Fransa akademisyen Adelkhah’ın İran’da hapishaneye geri gönderilmesini kınadı

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Fransız akademisyen Fariba Adelkhah’ı hapse geri gönderen İran’ı kınadı. Macron Kararı “keyfi” olarak nitelendirdi

Macron 11 Ocak’ta Elysee’de basına konuştuğu esnada (AFP)
Macron 11 Ocak’ta Elysee’de basına konuştuğu esnada (AFP)
TT

Fransa akademisyen Adelkhah’ın İran’da hapishaneye geri gönderilmesini kınadı

Macron 11 Ocak’ta Elysee’de basına konuştuğu esnada (AFP)
Macron 11 Ocak’ta Elysee’de basına konuştuğu esnada (AFP)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransız vatandaşı İranlı akademisyen Fariba Adelkhah’ın Ekim 2020’den bu yana ev hapsinde tutulduktan sonra cezaevine gönderilmesini kınadı ve kararı “tamamen keyfi” olarak nitelendirdi.
Adelkhah, İran nükleer programıyla ilgili müzakereler Viyana’da sürerken Tahran’da cezaevine geri gönderildi. Bu da müzakereleri çok yavaş bulan Paris’i geçtiğimiz çarşamba günü İran’ı bu adımın “olumsuz sonuçları” konusunda uyarmaya sevk etti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Paris üniversitelerinin rektörleriyle yaptığı görüşmelerin başında, “onu hapse geri gönderme kararının hiçbir dayanağının olmadığını” söyledi. Şarku’l Avsat’ın Fransız haber ajansı AFP’den aktardığı habere göre Macron, “o bilimsel bir mahkum. Fransa’nın tamamı onun kurtuluşu için seferber oluyor” ifadelerini kullandı.
İran rejimi, Adelkhah’ı Haziran 2019'da tutukladı ve araştırmacıyı “Ulusal güvenliğin gizliliğini ihlal etmek” ile suçladı.
Paris merkezli “Fariba Adelkhah’a Destek Komitesi” geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Fariba Adelkhah’ın Tahran’daki Evin Cezaevi’ne yeniden gönderildiğini büyük bir şok ve öfkeyle öğrendik” ifadelerini kullandı. Komite, “İran yönetimi, kadın meslektaşımızı şeffaf olmayan dış veya iç amaçlarla kötüye kullanıyor ve bunun onun faaliyetleriyle hiçbir ilgisi yok” diye ekledi.
Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise “kabul etmedikleri cezaevine geri gönderme kararının, sadece Fransa ve İran arasındaki ilişkilere olumsuz sonuçlar getireceği ve iki ülke arasındaki güveni zedeleyeceği” belirtildi ve araştırmacının serbest bırakılması istendi.
Fariba Adelkhah kimdir?
Adelkhah 1959'da Tahran'da doğdu. 1977'den bu yana Fransa'da yaşıyor. 1983'te Strasbourg Beşeri Bilimler Üniversitesi'nden sosyoloji, 1984'te de Sosyal Bilimler Yüksek Okulu'ndan etnoloji yüksek lisans derecesi aldı. 1990'da "Devrim Sonrası İranı'na Antropolojik Bir Yaklaşım: İslamcı Kadınların Durumu" başlıklı teziyle EHESS'ten (Sosyal Bilimler Yüksek Araştırmalar Okulu) sosyal antropoloji ve etnoloji doktorası aldı.
1993'ten beri FNSP'de (Ulusal Siyasal Bilimler Vakfı) araştırmacı olarak çalışan Adelkhah, 1996-7'den beri INALCO (Ulusal Şark Dilleri Enstitüsü), 1998-9'dan İran’da tutuklanana kadar Paris'teki IEP'de (Siyasal Araştırmalar Enstitüsü) ders vermekteydi.
CEMOTI dergisinin yayın kurulunda yer alan ve CNRS (Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi) çağdaş İran araştırmaları grubunun üyesi olan yazar, İran'daki sosyal ve politik değişimler üzerine, özellikle kadınların kamusal alana katılımı, dinsel alanın bürokratikleşmesi ve rasyonelleşmesi, seçimlerin çözümlenmesi gibi konularda çok sayıda yayın yapmıştı. Başlıca yapıtları arasında La révolution sous le voile: Femmes islamiques d'Iran (1991, Örtünün Altındaki Devrim: İran'da İslamcı Kadınlar); Thermidor en Iran (1993, Jean-François Bayart ve Olivier Roy ile birlikte, İran'da "Thermidor" Dönemi); Ramadan et politique (2000, Jean-François Georgeon ile birlikte yay. haz., Ramazan ve Politika) sayılabilir.
Yazarın Türkçede de “İran'da Modern Olmak” (İstanbul, 2001) adında bir kitabı bulunuyor.
5 Haziran 2019 tarihinde Tahran’da tutuklanan ve “Ulusal güvenliğin gizliliğini ihlal etme” suçlamasıyla 16 Mayıs 2020 tarihindeki duruşmada 5 yıl hapis cezasına çaptırılan Fariba Adelkhah Ekim 2020’de sağlık sorunlarının ağırlaşması nedeniyle ev hapsine alınmıştı. Adelkhah’ın serbest bırakılması için uluslararası akademi ve sivil toplum çevrelerinde kampanyalar düzenleniyor.
İran, halen kendisine bağlı olan Fransa, Birleşik Krallık, Rusya, Çin ve Almanya ile 2015 nükleer programı anlaşmasını canlandırmayı amaçlayarak Viyana’da müzakerelerde bulunuyor. 2018 yılında anlaşmadan tek taraflı olarak çekilen ABD, bu görüşmelere dolaylı olarak katılıyor.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian geçtiğimiz salı günü yaptığı açıklamada, İran nükleer dosyasına ilişkin Viyana müzakerelerinin “gerçekçi bir zaman çerçevesinde” bir anlaşmaya varma olasılığını tehdit ettiğini göz önünde bulundurarak “çok yavaş” ilerlediğini söyledi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe