Suriye hükümetinden elektrik tasarrufu için bir haftalık kapanma kararı

Uzmanlara göre karar, ülkedeki krizin derinliğinin bir göstergesi

20 Ocak’ta Şam yakınlarındaki Dummar mahallesinde karın tadını çıkaran çocuklar (AFP)
20 Ocak’ta Şam yakınlarındaki Dummar mahallesinde karın tadını çıkaran çocuklar (AFP)
TT

Suriye hükümetinden elektrik tasarrufu için bir haftalık kapanma kararı

20 Ocak’ta Şam yakınlarındaki Dummar mahallesinde karın tadını çıkaran çocuklar (AFP)
20 Ocak’ta Şam yakınlarındaki Dummar mahallesinde karın tadını çıkaran çocuklar (AFP)

Suriye hükümeti, vatandaşlara enerji ve ısınma araçları sağlamak amacıyla resmi kurumlarda tam bir haftalık tatil ilan etti. Tatil dün sona erdi. Tatil, Şamlıların büyük çoğunluğu arasında ‘hayat şartlarında ve temel hizmetlerin sağlanmasında bir iyileşme olmayacağına dair genel bir kanıyı’ güçlendirirken mevcut durum, Şamlılar arasında içinde bulundukları hayat şartlarından kurtulmak için göç etmeyle ilgili konuşmaların artmasına neden oldu.
Başkent Şam ve tüm Suriye genelinde mevcut kış şartları, şiddetli soğuk hava dalgası ve hükümetin ısınma ve elektrik hizmetleri sağlamadaki başarısızlığı çerçevesinde son iki hafta içinde iyice ağırlaştı. Bakanlar Kurulu’ndan 23 Ocak'ta yapılan açıklamada, “Hava koşulları ve haksız bir şekilde uygulanan ekonomik yaptırımlarla kısıtlamalar getirilen ısıtma tesislerinin içinde bulundukları durum çerçevesinde buna karşı alınabilecek tüm uygun önlemlerle mümkün olan en fazla miktarda enerji tasarrufu sağlanması ve bunun vatandaşların hizmetine tahsis edilmesi amacıyla 23 Ocak 2022 Pazar gününden 28 Ocak 2022 Perşembe gününe kadar kamu kurumları kapalı olacaktır. Kapanmanın niteliği ve koşulları, içinde çalışmanın devamını gerektiren kamu kuruluşlarıyla ilgili olarak Devlet Memurları Temel Kanununun 43. maddesinin C bendindeki hükümleri dikkate alır” denildi.
Tatilin başlamasından bu yana Şam'ın mahalleleri, ana yollarda geçen birkaç arabanın far ışıkları dışında gecenin büyük bir bölümünde zifiri bir karanlığa gömülürken, başkentin içindeki ve çevresindeki mahallelerde caddeler ve sokaklar, insanların evlerine çekilmesiyle neredeyse bomboş kaldı.
Şam’ın doğusundan bir kişi dün Şarku'l Avsat'a şunları söyledi:
“Duyuru yapıldığında kendimizi iyi hissettik, ama tatilin başlangıcından sonuna kadar durumda bir düzelme olmadı. Günde sadece bir saat elektrik sağlandı. Bazı yerlere iki günde bir 10-15 dakikalığına elektrik temin edildi. Bazı sokaklar beş gün boyunca elektriksiz kaldı. Hükümet artık hiçbir şeyi yok. İnsanların da dayanacak güçleri kalmadı. Ülke artık gelişmiyor. En iyi seçenek göç. Hiç değilse onurumuzla yaşar, açlıktan veya soğuktan ölmeyiz.”
Uzun süren elektrik kesintilerinin ailelerin sosyal ortamlarını olumsuz yönde etkilediğini belirten öğretmen R. M. “Bir şey çatırdıyor. Ruhu uyandıran bir şey. Allah kalplerimizi kararttı. Bizler ölüyüz. Hiçbir şey yapamadıktan sonra insan neden yaşar ki? Neden hiçbir şeyleri olmadığını ve durumun bir iki ay içinde veya bir iki yıl hatta beş yıl içinde düzelmeyeceği gerçeğini itiraf etmiyorlar. Eskiden bir saatliğine de olsa işe gidilirdi. Evde oturup çocukların soğuktan titrediğini görünce hiçbir şey yapamamak insanı sinirlendiriyor. Elektrik ve yakıt ihtiyacı karşılanmadı. Bu yüzden en iyi seçenek göç etmek” şeklinde konuştu.
Şarku’l Avsat’a konuşan bir üniversite öğrencisi ise okul sınavları döneminde elektriğin olmaması ve ısınamamalarının yarattığı sıkıntılardan bahsetti. Öğrenci, “Elektrik bir saatliğine geldiğinde bataryaları şarj eder ve onlarla çalışırdık. Ama şimdi bunu yapacak kadar da elektrik temin edilmiyor. Cep telefonları bile kapalı, biz nasıl ders çalışalım? Şartlı lambaların ve cep telefonlarının ışıkları olsa bile soğuk yüzünden derse çalışmaya konsantre olamıyoruz” diye konuştu.
Elektrik kesintisi ve elektrik jeneratörlerini çalıştırmak için gereken yakıtın bulunmaması nedeniyle dükkanların kapanmasına ve çalışanların işlerinin aksamasına neden olurken karaborsadaki emtia fiyatları önemli ölçüde arttı.
Şam'ın merkezinde bir erkek berberinde çalışan genç bir adam olan F.K., Şarku’l Avsat’a elektrik kesintisi nedeniyle işlerin neredeyse durma noktasına geldiğini söyledi. F.K. “Mesleğimiz, genel olarak elektrik kullanımına ihtiyaç duyuyor. Devam eden elektrik kesintileri yüzünden büyük zarar gördük. Bir sandviç, paket sigara (ortalama bir paket sigaranın fiyatı bin 500 ile 2 bin Suriye lirası arasında değişiyor) almak bile zorlaştı” dedi.
Ancak, çalışmak için bir Arap ülkesine gitmek üzere olduğu ve prosedürlerin sona yaklaştığı için mutlu olduğunu söyleyen genç adam, “Artık burada kalmak için bir sebep yok. Herkes gidiyor” şeklinde konuştu.
Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan uzmanlara göre bir haftalık tatil, hükümetin vatandaşlara enerji ve ısınma imkanları sağlama konusunda yaşadığı krizin derinliğini ve onlara asgari de olsa yaşamak için ihtiyaç duyduklarını temin etme konusundaki büyük yetersizliğini açıkça ortaya koyuyor.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.