NYT: İsrail’in İran’a saldırabilmesi için ‘havada yakıt ikmali yapan KC-46 uçaklarına’ ihtiyacı var… Mevcut tanker filosu 50 yıldan daha eski

İsrail’e ait bir F-35 savaş uçağı (Reuters)
İsrail’e ait bir F-35 savaş uçağı (Reuters)
TT

NYT: İsrail’in İran’a saldırabilmesi için ‘havada yakıt ikmali yapan KC-46 uçaklarına’ ihtiyacı var… Mevcut tanker filosu 50 yıldan daha eski

İsrail’e ait bir F-35 savaş uçağı (Reuters)
İsrail’e ait bir F-35 savaş uçağı (Reuters)

İsrail, geçtiğimiz hafta İran nükleer tesislerinin hedef alınmasında belirleyici bir rol oynayabilecek, havada yakıt ikmali yapan tanker uçaklarının teslimatını hızlandırmak için ABD Başkanı Biden yönetimine bir talepte bulundu.
Ancak İsrail’e cevaben, bu uçaklar için çok sayıda ön sipariş olduğu ve ilk uçakların 2024 sonlarına kadar hazır olma ihtimalinin düşük olduğu söylendi.
İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, geçen hafta ABD’li mevkidaşı Lloyd Austin ve Washington’daki diğer üst düzey yetkililerle bir araya geldiğinde bu talebi iletti.
New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, ABD’li yetkililer Gantz’a üretim siparişlerinin yığılmasını azaltmak için çalışacaklarını söylese de, teslimat için zamanlama konusu odak noktası olmaya devam ediyor.
Biden yönetimi yetkilileri, İran ile diplomasinin başarısız olduğunu ve nükleer silah üretmenin eşiğine her zamankinden daha çok yaklaştığını söyleyen İsrail Başbakanı Naftali Bennett’in askeri saldırı tehdidini canlandırmaya çalışmasından endişe duyuyor.
Talep, Washington ile Tel Aviv arasında İran’ın nükleer programıyla nasıl başa çıkılacağına ilişkin yaşanan yeni gerilimlerin ortasında geldi.
ABD eski Başkanı Donald Trump’ın nükleer anlaşmadan 2018 yılında çekilmesinden bu yana, İsrail istihbarat servislerinin İran’daki uranyum zenginleştirme tesisleri ve bir nükleer santrifüj tesisine defalarca sabote etmek için yaptığı operasyonlara rağmen, Tahran nükleer yakıt üretiminde önemli kazanımlar elde etti. 
İsrailli yetkililer, Bennett’in bir hava saldırısına yönelik tatbikatlar için önemli bir bütçe oluşturduğunu bildirerek, nükleer anlaşmayı canlandırmak için herhangi bir çabanın, İran’ın nükleer silah yapımında hızla ilerlemesini sağlayacak kusurlu bir anlaşma olacağını savundu.
 İsrail Mart ayında bombardıman uçaklarına havada yakıt ikmali yapacak, İran’daki hedeflere ulaşmalarına ve geri dönmelerine izin verecek yeni Boeing KC-46 askeri uçağını sipariş etti.
Boeing’in, 2024 sonlarına doğru planlanan ilk teslimatla birlikte, 2,4 milyar dolarlık sekiz uçak tedarik etmesi bekleniyor.
Ancak ABD Hava Kuvvetleri, Hint-Pasifik bölgesindeki kuvvetlerini güçlendirmek ve bölgede Çin karşısında daha büyük bir askeri varlık yaratmak için gerekli olan bu uçakları satın alma konusunda istekli.
İsrail’in şu anki tanker filosu 50 yıldan daha eski ve Boeing 707’yi içeriyor.
Yeni KC-46 tanker uçağı filosunun İsrail’e çok daha fazla menzil ve kapasite vereceğine inanılıyor, çünkü savaş uçakları ve bombardıman uçaklarına yakıt ikmali yapma ve uçuş sırasında yakıt alma imkanı sağlıyor.
Boeing tanker uçaklarının masrafları ABD’nin İsrail’e yönelik yıllık askeri yardım paketinden ödeneceğinden, bu hava yakıt ikmal tankerlerinin finansmanı nihayetinde Amerikan vergi mükelleflerinin cebinden gidecek.
İsrail’e sağlanması gereken askeri kapasitenin türü ve ne kadar çabuk sağlanacağı konusundaki tartışma, Washington’da eskilere dayanıyor.
Eski Başkan George W. Bush, 2008’de dönemin İsrail Başbakanı Ehud Olmert’in özel sığınak delici bombalar ve B-2 bombardıman uçağı satın almanın yanı sıra İran’a yönelik herhangi bir saldırıda gerekli olacağını söylediği yaklaşık 10 tanker uçağı kiralama taleplerini geri çevirdi.
Dönemin ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, o sırada ABD’nin İsrail’e tam olarak istediğini vermesi gerektiğini savundu, ancak bunda başarılı olamadı.
Bush ve Cheney anılarında bu olaya atıfta bulundu. Fakat her ikisi de, İsraillilere İran’ın çabalarını yeni nesil siber silahlarla sabote etmeyi amaçlayan gizli eylemler için izin verdiklerinden bahsetmedi.
Kod adı Olimpiyat Oyunları olan bu program, nihayetinde Stuxnet solucanını üreten ve İran’ın binden fazla santrifüjünü yok eden İsrail-ABD ortak çabası haline geldi.
İsrail ise daha sonra başka yetenekler geliştirdi ve kuvvetlerini bunlara göre eğitti.
İsrailli yetkililere ve New York Times’ın İsrail eski Başbakanı Binyamin Netanyahu ile 2019’da yaptığı bir röportaja göre, Netanyahu, Obama yönetimi sırasında birkaç kez İran’a bir saldırı emri vermenin eşiğine geldi. Ancak Washington ile onarılamaz bir çatlak yaratma endişesiyle bundan geri adım attı.
İsrail Hava Kuvvetleri, 2017’de yakıt ikmal uçaklarının değiştirilmesi gerektiğine karar verdiğinde, Netanyahu hükümeti hemen bir sipariş vermedi.
O zamanlar, Netanyahu’nun şiddetle karşı çıktığı nükleer anlaşma uyarınca Tahran’ın nükleer yakıtının yüzde 97’sini ülke dışına gönderdiği göz önüne alındığında, İran’ın nükleer programı büyük ölçüde kontrol altında görünüyordu. Buna bağlı olarak, İran’a yönelik askeri harekât tatbikatlarının hızı da yavaşladı.
Bugün ise bu planlar yeniden canlandırıldı. İsrailli yetkililer, bir saldırı düzenlemeleri halinde, bazı tesislerin, özellikle de İran askeri üssünde bir dağın derinliklerine gömülü yakıt zenginleştirme merkezi olan Fordo’nun birçok kez vurulması gerektiğine inanıyor. 
Ancak zamanlarının kısa olacağını, bu nedenle havada hızla yakıt ikmali yapmak zorunda kalacaklarını da biliyorlar.
ABD’li yetkililer, İsrail’in İran’a yönelik olası bir saldırısının yakın olduğunu düşünmüyor. Ancak askeri harekata alenen hazırlık yapan Bennett’in İran ile Batı arasındaki nihai bir anlaşmada daha sert şartlar arayabileceğine inanıyorlar.



