NATO, Rusya ile bu haftaki görüşmelerden hemen sonuç beklemiyor

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Brüksel'deki NATO karargahında düzenlediği basın toplantısında (AP)
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Brüksel'deki NATO karargahında düzenlediği basın toplantısında (AP)
TT

NATO, Rusya ile bu haftaki görüşmelerden hemen sonuç beklemiyor

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Brüksel'deki NATO karargahında düzenlediği basın toplantısında (AP)
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Brüksel'deki NATO karargahında düzenlediği basın toplantısında (AP)

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Pazartesi günü Rusya'yı Ukrayna'ya saldırması durumunda maruz kalacağı 'ciddi sonuçları ve ağır bedel' konusunda uyardı ve NATO'nun Ukrayna'nın 'kendini savunma' hakkına destek verdiklerini vurguladı.
Stoltenberg, NATO ve Batılı ülkelerle Rusya arasında Avrupa'nın güvenliği hakkında bu hafta yapılacak görüşmelerden hemen sonuç beklemenin gerçekçi olmayacağını söyledi.
NATO-Ukrayna Komisyonu Toplantısı öncesinde Ukrayna Başbakan Yardımcısı Olga Stefanishyna ile basın toplantısı düzenleyen Stoltenberg, bugün Cenevre'de ABD-Rusya görüşmesi yapılacağını, çarşamba günü Brüksel'de NATO-Rusya Konseyi’nin toplanacağını ve perşembe günü Viyana'daki AGİT toplantısı düzenleneceğini hatırlattı.
Stoltenberg, "Bu haftayı bitirdiğimizde, toplantıları tamamladığımızda, sorunların çözülmüş olmasını beklemek gerçekçi değil" dedi.
NATO’nun sorunların çözümü için bir süreç, bir dizi toplantı düzenlenmesi üzerinde anlaşmayı ümit ettiğini belirten Stoltenberg, şunları kaydetti:
"Her iki tarafta da Avrupa'da silahlı bir çatışmayı engellemek için süreç başlatma konusunda gerçek bir irade olduğunu ümit ediyorum. NATO tarafında bu irade var. Biz ilerleme sağlayacak bir süreç, bir dizi toplantı üzerinde anlaşmayı hedefliyoruz."

Ukrayna'nın NATO üyeliği
Jens Stoltenberg, Ukrayna'yı desteklemeye devam edeceklerini, bu ülkenin NATO standartlarını karşılaması için yardımı sürdüreceklerini belirtti.
Stoltenberg, "Avrupa'da herhangi bir ülkenin, hangi güvenlik düzenine dahil olacağı da dahil olmak üzere, kendi yolunu seçme hakkında taviz vermeyeceğiz. Ukrayna'nın ne zaman NATO üyesi olacağı Ukrayna'nın ve NATO üyesi 30 ülkenin kararıdır. Başka kimsenin bu konuda söz söyleme hakkı yoktur" değerlendirmesinde bulundu.

Ukrayna, NATO'dan üyelikle ilgili netlik istiyor
Ukrayna Başbakan Yardımcısı Stefanishyna da Rusya'nın güvenlik garantileri konusunda dayatmalarda bulunduğunu, müzakerelerin Rus askerlerinin Ukrayna sınırından çekilmesiyle başlaması gerektiğini vurguladı.
Rusya'nın, Ukrayna'yı işgal için yeterli sayıda askerini sınıra yığacağı gerçeğini herkesin görmesi gerektiğini belirten Stefanishyna, bunun önlenmesi için gereken her şeyin yapılmasını istedi.

Stefanishyna, ülkesinin istediği ittifaka katılma hakkı bulunduğunu vurgulayarak, "Avro-Atlantik entegrasyon Ukrayna anayasasında bulunmakta, halkın büyük çoğunluğu tarafından desteklenmektedir. Bu müzakere konusu veya koz olarak kullanılacak bir şey değildir" diye konuştu.
Olga Stefanishyna, NATO'nun "açık kapı politikasını" değiştirmeyeceğine inandıklarını ifade ederek, Ukrayna gibi NATO'ya üye olmak isteyen ülkelerin durumuna netlik kazandırılmasını talep etti.

Rusya'nın güvenlik garantileri önerileri
Rus ordusunun Ukrayna sınırında son aylarda yaptığı askeri tahkimat sonrası NATO ile Rusya arasında gerginlik artmış, ilişkiler Soğuk Savaş sonrası en düşük seviyeye gerilemişti.
30 Kasım'daki NATO Dışişleri Bakanları sonunda, Rusya'nın, Ukrayna'ya karşı saldırgan tutum göstermesi halinde bunun "ciddi sonuçları ve ağır bedeli" olacağı uyarısı yapılmıştı.
Rusya, 15 Aralık'ta ABD ve NATO'ya ilettiği güvenlik garantileri konulu anlaşma teklifinde, NATO'nun doğuya doğru genişlemesinden ve eski Sovyetler Birliği ülkelerinin NATO'ya alınmasından vazgeçilmesine dair ABD'den taahhüt istiyor.
ABD'nin, eski Sovyetler Birliği ülkelerinde ve NATO üyesi olmayan ülkelerde askeri üs kurmaması, herhangi bir askeri faaliyette bulunmak için bu ülkelerin altyapısını kullanmaması ve bu ülkelerle askeri iş birliği yapmaması talepleri de taslak anlaşma metinlerinde yer alıyor.
Rusya'nın teklifinde, nükleer silahların her ülkenin kendi ulusal toprakları dışında konuşlandırılmaması ve ulusal topraklar dışında konuşlandırılan bu tür silahların geri çekilmesine yönelik maddeler de bulunuyor.
Bu konuların ele alınması için bu hafta Batılı ülkeler ve NATO ile Rusya arasında bir dizi görüşmeler yapılacak.
ABD ve Rusya dışişleri bakan yardımcıları, bugün İsviçre'nin Cenevre kentinde bir araya geliyor. 12 Ocak'ta Brüksel'de, 2019'dan beri toplanmayan NATO-Rusya Konseyi toplanacak. 13 Ocak'ta ise Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) bünyesinde bu konular Viyana'da ele alınacak.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe