Sisi’den Sudanlılara uzlaşma çağrısı

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ‘gerçekçi’ eleştirileri kabul etmeye hazır olduğunu vurguladı.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Dünya Gençlik Forumu’na katıldı. (AFP)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Dünya Gençlik Forumu’na katıldı. (AFP)
TT

Sisi’den Sudanlılara uzlaşma çağrısı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Dünya Gençlik Forumu’na katıldı. (AFP)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Dünya Gençlik Forumu’na katıldı. (AFP)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi dün, Sudan’daki siyasi partileri seçimlere giden bir yol haritası üzerinde uzlaşma sağlamak için diyalog kurmaya çağırdı.
Mısır Cumhurbaşkanı, Şarm El-Şeyh’te (Güney Sina) düzenlenen Dünya Gençlik Forumu’nun oturum aralarında Arap ve yabancı medya kuruluşlarının temsilcileriyle gerçekleştirdiği özel bir oturumda gerçekleştirdiği konuşmada herkes için ifade ve eleştiri özgürlüğü bulunduğunu, ‘gerçekçi eleştirileri duymaya ve kabul etmeye hazır olduğunu’ vurguladı. “Mısır’da son 7 yılda yaşananların, istikrarın ve güvenliğin bir sonucudur” ifadelerini kullandı.
Sisi, Mısır’ın Sudan’daki gelişmelere yönelik tutumuna ilişkin verdiği yanıtta “Mısır, Sudan’ın iç işlerine karışmama politikası izliyor” dedi. Sudan’daki durumun ülkedeki tüm büyük güçler arasında siyasi bir uzlaşma gerektirdiğini vurguladı.
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Sudan’daki durumun Mısır için bir ulusal güvenlik konusu olduğuna dikkat çektiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Sudan’daki siyasi krizin çözümünün uzlaşma ile sağlanması gerekiyor. Diyalog kurmanın, krizden çıkmanın en iyi yolu olduğunu düşünüyoruz. Aynı durum Libya için de geçerli.”
Sisi, Sudanlı taraflara diyalog kurarak uzlaşmaya varmanın gerekli olduğu çağrısında da bulundu:
“Sudan'daki tüm kardeşlerimizin, aralarında bir diyalog başlatmalarını ve Sudan halkının liderlerini seçmelerine olanak tanıyan seçimlere giden bir yol haritası oluşturmalarını destekliyoruz.”
Mısır Cumhurbaşkanı Etiyopya’daki kalkınmaya takdirde bulunduğu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Ancak bu, Mısır’ın su güvenliği göz ardı edilerek yapılmamalı. Bu konuda endişelerimizi dikkate alan ve kalkınma için kapıyı aralayan yasal bir anlaşma yapmamak varmamız gerekiyor. Etiyopya’ya olumlu bir şekilde yaklaşıyoruz. Herkes için geçerli olması şartıyla refah sağlamak üzere iş birliğine hazırız” dedi.
Sisi, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Mısır’a Yunanistan ile yapılan anlaşmanın yerine denizcilik anlaşması yapılması teklifine ilişkin soruya verdiği yanıtta “Yunanistan ile yapılan deniz alanları sınırlandırma anlaşmasında uluslararası kural ve normlara bağlıyız. Benim görüşüm bu şekilde. Daha fazla yorum yapmayacağım” dedi.
Sisi’nin gündeminde dini konular da vardı:
 “Farklılığın, evrenin yasalarından biri olduğunu düşüncesini aklımıza ve anlayışımıza yerleştirebilirsek Hristiyan ya da Musevi kardeşlerimizle ya da herhangi bir dine inanmayanlarla yabancılaşma olmaz. Allah ona yönelik imanın zorla sağlanmasından, daha güçlü ve daha büyüktür. Bu noktayı anlar ve ilişkilerimizde uygularsak, aşırılığa hiçbir alanda yer kalmayacak. El-Ezher bu yönde önemli bir rol oynuyor ve çaba gösteriyor. Ancak bu düşüncülerin birkaç yüzyıl boyunca aşılandığını ve kimsenin bununla yüzleşmemiş olduğunu anlamamız gerekiyor. Arap bölgemizdeki ve İslam dünyasındaki mevcut hareket, bu anlayışı değiştirmenin başlangıcı olabilir. Hiç kimse mutlak hakikate veya mutlak bir siyasi tutuma sahip değildir. Ayrıca halkın iradesi temel kriterdir.”
Mısır’daki insan hakları ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Sisi sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tarafsız bir gençlik komitesi kurulması, tutuklama iddialarını netleştirme, zorla kaçırma vakalarını ve insan hakları ihlallerini listeleme ve bunları doğrulama çağrısında bulunuyorum. Her türden yanlış uygulamayı düzeltmeye hazırız. Ülkemiz için bizden daha fazla mı endişeleniyorsunuz? Ekonomik bir krizle karşı karşıyayız. Bizi eleştirenler önce milyarlarca dolar yardım etsinler.”
Sisi konuşmasında ayrıca Mısır’ın cumhurbaşkanı olarak temel görevinin diğer ülkeler gibi büyümesini sağlamak ve için Mısır’ı ileriye taşımak olduğunu vurguladı.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.