Britanya, Ukrayna için ABD'den silah satın almak üzere 205 milyon dolar taahhüt etti

Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)
Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)
TT

Britanya, Ukrayna için ABD'den silah satın almak üzere 205 milyon dolar taahhüt etti

Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)
Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)

İngiliz Savunma Bakanı John Healey dün yaptığı açıklamada, İngiltere'nin Kiev'e ABD silahları tedarik etmek için Ukrayna Öncelik Listesi girişimine 150 milyon sterlin (205 milyon dolar) ayırdığını duyurdu.

Bu girişim, yeni ABD askeri yardımının durduğu bir dönemde, Ukrayna'ya ABD silahlarının akışını sağlamak amacıyla geçen yaz kurulmuştu.

Haley, e-posta ile yaptığı açıklamasında, “Birleşik Krallık'ın Ukrayna Öncelikli İhtiyaçlar Listesi girişimine 150 milyon sterlinlik bir destek sağlayacağını teyit etmekten memnuniyet duyuyorum” ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre “Birlikte, Putin'in acımasız saldırısına yanıt olarak Ukrayna'ya ihtiyaç duyduğu hava savunmasını sağlamalıyız” diye ekledi.

Bu girişim, müttefiklerin Kiev için ABD hava savunma sistemleri ve diğer hayati ekipmanların satın alınmasını finanse etmesine olanak tanıyor.

ABD'nin NATO Büyükelçisi Matthew Whitaker salı günü yaptığı açıklamada, müttefiklerin bu program aracılığıyla halihazırda 4,5 milyar dolardan fazla kaynak sağladığını söyledi.


Trump: İran ile müzakere tercih edilen seçenektir

İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump: İran ile müzakere tercih edilen seçenektir

İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.

Beyaz Saray'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile üç saatten fazla süren bir toplantının ardından, ABD Başkanı Donald Trump dün, İran ile müzakerelerin sürdürülmesi konusundaki ısrarı dışında, İran konusunda aralarında nihai bir anlaşmaya varılamadığını doğruladı.

Trump, toplantıyı “çok verimli” olarak nitelendirerek, Washington ile Tel Aviv arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı. Müzakerelerin tercih ettiği seçenek olmaya devam ettiğini teyit ederken, çabaların başarısız olması halinde “ciddi sonuçlar” olacağı konusunda uyarıda bulundu. Trump, Gazze ve genel olarak bölgede “önemli ilerlemeler” olduğuna işaret ederek, “Ortadoğu'da barışın hâkim olduğunu” ifade etti.

Tahran'da, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, devrimin 47. yıldönümü anma töreninde, ülkesinin “nükleer silaha sahip olmak istemediğini” ve nükleer programının barışçıl niteliğini kanıtlayacak “her türlü soruşturmaya” hazır olduğunu belirtti. Ancak, İran'ın “aşırı taleplere boyun eğmeyeceğini” vurguladı ve egemenlik ilkelerinin ihlalini kabul etmeyeceğini belirtti.

İran'ın Dini Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani ise İran'ın füze kapasitesinin “kırmızı çizgi” olduğunu ve ABD ile dolaylı görüşmeler bağlamında “pazarlık konusu olamayacağını” söyledi.

Bölgesel olarak, Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'yi Doha'da kabul etmeden önce Trump ile telefonda gerilimin azaltılması konusunu görüştü.


Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC