Mısır ordusu, Güney Kore ile yaptığı anlaşmayla askeri kapasitesini güçlendiriyor

Güney Kore ile birkaç mutabakat zaptı ve silahlanma anlaşması için düzenlenen imza törenine katılan Mısır Savunma Bakanı (Askeri Sözcü)
Güney Kore ile birkaç mutabakat zaptı ve silahlanma anlaşması için düzenlenen imza törenine katılan Mısır Savunma Bakanı (Askeri Sözcü)
TT

Mısır ordusu, Güney Kore ile yaptığı anlaşmayla askeri kapasitesini güçlendiriyor

Güney Kore ile birkaç mutabakat zaptı ve silahlanma anlaşması için düzenlenen imza törenine katılan Mısır Savunma Bakanı (Askeri Sözcü)
Güney Kore ile birkaç mutabakat zaptı ve silahlanma anlaşması için düzenlenen imza törenine katılan Mısır Savunma Bakanı (Askeri Sözcü)

Mısır ordusu, Güney Kore merkezli savunma ve askeri sanayi şirketi Hanwha ile K-9 obüs modeli topçu silahlarını satın almak ve yerel olarak üretmek için askeri bir anlaşma imzaladı. Mısır Ordusu Sözcüsü, “Silahlı Kuvvetler Silahlanma Heyeti Başkanı Tümgeneral Usame İzzet, Güney Kore merkezli Hanwha Şirketi ile Ulusal Askeri Üretim Otoritesi’ne bağlı şirketler ve fabrikalar tarafından Obüs K9A1 EGY sisteminin ortak yönetimi ve üretimi için sözleşme imzaladı” açıklamasında bulundu.
Mısır ordusu tarafından yapılan açıklamada anlaşmanın maddi değerine yönelik bilgi yer almazken, Güney Kore Başkanlık Ofisi’nden yapılan bir açıklamada, anlaşmanın değerinin 2 trilyon wonu (1,66 milyar doları) aştığı belirtildi. Bunun yanı sıra anlaşmanın, K-9 obüsünün en büyük ihracatını temsil etmekle kalmayıp, Güney Kore silah sisteminin gelişmişliğini bir kez daha gösterdiği belirtildi.
Mısır ve Güney Kore, Güney Koreli şirket Hanwha ile obüsün ortak üretimi için yapılan sözleşmenin yanı sıra, Mısır Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı, Savunma ve Askeri Üretim Bakanı Orgeneral Muhammed Zeki ve Güney Kore Savunma Tedarik Programı’ndan (DAPA) sorumlu Bakan Kang Eun-ho’nun katılımıyla askeri alanda iki mutabakat zaptı imzaladı.
Mısır ordusu sözcüsünün resmi Facebook sayfasından yaptığı açıklamada, Savunma Bakanı Yardımcısı, Stratejik Komutanlık Komutanı ve Askeri Sanayileşme Genel Müfettişi Ahmed Halid’in, savunma sanayii ve lojistik destek alanlarında iş birliğine dayalı iki mutabakat zaptı imzaladığı bildirildi. Açıklamada, iki ülke arasındaki koordinasyonunun sağlanması ve askeri tecrübelerin karşılıklı aktarımı, savunma alanında araştırma ve geliştirme için iş birliğine yönelik başka bir muhtıranın da imzalandığı belirtildi.
Açıklamaya göre, Mısır Savunma Bakanı yapılan imza töreninde, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin katılımcılara selam ve takdirlerini iletti. Aynı zamanda, Cumhurbaşkanı’nın ülkenin askeri gücünün en önemli dayanaklarından biri olması sebebiyle, Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı’nın askeri sanayileşme ve silah sistemlerinin geliştirilmesine büyük önem verdiğini vurguladı. Yapılan açıklamada, Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı’nın, vatanın güvenliğini ve yeteneklerini koruma konusundaki sorumluluklarını ve görevlerini yerine getirmelerini sağlayan, askeri gücü, eğitimli personel yetenekleri ve gelişmiş silahları ile silahlı kuvvetlerinin dünya orduları arasında daima iyi bir konumda olması için küresel silahlanma sistemlerindeki gelişmelere ayak uydurmakta kararlı olduğu vurgulandı.
Güney Kore Savunma Tedarik Programı’ndan (DAPA) sorumlu Bakan Kang Eun-ho ise Mısır’ı büyük bir bölgesel güç olarak nitelendirerek askeri iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, bir sonraki aşamada iki ülke arasında daha fazla ortak askeri iş birliği ve koordinasyon kurmayı heyecanla beklediklerini belirtti.
Mısır’ın askeri malzeme üretimden sorumlu Bakanı Muhammed Ahmed Mursi yaptığı bir konuşmada, Mısır’ın ulusal güvenliğini korumak amacıyla silahlanma sistemini geliştirmek ve genişletmek için tüm devlet kurumları ile silahlı kuvvetler arasındaki koordinasyonun devam ettiğini vurguladı. Aynı zamanda, Güney Kore ile askeri üretim alanına yönelik iş birliği ilişkilerini övdü.
Güney Kore’nin resmi haber ajansı Yonhap’a göre, iki ülke arasındaki anlaşmanın, Mısır’ı obüs K9A1 EGY sistemini Afrika’da kullanan ilk ülke ve K9A1 EGY kullanan 9. yabancı ülke yaptığı belirtildi.
Mısır ile Güney Kore anlaşması, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Mısır’a 12 adet C-130J Super Hercules nakliye uçağı, ilgili ekipmanlar ve radar sistemleri dahil olmak üzere 2,56 milyar dolar değerinde, askeri teçhizata yönelik iki anlaşmayı onaylamasından günler sonra geldi.



Avn ve Selam, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakereye hazır olup olmadığını görüştü

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
TT

Avn ve Selam, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakereye hazır olup olmadığını görüştü

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Başbakan Nevvaf Selam bugün yaptıkları görüşmede, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakerelere hazır olup olmadığını ele aldı. Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre görüşme, ülkenin güneyine yerinden edilenlerin akınının sürdüğü ve Hizbullah ile İsrail arasında ikinci gününe giren ateşkes süreciyle eş zamanlı gerçekleşti.

Açıklamada, Avn ve Selam’ın ‘ateşkes sonrası aşamaya ve bunun kalıcı hale getirilmesine yönelik çabalara dair değerlendirme’ yaptığı, ayrıca İsrail ile yapılması beklenen müzakereler için ‘Lübnan’ın hazırlık durumunu’ ele aldığı belirtildi.

Görüşme, Avn’ın bir gün önce Lübnan halkına ve adını anmadan Hizbullah’a hitaben yaptığı sert tonlu konuşmanın ardından geldi. Avn konuşmasında, Lübnan’ın İsrail ile ‘kalıcı anlaşmalar’ hedefiyle yeni bir aşamanın eşiğinde olduğunu ifade ederken, doğrudan müzakerelerin ‘taviz’ anlamına gelmediğini vurguladı.

Hizbullah ile İsrail arasında, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ilan edilen 10 günlük ateşkes kapsamında, perşembeyi cumaya bağlayan gece yarısından itibaren kırılgan bir ateşkes yürürlükte bulunuyor. 2 Mart’ta başlayan çatışmalarda yaklaşık 2 bin 300 kişi hayatını kaybederken, özellikle Lübnan’ın güneyi ve Beyrut’un güney banliyölerinden olmak üzere 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.

Hizbullah ve destekçileri, İsrail ile doğrudan müzakerelere karşı çıkmayı sürdürürken, daha önce de 2024 savaşı sonrasında Lübnan hükümetinin örgütün silahsızlandırılmasına yönelik kararını reddetmişti.

Öte yandan Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati Al Jadeed TV’ye verdiği demeçte, “Cumhurbaşkanı’nın sözleri şok ediciydi” ifadesini kullanarak, konuşmada İran’a teşekkür edilmemesini eleştirdi. İran, Lübnan’daki ateşkesin Washington ile varılan ateşkes mutabakatının ‘bir parçası’ olduğunu açıklamıştı.

Lübnan’ın güneyindeki kasaba ve köylerine doğru yola çıkan yerlerinden edilmiş insanların araçları (Reuters)Lübnan’ın güneyindeki kasaba ve köylerine doğru yola çıkan yerlerinden edilmiş insanların araçları (Reuters)

Ateşkesin ikinci gününde, özellikle Lübnan’ın güneyine doğru, yerinden edilenlerin akını sürüyor. Güneyi birbirine bağlayan sahil yolu, sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun trafikle kilitlendi.

Lübnan ordusu ile yerel yetkililer, İsrail bombardımanı nedeniyle kapanan yolları yeniden ulaşıma açmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Beyrut’un güney banliyösünde ise geniş çaplı yıkımın yaşandığı bölgede aileler, evlerini kontrol etmek ve ihtiyaçlarını almak üzere geri dönüyor. Ancak AFP muhabirlerine göre, bölgenin iç kesimlerindeki bazı mahalleler hâlâ büyük ölçüde boş durumda; birçok kişi geri dönmek için beklemeyi tercih ediyor.

Bu kişilerden biri olan ve dört çocuğuyla birlikte Beyrut sahilinde kurulu bir çadırda kalan Semah Haccul, güvenlik endişeleri nedeniyle henüz evine dönmeye hazır olmadıklarını söyledi.

Haccul, “Gece bir şey olmasından ve çocuklarımı alıp kaçamamaktan korktuğumuz için kendimizi güvende hissetmiyoruz” dedi.

Evine kısa süreliğine gittiğini belirten Haccul, Beyrut’un güneyindeki el-Leyleki bölgesindeki evinde hafif hasar tespit ettiğini, ‘çocukları yıkamak ve artan sıcaklıklar nedeniyle yazlık kıyafetler almak’ için eve uğradığını ifade etti. Ateşkesin gidişatını izlemek istediklerini vurgulayan Haccul, “Ateşkes kalıcı hale gelirse evlerimize döneceğiz” dedi ve çevredeki çadırlarda kalan onlarca ailenin de aynı yaklaşımı benimsediğini aktardı.

Selam ise Avn ile görüşmesinde, ateşkesin kalıcı hale gelmesi durumunda yerinden edilenlerin en kısa sürede güvenli şekilde evlerine dönebilmesini umduğunu dile getirdi. Selam, Lübnan devletinin bu dönüşü kolaylaştırmak için ‘yıkılan köprülerin onarılması, yolların açılması ve geri dönüşün mümkün olduğu bölgelerde gerekli ihtiyaçların sağlanması’ yönünde çalıştığını belirtti.


Macron, Lübnan'ın güneyinde bir Fransız askerinin öldüğünü üç askerin yaralandığını belirterek, saldırıdan Hizbullah'ı sorumlu tuttu

Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
TT

Macron, Lübnan'ın güneyinde bir Fransız askerinin öldüğünü üç askerin yaralandığını belirterek, saldırıdan Hizbullah'ı sorumlu tuttu

Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan'ın güneyinde düzenlenen saldırıda bir Fransız askerinin öldüğünü duyurarak, ölümünden Hizbullah'ı sorumlu tuttu.

Macron, X internet sitesinde yayınladığı paylaşımda, üç askerin de yaralandığını ve tahliye edildiğini belirterek, Lübnan hükümetini saldırıdan sorumlu olanlara karşı harekete geçmeye çağırdı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise Fransız güçlerini hedef alanlardan sorumlu olanların yargılanacağını belirtti.


Hamas'a Gazze'nin silahsızlandırılmasına razı olması için yoğun baskı uygulanıyor

Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)
Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)
TT

Hamas'a Gazze'nin silahsızlandırılmasına razı olması için yoğun baskı uygulanıyor

Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)
Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)

Hamas, Gazze Şeridi'nde faaliyet gösteren grupların, özellikle de silahlı kanadı "Kassam Tugayları"nın silahsızlandırılması planı üzerinde müzakereye başlamadan önce, arabulucular ve diğer taraflardan "Barış Konseyi" belgesini, en azından prensipte de olsa, kabul etmesi yönünde büyük bir baskıyla karşı karşıya.

Gazze Şeridi dışındaki iki Hamas kaynağı Şarku’l Avsat’a, bazı arabulucu ülkelerin, Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov tarafından yaklaşık iki hafta önce hareketin liderliğine sunulan ve şartlarının daha sonra başka bir aşamada müzakere edileceği anlayışıyla hazırlanan plana ilk yazılı onayı vermeleri için hareketi ikna etme girişimleri olduğunu söyledi.

İki kaynak, İsrail'i ateşkes anlaşmasının ilk aşamasını uygulamaya mecbur eden net garantiler alınmadan önce bu onayın alınması yönünde girişimler olduğunu açıkladı. Müzakere ekibinin, ikinci aşamayı müzakere etmeye geçmeden önce ilk aşamanın tamamının uygulanmasını sağlamayı amaçlayan pozisyonuna bağlı kalmakta ısrar ettiğini belirttiler.

