Süper Lig'de ilk yarının "en"leri belirlendi

Süper Lig 2021-22 sezonu ilk yarısı sona erdi, ikinci devre 7 Ocak 2022'de başlayacak / Fotoğraf: AA
Süper Lig 2021-22 sezonu ilk yarısı sona erdi, ikinci devre 7 Ocak 2022'de başlayacak / Fotoğraf: AA
TT

Süper Lig'de ilk yarının "en"leri belirlendi

Süper Lig 2021-22 sezonu ilk yarısı sona erdi, ikinci devre 7 Ocak 2022'de başlayacak / Fotoğraf: AA
Süper Lig 2021-22 sezonu ilk yarısı sona erdi, ikinci devre 7 Ocak 2022'de başlayacak / Fotoğraf: AA

64. kez düzenlenen Süper Lig'in 2021-22 sezonunda 19 maçlık ilk yarı sona erdi. 
Trabzonspor'un 46 puanla lider tamamladığı ilk yarıda Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray ilk 3'e giremezken, Konyaspor ikinci, Medipol Başakşehir üçüncü sırada yer aldı.
Üç takımı 32'şer puanı bulunan Fenerbahçe ve Atakaş Hatayspor takip ederken, geçen sezonun çift kupalı şampiyonu Beşiktaş'ın 7., Galatasaray'ın ise 10. sırada tamamlaması dikkat çekti.
Ligin son sıralarına ise 15'er puanlı Öznur Kablo Yeni Malatyaspor, Göztepe ve Kasımpaşa ile 17 puanlı Çaykur Rizespor yerleşti.
Öte yandan Türkiye Futbol Federasyonu'nun yayınladığı ilk yarı istatistik bilgilerinde çarpıcı detaylar görüldü.

Abdullah Avcı yönetimindeki Trabzonspor, şampiyonluğa yürüyor / Fotoğraf: AA
Trabzonspor tarihi sezonların birini yaşıyor
Abdullah Avcı önderliğinde Süper Lig'de fırtınalar estiren Trabzonspor, 19 maçlık ilk yarıyı 46 puanla ve en yakın takipçisinin 7 puan önünde zirvede tamamladı. 
Rakiplerine 43 gol atarak en golcü takım unvanını elinde tutan Karadeniz ekibi, kalesinde gördüğü 14 golle bu alanda en az filelerini havalandıran takım konumunda yer aldı.
Trabzonspor'da ilk yarının en istikrarlı ismi 18 maçta 1620 dakika süre alan kaleci Uğurcan Çakır oldu. Çakır'ı 17 maçta bin 525 dakika süre alan Edgar Le ile 17 maçta bin 512 dakika oynayan Marek Hamsik takip etti.
19 maç oynanan ilk yarıda bordo-mavili ekipte 9 kez fileleri havalandıran Andreas Cornelius en golcü isim olurken, Norveçli futbolcuyu 7 golle Anastasios Bakasetas takip etti. 
Abdullah Avcı'nın öğrencileri, 19 maçlık periyotta 3'ü kırmızı 36'si sarı olmak üzere toplam 39 kez kart gördü.
Bordo-mavili ekipte Uğurcan Çakır, Vitor Hugo ile Hüseyin Türkmen, kırmızı kart gören isimler arasında yer aldı.

Mesut Özil, Fenerbahçe'de ilk yarının en skorer ismi oldu / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe'de işler Trabzonspor maçıyla terse döndü
Son 3 sezonda beklentilerin altında kalarak istenen başarılardan uzak kalan Fenerbahçe için 2021-22 sezonu ilk yarısı iyi başlamasına karşın kötü sonlandı.
9. haftada oynanan Trabzonspor maçına lider çıkan sarı-lacivertliler, bu maçtaki mağlubiyetin ardından hızla gerileyerek ilk yarıyı 32 puanla 4. sırada ve lider Trabzonspor'un 14 puan gerisinde noktaladı.
Fenerbahçe'de ilk yarının en istikrarlı ismi 18 maçta toplam bin 464 dakika süre alan Attila Szalai olurken, mevkidaşı Kim Min-jae, 17 maçta bin 421 dakika ile en çok süre alan ikinci oyuncu oldu.
Ligin 19 haftalık periyodunda rakip fileleri 13 farklı futbolcu ile 31 kez sarsan Kadıköy ekibinin bu alandaki en başarılı ismi Türk asıllı Alman yıldız futbolcu Mesut Özil (7 gol) oldu. 
Özil'i 5 golle Serdar Dursun, 3'er golle Mergim Berisha, Miha Zajc takip etti.
Sezona Vitor Pereira başlayan ancak yaşanan ayrılığın ardından Zeki Murat Göle ile yola devam eden Fenerbahçe'de futbolcular ilk yarıyı 3'ü kırmızı ve 38'i sarı kart olmak üzere toplam 41 kartla tamamladı. Marcel Tisserand, Kim Min-jae ve Filip Novak, İstanbul temsilcisinde kırmızı kart gören oyuncular oldu.

Josef De Souza, Beşiktaş'ta ilk yarının en etkisi ismi oldu / Fotoğraf: AA
Çift kupalı Beşiktaş, liderin 18 puan gerisinde kaldı
Geçen sezonu çift kupa ile tamamlayan (Süper Lig-Türkiye Kupası) Beşiktaş, bu sezonun ilk yarısında beklentilerin uzağında kaldı.
Süper Lig'in ilk yarısını 28 puanla 7. sırada ve lider Trabzonspor'un 18 puan gerisinde tamamlayan Beşiktaş'ta ilk yarının en istikrarlı oyuncusu 17 maçta bin 530 dakika forma giyen Brezilyalı Josef De Souza oldu. 
Bu alanda Brezilyalı orta sahayı 16 maçta 1432 dakika ile Valentine Rosier takip etti.
16'şar maçta forma giyen Domagoj Vida (1370 d.), Ersin Destanoğlu (1350 d.) ve Rachid Ghezzal (1346 d.) en çok süre alan diğer isimler.
İlk yarıyı 30 golle tamamlayan siyah-beyazlıların bu alandaki en skorer isimleri 6'şar golle Michy Batshuayi ile Cyle Larin olurken, bu futbolcuları 4 golle Güven Yalçın ve 3 golle Josef De Souza takip etti.
Sezona Sergen Yalçın ile başlayan ancak Süper Lig'de ve Şampiyonlar Ligi'nde alınan başarısız sonuçlar sonrası yoluna Önder Karaveli ile devam eden Beşiktaşlı futbolcular, 19 maçta 4'ü kırmızı, 41'i sar olmak üzere toplam 45 kez kartla cezalandırıldı. Valentine Rosier (2), Necip Uysal ve Salih Uçan, Beşiktaş'ta kırmızı kart gören isimler oldu.

Avrupa'da yoluna namağlup devam eden Galatasaray, Türkiye'de umduğunu bulamıyor / Fotoğraf: AA
Galatasaray'dan iki farklı performans: Avrupa'da başka Türkiye'de başka
Bu sezon UEFA Avrupa Ligi'nde grubundan namağlup çıkan ve son 16 turuna kalmayı garantileyen Galatasaray'da işler Türkiye'de yolunda gitmiyor.
Türkiye Kupası'nda Denizlispor'a elenen Galatasaray, Süper Lig'de ise ilk yarıyı 27 puanla 10. sırada ve liderin 19 puan gerisinde noktaladı.
Sarı-kırmızılı ekipte 19 maçlık periyodun en istikrarlı oyuncusu ise 18 maçta bin 620 dakika forma giyen Victor Nellson oldu. Nellson'u 16 maçta bin 434 dakika oynayan Fernando Muslera ile 17 maçta bin 428 dakika süre alan Berkan Kutlu takip etti.
Türk futbolunda 2021'e damga vuran Kerem Aktürkoğlu ise 19 maçta bin 404 dakika forma giyerek adından söz ettirdi.
İlk yarıyı 24 golle tamamlayan Galatasaray'ın bu alandaki en başarılı ismi Mustafa Muhammed (5 gol) oldu.
Kerem Aktürkoğlu (4 gol), Alexander Cicaldau (3 gol) ve Olimpiu Morutan (3 Gol) takımın diğer skorer oyuncuları konumunda.
Fatih Terim yönetiminde Süper Lig'in ilk yarısını tamamlayan Galatasaraylı oyuncular, 2'si kırmızı 45'i sarı olmak üzere 21 farklı futbolcu 47 kez kart gördü.
Galatasaray'da Marcao ve Berkan Kutlu kırmızı kart gören isimler oldu.

Şampiyonluk yolunda liderin en yakın takipçisi Konyaspor, yoluna emin adımlarla devam ediyor / Fotoğraf: AA
Sezonun sürpriz ekibi Konyaspor, şampiyonluk yolunda iddialı
Süper Lig'in 64. sezonuna İlhan Palut'un teknik direktörlüğünü üstlendiği İttifak Holding Konyaspor damga vurdu.
Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Başakşehir gibi takımları geride bırakan "Anadolu Kartalı" 19 maçlık periyotta topladığı 39 puanla lider Trabzonspor'un 7 puan gerisinde ikinci sırada yer aldı.
Yeşil-beyazlı ekipte en istikrarlı oyuncu 19 maçın tamamında forma giyen Ibrahim Sehiç ile Guilherme 1710'ar dakika forma giyerek bu alanda zirvede yer aldı. İkiliyi, 19 müsabakada bin 677 dakika süre alan Nejc Skubic ile 18 karşılaşmanın bin 620 dakikasında oynayan Amir Hadziahmetovic izledi.
19 maçta 32 gol atan Konyaspor'un en skorer isimleri ise Sokol Cikalleshi (5), Serdar Gürler (4), Endri Çekiçi (4) ve Paul Jose Mpoku (3) olarak kayıtlara geçti.

Gol Krallığı yarışında Pesic zirvede
Süper Lig'in ilk yarısında oynanan maçlarda atılan 501 golün 14'ü kendi kalesine olurken 189 futbolcu toplamda 487 gol atma başarısı gösterdi. 
Söz konusu gollerin 70'i kafa ile atılırken, 54'ü penaltı vuruşuyla gerçekleşti. Ligde atılan 363 gol ise ayakla kaydedildi.
İlk yarıdaki maçlarda gol atan 189 futbolcudan 77'si 1, 45'i 2, 24'ü 3, 13'ü 4, 10'u 5, 6'sı 6, 8'i 7, 2'si 8 gol kaydetti. 3 oyuncu 9 gol bulurken 1 futbolcu 11 gol atarak "Gol Krallığı" yarışında zirvede yer aldı.

Süper Lig'de forma giyen oyuncular arasında ilk yarının en skorer ismi Fatih Karagümrük'te oynayan Aleksander Pesic oldu.
İstanbul temsilcisiyle çıktığı 18 maçta 11 kez fileleri havalandıran Pesic'i "Gol Krallığı" yarışında Trabzonsporlu Cornelius (18 maç-9 gol), Başakşehirli Okaka (16 maç-9 gol) ve Kayserisporlu Thiam (16 maç-9 gol) takip etti.

7 kırmızı kart gören Karagümük en hırçın oldu
Süper Lig'in ilk yarısında 20 takımda forma giyen oyuncular toplamda 800 sarı, 50 de kırmızı gördü.
Ligin en çok sarı kart çıkan haftası 9. hafta (54 sarı kart), ile 18. hafta (7 kırmızı kart) oldu.
800 kartın 632'si "sportmenliğe aykırı davranış", 118'inin gerekçesi ise "hakeme veya hakem karalarına itiraz" olarak gösterildi.
50 kırmızı kartın 30'u "aynı maçta ikinci bir ihtar" nedeniyle çıkarken, 10'u "ciddi faul", 2'si "şiddetli hareket" meydana geldi.
Süper Lig'de ilk yarının "en hırçın" takımı toplam 7 kez kırmızı kart gören Fatih Karagümrük oldu. İstanbul temsilcisinin oyuncuları ayrıca 41 kez sarı kartla cezalandırıldı.
Karagümrük'ün ardından en çok kırmızı kart gören ekipler ise 4'er kırmızı kartla cezalandırılan Göztepe (48 sarı kart), Sivasspor (32 sarı kart) ve Beşiktaş (41 sarı kart) olarak kayda geçti.
İlk yarının 19 maçlık periyodundan hiç kırmızı kart görmeyerek en centilmen takım unvanını ise Fraport TAV Antalyaspor aldı. Kırmızı-beyazlılar ilk yarıda 44 kez sarı kart ile cezalandırıldı.

"En çok süre alanlar" listesinin zirvesini 9 oyuncu paylaştı
Süper Lig'in ilk yarısının tamamında forma giyen oyuncular listesinin ilk sırasını 9 isim paylaştı.
Altay'dan Mateusz, Hatayspor'dan Munir, Antalyaspor'dan Boffin ile Güray Vural, Gaziantep'ten Günay Güvenç, Göztepe'den İrfan Can Eğribayat, Konyaspor'dan Sehic ile Guilherme ile Karagümrük'ten Viviano, 19 maçın tamamında forma giyerek bin 710'ar dakika sahada kalmayı başardı.
Antalyasporlu Veysel Sarı 19 maçta 1684 dakika ile bu isimleri takip ederken, Konyasporlu Skubic 19 maç ve bin 677 dakika, Çaykur Rizesporlu Holmen ise 19 maç ve 1676 dakika ile ilk 17'de kendine yer buldu.
19 maçta bin 633 dakika süre bulan Ndayishimiye 13. sıradan listeye girerken, 18'er maçta 1620'şer dakika forma giyen Galatasaraylı Nellson, Konyasporlu Amir, Trabzonsporlu Uğurcan Çakır ve Kayserisporlu Lung Süper Lig'in ilk yarısında en çok forma giyen oyuncular oldu.

En çok Galatasaray, en az Yeni Malatyaspor oyuncu değiştirdi
Süper Lig'de bu sezonun ilk yarısında toplam bin 645 kez oyuncu değişikliği yaşandı. 
19 haftalık periyotta toplam 93 kez oyuncu değişikliği yapan Galatasaray, bu alanda zirvede yer aldı.
91 oyuncu değişikliği yapan Karagümrük ikinci olurken 88 kez bu hakkı kullanan Antalyaspor üçüncü oldu.
Lider Trabzonspor 86 kez oyuncu değişikliğine giderken, Beşiktaş 79, Fenerbahçe 87, Konyaspor 80, Başakşehir'in 87 oyuncu değişikliği yaptığı görüldü.
Oyuncu değişiklik hakkına sadece 58 kez başvuran Yeni Malatyaspor, en az oyuncu değişikliği yapan takım oldu. Öte yandan Altay 74, Hatayspor ve Kasımpaşa 76'şar oyuncu değişikliğine imza attı.
Independent Türkçe



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM