle ulusal güvenlik konularına odaklanan yeni bir yapay zekâ diyaloğu oluşturulmasını ele aldığını söyledi. Bessent, bu kapsamda ortak tehdit oluşturan veya ortak hedeflerle bağlantılı olayların bildirilmesine yönelik bir sistem kurulmasının da gündemde olduğunu belirtti.

Bessent, yapay zekâ alanında dünyada birinci ve ikinci sırada yer alan ABD ile Çin arasındaki şeffaflığın artırılmasının, bu faaliyetin sınırları aşan niteliği nedeniyle önem taşıdığını ifade etti.

Trump ve Şi, geçtiğimiz mayıs ayında Pekin’de gerçekleştirdikleri zirvede yapay zekânın geliştirilmesi konusunda istişarelerde bulunulması ihtimalini ele almış, ancak söz konusu diyalog resmi bir çerçeveye dönüşmemişti.

Pekin’in ABD’nin önerisine ilişkin tutumu ise netlik kazanmadı. Şarku’l Avsat’ın Çin resmi haber ajansı Xinhua’dan aktardığı haberde, tarafların yapay zekâ konusunu görüştüğüne değinilirken, ekonomik ve ticari görüşmelerin ‘açık, kapsamlı ve yapıcı’ geçtiği belirtildi.

Gümrük vergileri ve stratejik olmayan mallar

Görüşmelerde ayrıca, ticaret ve yatırımlara ilişkin önceki mutabakatların uygulanması da ele alındı. Görüşmeler, Trump ile Şi arasında önümüzdeki perşembe ve cuma günü yapılması planlanan zirveye hazırlık kapsamında gerçekleştirildi.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Washington ve Pekin’in mayıs ayında üzerinde anlaşmaya varılan ve Ticaret Konseyi olarak adlandırılan mekanizma kapsamında, gümrük vergisi indirimlerine konu olabilecek stratejik olmayan ürünleri belirlemeye yönelik bir sistemi hayata geçirmek için çalıştığını söyledi.

Greer, olası listenin bazı tüketim malları ile Çin’in düşük teknoloji ürünlerini içerebileceğini, bunun karşılığında ABD’nin enerji, tarım ürünleri ve tıbbi cihazlarının yer alabileceğini belirtti.

ABD’nin gelişmiş yapay zekâ çipleri ve yarı iletken üretim ekipmanlarına yönelik ihracat kontrollerinin ise yapay zekâ mekanizmasına ilişkin görüşmelerin gündeminde olmadığını vurguladı.

Danışmanlık şirketi The Asia Group’un dijital ekonomi biriminin ortağı ve başkanı George Chen, diyaloğun sürdürülmesinin önemli bir gelişme olduğunu söyledi. Ancak Chen, iki ülke arasındaki güven düzeyinin düşük olması ve Pekin’in Washington’ın Çin’in yapay zekâ sektörünün gelişimini sınırlandırmaya çalıştığına inanması nedeniyle yapay zekâ alanındaki iş birliğinin hâlâ sınırlı olduğuna işaret etti.

İlerleyen görüşmelerde yapay zekânın silahlarda kullanılması, güvenlik ilkeleri, kritik altyapıların korunması ve siber saldırıların önlenmesi gibi daha hassas konuların da ele alınması bekleniyor.

Görüşmeler, ABD ile Çin’in yeni bir zirveye hazırlanırken mevcut ticaret ateşkesinin 10 Kasım’daki sona erme tarihinin yaklaşmasıyla gerçekleşiyor. Çin’in ABD tarım ürünleri alımlarını yıllık yaklaşık 17 milyar dolar artırma ve Boeing’den 200’den fazla uçak satın alma taahhütleri de dahil olmak üzere diğer bazı konularda ise henüz anlaşma sağlanmış değil.


Şi Cinping-Trump zirvesi: Pekin büyük bir anlaşmaya bahis oynamıyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin'deki Cennet Tapınağı turu sırasında birlikte yürüyorlar, 14 Mayıs 2026 (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin'deki Cennet Tapınağı turu sırasında birlikte yürüyorlar, 14 Mayıs 2026 (Reuters)
TT

Şi Cinping-Trump zirvesi: Pekin büyük bir anlaşmaya bahis oynamıyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin'deki Cennet Tapınağı turu sırasında birlikte yürüyorlar, 14 Mayıs 2026 (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin'deki Cennet Tapınağı turu sırasında birlikte yürüyorlar, 14 Mayıs 2026 (Reuters)

Şerbil Berakat

Mayıs ayında Pekin'e yaptığı ziyaret sırasında Donald Trump, Zhongnanhai surları içinde kendisine eşlik eden Şi Cinping'e, bu özel yerde başka devlet başkanlarını ağırlayıp ağırlamadığını sormadan edemedi. Çin Devlet Başkanı'nın cevabı kısaydı: “Burada çok nadiren devlet başkanlarını ağırlıyoruz” dedi ve ardından Vladimir Putin'in de burada ağırlandığından bahsetti; oysa, Zhongnanhai Richard Nixon, George W. Bush ve Barack Obama'nın da uğrak yeri olmuştu.

Cevap sıradan görünebilir, ancak iki adam arasındaki ilişkinin doğasını özetliyor. Trump, Şi'yi “dost” olarak tanımlamakta ısrar ederken, Pekin ilişkiyi kişiselleştirmekten kaçınıyor. Bugün, Trump muhtemelen önümüzdeki çarşamba günü başkanlık uçağından inişinde Şi'yi karşılamaya ve Washington'da ona görkemli bir akşam yemeği vermeye hazırlanırken, törensel etkinliklerin ardında daha karmaşık bir zirve yatıyor gibi görünüyor. Şi, “dostu” ile değil, bir sonraki hamlesi tahmin edilmesi zor olan Amerikan başkanıyla görüşmeye geliyor.

O, büyük uzlaşmaların adamı değil

Amerikalı uzmanlar, kişisel ilişkilerin, zirvelerin ve diplomatik ziyaretlerin Çin-Amerikan ilişkilerindeki önemli aşamalarda önemli bir rol oynadığına inanıyor. 1972'de Henry Kissinger'ın Pekin ziyareti ve Çin Başbakanı Çu Enlay ile yakın ilişkisi, aynı yıl Richard Nixon'ın tarihi ziyareti ve Mao Zedong ile görüşmesi, buna bir örnek. Bundan yedi yıl sonra da Jimmy Carter, Beyaz Saray'ın kapılarını Deng Şiaoping'e açarak iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının önünü açtı. Ancak, Şi ve Trump'ın ilk ve mevcut dönemlerindeki sık görüşmeleri, iki lider arasındaki kişisel kimyaya güvenmenin aynı dönüşümü sağlamadığını gösterdi.  

Bu sadece daha kurumsal ve metodik bir yaklaşımı tercih etmesiyle bilinen Şi Cinping ile ilgili değil, aynı zamanda kendisini göstermeyi sevdiği gibi bir anlaşma yapıcı olmadığını kanıtlamış olan Trump ile de ilgili.

xvfbfbf
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin'deki Halkın Büyük Salonu'nda Başkan Donald Trump ile tokalaşıyor, 14 Mayıs 2026 (AP)

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi'nde 2021-2023 yılları arasında Çin'den sorumlu eski direktör Jonathan Tsien'in yakın zamanda The Atlantic'te yayınlanan son makalesinde belirttiği gibi, Trump ne 1949'da NATO'yu kuran Harry Truman, ne 1962'de Küba Füze Krizi'ni gizli diplomasiyle yöneten John F. Kennedy, ne Mihail Gorbaçov ile silah kontrol anlaşmalarını müzakere eden Ronald Reagan ve kesinlikle, ABD-Sovyet-Çin üçgenine kapıyı açarak Soğuk Savaşı yeniden şekillendiren Nixon gibi değil.

Uygulamada Trump'ın iki dönemlik diplomatik sicili mütevazı kaldı. Kim Jong-Un ile yaptığı ve kalıcı bir siyasi anlaşmayla sonuçlanmayan zirveden, Hindistan ve Pakistan arasındaki savaşı sona erdirmede rol oynadığı iddiası ki, Yeni Delhi bunu reddetti ve Vladimir Putin'i Ukrayna'daki savaşı en temel ve adil şartlarda bile sona erdirmeye ikna edememesine kadar, başarılarının çoğu da belirsiz veya eksik.

Pekin bu deneyimi net bir şekilde okuyor; Trump büyük uzlaşmaların adam değil, ancak bu onun hafife alınacak bir başkan olduğu anlamına gelmiyor. Öngörülemezliği onu müzakere masasında daha tehlikeli hale getiriyor. Öte yandan, Çin diplomasisi son yıllarda, bazen kendisi hiçbir çaba harcamadan, Trump’ın pragmatizminden ve dış politikasının değişkenliğinden yararlanmayı öğrendi.

Bu nedenle Pekin, ABD Başkanı'nın Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana üçüncü olan Trump-Şi zirvesini şansa bırakmıyor. Trump'ı kışkırtmanın, onu küçümsemenin veya yenilmiş gibi göstermenin olumsuz sonuçları olabilir.

Çin, Trump'ın politikalarının kendisini uluslararası sahnede varlığını genişletmeye, birçok ülkeye daha istikrarlı bir ortak veya Amerikan politikalarına karşı gerekli denge unsuru olarak sunmaya ittiğini düşünse de Çinli planlamacılar Washington zirvesinde hatalardan ve yanlış hesaplardan kaçınmak için çalışıyorlar. Bu nedenle, zirve hazırlıklarına titiz bir planlama, güç ve baskı kozları toplama ve aynı zamanda Washington'u cezbedebilecek fırsatlar ve çıkarlar sunma damga vuruyor.

Pekin, İran konusunda gelecekteki herhangi bir anlaşmada veya yeni bölgesel düzenlemelerde kolaylaştırıcı veya eş garantör rolü oynamaya giderek daha fazla hazırlanıyor; bu, Washington'un kabul etmek ve bundan yararlanmak zorunda kalabileceği bir gerçektir

Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, zirvenin gündemini kesinleştirmek üzere Çin heyetinin başında Washington'a giderken, ticaret ve gümrük tarifeleri, İran savaşı ve yapay zekâ konularının masadaki en önemli konular arasında olması bekleniyor.

Ateşkes uzatılacak mı?

Trump ve Şi'nin bir yıl önce Busan'da vardığı ticaret ateşkesi sona yaklaşırken, ticaret ve gümrük tarifeleri konusu giderek daha fazla önem kazanıyor. Washington'un geçen yıl Pekin'in nadir toprak madenlerini koz olarak kullanmasının ardından gümrük tarifelerini yükseltme kararından geri adım atmasına rağmen, birçok sektörde gümrük tarifeleri yürürlükte kalmaya devam etti ve Penn Wharton Bütçe Modeli'ne göre Çin ithalatına uygulanan ortalama etkili ABD gümrük tarifesi temmuz ayında yüzde 22,8'e ulaştı.

Ancak iki ülke arasındaki ticaret, 2025 yılının aynı dönemine kıyasla yüzde 5,4 oranında artış gösterdi ve Çin ihracatı toplam ticaretin yüzde 75'ini oluşturarak Pekin'e önemli bir pazarlık gücü sağladı. Dolayısıyla gümrük tarifelerinin yükseltilmesi, Çin'i nadir toprak madenleri ve diğer ekonomik araçları kullanmaya itebilirken, tarifelerin düşürülmesi ticaret dengesizliğini Çin lehine genişletecektir.

Pekin, kasım ayındaki ara seçimlerden önce, Trump'ın bilhassa çiftçiler konusunda olumlu ekonomik sonuçlar sunma ihtiyacında olmasına bahis oynuyor. Bu nedenle Şi Cinping, ticaret ve yatırım önerileriyle birlikte, önemli Çinli iş adamlarından oluşan bir heyetle Washington'a gidiyor.

Öte yandan, Pekin bazı Amerikan endişelerini dikkate aldığını da gösterdi. Bu ay Asheville'de düzenlenen G20 maliye bakanları toplantısının nihai bildirisinde Washington tarafından önerilen ve “piyasa mekanizması dışındaki uygulamaların ve politikaların” ele alınmasını öngören maddeye karşı çıkmasına rağmen, Çin bu taleplere kısmi bir yanıt olarak yorumlanabilecek önlemler aldı. Bunlar arasında, dış pazarlarda fiyat savaşlarını ve dampingi önlemek için otomotiv sektöründeki düzenlemelerin sıkılaştırılması, zayıf yerli şirketlerin birleşmelere veya pazardan çıkmaya yönlendirilmesi de yer alıyordu.

Bu girişime bir cevap gibi görünen açıklama ile Trump, Çinli şirketlerin Amerikan topraklarında fabrika kurmaları ve Amerikalıları istihdam etmeleri şartıyla Çin otomobillerinin ABD'ye girmesine izin vermeye açık olduğunu söyledi.

İran problemi

Zirveye hazırlıklarının bir parçası olarak Şi Cinping, Bişkek'teki Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi ve Yeni Delhi'deki BRICS zirvesinin yanı sıra Kahire'ye yaptığı ziyaret de dahil olmak üzere diplomatik bir tur gerçekleştirdi. Kahire'de Wang Yi tarafından “Ortadoğu için Çin çözümü” olarak tanımlanan bölgesel bir güvenlik girişimini sundu. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre ancak en önemli hadise, Yeni Delhi ve Washington arasındaki ilişkilerin gergin olduğu bir dönemde Hindistan'da Narendra Modi ile yaptığı görüşmeydi. Giderek artan Çin-Hindistan yakınlaşması, Biden döneminde Çin'i dengelemek için Hindistan'ın rolünü genişletmeye dayanan ABD'nin Asya stratejisini daha da karmaşıklaştırıyor.

cvfb
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Hindistan'ın Yeni Delhi kentinde düzenlenen BRICS zirvesinin ikinci gününde bir araya geldi, 13 Eylül 2026 (Reuters)

Buna paralel olarak, İran savaşındaki Çin diplomasisi, Körfez'in her iki tarafındaki ortakları arasında dengeyi korumaya çalışmaktan, Tahran'a belirli talepler sunmaya doğru kaydı. Bu talepler arasında Hürmüz Boğazı'nın açılması ve seyrüsefer özgürlüğünün garanti altına alınması, Körfez ülkelerine yönelik saldırıların durdurulması ve savaşın, özellikle Yemen'e doğru genişletilmesinden kaçınılması yer alıyor. Bu talepler, Amerikan çerçevesinden bağımsız yeni bir güvenlik mimarisi üzerine bölgesel diyalog çağrısıyla birlikte geldi. Wang Yi, Pekin'de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'ye bunu iletti.

Bu denklem, Pekin'e, ABD’nin İran'a karşı devreye soktuğu “Ekonomik Dışlama” planı karşısında manevra alanı sağlıyor; zira Tahran'a uygulanan yaptırımların Çin ile doğrudan bir ekonomik çatışmaya dönüşmesi olası görünmüyor. Washington ve Pekin'in, ABD'nin etkili Çin kurumlarını hedef almaktan kaçınması karşılığında, Pekin'in İran petrol alımlarını azaltması veya İran ile ticaretini, Tahran'a uygulanan ambargoya katılmadan Amerikan taleplerini kısmen karşılayacak şekilde yeniden yapılandırması şeklinde örtük bir uzlaşmayı görüşmeleri muhtemeldir.

Bu denklemin merkezinde petrol ve Hürmüz Boğazı öne çıkıyor. Savaş sırasında Çin, talep yoluyla ham petrol fiyatlarını etkileme gücünü gösterdi, bu da Şi Cinping'e, özellikle seyrüseferdeki aksamalar ve fiyat artışları devam ederse, Trump ile İran konusunda yapılacak görüşmelerde ilave bir koz sağlıyor.

Bu nedenle Pekin, İran konusunda gelecekteki herhangi bir anlaşmada veya yeni bölgesel düzenlemelerde kolaylaştırıcı veya eş garantör rolü oynamaya giderek daha fazla hazırlanıyor; bu, Washington'un kabul etmek ve bundan yararlanmak zorunda kalabileceği bir gerçek. Ancak, Çin'in manevra alanı, gücü, nüfuz alanının sınırları ve çatışmaya dahil olan ve ondan etkilenen taraflar arasında hassas bir dengeyi koruma ihtiyacı nedeniyle sınırlı. Bu durum, etkili bir Çin rolüne izin vermeyi, Washington'un kendi kararına bağlı kılıyor.

Trump-Şi zirvesi, son günlerde medyaya hâkim olan “düşük beklentiler” ifadesine indirgenemez. Zira Trump'ın yaklaşımı ve dış politika tarzı, geniş kapsamlı herhangi bir stratejik anlayış için çıtayı düşük tutuyor

Burada Trump yönetimi gerçek bir problemle yüzleşiyor: Pekin'i görmezden gelmek, statükonun devamından minimum maliyetle faydalanmasına izin vermek anlamına gelirken, rolünü kabul etmek ise Ortadoğu'daki, özellikle de kilit Körfez ülkelerindeki etkisinin ve varlığının bir kısmından vazgeçmek anlamına geliyor.

sdv
Uçak gemisi USS Abraham Lincoln’ün, destek gemisi USNS Arctic ile denizde ikmal operasyonu sırasında, helikopterlerin iki gemi arasında malzeme transferi yapması, 8 Mayıs 2019 (ABD Donanması Basın Ofisi/AFP)

Bu nedenle, Trump yönetimi, Çin'in rolü konusunda sınırlı seçeneklere sahip gibi görünüyor; Pekin'e karşı ne baskıyı artırarak olumsuz ne de geniş bir manevra alanı tanıyarak olumlu dramatik adımlar atmadan ilerlemesi gerekiyor. Bu bağlamda özellikle dikkat çekici olan, birkaç gün önce Wang Yi ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio arasında Ortadoğu'daki gelişmelerle ilgili yapılan telefon görüşmesiydi.

Tayvan ve Ukrayna'daki savaş

Bilhassa Çin tarafının şüphesiz gündeme getireceği Tayvan başta olmak üzere gündeme başka konular da gelebilir. Gelgelelim, özellikle Trump'ın ABD'nin adanın güvenliğine olan bağlılığını azaltma eğilimi göz önüne alındığında, bunun büyük bir anlaşmazlık noktası haline gelmesi beklenmiyor. Bu bağlamda, ABD medyası, Washington'un Trump'ın “önemli bir pazarlık kozu” olarak tanımladığı Tayvan ile silah anlaşmasını askıya almayı düşündüğünü belirtti.

Ukrayna dosyasına gelince, Moskova, önümüzdeki ay Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesi sırasında Shenzhen'de Putin, Şi ve Trump arasında üçlü bir zirve olasılığından bahsetti. Şi ve Modi ise Ukrayna krizini sona erdirmek için rol oynamaya hazır olduklarını açıkladılar. Washington ve Kiev'in, Pekin'in Doğu Ekonomik Forumu sırasında Kiev'den Vladivostok'u bombalamamasını istediğini ve Ukrayna'nın da buna uyduğunu açıklaması dikkat çekiciydi.

Bu, bir şekilde hem Moskova'nın hem de Kiev'in önceki çekincelerini bir kenara bıraktığını ve artık savaşı sona erdirmek için herhangi bir denklemde Çin'i vazgeçilmez bir taraf saydığını gösteriyor.

Yapay zekâ yarışı

Yapay zekâda hakimiyet yarışının, özellikle ABD’li teknoloji şirketlerinin güvenlik ve emniyet endişeleri nedeniyle yapay zekâ modellerinin gelişiminin yavaşlatılması yönündeki çağrılarının ardından, zirve kapsamındaki temaslarda önemli bir yer tutması bekleniyor. Pekin, ABD'nin çağrısını prensipte reddetmiş olsa da güvenlik ve yönetişim kuralları konusunda teknik bir diyaloğa hazır görünüyor.

Şi Cinping, bu diyaloğa 29 ülkenin katılımıyla Şanghay'da Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütü'nün (WAICO) kurulması, sektörün küresel yönetişimi için dört ilke önerisi, ayrıca BRICS zirvesinde başlattığı “açık kaynaklı yapay zekâ” girişimi de dahil olmak üzere bir dizi girişimle birlikte katılıyor.

drgbg
Tibet Gençlik Kongresi üyeleri, BRICS zirvesi için Hindistan'a yapacağı ziyaret öncesinde Yeni Delhi'de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in posterlerini taşıyan bir protesto gösterisi düzenlediler, 11 Eylül 2026 (AFP)

Çin yapay zekâ modeli, yapay zekâ modelinin yeteneklerini geliştirmeye daha fazla önem veren ABD modeline kıyasla, pratik uygulamaları genişletmeye odaklanırken, Pekin, model geliştirme hızını yavaşlatma ve güvenlik önlemlerini güçlendirme yönündeki ABD çağrılarına uyum sağlamaya istekli görünüyor. Ancak Çin, bu çağrıların rakipleri engellemek ve ABD'nin üstünlüğünü pekiştirmek için bir araç olarak kullanılabileceği olasılığından da endişe duyuyor.

Çin bu endişesinde yalnız değil; Fransız Mistral şirketi ve Alman Yapay Zekâ Derneği, güvenlik endişelerinin Amerikan şirketlerinin hakimiyetini güçlendiren ve rakiplerinin kendisine yetişebilmesini sınırlayan düzenlemeler getirmek için kullanılmasına karşı uyarıda bulundu.

Düşük beklentiler mi?

Bu nedenle, Trump-Şi zirvesi, son günlerde medyaya hâkim olan “düşük beklentiler” ifadesine indirgenemez. Zira Trump'ın yaklaşımı ve dış politika tarzı, geniş kapsamlı herhangi bir stratejik anlayış için çıtayı düşük tutuyor. Bu arada Pekin, Washington'un uluslararası düzeni yeniden şekillendirmek için Çin ile iş birliği yapabileceği büyük girişimlerden ziyade küresel hegemonyasını yeniden üretmekle daha çok meşgul olduğuna inanıyor.

 O güne kadar Şi, büyük bir anlaşma arayışıyla Washington'a veya Trump ile görüşmeye gitmeyecek. Bunun yerine, zirveyi stratejik bir dönüm noktasına dönüştürmeden, Çin'in Washington ile ilişkilerini anlaşma anlaşma, dosya dosya yönetmesine olanak sağlayacak bir kart destesi taşıyacak.

*"Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.