Koalisyon ve SDG, Guveyran’daki hapishaneyi ele geçiren DEAŞ ile çatışıyor

SDG DEAŞ unsurlarına karşı Haseke’deki cezaevine operasyon düzenliyor (Reuters)
SDG DEAŞ unsurlarına karşı Haseke’deki cezaevine operasyon düzenliyor (Reuters)
TT

Koalisyon ve SDG, Guveyran’daki hapishaneyi ele geçiren DEAŞ ile çatışıyor

SDG DEAŞ unsurlarına karşı Haseke’deki cezaevine operasyon düzenliyor (Reuters)
SDG DEAŞ unsurlarına karşı Haseke’deki cezaevine operasyon düzenliyor (Reuters)

DEAŞ militanlarının Haseke Guveyran Mahallesi’ndeki Sanayi Hapishanesi’nde isyan başlatan, sonrasında ise hapishane ve çevresini ele geçiren DEAŞ militanlarına karşı Uluslararası Koalisyon güçleri ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) operasyonlarını sürdürüyor.
Uluslararası Koalisyon savaş uçakları dün Haseke’nin güneyindeki Guveyran Mahallesi’ndeki Sanayi Hapishanesi ve çevresinde DEAŞ unsurlarının bulunduğu bölgeler üzerindeki uçuşlarını yoğunlaştırırken hapishaneye operasyon kapsamında SDG’ye bağlı askeri takviyeler gönderildi.
Hapishane dahilinde ve ez-Zuhur ve Guveyran mahallelerindeki askeri operasyonlar ise sürüyor. Önde gelen bir SDG yetkilisi örgüt üyelerinin rehin aldığı tutukluların cezaevi mutfağında çalıştıklarını, örgüt üyelerine ait hesap ve sayfaların paylaştığı görüntülerde rehin alınan onlarca SDG mensubunda ise işkence belirtilerinin gözlemlendiğini bildirdi.
Cezaevindeki çatışmalar 5 gündür sürüyor. DEAŞ’ın Zuhur ve Guveyran mahallelerindeki evlerin kontrolünü ele geçirmesi ardından koalisyonun havadan desteklediği iç güvenlik güçleri, terörle mücadele güçleri ve gardiyanlar ile DEAŞ unsurları arasındaki çatışmalar sonucu çıkan dumanlar gözlemlenirken mermi ve bomba sesleri yakın çevreden duyulabiliyor.
Bradley tarzı altı adet ABD savaş aracı, dört adet Hummer ve onlarca ABD askeri hapishane kapısına konuşlandırıldı. SDG Komutanı Siyamand Ali, F-16 uçakları havada uçarken SDG’nin hapishaneyi kontrol altına alarak isyanı durdurmaya çok yakın olduğunu söyledi. Bu uçaklar, ABD ordusunun Fırat'ın doğusuna konuşlandırılmasından bu yana ilk kez müdahalede bulunuyor.
Sanayi Hapishanesi’nin bazı bölümlerinde kuşatma altındaki örgüt üyelerine hoparlörler aracılığıyla teslim olma çağrısında bulunan SDG güçleri, hapishaneye girmeyi başaran DEAŞ militanlarını ve uyuyan hücreleri silahlarını bırakarak ana kapıya yönelmeye çağırdı.
Koalisyon uçakları, herhangi bir terörist veya şüpheli faaliyeti bildirmeleri için Haseke merkezindeki yerleşim bölgelerine iletişim bilgilerinin yer aldığı broşürler dağıttı. Bir SDG komutanı, operasyona katılan güçlerin ilerleme kaydettiğini, DEAŞ militanlarının kapana sıkıştığını aktardı. Saha lideri, saldırı planının hapishane duvarının kuzey ekseninden başlayacağını, bu tarafın ana kapıya ulaşan zırhlı bir araç ve büyük bir tankın patlatılması ardından, DEAŞ unsurlarının bulunduğu hücrelerin içerisine sızarak füze fırlatma imkanı sağladığını belirtti. Komutan, ikinci eksendeki daha geniş saldırının ise koalisyon güçlerinin batı tarafından hava desteği ile gerçekleştirileceğini ifade etti. Komutan ancak hapishaneye operasyon planının tam olarak ne zaman yürütüleceğine dair bir bilgi vermedi.

Siviller bölgeden kaçıyor
Hapishane çevresinde mahalle sakinleri tarafından toplu göç kaydedildi. Uluslararası Koalisyon güçleri koordinasyonunda SDG Hızlı Müdahale ve Terörle Mücadele Güçleri, cezaevinin Zuhur ve Guveyran mahallerini takip eden doğu tarafında güvenlik kordonu oluşturdu. Askeri ve sivil liderlerin bildirdiğine göre en az 250 aile halen bölgede bulunuyor. Terör örgütü DEAŞ’ın misilleme amaçlı saldırılarında bu aileleri canlı kalkan olarak kullanacağı tahmin ediliyor. Diğer yandan hükümet binaları ve Suriye rejimine bağlı Gözetim Enstitüsü, örgüt militanlarının eline geçerek çatışma noktalarına dönüşmüş durumda.
Haseke’nin kuzey ve güney kesimlerinde çatışmalar yaşanırken operasyon geçen Perşembe akşamından bu yana devam ediyor. SDG'nin Medya Merkezi Direktörü Ferhad Şami, Pazar sabahı SDG unsurlarının düzenlediği operasyonlarda 13 DEAŞ unsurunun öldürüldüğünü, böylece örgütten can kaybının 35’e ulaştığını söyledi. Ancak çeşitli kaynaklar bu sayının 80’e çıktığını öne sürüyor.
Hapishanenin kuzey taraftan duvarı etrafındaki güvenliğin artırıldığını doğrulayan Şami, daha fazla unsurun tutuklanmasıyla toplamda 140 üyenin tutuklanmış olduğunu aktardı.
SDG, dün gece geç saatlerde, Guveyran’daki operasyonda düşen savaşçı sayısının son üç günde 27'ye yükseldiğini açıkladı. Şarku'l Avsat'a verdiği demeçte örgüte bağlı hesaplar tarafından yayınlanan görüntülerde SDG’den kaçırılan çok sayıda mensubun gösterildiğini doğrulayan Şami, “Hapishane mutfağında çalışıyorlardı. Güçlerimiz terör hücrelerinin Perşembe günü cezaevine ilk saldırısına müdahale sırasında kendileriyle irtibatı kaybetti.
DEAŞ’ın propaganda organı Amak’a bağlı platformlarda 4 DEAŞ mensubunun askeri üniformalı şekilde cezaevinden görüntüleri paylaşılmıştı. Görüntülerde yaklaşık 20 rehinede işkence belirtileri görülmüş, bir savaşçının esirlerin isimleri, soyadları ve geldikleri bölgeleri açıklamasını istediği kaydedilmişti. Aynı saldırganın cezaevi duvarlarından birine asılı DEAŞ bayrağı önünde maskeli bir şekilde görüntüleri de ortaya çıkmıştı. Nitekim DEAŞ, geçtiğimiz günlerde 800'den fazla tutukluyu hapishaneden toplu halde kaçırmayı başarmıştı.
Suriye’deki DEAŞ mensubu yaklaşık 5 bin unsurun tutulduğu yedi hapishaneden biri sayılan, Guveyran’daki Sanayi Hapishanesi’nde onlarca yatakhane ve hücre bulunuyor. Uluslararası Koalisyon’un mali desteğiyle SDG tarafından yoğun bir şekilde korunan yüksek duvarlarla çevrili hapishane; bir yandan SDG, Uluslararası Koalisyon güçleri ve ABD ordusunun, diğer yandan Suriye rejimine bağlı güçler ve Rus ordusuna bağlı birimlerin konuşlu olduğu askeri açıdan karmaşık bir alanda yer alıyor. Rus ordusu birimleri, rejimin Haseke şehri merkezindeki yakasını kontrol altında tutuyor.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ndeki hapishane idaresine ait istatistikleri, radikal örgüte bağlı yaklaşık 12 bin kişinin varlığına işaret ediyor. Bunlar arasında 54 farklı Batı ülkesinden 800, Türkiye, Rusya ve Asya ülkeleri gibi diğer ülkelerden bin, çoğu Tunus ve Fas’tan olmak üzere Arap ülkelerinden bin 200, hem Irak hem de Suriye’den ise yaklaşık 4 bin DEAŞ militanının yer aldığı söyleniyor



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.