ABD’de Necef’teki ‘etnik temizliğe’ karşı kampanya

Filistinlilere yönelik işgalci uygulamalara karşı yapılan eleştiriler artıyor

Necef'e bağlı el-Atraş köyü sakinleri, 13 Ocak'ta İsrail’in bölgelerindeki planlarına karşı düzenledikleri protesto gösterilerinden bir kare (EPA)
Necef'e bağlı el-Atraş köyü sakinleri, 13 Ocak'ta İsrail’in bölgelerindeki planlarına karşı düzenledikleri protesto gösterilerinden bir kare (EPA)
TT

ABD’de Necef’teki ‘etnik temizliğe’ karşı kampanya

Necef'e bağlı el-Atraş köyü sakinleri, 13 Ocak'ta İsrail’in bölgelerindeki planlarına karşı düzenledikleri protesto gösterilerinden bir kare (EPA)
Necef'e bağlı el-Atraş köyü sakinleri, 13 Ocak'ta İsrail’in bölgelerindeki planlarına karşı düzenledikleri protesto gösterilerinden bir kare (EPA)

Filistinlilerin haklarını destekleyen ABD merkezli savaş karşıtı kadın örgütü Code Pink (Kod adı Pembe), Necef Çölü’nde Filistinlilere yönelik ‘etnik temizliğe’ karşı bir kampanya başlattı.
Yaklaşık 2 bin 500 ABD vatandaşı, Dışişleri Bakanı Antony Blinken'a 1948 sınırlarındaki Necef’te yaşayan Filistinlilere karşı yürütülen etnik temizlik faaliyetlerinin durdurulması için müdahale etme çağrısında bulunulan dilekçeyi imzaladı.
Filistin resmi haber ajansı WAFA tarafından yayınlanan dilekçede şu ifadeler yer aldı:
“Yahudi Ulusal Fonu (Jewish National Fund - JNF) 1948 yılından bu yana Filistinlileri topraklarından etmek için ağaç dikiyor. JNF, şu an Necef Çölü’nde Bedevi toplulukları tarafından tarım için kullanılan topraklarda bir ağaçlandırma projesi uyguluyor. Bu proje, bölge sakinleri olan bedevileri topraklarından kovmayı amaçlıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, JNF’den Necef'teki etnik temizlik ve ağaçlandırma faaliyetlerini durdurmasını talep etmeli. Çünkü proje, bölge sakinlerinin topraklarından sürülmesini hedefliyor.”
JNF’nin faaliyetlerinin ‘yıkıcı eylemler’ olarak nitelendirildiği dilekçede, JNF’nin İsrail’in kuruluşundan yıllar önce Filistin'deki Yahudi yerleşim birimlerinin yararına toprak satın almak ve geliştirmek amacıyla 1901 yılında ABD’de kurulduğuna işaret edildi.
Dilekçe, şöyle devam etti:
“JNF, yolları, araziyi, arazi yüzeyini ve su kaynaklarını doğru bir şekilde çizerek ve tüm Filistinli sakinleri yaşlarına, siyasi eğilimlerine ve Siyonist projeye düşmanlıklarına göre tanımlayarak (Nekbe/Büyük Felaket’in ortaya çıktığı belgelere dayanan) Filistinlileri topraklarından çıkarma planında merkezi bir rol üstlendi.”
Dilekçede, ‘köy dosyaları’ olarak bilinen bu belgelerin, 1948 yılında köyleri yakıp, katliamlar gerçekleştiren ve yaklaşık 750 bin Filistinliyi evlerini ve köylerini terk etmeye zorlayarak mülteci durumuna düşüren Yahudi milisler için çok önemli bir askeri araç haline geldiği vurgulandı.
Dilekçede, bir Amerikan yardım kuruluşu olarak kayıtlı olan JNF’nin, 2018 yılında yaklaşık 72 milyon dolar topladığı ‘Mavi Fon Kampanyası’ ile yurtdışında para topladığı vurgulandı.
JNF, dilekçede ayrıca Doğu Kudüs'ün 1967 yılındaki işgalinden sonra Doğu Kudüs mahalleleri Şeyh Cerrah ve Silvan'da Filistinlilerin gayrimenkullerine el koymakla suçlandı.
Dilekçe, JNF’nin internet sitesinde yayınlanan, JNF’nin bugün İsrail’deki toprakların yüzde 10’undan fazlasına sahip olduğunu ve 1948 topraklarında yaşayan toplam nüfusun yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan Filistinlilere karşı konut, ticari, tarım veya diğer kullanımlar için arazi satın almalarını zorlaştıran sistematik ayrımcılık yaptığını ortaya koyan belgelere dayanıyordu.
İsrail'in bedevilerin tarım arazisi üzerinde bulunduğu için Arakib köyüne 100'den fazla kez zarar verdiği aktarılan dilekçede, JNF’nin şu an bölgede bir ağaçlandırma projesi uyguladığını, fakat bunun gerçekte ‘bir etnik temizlik’ faaliyeti olduğu vurgulandı.
Dilekçede Blinken’dan Dışişleri Bakanı olarak konumunu, İsrail'e ve JNF’ye Necef Çölü’ndeki ağaçlandırma projesini ve Filistinlileri evlerinden ve topraklarından göç ettirmeyi amaçlayan girişimlerini durdurmaları için baskı yapmak amacıyla kullanması istendi.
Bu arada dilekçe, ABD'nin Filistinlilerin Kudüs'teki evlerinden sınır dışı edilmesini resmen eleştirdiği bir dönemde ortaya çıktı.
Öte yandan ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Linda Thomas Greenfield, İsrail'e ve Filistin Yönetimi’ne gerilimi artıran ve müzakere sürecindeki iki devletli çözümü ilerletme çabalarını baltalayan tek taraflı adımlardan kaçınmaları çağrısında bulundu. Greenfield, geçtiğimiz Çarşamba günü Birleşmiş Millet Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) yaptığı konuşmada, bu adımların Şeyh Cerrah Mahallesi’nde şahit olunan olaylara benzer şekilde arazi ilhakı, yerleşim faaliyeti, yıkım ve tahliye gibi uygulamaları içerdiğini söyledi.
ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez ise dün yaptığı açıklamada, “İsrail, bu hafta Kudüs’ün Şeyh Cerrah Mahallesi’nde Salihiye ailesinin iki evini yıktı. Bu yıkımla 15 kişi yerinden edildi. Bu kabul edilemez bir eylem ve derhal durdurulmalı” ifadelerini kullandı.
Cortez Twitter hesabından paylaştığı tweette, “İşgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinliler, sivil haklarına karşı sürekli ve sistematik olarak yapılan ihlallerle karşı karşıya kalıyorlar” yazdı. Geçtiğimiz hafta İsrail güçlerinin yaşlı bir Filistin kökenli ABD vatandaşını tutukladığını, dövdüğünü ve ölüme terk ettiğini belirten Cortez, ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bu şiddet olayının araştırılmasını istedi.
ABD'nin Illinois eyaleti Temsilcisi Demokrat Marie Newman da aynı tutumla Twitter hesabından şunları yazdı:
“İsrail polisi, İsrail'in 2016 yılından bu yana gerçekleştirdiği binden fazla tahliye ve yıkımdan biri olan Şeyh Cerrah Mahallesi’nde gece vakti 15 Filistinliyi yerlerinden etti ve evlerini yıktı. Buna artık bir son verilmeli.”



Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.


Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)

Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da yeni bir yasal ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece ilhakı hızlandırmayı amaçlayan son İsrail kararları ve önlemlerini kınadı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin olmadığını teyit ederek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yayılmacı politikalarının ve yasadışı önlemlerinin devam etmemesi konusunda uyardı.

Ürdün Kralı II. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Amman'da yaptıkları açıklamada, "Batı Şeria'da yerleşim yerlerini güçlendirmeyi ve İsrail egemenliğini dayatmayı amaçlayan" yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını yinelediler.