Gazze'deki yıkım (Arşiv- AFP)Gazze'deki yıkım (Arşiv- AFP)

İki kaynak, “Arabulucular ve çeşitli taraflar, birinci aşamanın istisnasız olarak eksiksiz bir şekilde uygulanması karşılığında, ikinci aşamanın da eş zamanlı olarak derhal uygulanmaya başlanmasını sağlamaya yönelik girişimlerde bulunuyorlar. Bu hareket bir anlaşmaya yol açabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Bir kaynak, Hamas liderliğinin, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'nin, hareketin ikinci aşamayla ilgili belgeyi imzalama konusundaki ilk anlaşmasını istismar ederek, hareketin orijinal planda hâlâ reddettiği ve açık değişiklikler talep ettiği adımlara zorlayacakları yönünde ciddi endişeler taşıdığını belirtti.

Kaynak, bazı arabulucu ülkelerin Hamas'ın pozisyonunu ve endişelerini anladığını ve bu konuda güven verici mesajlar iletmeye çalıştığını, ancak hareket içindeki ve Filistinli gruplarla olan iç temasların ve görüşmelerin hala devam ettiğini kaydetti.

Şarku’l Avsat'a konuşan bir fraksiyon kaynağına göre bazı gruplar, arabulucuların desteğiyle, Gazze Şeridi'ndeki nüfusun insani ve yaşam koşullarındaki iyileşmeden faydalanmak amacıyla ikinci aşamanın 8 aydan 3 veya 4 aya indirilmesini önerdi. Özellikle, evleri yıkılan ve çok zor ve çetin koşullarda yaşayan yerinden edilmiş kişilerin yaşamlarının giderek kötüleşmesi göz önüne alındığında, yeniden yapılanma aşamasının acilen başlatılması gerektiği vurgulandı.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan geçici kampta bir kız çocuğu su taşıyor (Arşiv- AFP)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan geçici kampta bir kız çocuğu su taşıyor (Arşiv- AFP)

Etkili kaynak, ikinci aşamanın uygulama süresinin kısaltılma amacının, başta iç işlerini düzene koymaya, halkın ihtiyaçlarına dikkat etmeye ve bütünleşik bir Filistin ulusal sistemi inşa etmeye çalışan Filistinliler olmak üzere tüm taraflara hizmet edecek daha ileri aşamalara geçmek olduğunu değerlendiriyor. Ayrıca, Arap ülkelerinin yanı sıra Türkiye de dahil olmak üzere İslam ülkelerinden de Filistin ulusal diyaloğuna geri dönülmesi yönünde çabalar sarf edildiğini, ancak şu ana kadar yakın zamanda toplantı yapılacağına işaret edebilecek bir ilerleme olmadığını, buna rağmen çabaların devam ettiğini belirtti.

Silahların kısıtlanması konusunda gruplar arasında bir mutabakat olduğunu, ancak önerilen şekilde olmadığını ifade etti. Grupların temel teklife eklemek istedikleri değişiklikler olduğunu ve ikinci aşamaya ilişkin ciddi görüşmeler başlarsa, değişikliklerini sunmak için mevcut temasların nereye varacağını bekleyeceklerini söyledi.

Bu durum, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki gerilimi artırmaya devam ettiği ve Filistinli kayıpların sayısının arttığı bir dönemde yaşandı.

Bu sabah, Gazze Şehri'nin doğusunda ve Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'nin doğusunda açılan ateş sonucu birinin durumu ağır, 4 Filistinli yaralandı.

İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta ve kuzeydeki bölgelerde sivilleri ve yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını hedef alan bir dizi saldırısında dün 3 Filistinli öldürüldü. Kurbanlar arasında, UNICEF'in desteğiyle yerinden edilmiş kişilere su taşıyan kamyonu kullanan iki Filistinli kardeş de bulunuyordu. Olayın ardından UNICEF, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki faaliyetlerini askıya aldığını duyurdu.

10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesin ardından Gazze Şeridi'ndeki Filistinli kurbanların sayısı 773 kişiyi aşarken, 2 bin 15'ten fazla kişi de yaralandı. 7 Ekim 2023'ten bu yana toplam ölü  sayısı ise 72 bin 500 kişiyi geçti.