Çin'e ait 9 savaş uçağı, Tayvan'ın "hava savunma sahasına" girdi

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Çin'e ait 9 savaş uçağı, Tayvan'ın "hava savunma sahasına" girdi

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Çin Halk Kurtuluş Ordusuna (PLA) ait 9 savaş uçağının Tayvan'ın "Hava Savunma Tanımlama Sahası" (ADIZ) ilan ettiği bölgeye girdiği bildirildi.
Tayvan Savunma Bakanlığının resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada, 6 J-16 savaş uçağı, 2 Y-8 ASW deniz devriye uçağı ve 1 Y-8 EW nakliye uçağının akşam saatlerinde hava savunma sahasının güneybatı bölümüne girdiği belirtildi.
Açıklamada, uçakların telsizle uyarıldığı, askeri devriye uçakları ile hava savunma füze sistemlerince takibe alındığı ifade edildi.
22 Ocak'ta de 39, 23 Ocak'ta ise 13 PLA uçağı, ADIZ'a girmişti. 22 Ocak'taki uçuşlar, bu yıl Tayvan'ın bildirdiği en çok sayıda uçağın katıldığı "ihlal" olmuştu.

Geçen yıl uçuşlar nedeniyle bölgede gerilim yükselmişti
Pekin'in 2021'de Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunun yıl dönümünün kutlandığı 1 Ekim ve izleyen günlerde, Tayvan'ın ADIZ ilan ettiği bölgeye çok sayıda uçakla girmesi, bölgede gerilimi yükseltmişti.
Tayvan Savunma Bakanlığı, 1 Ekim’de 38, 2 Ekim’de 39, 3 Ekim’de 16 ve 4 Ekim’de 56 savaş uçağının hava savunma tanımlama sahasına girdiğini bildirmişti.
4 Ekim'deki uçuşlar, Tayvan'ın kayıtlarını tutmaya başladığı Eylül 2020'den bu yana bir günde tespit ettiği en çok sayıda uçağın katıldığı "ihlal" olmuştu.
Uluslararası hukukta tanımı bulunmayan ve herhangi bir uluslararası otorite tarafından denetlenmeyen ADIZ, genelde ülkelerce tek taraflı ilan ediliyor. Tanımlama sahası, ülkenin tanımlı hava sahasını ihlal niyeti olmayan sivil uçakları kapsamına almıyor ancak bölgeye giren askeri uçaklar, potansiyel tehdit değerlendirilerek uyarılıyor.

Çin-Tayvan anlaşmazlığı
Çin'de İkinci Dünya Savaşı'nın ardından çıkan iç savaşta Mao Zedong liderliğindeki Çin Komünist Partisinin (ÇKP) 1949'da iktidarı ele geçirmesi ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan etmesi üzerine Çan Kayşek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Kuomintag) üyeleri, Tayvan'a yerleşip 1912'de kurulan "Çin Cumhuriyeti" iktidarının Ada'da devam ettiğini ileri sürerek bağımsızlık ilan etmişti.
Bu girişim, Çin tarafından kabul edilmese de Tayvan temsilcileri, 1971'e kadar Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda Çin'i temsil etmişti. 1950'ler ve 1960'larda çok sayıda ülkenin diplomatik ilişki tercihini Çin Cumhuriyeti'nden Çin Halk Cumhuriyeti'ne çevirmesinin ardından 1971'de BM Genel Kurulunda yapılan oylamada, Pekin hükümetinin Çin'in tek meşru temsilcisi kabul edilmesiyle Tayvan'ın uluslararası örgütlerdeki konumu belirsiz hale gelmişti.
Pekin yönetimi, "Tek Çin" ilkesini benimseyerek Tayvan’ın kendi topraklarının parçası olduğunu savunuyor. Çin, Boğazı ve çevresindeki askeri varlığının yanı sıra Tayvan'ın dünya ülkeleriyle müstakil diplomatik ilişkiler kurmasına, BM'de ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor.



Trump: İran'la bir anlaşmaya varılamazsa "kötü şeyler" olacak

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: İran'la bir anlaşmaya varılamazsa "kötü şeyler" olacak

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada, büyük bir savaş gemisi filosunun İran'a doğru ilerlediğini ve ABD'nin şu anda Tahran ile görüşmelerde bulunduğunu söyledi.

Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere dün yaptığı açıklamada, "İran ile müzakereler yoluyla bir anlaşmaya varmak istiyoruz" diyerek, anlaşmaya varılamaması durumunda "kötü şeyler" olacağı uyarısında bulundu.

İran devlet televizyonu dün bir hükümet kaynağına atıfta bulunarak, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın ABD ile nükleer konu hakkında müzakerelerin başlatılması emrini verdiğini bildirdi.

ABD haber sitesi Axios, konuyla ilgili bilgi sahibi iki kaynağa dayanarak, ABD elçisi Steve Witkoff'un cuma günü İstanbul'da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile olası bir nükleer anlaşmayı görüşmek üzere bir araya gelmesinin beklendiğini ifade etti.

Altı mevcut ve eski yetkili, İran yönetiminin, ABD'nin saldırısının, hükümet karşıtı protestoların kanlı bir şekilde bastırılmasının ardından zaten öfkeli olan İranlıları yeniden sokaklara dökerek iktidar üzerindeki kontrolünü zayıflatabileceğinden giderek daha fazla endişe duyduğunu söyledi.

Görüşmelere aşina olan dört yetkili, yetkililerin üst düzey toplantılarda İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'e, geçen ayki baskıdan (1979 İran Devrimi'nden bu yana en ölümcül baskı) kaynaklanan halk öfkesinin, korkunun artık caydırıcı unsur olmadığı bir noktaya ulaştığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, Hamaney'e, önemli sayıda İranlının güvenlik güçleriyle tekrar çatışmaya girmeye hazır olduğunun ve ABD'nin sınırlı bir saldırısı gibi dış baskıların onları cesaretlendirebileceğinin ve siyasi kuruluşa onarılamaz zararlar verebileceğinin söylendiğini belirtti.

Video

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir yetkili verdiği demeçte, İran'ın düşmanlarının rejimi devirmek için daha fazla protesto aradığını ve "maalesef" bir ayaklanma çıkarsa daha fazla şiddet yaşanacağını söyledi.

Konunun hassasiyeti nedeniyle isminin açıklanmasını istemeyen yetkili (diğer yetkililer de aynı şekilde isminin gizli kalmasını istedi), "Öfkeli halkın gösterileriyle birlikte gerçekleşecek bir saldırı, iktidardaki rejimin çöküşüne yol açabilir. Bu, üst düzey yetkililerin en büyük endişesidir ve düşmanlarımızın istediği de budur" ifadelerin kullandı.


Eski çalışanından Google ifşası: "Gazze savaşında İsrail ordusuna yardım edildi"

SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)
SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)
TT

Eski çalışanından Google ifşası: "Gazze savaşında İsrail ordusuna yardım edildi"

SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)
SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)

Google'ın kendi etik ilkelerini ihlal ederek İsrail ordusu için çalışan bir şirkete yardımda bulunduğu ifşa oldu.

Washington Post, eski bir Google çalışanının ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na (SEC) yaptığı şikayeti haberleştirdi. 

Temmuz 2024'te İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) sağladığı e-posta adresini kullanan bir müşterinin Google'ın bulut bilişim biriminden destek talep ettiği aktarıldı. 

İsrail ordusuyla iş yapan CloudEx için çalıştığı anlaşılan bu kişinin, havadan çekilen görüntüler kullanılarak drone, zırhlı araç ve askerlerin teşhisinde Google'ın Gemini hizmetinin daha isabetli sonuçlar vermesini istediği belirtildi.  

Yanıt veren Google ekibinin iç testler yaptığı ve önerilerde bulunduğu ortaya kondu. 

CloudEx çalışanının sonrasında sorunun çözüldüğünü aktardığı ifade edildi. 

Google'ın o dönemki etik ilkelerine göre, yapay zeka teknolojisinin silahlar veya "uluslararası normları ihlal eden" gözetim uygulamaları için kullanılamayacağına dikkat çekildi. 

CloudEx aracılığıyla bu iki ilkeyi de çiğneyen Google'ın, yatırımcıları ve düzenleyici kurumları kandırdığı iddia edildi. 

Adı ve görevi açıklanmayan ifşacı, Amerikan gazetesine yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Google'daki pek çok projem, yapay zeka etiğine dair iç değerlendirme sürecinden geçti. Bu süreç çok sağlamdır ve çalışanlara düzenli olarak şirketin yapay zeka prensiplerinin ne kadar önemli olduğu hatırlatılır. Ama mesele İsrail ve Gazze olunca tam tersi geçerli oldu. SEC'e başvuruda bulundum çünkü şirketin bu çifte standarttan sorumlu tutulması gerektiğini hissettim.

SEC'e yapılan şikayette, İsrail'in 71 bini aşkın Filistinliyi öldürdüğü Gazze savaşında Gemini'dan istifade ettiği öne sürüldü. 

Google geçmişte İsrail hükümeti için silahlar ya da istihbarata dair "çok hassas" çalışmalar sergilemediklerini savunuyordu. 

Teknoloji devinin bir sözcüsü, son iddialar üzerine Washington Post'a konuşarak suçlamaları reddetti:

Bir genel kullanım sorusunu yanıtladık. Standart yardım masası bilgisini her müşteriye veririz. Bunu aşan bir teknik destek sağlamadık. Bu soruyu, yapay zeka ürünlerine birkaç yüz dolardan fazla harcamayan bir hesap yöneltti ki bu şartlarda yapay zekanın herhangi bir şekilde kayda değer kullanımı imkansız.

Google belgeleri, "bulut video zekası" hizmetinin nesne takibinin ilk bin dakika boyunca ücretsiz olduğunu, sonrasındaysa dakika başına 15 sent para aldığını bildiriyor.

Şirket, yapay zekanın silah ve gözetim için kullanılmasına karşı çıkan prensiplerini, çalışanlarının tüm protestolarına rağmen Şubat 2025'te rafa kaldırmıştı. 

Aralık ayında Pentagon, çalışanlarının Gemini'ı kullanmaya başladığını duyurmuştu. 

SEC, IDF ve CloudEx, Amerikan gazetesinin yorum taleplerine yanıt vermedi. 

Independent Türkçe, Washington Post, Jerusalem Post


Kremlin, bu hafta Ukrayna ve ABD ile görüşmelerin yapılacağını doğruladı

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
TT

Kremlin, bu hafta Ukrayna ve ABD ile görüşmelerin yapılacağını doğruladı

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)

Rusya, bugün yaptığı açıklamada, dört yıldır süren savaşı sona erdirmek amacıyla pazar günü yapılması planlanan Ukrayna ve ABD ile Abu Dabi'deki görüşmelerin, üç tarafın programlarının koordinasyonu gerekliliği gerekçesiyle çarşamba gününe ertelendiğini doğruladı.

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov gazetecilere, "Görüşmeler gerçekten de geçen pazar günü yapılacaktı, ancak üç tarafın programlarının daha fazla koordinasyonu gerekiyordu" dedi.

Şunları da ekledi: “İkinci tur görüşmeler gerçekten de çarşamba ve perşembe günleri Abu Dabi'de yapılacak. Bunu teyit edebiliriz.”

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymir Zelenskiy pazar günü, üçlü görüşmelerin çarşamba ve perşembe günleri BAE başkentinde yapılacağını duyurmuştu.

Birleşik Arap Emirlikleri'nde 23 ve 24 Ocak tarihlerinde yapılan bu görüşmelerin ilk turu diplomatik bir atılım sağlayamadı.

Bu ikinci tur görüşmeler, Moskova'nın Ukrayna'ya karşı büyük çaplı saldırısının dördüncü yıldönümünden iki haftadan kısa bir süre önce gerçekleşiyor.

Görüşmelerin, şu ana kadar herhangi bir ilerleme kaydedilememesiyle birlikte, hassas bir konu olan toprak meselesine odaklanması bekleniyor.

Washington, on binlerce insanın ölümüne, milyonlarca insanın yerinden edilmesine ve Ukrayna'nın doğu ve güney bölgelerinin büyük bir kısmının harap olmasına neden olan iki komşu ülke arasındaki savaşa son verilmesi için baskı yapıyor.