İran Cumhurbaşkanı: Trump ve Pompeo yargılanmazsa Süleymani’nin intikamı alınacak

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi (EPA)
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi (EPA)
TT

İran Cumhurbaşkanı: Trump ve Pompeo yargılanmazsa Süleymani’nin intikamı alınacak

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi (EPA)
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi (EPA)

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, ABD eski Başkanı Donald Trump ve eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo yargılanmaması halinde, iki yıl önce öldürülen Kasım Süleymani suikastı nedeniyle intikam alınacağını söyledi.
Reisi televizyonda yaptığı konuşmada, “Eğer Trump ve Pompeo, General Süleymani’yi öldürme suçundan dolayı adil bir mahkemede yargılanmazsa, Müslümanlar bizim şehidimizin intikamını alacaktır” dedi.
İran Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu el-Mühendis, 3 Ocak 2020’de Trump’ın emriyle silahlı insansız hava araçları (SİHA) ile Bağdat’ta düzenlenen saldırıda öldürüldü.
Süleymani, İran Devrim Muhafızları’nın dış operasyonlarından sorumluydu ve Tahran’ın bölgesel politikasının en önemli mimarlarından biriydi.



İki pilot arasındaki kavga, İsrail’e giden BAE uçağının rotasını değiştirdi

Flydubai şirketine ait iki uçak (Arşiv – Şarku’l Avsat)
Flydubai şirketine ait iki uçak (Arşiv – Şarku’l Avsat)
TT

İki pilot arasındaki kavga, İsrail’e giden BAE uçağının rotasını değiştirdi

Flydubai şirketine ait iki uçak (Arşiv – Şarku’l Avsat)
Flydubai şirketine ait iki uçak (Arşiv – Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile İsrail arasında gerçekleşen bir yolcu seferi, pilotlar arasında yaşanan şiddetli arbede nedeniyle başka bir havalimanına yönlendirildi. Uçağın ait olduğu Flydubai şirketi tarafından yapılan açıklamada, olayın ayrıntılarına ilişkin bilgi verilmezken, uçakta bir olay meydana geldiği doğrulandı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, uçağın kaçırıldığı yönündeki iddialar yalanlandı. Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan bildiride, ‘durumun kontrol altında olduğu’ ve ‘İsrailli yolcuların güvenli bir şekilde geri getirilmesi için gerekli tüm tedbirlerin alındığı’ ifade edildi.

Yedioth Ahronoth gazetesinin haberinde ise İsrailli yetkililerin olayı bir ‘terör saldırısı’ olarak değerlendirdiği ve ikinci pilotun uçağı düşürmeye çalışan saldırgan olduğunu düşündüğü kaydedildi. Yetkililerin, pilotun intihar girişiminde bulunup bulunmadığını da ayrıca soruşturduğu bildirildi.

Şiddetli kavga ve ‘kaçırma girişimi’

Flydubai şirketi tarafından yapılan açıklamada, bugün Dubai’den Tel Aviv’e sefer yapan 1073 sefer sayılı uçakta seyir halindeyken bir olay meydana geldiği belirtilerek, “Uçak Suudi Arabistan’ın Tebuk kentine güvenli bir şekilde iniş yapmıştır ve tüm yolcuların sağlık durumu iyidir” denildi.

ABD merkezli CNN’nin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, pilotlar arasında yaşanan şiddetli bir arbede imdat çağrısı sinyalinin verilmesine neden oldu.

Reuters’a konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen İsrailli bir yetkili de pilotların birbirleriyle fiziki kavgaya tutuşmalarının ardından acil durum sinyali gönderdiklerini söyledi. Pilotlardan birinin sinyali kasten gönderip göndermediği ise henüz netlik kazanmadı.

Jerusalem Post gazetesinin aktardığına göre İsrailli bir yetkili, pilotlardan birinin diğerini bıçaklaması ve uçağı kaçırma girişiminde bulunmasının ardından ‘büyük bir felaketin eşiğinden dönüldüğünü’ ifade etti. Yetkili, şahsın uçağı yere düşürme mi yoksa İsrail’e doğru yönlendirme niyetinde mi olduğunun henüz bilinmediğini belirtti.

Aynı yetkili, kabin ekibinin diğer üyeleri ve uçaktaki yolcuların yardımıyla söz konusu pilotun etkisiz hale getirilerek kontrol altına alındığını ekledi. Yetkilinin bildirdiğine göre arbede sırasında uçak yaklaşık 4 bin metre irtifa kaybetti.

İsrail basını, Dubai’den Tel Aviv’e giden ve içinde yaklaşık 150 kişi bulunan uçağın kısa süreliğine imdat çağrısı gönderdiğini, bunun da uçağın kaçırılmış olabileceği endişesini doğurarak İsrail’in eşlik etmek üzere iki savaş uçağını havalandırmasına yol açtığını bildirdi.

Ynet haber sitesinde yer alan habere göre sinyal, uçak manuel kontrolle irtifa kaybedip ters yöne dönmek üzere manevra yaptığı ve daha düşük bir yüksekliğe indiği sırada gönderildi.

Olayın ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz acil güvenlik değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.

Flydubai uçağı sabah saat 07.05’te Dubai’den havalanmış ve saat 09.30 sularında Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion Havalimanı’na iniş yapması planlanmıştı.

Uçuşun başlamasından yaklaşık 90 dakika sonra, uçak Ürdün hava sahasına girdiği sırada transponder üzerinden genel acil durum anlamına gelen uluslararası 7700 kodunu gönderdi. Ardından, uçağın işletimine yönelik yasa dışı müdahale ve olası kaçırılma durumlarını belirtmek için kullanılan 7500 kodu iletildi.

Acil durum sinyallerinin gönderilme nedeni tespit edilmeye çalışılırken, İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait iki savaş uçağı uçağa eşlik etmek üzere havalandırıldı.


Katar, ABD'nin 7 günlük öneriye yanıtını İran'a iletti

Katar, ABD'nin 7 günlük öneriye yanıtını İran'a iletti
TT

Katar, ABD'nin 7 günlük öneriye yanıtını İran'a iletti

Katar, ABD'nin 7 günlük öneriye yanıtını İran'a iletti

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir yetkili, Reuters'a yaptığı açıklamada İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin dün akşam Doha'da Katarlı arabulucularla görüştüğünü ve ABD'nin 7 gün boyunca güven inşa edilmesini öngören plana ilişkin yanıtını aldığını söyledi. Yetkili, Arakçi'nin bugün (çarşamba) Tahran'da söz konusu yanıtı görüşeceğini belirtti.

Yetkili, taraflar arasındaki temel anlaşmazlığın güven inşa etmeyi amaçlayan planın adımlarının hangi sırayla uygulanacağı konusunda yaşandığını ifade etti. Planın, ABD ile İran arasında haziran ayında imzalanan mutabakat zaptının güçlendirilmiş bir versiyonuna dönülmesini hedeflediği kaydedildi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yaptırımları hafifletmeye hazır olduğu yönündeki beklentileri reddetmesinin ardından petrol fiyatları çarşamba günü yükseldi.

Trump salı günü yaptığı açıklamada, İran'ın ABD ile yürüttüğü savaşta "teslim olup olmayacağını" bilmediğini söyledi. Ancak İran'ın durumunun "çok kötü" olduğunu ifade etti.

Bu arada İran Devrim Muhafızları, ABD'deki ara seçimler öncesinde Amerikan vatandaşlarına Trump'a karşı gösteri ve protestolar düzenleme çağrısında bulundu. Devrim Muhafızları, ABD Başkanı'nın Orta Doğu'da yürüttüğü savaşın başarısızlıkla sonuçlandığını savundu.


ABD Senatosu, Batı Şeria'daki ihlallere ilişkin rapor talep eden kararı reddetti

ABD Kongresi, (Arşiv-Reuters)
ABD Kongresi, (Arşiv-Reuters)
TT

ABD Senatosu, Batı Şeria'daki ihlallere ilişkin rapor talep eden kararı reddetti

ABD Kongresi, (Arşiv-Reuters)
ABD Kongresi, (Arşiv-Reuters)

ABD Senatosundaki Cumhuriyetçiler, dün Başkan Donald Trump yönetimini işgal altındaki Batı Şeria'da artan şiddet ve aralarında ABD vatandaşlarının da bulunduğu kişilerin öldürülmesi hakkında Kongre'ye rapor sunmaya zorlamayı amaçlayan girişimi engelledi.

Oylama, ABD'deki Demokratlar ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti arasında İsrail'in Filistinlilere yönelik tutumu konusundaki anlaşmazlığın ve Cumhuriyetçilerin Netanyahu liderliğindeki koalisyona verdiği güçlü desteğin sürdüğünü gösteren son gelişme oldu.

Karara 47 senatör destek verirken, 51 senatör karşı çıktı. Kentucky Senatörü Rand Paul dışında bütün Cumhuriyetçiler “hayır” oyu kullandı. Bütün Demokratlar ise Pennsylvania Senatörü John Fetterman dışında kararı destekledi.

Karar kabul edilseydi, Dışişleri Bakanlığı'nın Batı Şeria'da yerleşimciler veya İsrail güvenlik güçleri tarafından öldürülen ABD vatandaşları hakkında Kongre'ye rapor sunması ve bölgedeki insan hakları durumunu değerlendirmesi gerekecekti.

Batı Şeria'da Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet olayları bu yıl keskin biçimde arttı.

Karar, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana ABD'nin toplamda en fazla dış yardım sağladığı ülke olan İsrail'e yönelik yardımların kesilmesini öngörmüyordu. Ancak yönetimin raporu sunmaması, yardımlara kısıtlama getirilmesinin önünü açabilecekti.

Maryland Senatörü Demokrat Chris Van Hollen, söz konusu girişimin başlıca destekçisiydi. Van Hollen, Batı Şeria'daki insan hakları durumunun, 2022'den bu yana 9 ABD vatandaşının öldürülmesi de dahil olmak üzere, “çoktan incelenmesi gereken” bir konu olduğunu belirtti.

Van Hollen yaptığı açıklamada, İsrail'e atıfla, “ABD vergi mükelleflerinin parasını alanların yasalarımıza ve değerlerimize uygun hareket etmesini sağlamak bizim sorumluluğumuzdur” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetçiler ise Demokratları, İsrail'in tehdit altında olduğu bir dönemde siyasi çıkar elde etmeye çalışmakla suçladı. Bu açıklamalar, ABD ve İsrail güçlerinin İran'la devam eden çatışmanın başlamasına yol açan hava saldırılarını düzenlemesinin üzerinden yedi ay geçmesinin ardından geldi.

Montana Senatörü Cumhuriyetçi Steve Daines, “İran destekli terör belasına karşı koyarken, müttefikimiz İsrail'in yanında durabilmemiz için meslektaşlarımı bu karara hayır oyu vermeye çağırıyorum” dedi.

Seçimler yaklaşıyor

Oylama, 3 Kasım'da yapılması planlanan ABD ara seçimlerinden birkaç hafta önce gerçekleşti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre anketler, seçimlerin Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğunu kaybetmesiyle sonuçlanabileceğine işaret ediyor. Bu da yeni Kongre döneminde ABD'nin İsrail politikasında olası bir değişimin önünü açabilir.

Anketlere göre İran'la savaş, çatışmanın yol açtığı enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle hayal kırıklığı yaşayan Amerikalılar arasında popüler değil.

Uzun süredir ABD'deki Cumhuriyetçilere yakın duran Netanyahu da 27 Ekim'de İsrail'de yapılacak seçimlerle karşı karşıya. Anketler, sağ koalisyonunun seçimleri kaybedebileceğine işaret ediyor.

İsrail, Batı Şeria'yı 1967'den bu yana kontrol ediyor. Birleşmiş Milletler ve ülkelerin çoğu, bölgedeki yerleşimleri askeri işgale ilişkin uluslararası hukuk kapsamında yasa dışı kabul ediyor. İsrail ise bu görüşü reddediyor ve söz konusu toprakların işgal altında değil, ihtilaflı olduğunu savunuyor.

Bazı Demokratlar ve az sayıda Cumhuriyetçi, İsrail'in Gazze'deki savaşı yürütme biçimi nedeniyle İsrail'e yönelik askeri yardımlara kısıtlama getirilmesi çağrısında bulundu. Savaş, on binlerce Filistinlinin ölümüne ve Gazze Şeridi'nin geniş kesimlerinin harabeye dönüşmesine yol açtı.