ABD-Rusya uzay işbirliğini sarsan tuhaf skandalın içyüzü

6 Haziran 2018'de Rusya'nın kiraladığı Baykonur uzay üssünde Uluslararası Uzay İstasyonu'nun 56/57 numaralı seferinin görevlisi, NASA astronotu Serena Auñón-Chancellor'ın uzay kıyafeti kontrol edilirken (AFP)
6 Haziran 2018'de Rusya'nın kiraladığı Baykonur uzay üssünde Uluslararası Uzay İstasyonu'nun 56/57 numaralı seferinin görevlisi, NASA astronotu Serena Auñón-Chancellor'ın uzay kıyafeti kontrol edilirken (AFP)
TT

ABD-Rusya uzay işbirliğini sarsan tuhaf skandalın içyüzü

6 Haziran 2018'de Rusya'nın kiraladığı Baykonur uzay üssünde Uluslararası Uzay İstasyonu'nun 56/57 numaralı seferinin görevlisi, NASA astronotu Serena Auñón-Chancellor'ın uzay kıyafeti kontrol edilirken (AFP)
6 Haziran 2018'de Rusya'nın kiraladığı Baykonur uzay üssünde Uluslararası Uzay İstasyonu'nun 56/57 numaralı seferinin görevlisi, NASA astronotu Serena Auñón-Chancellor'ın uzay kıyafeti kontrol edilirken (AFP)

1975'te bir Amerikan Apollo uzay aracıyla Rus Soyuz aracı uzayda buluşmuş, mürettebat üyeleri ek sıkışmış, yemek pişirmiş ve ortak bilim deneyleri gerçekleştirmişti. Bu, iki ülke arasında Dünya'da yaşanan gerilime karşın uzayda işlerin farklı olabileceğinin bir işaretiydi.

Amerikan Apollo uzay aracı ve Rus Soyuz 1975'te uzayda buluşmuştu (AFP)
Şimdi Uluslararası Uzay İstasyonu'na (UUİ) 2018'de kenetlenen bir Rus gemisindeki 2 mm'lik deliği içeren tuhaf skandal ve küskün eski sevgililere dair söylentiler uluslararası uzay işbirliğini sarsıp yıllardır süren gerilimleri açığa vurmuşken, o günler çok uzakta kalmış gibi hissettiriyor.
Rusya'nın uzay ajansı Roscosmos bu kasımın sonunda, 2018'de UUİ'yle kenetlenen Soyuz MS-09'un üzerindeki 2 mm'lik gediğe ilişkin soruşturmanın tamamlandığını ve kamuya açıklanmayan bulgularını olası suçlamaları değerlendirmeleri üzere kolluk kuvvetlerine ilettiğini duyurdu.
Mürettebat üyelerinin yaralanmasına yol açmadan tamir edilen gedik Ruslar için büyük bir utançtı. Rus medyasında, deliği açanın hayal kırıklığına uğramış bir NASA astronotu olduğu söylentileri o zamandan beri yayılıyor. ABD uzay ajansıysa bu iddiaları şiddetle reddediyor.

NASA TV'den alınan görüntüde, 24 Nisan 2021 Cumartesi günü SpaceX Crew Dragon uzay aracından görülen Uluslararası Uzay İstasyonu yer alıyor. (AP/Arşiv)
Nisanda Rusya devlet haber ajansı TASS, ismi açıklanmayan bir Rus uzay yetkilisinin, söz konusu deliği UUİ'de "akut psikolojik kriz" geçiren ve eve dönmek isteyen NASA astronotu Serena Auñón-Chancellor'ın açtığı iddiasını yayımlamıştı.
Daha yakın bir zamanda Ars Technica, Rus haber ajansı RIA Novosti'nin, NASA kaşifinin deliği "başka bir mürettebat üyesiyle yaşadığı başarısız romantik ilişki sonrası stres sebebiyle" açmış olabileceği söylentilerini haberleştirdiğini aktarmıştı.
NASA ise kendi adına, bunların hiçbirinin doğru veya mümkün bile olmadığını, çünkü sızıntı başladığında kurumun tüm astronotlarının tam yerini bildiğini ve hiçbir ABD personelinin uzay istasyonundaki Rus kompartımanı yakınlarında bulunmadığını ifade ediyor.
NASA Başkanı Bill Nelson, yaptığı açıklamada "Bu saldırılar asılsız ve hiçbir inandırıcılığa sahip değil" dedi.
"Serena'yı tamamen destekliyorum ve tüm astronotlarımızın arkasındayım."

28 Mart 2014 tarihli bu arşiv fotoğrafında Kırım'ın Bahçesaray kenti yakınlarındaki bir tepenin üzerinde dalgalanan Rus ulusal bayrağı görülüyor. Sanayileşmiş 7 büyük ülke grubu (G7), Moskova'nın Kırım'ı Ukrayna'dan ilhakından 7 yıl sonra, 18 Mart 2021 Perşembe günü Rusya'nın Kırım Yarımadası'ndaki süregelen işgali olarak adlandırdıkları durumu güçlü biçimde kınayan bir açıklama yayımladı. (Pavel Golovkin/AP/Arşiv)
Rus uzay ajansı 2019'da gediğin kaynağını keşfettiğini belirtmiş ancak bulgularını kamuoyuna açıklamamıştı.
ABD ile Rusya uzayda ve UUİ'de yıllardır samimi bir işbirliği yürütüyor. Yetkililer de yakın zamanda bu işbirliğinin 2030'a kadar sürmesi için anlaşmaları yeniledi. Ancak ilişkiler son 10 yılda önemli ölçüde bozuldu.
İşler 2014'te Rusya'nın Kırım'ı Ukrayna'dan ilhak etmesiyle ters gitmeye başladı ve ABD bu hamleye çeşitli Rus yetkililerine yaptırım uygulayıp Vladimir Putin'in belirli uluslararası forumlardan çıkararak karşılık verdi. Rus sanayisine kısıtlamalar içeren yaptırımlar ülkenin uzay endüstrisini aksatıyor.
Putin'in o zamanki Savunmadan Sorumlu Başbakan Yardımcısı Dimitri Rogozin, Kırım krizi sebebiyle yaptırım uygulananlar arasındaydı. Rogozin şimdi Roscosmos'un başkanlığını yürütüyor.

Rusya'nın Roscosmos Uzay Ajansı Başkanı Dmitri Rogozin (Yuri Koçetkov/AP)
Rogozin, gediğin UUİ'deki keşfi sonrası üretim hatası olduğu yönündeki olası açıklama yerine bunun sabotaj olabileceği söylentilerini beslemişti.
Roscosmos'un şimdiki başkanı, 2018'de "Neydi bu? Kusur mu yoksa bazı kasti eylemler mi? Bu eylemler nerede gerçekleşti? Dünyada mı yoksa zaten yörüngedeyken mi?" demişti.
"Bir kez daha söylüyorum: Hiçbir şeyi göz ardı etmiyoruz."
Elon Musk'ın SpaceX'inin Rusya'nın koltuk başına 80 milyon dolarlık (yaklaşık 1 milyar 125 milyon TL) UUİ'ye ulaşım tekelini tehdit etmesinden Rusya ve Çin ile ABD ve farklı devletlerin iki ayrı blok kurduğu Ay keşfinin nasıl süreceğine dair ayrılıklara kadar diğer sorunlar da mevcut.

NASA'nın erişime açtığı 24 Nisan 2021 Cumartesi tarihli arşiv fotoğrafında, SpaceX Crew Dragon kapsülü kenetlenmek için Uluslararası Uzay İstasyonu'na yaklaşırken görülüyor. (AP/Arşiv)
Son zamanlarda Rusya, kasımda denediği uydusavar füzesi sebebiyle UUİ astronotlarının alelacele uzay gemilerine dönmesine yol açmış, iletişim ve haritalama uydularının yanı sıra astronotları da tehdit edebilecek bin 500 parça enkazın yörüngede dolanmasına neden olmuştu.
ABD Uzay Komutanlığı komutanı Orgeneral James Dickinson o dönem, denemenin "dış uzaydaki faaliyetlere gelecek yıllar boyunca tehdit teşkil edecek, uyduları ve uzay görevlerini riske atan ve daha fazla çarpışma önleyici manevrayı zorunlu kılan" enkaza yol açtığını söyleyerek, "Rusya tüm uluslar için uzay sahasında güvenlik, istikrar ve uzun vadeli sürdürülebilirliği kasten göz ardı ettiğini göstermiştir. Uzay faaliyetleri yaşam tarzımızın temelini oluşturur ve bu tür davranışlar kesinlikle sorumsuzcadır" demişti.
Bu gelişmeler birlikte ele alındığında bir dönemin sonunu temsil ediyor gibi duruyor.
Uzay spolitikası uzmanı Bleddyn Bowen, Axios'a yaptığı açıklamada "Rusya'nın iflas ettiği, Sovyet blokunun çöküşü sonrası ekonomik bir felaketten geçtiği ve umutsuz olduğu 1990'larda gördüklerimizle kıyaslarsak... ABD ile Rusya arasında aynı işbirliği düzeyini görmeyeceğiz" diyor.
Rus uzay şefiyse olayları farklı görüyor.
Dimitri Rogozin, eylülde CNN'e verdiği demeçte "Bu, istasyonda boşanmanın mümkün olmadığı bir aile" demişti.
Ancak aileler bile birbirinden uzaklaşabilir ve hiçbir mesafe uzaydakinden daha uzun değil.
Independent Türkçe



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.