Mısır’dan yoksul ülkelere yardım çağırısı

Sisi, Milli Eğitim Akademisi mezuniyet törenine katıldı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Sisi, Milli Eğitim Akademisi mezuniyet törenine katıldı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır’dan yoksul ülkelere yardım çağırısı

Sisi, Milli Eğitim Akademisi mezuniyet törenine katıldı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Sisi, Milli Eğitim Akademisi mezuniyet törenine katıldı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Sina bölgesinin güneyinde yer alan Şarm eş-Şeyh şehrinde düzenlenen Dördüncü Mısır Dünya Gençlik Forumu (WYF) dün sona ererken, yoksul topluluklara yardım etmenin en iyi yollarını ve mekanizmalarını tartışmak, gençleri iklim değişikliği sorunlarına dahil etmek, iklim hedeflerini bölgesel ve uluslararası düzeylere yaymak için uluslararası finans kurumları ve bağışçı ülkelere küresel çapta bir zirve düzenlemesi çağrısında bulunuldu. 10-13 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen, genç girişimcileri ve iş insanlarını bir araya getiren forumda, gençlerin fikirlerini ve ortaya koydukları yenilikleri finansman fırsatlarıyla birleştirmek amacıyla ‘Afrika Kurumsal İş Konseyi’nin’ kurulması tavsiye edildi. Ayrıca, Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) aşıların karşılıklı olarak tanınması için bir girişim başlatması çağrısında bulunularak su kıtlığı çeken ülkelerde, suyu daha düşük maliyetle çıkarmak ve bundan maksimum fayda sağlamak için suyu tuzdan arındırma teknolojisinin yerelleştirilmesi istendi.
WYF, sınır aşan su kaynaklarının kullanımının düzenlenmesi konularında, istikrarlı ve sürdürülebilir uluslararası hukuk kurallarına dayalı olarak paylaşılan su kaynaklarının yönetimi için küresel bir yönetim modelini ortaya koyarak bunları küresel gündemin en üst sıralarına alma çağrısı yaptı.
Forumda, diyalogu teşvik etmek ve kalkınma konularını tartışmak amacıyla ‘yeniden inşa süreci için gerekli finansmanı sağlamak ve tüm taraflar arasında birden fazla politikayı tek bir çatı altında koordine etmekle’ ilgilenen bir Birleşmiş Milletler (BM) platformu oluşturmak için uluslararası çabaları birleştirmenin önemi ele alındı. Ayrıca pandemi sonrası insani ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmenin yanı sıra uluslararası barışı ve güvenliği desteklemek için daha fazla alan yaratmayı amaçlayan uluslararası bir stratejinin başlatılması çağrısında bulunuldu.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, "Birlikte Tekrar" sloganıyla düzenlenen forumun dördüncü ve son gününde Ulusal Eğitim Akademisi’nin mezuniyet törenine katıldı. Ulusal Eğitim Akademisi, Sisi’nin 2017 yılında, Cumhurbaşkanlığı, Bakanlar Kurulu ve bir grup gençle koordineli olarak ulusal bir eğitim merkezinin açılışı için siyasi bir vizyon geliştirdiğini açıklamasının ardından nitelikli genç kadrolarıyla faaliyete geçmişti. ABD Sürekli Eğitim ve Öğretim Akreditasyon Konseyi (ACCET) Üyesi Ras Helfer yaptığı konuşmada, çok başarı kaydedildiğini belirterek akademinin mesleki ilişkiler, eğitim hedefleri, programlar, öğretim materyalleri ve tesisleri, öğretmen nitelikleri ve öğrenci memnuniyeti açısından tüm standartları karşıladığını vurguladı.
Aralık 2021’de Mısır Ulusal Akademi’nin, akreditasyon talebinin değerlendirildiğini ve uzun müzakerelerin ardından öngörülen en uzun zaman olan 5 yıllık bir süre için akreditasyon verildiğine işaret eden Helfer, bunun herhangi bir eksiklik olmadan, ilk başvuruda 5 yıl akreditasyon almak için istisnai bir başarı olduğunu kaydetti.
Ulusal Eğitim ve Rehabilitasyon Akademisi İcra Direktörü Dr. Rasha Ragheb de “Akademi, benzersiz bir tarza sahip bir devlet adamını rehabilite etme yeteneğine sahip bir oluşum” diyerek Mısır ve Afrika’dan gelen kursiyer sayısının şimdiye dek 28 bine ulaştığı bilgisini verdi.
Akademi tarafından sunulan programlar da şöyle sıralandı:
-Liderlik okulu
-Gençlik liderliği programı
-Liderlik gelişim programı
-Afrikalı gençlerin liderlik gelişimi için gençlik programı
- Liderlik için Gençleri Nitelendirmeye Yönelik Başkanlık Programı
- Liderlik için Araştırmacıları Nitelendirmeye Yönelik Başkanlık Programı
-Liderlik için Arap Gençliğini Nitelendirmeye Yönelik Başkanlık Programı
Dördüncü Dünya Gençlik Forumu, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin bin Abdullah’ın yanı sıra çok sayıda ülke başkanlarının video konferansa katılıma sahne oldu. Ayrıca çok sayıda politikacı, bakan ve büyükelçinin yanı sıra başta Afrika olmak üzere Avrupa, Asya, Kuzey Amerika ve Güney Amerika kıtalarından 196 ülkeden binlerce genç de foruma katıldı. Dünkü kapanış oturumuna video konferans yoluyla katılan Togo Başbakanı Victorie Tomegah Dogbe yaptığı açıklamada “Afrika nüfusunun yüzde 70'inden fazlası, gençlerden oluşuyor. Kıta ülkelerinin ekonomik dönüşümünde rolünü oynaması gereken bir gücü temsil ediyorlar” ifadelerini kullandı. Ülkesinin, teknolojik dönüşüme ve ciddi sağlık tehditleriyle mücadeleye ayak uydurmak için 2025 stratejisini başlattığını belirten Dogbe, sağlık ve insan sermayesine yatırımı teşvik ederek, doğal kaynaklara yatırım yaparak ve iş fırsatları sağlayarak sosyalleşme sürecini ilerletmek için bir yol haritası belirlediğini bildirdi. Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü UNIDO Genel Direktörü Dr. Gerd Müller de çevrimiçi olarak katıldığı oturumda,  Afrika'daki aşılama oranının sadece yüzde 8 civarında olduğunu belirtti. Bazı ülkelerin aşı stoku yapmasına tepki gösterdi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.