Kulüplerin gözü serbest kalacak yıldızlarda: 877 milyon euroluk pazarın yıldızı Mbappe

Kylian Mbappe, Paul Pogba, Paulo Dybala ve Franck Kessie'nin transfer döneminin gözdesi olması bekleniyor / Fotoğraf: Reuters
Kylian Mbappe, Paul Pogba, Paulo Dybala ve Franck Kessie'nin transfer döneminin gözdesi olması bekleniyor / Fotoğraf: Reuters
TT

Kulüplerin gözü serbest kalacak yıldızlarda: 877 milyon euroluk pazarın yıldızı Mbappe

Kylian Mbappe, Paul Pogba, Paulo Dybala ve Franck Kessie'nin transfer döneminin gözdesi olması bekleniyor / Fotoğraf: Reuters
Kylian Mbappe, Paul Pogba, Paulo Dybala ve Franck Kessie'nin transfer döneminin gözdesi olması bekleniyor / Fotoğraf: Reuters

Salgının getirdiği ekonomik zorluklarla mücadele eden kulüpler, yeşil sahalardaki başarısını da sürdürebilmek adına rekabeti üst seviyede tutmak durumunda.
Pandemiyle önemli gelir kayıpları yaşayan ancak sonrasında toparlanma sürecine giren kulüpler, sezonun tamamlanmasına 6 aydan kısa bir süre kala gözünü serbest kalacak yıldızlara çevirdi.
Kulübüyle sözleşmesinin sona ermesine 6 ay kala oyuncunun bir başka kulüple görüşmesinin önünü açan Bosman Kuralları ise bu alanda en büyük tetikleyici.
Transfer piyasasının nabzını tutan Transfermarkt'ın verilerine göre bu yıl piyasa değeri 15 milyon euro ve üzerinde olan ve sezon sonu kulüpleriyle sözleşmesi sona erecek oyuncu sayısı 29'a, toplam değerleri ise 877 milyon euroya ulaştı.
Paris Saint-Germain'in yıldızı Kylian Mbappe, Manchester Uniterd'da forma giyen Paul Pogba ile Juventus'un Arjantinli futbolcusu Paulo Dybala listenin en dikkat çeken isimleri oldu.

Kylian Mbappe / Fotoğra: Reuters
160 milyon euro değer biçilen Mbappe zirvede
Transfermarkt'a göre serbest kalacak oyuncular listesinin en değerli ismi 160 milyon euro değeriyle zirvede yer alan PSG'nin Fransız futbolcusu Kylian Mbappe oldu.
Kariyerine AS Bondy takımında başlayan ve 2013'te Monaco altyapısına transfer edilen genç futbolcu, 2018'de 145 milyon euro bonservis bedeliyle başkent ekibine transfer edilmişti.
Sözleşmesi sezon sonunda bitecek Mbappe, 2020-21 sezonunda bordo-mavili formayla çıktığı 28 maçta 19 gol, 16 asistlik performans sergiledi.
Geride kalan sezonlarda takımdan ayrılacağı iddialarıyla gündeme gelen Mbappe'nin ismi Real Madrid ile anılıyor.
CIES'in Ocak 2022 itibarıyla piyasa değeri 50 milyon euro üzerindeki en değerli 100 futbolcuyu sıraladığı listede Mbappe'nin piyasa değeri 71 milyon 500 bin euro olarak açıklanmıştı.

Paul Pogba / Fotoğraf: Reuters
55 milyon euro değer biçilen Pogba, ikinci sırada
Premier Lig ekiplerinden Manchester United'da forma giyen Paul Pogba da sezon sonu sözleşmesi bitecek isimler arasında.
55 milyon euro ile serbest kalacak en pahalı ikinci futbolcu olan Pogba'nın 2019'dan bu yana yitirdiği değer kaybı da dikkatlerden kaçmadı.
10 Aralık 2019'da 100 milyon euro değer biçilen Fransız futbolcu, aradan geçen süreçte 45 milyon değer kaybetti.
Kariyerine Fransa'da başlayan ve 2009'da Manchest United altyapısına transfer edilen Pogba, 2012'de bedelsiz olarak Juventus'a gönderilmişti.
Tarihler 2016'yı gösterdiğinde ise Manchester United eski futbolcusunu 105 milyon euroya kadrosuna katmıştı.
"Kırmızı Şeytanlar"da bu sezon sakatlıklarla uğraşan Fransız yıldız, 4'ü Şampiyonlar Ligi olmak üzere 13 maçta takımına 7 asistlik katkı verirken skor üretemedi.
Pogba, CIES'in Ocak 2022 listesinde kendine yer bulamamıştı.


Paulo Dybala / Fotoğraf: Reuters
Paulo Dybala, en pahalı üçüncü oyuncu 
Serie A ekibi Juventuslu Paulo Dybala da sezon sonu sözleşmesiz kalacak oyunculardan.
Transfermarkt'a göre piyasa değeri 50 milyon euro olarak serbest kalacak en pahalı üçüncü oyuncu olan Dybala da tıpkı Pogba gibi büyük değer kaybı yaşayanlar arasında yer alıyor.
Dybala'nın 20 Aralık 2018'deki 110 milyon euroluk piyasa değerinin 4 yıllık süreçte 60 milyon değer kaybettiği görülüyor.
Kariyerine ülkesinin Institu takımında başlayan 28 yaşındaki Arjantinli yıldız, 2012'de 11 milyon 900 bin euro karşılığında Palermo'ya, 2015'te de 41 milyon euro bonservis bedeliyle Juventus'a transfer oldu.
Bu sezon takımıyla tüm kulvarlarda 23 maça çıkan Dybala, rakip fileleri 11 kez sarsarken 4 de asist üretti.
Dybala da Pogba gibi CIES'in Ocak 2022 raporuna dahil olamamıştı.

Franck Kessie / Fotoğraf: Reuters
Milan'ın 25'lik yıldızı Kessie'nin ismi devlerle anılıyor
Serie A ekibi Milan'da forma giyen 25 yaşındaki Franck Kessie, transfer döneminin en önemli yıldız adayı.
Şimdiden Barcelona ve Inter gibi kulüplerle ismi anılan Fildişi Sahilli oyuncu, sözleşmesi bitecek oyuncular arasında 48 milyon euro ile en pahalı üçüncü futbolcu konumunda.
Bu sezon 21 kez kırmızı-siyahlı formayı giyen Kessie, 5 gol, 1 asistlik katkı sundu.
2019'da Atalanta'dan Milan'a 24 milyon euro bonservis bedeliyle transfer edilen Kessie de tıpkı eski takım arkadaşı Hakan Çalhanoğlu gibi Milan'dan bonservissiz ayrılabilir.
Yıldız oyuncunun ismi Barcelona, Liverpool, Inter ve Tottenham ile anılıyor.

Inter'in önemli isimlerinden Brozovic de serbest kalıyor
12 Aralık 2019'da 60 milyon euro ile en pahalı market değerine ulaşan Inter'in Hırvat yıldızı Marcelo Brozovic, 40 milyon euro ile sezon sonu sözleşmesi bitecek en pahalı değere sahip beşinci oyuncu konumunda.
2016 yazında 18 milyonluk piyasa değerine karşılık 5 milyon euroya Dinamo Zagreb'den Inter'e transfer edilen Brozovic, bu sezon takımının en çok süre alan isimleri arasında yer alıyor.
Mavi-siyahlı formayla çıktığı 29 maçta 2 bin 427 dakika süre alan Brozovic, 1 gol ve 2 asist üretse de takımın değişilmez isimleri arasında.
İtalyan Gazeteci Fabrizio Biasin, kulübün oyuncuyla sözleşmesini uzatması gerektiğini ve mutlaka bir yedeğinin takıma kazandırılması gerektiğini ifade ediyor:
Inter'in kadrosunda çok sayıda orta saha seçeneği var ancak Brozovic yine de neredeyse her zaman kullanılıyor. Çünkü takımda başka hiçbir oyuncu hazırlık sürecinde 29 yaşındaki oyuncunun niteliklerine sahip değil. Hırvat oyuncunun sakatlanması veya uzaklaştırılması, takımın oyun stilini olumsuz etkileyebiliyor. Inter'in transfer döneminde bir oyuncuya ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Ancak Brozovic için bir yedek aramalılar. Şu anda Brozovic, takımda tek başına bir oyuncu.

Ousmane Dembele / Fotoğraf: Reuters
15-35 milyon euro arasında 24 futbolcu var
İlk 5 sırası 40 milyon euro ve üzeri oyunculardan oluşan sezon sonu serbest kalacak isimlerden 15-35 milyon euro aralığında 24 oyuncu bulunuyor.
Chelsea'den Antonio Rüdiger ile Andreas Christensen ve Bayern Münih'ten Niklas Süle, 35 milyon euro piyasa değerleriyle ilk 5'i takip ediyor.
2017'de Borussia Dortmund'dan Barcelona'ya 140 milyon euro bonservis ödenerek transfer edilen ancak geçirdiği sakatlıklar nedeniyle bir türlü istenen verimi veremeyen Ousmane Dembele, 30 milyon euro değeriyle sezon sonu sözleşmesi bitecek oyuncular arasında en dikkat çeken isimlerden.

Andrea Belotti / Fotoğraf: Reuters
Geçen yaz İtalya Milli Takımı ile EURO 2020'de şampiyonluk yaşayan Torino'nun 28 yaşındaki oyuncusu Andrea Belotti de transfer piyasasının gözde isimlerinden olması bekleniyor. 
28 milyon euro piyasa değeri biçilen Belotti'nin ismi Milan ve Newcastle United'la anılıyor.
İstede yer alan diğer bazı futbolcuların değeri ve takımları şöyle: 

Independent Türkçe



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM