Muammer Kaddafi’den sonra Libya’da yaşanan dönüm noktaları

Libya halkı 24 Aralık'taki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini beklese seçim tarihinin ertelenmesi gündemde.

Libya, Kaddafi diktatörlüğünün 2011'de devrilmesinden bu yana hala çatışma ve krizler yaşıyor (AFP)
Libya, Kaddafi diktatörlüğünün 2011'de devrilmesinden bu yana hala çatışma ve krizler yaşıyor (AFP)
TT

Muammer Kaddafi’den sonra Libya’da yaşanan dönüm noktaları

Libya, Kaddafi diktatörlüğünün 2011'de devrilmesinden bu yana hala çatışma ve krizler yaşıyor (AFP)
Libya, Kaddafi diktatörlüğünün 2011'de devrilmesinden bu yana hala çatışma ve krizler yaşıyor (AFP)

Libya, Muammer Kaddafi'nin diktatörlük rejiminin 2011'de devrilmesinden bu yana kaosa sürüklenmesinden sonra on yıllık şiddetten kurtulmaya ve on yıllık bir çatışma ve güç mücadelesi sayfasını kapatmaya çalışıyor. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı dosyaya göre işte karşınızda o zaman bu yana yaşanan önemli olaylar:

Kaddafi’nin devrilmesi
15 Şubat 2011 tarihinde ‘Arap Baharı’ olarak bilinen olayların ortasında, Libya'nın doğusundaki Bingazi'de, Kaddafi rejiminin şiddetli baskılarla karşı karşıya kaldığı protestolar başladı.
Bir ay sonra, 19 Mart'ta Washington, Paris ve Londra liderliğindeki bir koalisyon, Birleşmiş Milletler'den (BM) yeşil ışık aldıktan sonra Kaddafi güçlerinin karargahına büyük bir hava bombardımanı başlattı. Ardından operasyonun komutası NATO'ya geçti.
20 Ekim'de Kaddafi, Libya'nın başkentinin doğusundaki memleketi Sirte'de öldürüldü.
Üç gün sonra, o sırada ‘isyancıların’ siyasi aracı olan Ulusal Geçiş Konseyi, ülkenin ‘tam kurtuluşunu’ ilan etti.

Büyükelçiliklere saldırılar
7 Temmuz 2012'de Libyalılar, doğuda sabotaj ve şiddet eylemleriyle gölgelenen ülkenin ilk özgür yasama seçimlerinde Genel Ulusal Kongresi üyelerini seçtiler.
Bir ay sonra, Ulusal Geçiş Konseyi yetkilerini Genel Ulusal Kongre'ye (parlamento) devretti.
2012 yılının Eylül ayı ve 2013 yılının Nisan ayında Fransız büyükelçilikleri, iki saldırıya maruz kaldı. İlk saldırıda Büyükelçi Christopher Stevens dahil dört ABD’linin ölümüne neden oldu. İkincisinde iki Fransız muhafız yaralandı. Bunun ardından çoğu yabancı elçilik kapılarını kapattı ve çalışanları ülkeyi terk etti.
Yabancı işçiler ve diplomatik misyonlar, milis üyeleri veya aşırılık yanlısı gruplar tarafından saldırıya uğradı ve kaçırıldı.

İki parlamento ve iki hükümet
2014 yılının Mayıs ayında emekli Tümgeneral Halife Hafter, doğu Libya'daki silahlı aşırılık yanlısı gruplara karşı bir operasyon başlatıldığını duyurdu. Doğu bölgesinden subaylar, Hafter’in kurduğu ‘Libya Ulusal Ordusu’ saflarına katıldı.
Aynı yılın Haziran ayında, çoğunluğu onu boykot eden İslamcılara karşı olan yeni bir parlamento seçildi.
Ancak Ağustos ayının sonunda, haftalarca kanlı çatışmalardan sonra, aşırılık yanlısı gruplar da dahil olmak üzere birçok silahlı fraksiyonu içeren Libya Şafağı (Fecr-i Libya) Koalisyonu, başkent Trablus'un kontrolünü ele geçirdi. Genel Ulusal Kongre, eski parlamentoyu yeniden canlandırdı ve yeni bir hükümet kurdu.
Ülkenin doğusundaki istikrarlı parlamentodan bir hükümet daha çıktı. Artık Libya'nın iki parlamentosu ve iki hükümeti vardı.

