Libya Başbakanı Dibeybe: Tarafların uzlaşmaktan başka seçeneği yok

Libya Temsilciler Meclisi, üyelerine ömür boyu diplomatik pasaport verecek

Libya Başbakanı Dibeybe’nin 20 Ocak’ta Temsilciler Meclisi’nin Tavergalı iki üyesiyle gerçekleştirdiği toplantıya dair Birlik Hükümeti tarafından dağıtılan bir fotoğraf
Libya Başbakanı Dibeybe’nin 20 Ocak’ta Temsilciler Meclisi’nin Tavergalı iki üyesiyle gerçekleştirdiği toplantıya dair Birlik Hükümeti tarafından dağıtılan bir fotoğraf
TT

Libya Başbakanı Dibeybe: Tarafların uzlaşmaktan başka seçeneği yok

Libya Başbakanı Dibeybe’nin 20 Ocak’ta Temsilciler Meclisi’nin Tavergalı iki üyesiyle gerçekleştirdiği toplantıya dair Birlik Hükümeti tarafından dağıtılan bir fotoğraf
Libya Başbakanı Dibeybe’nin 20 Ocak’ta Temsilciler Meclisi’nin Tavergalı iki üyesiyle gerçekleştirdiği toplantıya dair Birlik Hükümeti tarafından dağıtılan bir fotoğraf

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, “Savaşlar ve güç mücadeleleri sonucu ülkede ortaya çıkan sorunlar, ancak herkesin dahil olduğu gerçek ve kapsamlı bir ulusal uzlaşı ile çözülebilir” dedi.
Medya sessizliğini savunan Menfi, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada “Bazen susmakta ısrar ederiz. Çünkü çok konuşmanın tedavi etmediği şeyler vardır” dedi.
Muhammed el-Menfi, geçen çarşamba günü İtalya'nın Trablus Büyükelçisi Giuseppe Buccino Grimaldi ile Trablus’ta bir araya geldi. Grimaldi, Başkanlık Konseyi’nin ‘şu anda tüm taraflar arasındaki bir uzlaşı vizyonuna göre sonuçları herkes tarafından kabul edilen seçimler yaparak, ülkenin birliğini ve tüm Libyalıları temsil ettiğini’ belirtti. İtalyan yetkili ayrıca, seçim ivmesini sürdürmenin ve kapsamlı bir ulusal uzlaşı sağlamak için uyumlu çabaları devam ettirmenin önemli olduğuna dikkati çekti.
Aynı şekilde Menfi, doğu bölgesinden bazı ileri gelenleri, bilgeleri ve Siyasi Diyalog Komisyonu üyelerini de içeren bir heyet ile uzlaşma dosyasını görüştü.
Ofisi tarafından dağıtılan bir açıklamaya göre Menfi, ‘siyasi süreçte taraflar arasındaki bölünmeyi sona erdirmek ve 5+5 Ortak Askeri Komite’nin çalışmalarına desteğini teyit etmek üzere’ toplantıda, seçimlerin bir an önce yapılmasına yönelik çabalara değinildiğini söyledi. Almanya’nın Trablus Büyükelçisi Michael Ohnmacht ile yaptığı görüşmede ise Menfi, Almanya’nın Libya siyasi diyaloğunun başarısındaki olumlu rolüne övgüde bulundu. Muhammed el-Menfi, Başkanlık Konseyi’nin ülkede istikrarı yeniden sağlamak için uzlaşı meselesi üzerinde çalışmalarının devam ettiğini söylerken, özgür ve adil seçimlere ulaşma yolunda siyasi sürece desteğini yineledi.
Öte yandan Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, 20 Ocak’ta Temsilciler Meclisi’nin iki üyesiyle birlikte bu aşamada siyasi gelişmelere daha yakından bakma yollarının yanı sıra Taverga şehrinin acil ihtiyaçlarını görüştü.
Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ise geçen Çarşamba günü Türkiye’nin Trablus Büyükelçisi Kenan Yılmaz ile ‘Libya’daki siyasi durumla ilgili gelişmeleri ve Libya- Türkiye halklarına hizmet etmek de dahil, iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ele aldığını belirtti. Yılmaz, ülkesinin Bingazi kentindeki konsolosluğu yeniden açmaya ve uygun koşullar sağlandığında Türk Hava Yolları’nın uçuşlarını yeniden başlatmaya hazır olduğunu açıkladı.
Diğer taraftan Temsilciler Meclisi üyeleri, kendilerine ömür boyu diplomatik pasaport verilmesi yönündeki sürpriz bir kararı savunmaya yöneldi. Karar, Libya sokaklarından tartışmalara neden oldu. Meclisin bazı üyeleri, ülkenin doğusundaki Tobruk kentindeki genel merkezinde düzenlenen son oturumunda, görev süreleri sona erdikten sonra dahi bu pasaportların alınması yönünde oybirliği ile oy kullandıklarını söyledi.
Meclis üyesi İbrahim ez-Zağid, kararın, Yasama Komitesi’nin tavsiyesi ve Birlik hükümeti Dışişleri Bakanı Necla el-Mankuş’un onayı ile alındığını belirtirken, televizyon üzerinden yapılan açıklamalar ise kararın pazarlık konusu olmadığına dikkat çekildi. Meclis, kararı resmi olarak açıklamadı, ancak aktivistler ve yerel medya, karara ilişkin bazı açıklamalarda bulundu.
Temsilciler Meclisi tarafından oluşturulan Yol Haritası Komitesi, Medeni Durum Kurumu Başkanı Muhammed Biltemr’in medeni durum sicilini iyileştirmeye yönelik ‘Atılım’ projesi hakkındaki brifingini dinledi. Meclis Sözcüsü Abdullah Bileyhik, komiteye proje hakkında yazılı ve ayrıntılı bir rapor sunulması konusunda mutabık kalındığını söyledi. Ayrıca komitenin, Libya Merkez Bankası Başkanı ve Maliye Bakanı’na projenin mümkün olan en kısa sürede başlatılması için gerekli tüm mali işlemlerin tamamlanması çağrısı yaptı.
Komite ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) Libya Misyonu’ndan bir heyetle yasal ve anayasal süreç için ihtiyaç duyulabilecek teknik desteği görüştü.
Yüksek Seçim Komisyonu, cumhurbaşkanlığı seçimi adayları tarafından sunulan onay listelerini incelemek ve mahkemeler tarafından verilen temyiz kararlarının seçim yasasıyla ne derece uyumlu olduğunu ele almak için bir uzmanlar komitesi kurulduğunu duyurdu.
Öte yandan 5+5 Ortak Askeri Komite üyesi Tümgeneral Amraci el-Amami, 20 Ocak’ta yerel medya organlarına yaptığı açıklamada Başkanlık Konseyi’nin ‘paralı askerlerin ülkeden tahliyesini resmi olarak başlamak için’ bir girişim ilan etmek üzere olduğunu söyledi. Amami, doğu bölgesinden 300 kişinin tahliyesi dışında yakın zamanda paralı askerlerin tahliye edilmediğini açıkladı.
Türkiye ve Rusya paralı askerlerini çekiyor
Rusya ve Türkiye’nin, paralı askerlerin aynı anda ve aynı sayıda ayrılmasını şart koştuğunu açıklayan Amami, 150’den fazla paralı askerin komitenin gözetimi altında Libya’dan tahliye edileceği söylentisini de yalanladı. Komite, Libya’nın güneyindeki ülkelerden paralı asker tahliye edileceğini duyurmuştu. Ayrıca Tümgeneral Amraci el-Amami, geri dönüşler başlamadan önce muhalif gruplar ve ülkeleri arasında mutabakatların sağlanması için BM ile koordinasyonun varlığına dikkati çekti. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) kaynaklardan aktardığına göre Türkiye’ye sadık Hamza, Süleyman Şah ve Sultan Murad gruplarının liderliği, ‘Türkiye hükümetinin Suriye’de dinlenme izni vermesi sonrasında’ yaklaşık 150 üyesine eşyalarını toplamaları talimatını verdi. Kaynaklar, geçen çarşamba günü Suriye’den yeni bir grup paralı askerin Türkiye’ye gitmek üzere yola çıktığına dikkat çekerken, askerlerin nihai varış yerleri ise hala bilinmiyor. Gelişme, haftalardır yaşanan durgunluğun ardından paralı asker takasının yeniden başladığının bir göstergesi niteliğinde.
Libya Merkez Bankası toplantı düzenledi
Öte yandan Libya Merkez Bankası Sıddık el-Kebir ve yardımcısı Ali el-Hibri, 20 Ocak’ta Tunus’ta bir toplantı düzenledi. İki yetkili, toplantının ardından bankanın yeniden birleştirilmesi sürecini başlatırken, yeniden birleşme haritasının uygulanmasını desteklemek için önde gelen bir profesyonel hizmet şirketi ile danışmanlık hizmetleri sağlamak üzere bir sözleşme imzaladı. Harita, banka için küresel uygulamaları simüle eden gelişmiş bir işletim modeli ile sonuçlanacak dört aşamadan oluşuyor.
Aynı şekilde Başsavcılık, Sosyal Dayanışma Fonu Genel Otoritesi Yönetim Kurulu Başkanı’nın ‘ülkede yürürlükte olan yasalara aykırı olarak fon çalışanlarının maaşlarında kesintiye gidilmesi’ suçlamasıyla ihtiyaten tutuklanmasına karar verdi.
Savcılık ayrıca, eski Belediye Muhafızları Başkanı hakkında da aleyhindeki suçlamalara ilişkin soruşturmaların tamamlanması sonrasında, ‘kamu fonlarına kasten ciddi zararlar verme’ suçlamasıyla tutuklanması kararı aldı. Yöneltilen suçlamalar arasında ayrıca, ‘yasadışı menfaatler elde etmek amacıyla başkalarıyla gizli şekilde anlaşma, bazı üyelerin kuruma atanmasına ilişkin kararların tahrif edilmesi ve usullere aykırı olarak kuruma ateşli silah tedarik edilmesi’ meseleleri de yer alıyor.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.