Çin'in Facebook ve Twitter'dan nasıl veri topladığı ifşa oldu

Araştırmada devlete bağlı medya kuruluşlarının, ordunun, polisin ve siber denetimcilerin, veri toplamak amacıyla daha gelişmiş cihaz ve sistemler satın aldığı da bildirildi (Reuters)
Araştırmada devlete bağlı medya kuruluşlarının, ordunun, polisin ve siber denetimcilerin, veri toplamak amacıyla daha gelişmiş cihaz ve sistemler satın aldığı da bildirildi (Reuters)
TT

Çin'in Facebook ve Twitter'dan nasıl veri topladığı ifşa oldu

Araştırmada devlete bağlı medya kuruluşlarının, ordunun, polisin ve siber denetimcilerin, veri toplamak amacıyla daha gelişmiş cihaz ve sistemler satın aldığı da bildirildi (Reuters)
Araştırmada devlete bağlı medya kuruluşlarının, ordunun, polisin ve siber denetimcilerin, veri toplamak amacıyla daha gelişmiş cihaz ve sistemler satın aldığı da bildirildi (Reuters)

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post'un araştırmasında, Çin'in Facebook ve Twitter gibi sosyal medya devlerinden de bilgi topladığı ortaya çıktı.
Yüzlerce teklif belgesi, sözleşme ve şirket dosyasının incelendiği araştırmada, Çin'in son 10 yılda geliştirdiği, "kamuoyu görüşü" adı verilen ve yetkilileri yurtiçindeki siyasi açıdan hassas çevrimiçi içeriklere karşı uyaran bir ağ sistemi üzerinden bilgi topladığı bildirildi.
Araştırmaya göre söz konusu ağ sistemi içinde yabancı gazeteci ve akademisyenlerle ilgili veritabanı oluşturmak için Twitter'dan veri toplayan, devlete ait 320 bin dolarlık bir medya yazılımı yer alıyor. 
Sistemde ayrıca başkent Pekin'de polisin kullandığı, Hong Kong'la Tayvan'da Batı merkezli sosyal medya platformlarında konuşulanların analiz edildiği, 216 bin dolarlık bir istihbarat programı da bulunuyor. 
Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir sibermerkezdeyse yurtdışında Uygurca hazırlanmış içerikler kataloglanıyor ve veritabanına kaydediliyor. 
Çin Komünist Partisi Propaganda Bölümü'ne rapor veren bir birimde çalışan ve kimliğini açıklamayan bir analist, Washington Post'a "Şimdi Çin karşıtı çalışanların yeraltı ağını daha iyi anlayabiliriz" dedi.
Analist, Twitter'da Çin yönetimine karşı "olumsuz" içeriklerin yakından takip edildiğini ve veri raporları hazırlandığını söyledi.
ABD merkezli düşünce kuruluşu Alman Marshall Vakfı'ndan Mareike Ohlberg, Çin'in veri toplama ve takip sistemlerini yurtdışında da kullandığını ifade etti.
Çin'in yurtiçinde veri toplamak için kullandığı kamuoyu görüşü sistemi hakkında detaylı araştırmalar yapan Ohlberg, "Şimdi bu çabaların bir kısmını yurtdışında gösteriyorlar. Açıkçası, ülkede bu sistemin geldiği son noktadaki kapsamına bakarsak, bence bu ürkütücü bir şey" dedi.
Bu ağ sistemi, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in internet denetimi politikasının önemli bir parçası.
2014'te devlete bağlı China Daily gazetesinde yayımlanan bir haberde, 2 milyondan fazla kişinin kamuoyu görüşü analisti olarak çalıştığı bildirilmişti.
2018'de yine devlete bağlı People's Daily'de yayımlanan bir haberde de söz konusu ağ sisteminin "on milyarlarca Çin yuanı" değerinde olduğu ve yılda yüzde 50 oranında büyüdüğü savunulmuştu.
Independent Türkçe, Washington Post



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.