Ulusal Mutabakat Hükümeti
Aylarca süren müzakerelerin ardından 2015 yılının Aralık ayında sivil toplum temsilcileri ve milletvekilleri, Fas'ın Suheyrat kentinde BM himayesinde bir anlaşma imzaladı ve Ulusal Mutabakat Hükümeti ilan edildi.
2016 yılının Mart ayında Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı Fayez es-Serrac başkent Trablus'a taşınmayı başardı. Ancak doğuda Hafter ve parlamentonun desteklediği paralel hükümet ona karşı çıktı.
2017 yılının Temmuz ayının başlarında, mareşalliğe terfi eden Hafter, üç yıllık savaşın ardından Bingazi'nin aşırılık yanlılarından ‘tamamen kurtarıldığını’ duyurdu.
2018 yılının Haziran ayının sonlarında aşırılık yanlılarının kalesi ve doğuda kontrolü dışında kalan tek şehir olan Derna'yı ele geçirdi.

Trablus çatışmaları
2019 yılının başlarında Hafter, ülkenin güneyini ele geçirmeye başladı. Yerel aşiretlerin desteğiyle, ülkenin en büyük petrol sahalarından biri olan Sebha ve Şerara'yı savaşmadan ele geçirdi.
4 Nisan'da güçlerine Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne sadık güçlerin şiddetli direnişiyle karşılaştıklarında Trablus'a doğru ‘ilerlemelerini’ emretti.
Aynı yılın Kasım ayının başlarında, New York Times, Libya'da özel güvenlik için Rus ‘Wagner’ grubundan paralı askerlerin konuşlandırıldığını bildirdi.
Aralık ayında bir BM raporu, birkaç şirket ve ülkenin 2011'den bu yana Libya'ya uygulanan silah ambargosunu, savaşan iki kampa silah teslim ederek veya savaşçı göndererek ihlal ettiğini bildirdi.

Ateşkes anlaşması
5 Ocak 2020 tarihinde Ankara, Trablus hükümetini desteklemek için Türk askerlerinin konuşlandırılmasının başladığını duyurdu. Bu, Haziran ayı başında Hafter güçlerinin Trablus'a yönelik saldırının başlatıldığı batıdaki son kalesi olan Tarhuna'nın kontrolünü geri aldıklarını açıklayan Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne bağlı güçlerin ilerlemesinin önünü açtı.
23 Ekim 2020'de, çatışmanın tarafları, BM himayesinde Cenevre'de beş gün süren görüşmelerin ardından ‘derhal etkili’ kalıcı bir ateşkes anlaşması imzaladı.
Aynı ayın 26'sında, Ulusal Petrol Şirketi son devre dışı bırakılan petrol sahasının yeniden açıldığını duyurdu.
13 Kasım 2020'de BM, Tunus'ta bir araya gelen Libyalı delegelerin 24 Aralık 2021'de genel seçimlerin yapılması konusunda anlaşmaya vardığını duyurdu.

Seçim kampanyalarının başlaması
5 Şubat 2021'de, Libyalı taraflar arası diyaloğa katılanlar, Cenevre'de BM himayesinde yapılan toplantılarda, Abdulhamid Muhammed ed-Dibeybe'yi üç üyeli bir başkanlık konseyi ile birlikte geçiş dönemi için başbakan olarak seçtiler.
10 Mart'ta geçiş hükümeti Parlamento’dan güvenoyu aldı ve Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Doğu Hükümeti'nin yerini aldı.
22 Eylül'de Halife Hafter, başkanlık seçimlerine hazırlık için askeri görevlerini askıya aldı.
4 Ekim'de doğudaki parlamento, yasama seçimlerini düzenleyen yasayı kabul etti. Ancak parlamentonun ikinci bir organı olan Trablus merkezli Danıştay, bu yasaya ve 9 Eylül yasasına itiraz etti.
Parlamento daha sonra oylama tarihlerini değiştirdi. Başkanlık seçimlerinin 24 Aralık'ta yapılması ve yasama seçimlerinin bir ay sonra yapılması planlandı.
Geçtiğimiz 8 Kasım'da seçimler için adaylıkların açıklanması için kapı açıldı.

Seçimler yapılmayabilir
12 Kasım'da uluslararası toplum, ‘kapsayıcı’ ve ‘güvenilir’ seçimler için çağrıda bulunarak, seçimleri engelleyen herkese yaptırım tehdidinde bulundu.
Ancak Kasım ayının sonunda İçişleri Bakanı Halid Mazen, ‘ihlallerin artması’ nedeniyle başkanlık seçimlerinin zamanında yapılıp yapılamayacağının şüpheli olduğunu söyledi.
1 Aralık'ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Başkanı’nın demokratik bir oylama için koşulların karşılanmadığını düşünmesinin ardından seçimlerin ‘sorunun bir parçası’ olmaması gerektiğini vurguladı.
11 Aralık'ta Libya Yüksek Ulusal Seçim Komisyonu, başkanlık adaylarının nihai listesinin yayınlanmasını erteleyerek, seçimlerin planlanan 24 Aralık tarihinde yapılması olasılığını daha da ortadan kaldırdı.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.