Bennett: İsrail, Viyana müzakerelerinin sonuçlarına bağlı değil

İsrail Başbakanı Naftali Bennett geçtiğimiz hafta düzenlenen basın toplantısı sırasında konuşurken (AFP)
İsrail Başbakanı Naftali Bennett geçtiğimiz hafta düzenlenen basın toplantısı sırasında konuşurken (AFP)
TT

Bennett: İsrail, Viyana müzakerelerinin sonuçlarına bağlı değil

İsrail Başbakanı Naftali Bennett geçtiğimiz hafta düzenlenen basın toplantısı sırasında konuşurken (AFP)
İsrail Başbakanı Naftali Bennett geçtiğimiz hafta düzenlenen basın toplantısı sırasında konuşurken (AFP)

İsrail Başbakanı Naftali Bennett, İran’ın İsrail’i tehdit edenler listesinin başında yer aldığını söyledi. Bennett, 2015 nükleer anlaşmasını canlandırmayı amaçlayan Viyana müzakerelerinin yönetimi konusunda endişeli olduğunu, çünkü İran’ın ‘yönünde samimi olmadığını’ söyledi. İsrail Başbakanı, müzakerelere ve anlaşmalara taraf olmayan İsrail'in “her yerde ve her zaman, hiçbir kısıtlama olmaksızın tam hareket özgürlüğünü korumaya devam edeceğini” yineledi.
Bennett, Knesset Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi toplantısında ulusal güvenlik gündemine ilişkin açıklamalarda bulunarak, “Burada olmaktan memnunum. Knesset'in hükümetin her alanında ve tabii ki en önemli alanında, yani İsrail'in ulusal güvenliğinde yaptığı çalışmaları parlamento tarafından denetlemesine büyük önem veriyorum. İsrail'in ulusal güvenlik durumu iyi ve birkaç zorluğa rağmen sürekli gelişiyor. En önemli ve en tehlikeli olanı, İran'ın saldırgan projeleri,  bize ve bölgedeki tüm ülkelere düşmanlığıyla bize dayattığı meydan okumadır.” ifadelerini kullandı.
“İran, bölgedeki vekilleri ve uzantılarıyla İsrail'i tüm sınırlarında sürekli tehdit eden ahtapotun başıdır” şeklinde konuşan Bennett, “gece gündüz İran'la ve İran'ın faaliyetleriyle uğraştıklarını, artık sadece devamlı bir savunma ile kalmayıp devamlı bir hücum konseptine geçeceklerini” bildirdi.
Bennett ayrıca, Viyana'da İran ile büyük güçler arasında devam eden müzakerelere değindi. Dışişleri bakanı İsrail'in vardıkları her türlü anlaşmayı kabul ettiğini, ancak bunun iyi bir anlaşma olmasını istediğini belirtmiş olsa da, Bennett daha da keskin konuşarak, “Viyana'daki nükleer müzakerelerden kesinlikle endişe duyuyoruz. İsrail anlaşmalara taraf değildir. İsrail, eğer herhangi bir anlaşma imzalanırsa, orada yazılacaklara bağlı değildir. İsrail, sınırsız ve kısıtlanamaz eylem özgürlüğünü her zaman ve her yerde koruyacaktır” şeklinde konuştu.
Bennett, kendi hükümetinin, Binyamin Netanyahu hükümetinin aksine, çok şey söyleyip az şey yaparak değil, tam tersi olduğunu söyleyerek güvenlik işleri konusunda milletvekillerine güven vermeye çalıştı. İsrail Başbakanı açıklamasında, “Bu yıl atılan ana ve en önemli adımlar, İsrail’in istikrarını artırmak. İsrail ulusal güvenliğini tüm boyutlarıyla ciddi şekilde etkileyen birkaç yıllık kargaşadan ardından düzenin istikrarını arttırmayı başardık ve bütçeyi geçirdik. İsrail ekonomisi, ekonominin toparlanmasını sağlayan kapanmayı önleme politikamız sayesinde yaklaşık yüzde 7 oranında büyüyerek sağlamlaşacak. Bu büyüme oranı sayesinde, nispeten büyük miktarda para alabilir, Savunma Ordusu ve tüm güvenlik hizmetlerinin büyümesine yatırım yapabilir, böylece kendisine yüklediği görevleri yerine getirebilir. Askeri gücümüzde ve sahadaki başarılarımızda yıllardır eşi benzeri görülmemiş bir artışa tanık olduğumuzdan eminim. Bu birikim, buradaki varlığımız için önemli ve bundan çok memnunum, hızla oluşturmaya kararlıyız” dedi.
Öte yandan İsrail Parlamentosu Dış İlişkiler ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Ram Ben-Barak, “İran, İsrail'in tüm güvenlik sorunlarının üzerinde. Bu sis perdesi kaldırılmalı. İsrail Devleti, anlaşmaya taraf ve bağlı olmamasına rağmen, balistik füze sisteminin geliştirilmesine kısıtlamalar getirmenin ve onu engellemenin yanı sıra İran'ın nükleer yetenekler edinmesini önleyen bir anlaşma, Suriye'de siperi engellemek, Hizbullah ve Hamas'ın dengesini bozan silahların transferini engellemek ve terörü yayma çabalarını durdurmayı umut etmeli. Bütün bunlar gerçekleşmezse İsrail, amaç ve hedeflerine ulaşması için etkili bir askeri seçeneği içeren bir geri çekilme planı hazırlamakla yükümlü. İsrail'in kendi güçleriyle kendini savunma hakkı var. Komitedeki görevimiz, güvenlik aygıtının hükümetin vizyonunu gerçekleştirmek için çalışmasını sağlamak ve denetlemek. Hükümetin güvenlik talimatları, güç oluşturma ve çok yıllı eylem planları açısından uygulanıyor. Bıçaktan nükleere kadar tüm zorluklarla yüzleşmeye hazırız” ifadelerini kullandı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe