Özerk Yönetim sokağa çıkma yasağı ilan etti: SDG, ABD’nin hava desteğiyle Haseke’nin mahallelerinde arama yapıyor

Sanayi Hapishanesi’nde teslim olan DEAŞ unsurlarının sayısı artıyor.

Suriye Demokratik Güçleri Haseke’de yer alan Sanayi Hapishanesi yakınındaki mahallelerde dün arama yaptı (EPA)
Suriye Demokratik Güçleri Haseke’de yer alan Sanayi Hapishanesi yakınındaki mahallelerde dün arama yaptı (EPA)
TT

Özerk Yönetim sokağa çıkma yasağı ilan etti: SDG, ABD’nin hava desteğiyle Haseke’nin mahallelerinde arama yapıyor

Suriye Demokratik Güçleri Haseke’de yer alan Sanayi Hapishanesi yakınındaki mahallelerde dün arama yaptı (EPA)
Suriye Demokratik Güçleri Haseke’de yer alan Sanayi Hapishanesi yakınındaki mahallelerde dün arama yaptı (EPA)

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke kentinde uluslararası koalisyon uçakları ile ABD’nin F-16 uçakları alçak uçuş gerçekleştirirken, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) DEAŞ unsurlarının isyan çıkardığı Sanayi Hapishanesi’nin bulunduğu Guveyran Mahallesi ve komşu ez-Zuhur Mahallesi ile civardaki köy ve çiftliklerde geniş kapsamlı arama operasyonları başlattı.
Guveyran Mahallesi’nde yer alan Sanayi Hapishanesi’nde silahlı ayaklanmaya katılan DEAŞ unsurlarından teslim olanların sayısı 550’ye yükseldi. Fırat’ın doğusundaki Özerk Yönetim’e bağlı İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) uyuyan örgüt hücrelerinin Haseke’ye sızıp misilleme intihar eylemleri düzenlemelerinden endişe ederek, kent genelinde sokağa çıkma yasağı ilan etti, sivil seyahatler ve ulaşım üzerindeki kontrolünü artırdı ve güvenlik önlemleri aldı.
SDG Sanayi Hapishanesi’ndeki 3 bloktan birini ele geçirdi. Blok, 8 koğuştan oluşuyor. Hapishane ve çevresinde arama tarama operasyonları sürüyor. Cezaevi’ne komşu olan ez-Zuhur Mahallesi’nde düzenlenen operasyonda, sivillerin evlerine gizlenen ve patlayıcı kemer giyen 5 örgüt üyesi öldürüldü. Operasyonda ayrıca örgüt unsurlarının cezaevine saldırmak için kullandığı geçitler imha edildi. Guveyran Mahallesi’nin doğu cephesindeki caddelerde de güvenlik operasyonu düzenlendi. Burada çıkan çatışmalarda 2 SDG savaşçısı ve saldırıya katılan 9 terörist öldü. Teröristlerden ikisinin intihar eylemcisi olduğu ve üzerinde patlayıcı madde taşıdığı belirtildi.
SDG Medya Merkez Müdürü Ferhad Şami, yaptığı açıklamada, “Güvenlik güçlerimiz pazartesi akşamı yaptığı nokta operasyonuyla cezaevi çalışanı 9 esiri DEAŞ’ın elinden kurtardı. Bu esirler güvenli yerlere sevk edildi” dedi. Şami güvenlik güçlerinin dün (Salı) daha fazla rehine kurtardığını belirtti ancak yeni kurtarılan rehinelerin sayıları ve sağlık durumları hakkında veya bu operasyonun müzakere yoluyla mı yoksa doğrudan askeri operasyonla mı gerçekleştiğine dair detay vermedi. Şami, “Güvenlik güçleri tüm esirleri kurtarmak ve Guveyran ile ez-Zuhur mahallelerindeki halkımızı korumak için büyük bir dikkatle bir arama tarama operasyonu yürütüyor ve bu teröristleri ortadan kaldırmaktan çok daha önemli. 250 paralı asker daha Salı sabahı teslim oldu. Zira güçlerimiz, teröristlerin cezaevi içinde tahkim ettiği koğuşlar ile hücrelere titiz ve güçlü bakımlar gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı.
Özel Kuvvetler ve İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) teslim olan söz konusu unsurları ABD askerlerinin eşliğinde ilave 3 otobüsle başka cezaevlerine sevk etti. Unsurların taşınması sırasında çevrede yoğun güvenlik önlemleri alındı. Bir kaynak, “Militanların tahkim ettiği yeni cezaevinde kontrolü tamamen sağladık. Ateş menzilimiz Guveyran ve ez-Zuhur mahallelerini kapsıyor. Arama tarama operasyonlarını tamamlıyoruz. Çatışmalar sırasında onlarca unsur yakalandı, onlarcası da öldürüldü. Tutuklananlar ikinci bir yere sevk edilmeden önce ‘hilafetin yavruları’ ismi verilen örgütün çocuk militanlarıyla ilgili titiz ve sofistike bir sorgudan geçecekler. Savaş henüz sonuçlanmadı ve askeri operasyonlar sürüyor. Fakat uzak tutulmaları için yaptığımız çağrılara rağmen örgüt liderleri saldırılarında erkek ve kız çocukları kullanıyor” ifadelerini kullandı.

Haseke kentinde 7 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile İç Güvenlik Güçleri, Sanayi Hapishanesi içinde DEAŞ terör örgütü militanlarına karşı askeri operasyonların tırmanmasının ardından Haseke kentinin tamamında 7 gün süreyle sokağa çıkma yasağı ilan etti. Örgüte bağlı uyuyan hücrelerin sızmasından ve misilleme terör eylemleri gerçekleştirmelerinden endişe duyulması sebebiyle Özerk Yönetim’e bağlı Fırat’ın doğusundaki diğer kent ve beldelerde de sokağa çıkma yasağı ilan edildi. İç Güvenlik Güçleri, sivil seyahatleri sınırlandırmak amacıyla ana ve tali yolları ulaşıma kapatarak yoğun güvenlik önlemleri aldı. Bununla birlikte gıda malzemeleri satan iş yerleri, eczaneler ve nöbetçi doktorlar bu yasakların dışında tutuldu.
Suriye Dışişleri Bakanlığı, Haseke kentindeki olağanüstü gelişmeler ve durumların görüşülmesi için Birleşmiş Milletler (BM) örgütleri, Uluslararası Kızılhaç Örgütü, Suriye Kızılayı ve Suriye Kalkınma İçin Güven kurumunun temsilcilerine Şam’daki Dışişleri Bakanlığı binasında toplantı düzenleme çağrısında bulundu.
BM verilerine göre Haseke kentinde Perşembe gününden bu yana süren çatışmalar nedeniyle Sanayi Hapishanesi’nin bulunduğu Guveyran Mahallesi ve komşusu ez-Zuhur mahallesi ile civar köylerde yaklaşık 45 bin kişi daha güvenli bir bölge bulmak için evlerini terk etmek zorunda kaldı. BM İnsan Hakları Komiserliği Sözcüsü Ravina Shamdasani, DEAŞ’ın uyuyan hücreleri tarafından daha fazla saldırı düzenlenmesi korkusu ve süren çatışmalardan kaçmak amacıyla civar bölgeyi terk eden binlerce kişinin akıbeti için endişe duyduğunu ifade etti. Shamdasani, askeri operasyonlarda sivillerin güvenliğinin sağlanmasını talep ederek, çatışmanın taraflarına ve aynı şekilde Suriye’de nüfuz sahibi olan hükümetlere seslenerek, uluslararası hukukun onlardan askeri ve güvenlik operasyonları planlamak ve düzenlemek de dahil olmak üzere sivilleri korumaları için ellerinden geleni yapmalarını talep ettiğini söyledi.
Shamdasani, BM’nin, SDG’nin kontrol ettiği gözaltı merkezlerindeki kötü ve güvensiz duruma karşı uyarısına işaret etti.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.