BM, İdlib’te ‘kış felaketine’ karşı uyardı

23 Ocak’ta Suriye’nin kuzeybatısındaki bir arkeolojik alanın yakınında yerinden edilmiş insanların yaşadığı kampı kaplayan kar (AFP)
23 Ocak’ta Suriye’nin kuzeybatısındaki bir arkeolojik alanın yakınında yerinden edilmiş insanların yaşadığı kampı kaplayan kar (AFP)
TT

BM, İdlib’te ‘kış felaketine’ karşı uyardı

23 Ocak’ta Suriye’nin kuzeybatısındaki bir arkeolojik alanın yakınında yerinden edilmiş insanların yaşadığı kampı kaplayan kar (AFP)
23 Ocak’ta Suriye’nin kuzeybatısındaki bir arkeolojik alanın yakınında yerinden edilmiş insanların yaşadığı kampı kaplayan kar (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM), Suriye’nin kuzeybatısına göç etmiş, yerinden edilmiş sivillerin ağır kış koşullarıyla karşı karşıya olduğu uyarısında bulunurken, uluslararası topluma bu insanları korumak için daha fazla adım atılması çağrısında bulundu.
BM Suriye Bölgesel İnsani Koordinatör Yardımcısı Mark Cutts, Suriye’nin kuzeyindeki yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kamplardaki insani durum ile ilgili olarak, video konferans yoluyla New York’taki gazetecilere yaptığı açıklamada, “Durumları hakkında son derece endişeliyiz. Bu soğuk hava koşullarında, son birkaç günde korkunç sahneler gördük, hiç kimse bu koşullarda yaşamamalı, böyle bir şey kabul edilemez. Zira bildiğiniz gibi, bu bölgede yaşayanlar, dünyanın en savunmasız nüfus gruplarından biri” ifadelerine yer verdi.
Cutts “Bölgede çoğunluğu kara dayanıklı olmayan çadırlarda yaşayan, yerinden edilmiş 2,8 milyon kişi için son derece endişeliyiz. Çok düşük sıcaklıkların kaydedildiği diğer bölgelere de şiddetli yağmurlar yağıyor. Bu insanlar daha iyi barınaklara ulaşmayı hak ediyor” ifadelerini sözlerine ekledi.
Cutts “İnsani yardım kuruluşları çalışanları son günlerde sokakları temizlemek, bu insanlara mobil klinikler getirmek, hasarlı bazı çadırları onarmak veya değiştirmek, yiyecek, battaniye, kışlık giysiler ve acil yardım malzemeleri gibi diğer acil ihtiyaçları sağlamak için büyük bir çaba gösteriyorlar.” Açıklamasında bulundu.
Mark Cutts bu bölgenin gerçekten bir felaket bölgesi olduğunu vurgulayarak, uluslararası toplumu daha fazla çaba gösterme çağrısında bulundu. Cutts Birleşmiş Milletler’in geçen yıl Suriye’de insani yardım sağlamak için 4 milyar dolardan fazla talep ettiğini söyledi ancak bu miktarın sadece yüzde 45’ini toplandığını söyledi.
Şarku’l Avsat’ın United Nations News sitesinden aktardığı habere göre, Suriye’nin kuzeydoğusundaki bazı bölgelerde, yoğun kar yağışı ve hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesi nedeniyle yaklaşık 1000 çadır ya büyük oranda hasar gördü ya da tamamen çöktü.
Ülkenin kuzeybatısında, güvenlik koşullarının daha da kötüleşmesi, nüfusun maruz kaldığı acıyı ikiye katladı ve birçok kişinin göç etmesine neden oldu. Cutts Suriye’de ülke içinde 6,5 milyon yerinden edilmiş kişi olduğu belirtirken, “Bu insanların ihtiyaçlarını karşılamak bu çok büyük bir maliyet” dedi.
2,8 milyon kişiye ev sahipliği yapan Suriye’nin kuzeybatısı (İdlib ve çevresi), Şam’ın kontrolünden kaçan, muhalefetin son kalesini temsil ediyor. Bu insanlara ulaşan insani yardım, Şam’dan izin alınmasını gerektirmeyen ve geçerliliği Temmuz ayında sona eren, Birleşmiş Milletler’in özel yetkisi altında temel olarak Türkiye-Suriye sınırından geliyor.
Cutts “Afganistan, Yemen, Etiyopya ve Güney Sudan gibi ülkelerde tanık olunan büyük krizlerle birlikte, mevcut durumda insani sistemin küresel çapta son derece gergin olduğunu görüyoruz. Suriye’deki insanlar 10 yıldır süren savaş sebebiyle acı çekiyorlar.” dedi.
Suriye Müdahale Koordinatörlüğü Ekip Lideri Muhammed Hallac “Suriye’nin kuzeybatısında yerinden edilmiş insanların yaşadığı kampların yüzde 90’nından fazlasının kullanım ömrünün dolmasının yanı sıra, art arda gelen yağmur ve kar fırtınaları ile kuvvetli rüzgarlar afetlerin boyutunu ve yol açtıkları zararı artırarak, bu insanların acılarını ve trajedileri daha da kötü bir hale getirdi.” dedi. Hallac şu ifadeleri de sözlerine ekledi:
“Geçtiğimiz 48 saatte son kar fırtınasından etkilenen kişi sayısı 23 bin 176 kişiyi aştı. Afrin, Şaran, Raco, Azaz, Cinderes, el-Ra’i, Halep’in kuzey kırsalındaki Sacu ve İdlib’in kuzeyindeki Haram, Salkın, Sarmada, Kafr Lusin ve Atme bölgelerindeki bin 498’den fazla kampta 2 bin 753 kişi çadırlarının yıkılması sonucu evsiz kaldı. Bu süre zarfında 467’den fazla çadırın tamamen çöktüğü ve 411 çadıra yağmur suyu bastığı kaydedildi.”
Muhammed Hallac son olarak “Biriken kar sebebiyle 266’dan fazla hasta tedavi için tıbbi noktalara nakledilemediği ve mahsur kaldığı bildirildi. Bu hastaların çoğu çocuklar ve yaşlılardan oluşuyor. Aynı zamanda, kar yağışı nedeniyle birçok yolun ve kamp içi yolların trafiğe kapanması sonucunda, çok sayıda kuruluş tarafından yardım sunulan 42’den fazla kampa yönelik yardım desteği kesildi” ifadelerini kullandı.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.