Tahran: Nükleer dosya dışında müzakere yapılmayacak

İran ABD Kongresi’nden ‘anlaşmaya bağlı kalınacağı yönünde siyasi karar almasını talep etti

Viyana’da nükleer müzakerelerin gerçekleştirildiği Coburg Sarayı’nın önünden geçen bir fayton. (AFP)
Viyana’da nükleer müzakerelerin gerçekleştirildiği Coburg Sarayı’nın önünden geçen bir fayton. (AFP)
TT

Tahran: Nükleer dosya dışında müzakere yapılmayacak

Viyana’da nükleer müzakerelerin gerçekleştirildiği Coburg Sarayı’nın önünden geçen bir fayton. (AFP)
Viyana’da nükleer müzakerelerin gerçekleştirildiği Coburg Sarayı’nın önünden geçen bir fayton. (AFP)

Tahran ile Batılı taraflar arasında ‘2015 nükleer anlaşmasının’ yeniden canlandırılmasına yönelik müzakereler Avusturya’nın başkenti Viyana’da devam ediyor. Taraflar kritik bir aşamaya’ gelinen müzakerelerde ‘siyasi kararlar’ alınmasının gerektiği hususunda hemfikir.  
 İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Şemhani, ülkesinde yasaklı olan Twitter hesabından yaptığı açıklamada, nükleer müzakereleri ‘içi boş kovan’ olarak nitelendirdi. Şemhani: ‘’ ABD ve Avrupa Kapsamlı Ortak Eylem Planıyla ilgili yükümlülüklerini yerine getirmede başarısız oldu. Anlaşma, İran için ekonomi alanında ve yaptırımların kaldırılması hususunda içi boş bir kovana dönüştü. Anlaşmayı ihlal eden ABD ve taahhütlerine uymayan Avrupa ile nükleer görüşmelerin ötesinde hiçbir şekilde müzakere yapılmayacak" diye yazdı.  
 İran dini lideri Ali Hamaney’in kontrolündeki Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, nükleer müzakerelerdeki gerçek karar merci olarak addediliyor. Dışişleri bakanlığı ise konseyde alınan kararların diplomatik uygulayıcısı konumunda.  
 İran kendisine uygulanan yaptırımların kaldırılmasını ve 2018 örneğinde olduğu gibi ABD’nin ‘nükleer anlaşmadan’ çekilmeyeceğinin güvencesinin verilmesini talep ediyor. 
 Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, İran’ın taleplerinin kabul edilmesi şartıyla, ortak bir metin üzerinde uzlaşmaya yakın olduklarını ifade etti.  
 Financial Times’ın röportaj yaptığı Abdullahiyan, Washington'un İran'ın anlaşmanın taraflarının anlaşmadan çekilmeyeceklerine dair garanti verilmesi talebini yerine getirmediğini söyledi. İran kamuoyunun ilkesel olarak, bir hükümet başkanının sözlü açıklamalarını bir güvence olarak kabul edemeyeceğini belirten Abdullahiyan, ABD’nin ‘nükleer anlaşmadan’ çekildiğini hatırlatarak, özellikle ABD başkanının sözlü açıklamalarının kamuoyunu ikna etmeyeceğini belirtti. ABD Kongresi'nin Nükleer Anlaşmaya olan bağlılığını siyasi bir açıklamayla ifade etmesini önerdi.  
 Emir Abdullahiyan, 'İran'ın taahhütleri matematiksel bir formül gibi açıktır. Yapmamız gerekenler ve uyguladığımız tedbirlerin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu aracılığıyla nasıl doğrulanacağı çok açıktır. Yani karşı tarafı endişelendirecek bir durum yok, ama biz hala garantiler konusunda endişeliyiz. Müzakerelerde zorluklarla karşılaşıyoruz çünkü karşı tarafın ciddi olması gerekiyor, biz yaptırımların tamamen kaldırılmasını talep ediyoruz, Biden yönetimi ise Trump tarafından uygulanan ekonomik yaptırımları kaldırmakla yetinmek istiyor. ABD Kongresi’nde anlaşmaya bağlı kalınacağı yönünde siyasi bir karar alınmalıdır.’’ diye konuştu.  
 İran’ın ‘nükleer müzakere heyetinin’ Batılı taraflara, varılabilecek bir anlaşmaya bağlı kalınacağı yönünde taraf ülkelerin parlamentoları tarafından bir siyasi karar alınmasını teklif ettiğini söyleyen Abdullahiyan, ‘’Bu mümkün olmazsa en azından başkanlar düzeyinde böylesi bir siyasi taahhüt vermelerini’’ istediklerini ifade etti.  
 Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın tek taraflı ‘zorbaca kararlar’ alarak İran’daki yasal kurumlara yaptırımlar uyguladığını belirten Abdullahiyan, Biden yönetiminin bu yaptırımları kaldırıp kaldırmayacağının belirsizliğini koruduğunu ve müzakerelerdeki zorluklardan birinin de bu mesele olduğunu söyledi.  
 Abdullahiyan, İran’ın balistik füze çalışmaları ve bölgesel faaliyetleri dolayısıyla maruz kaldığı yaptırımlara işaret etti. Trump, anlaşmanın süreli olmasını, İran’ın balistik füze çalışmalarını ve bölgesel aktivitelerini gerekçe göstererek, ‘berbat’ olarak nitelediği ‘nükleer anlaşmadan’ çekilmiş, İran Devrim Muhafızları’nı da yaptırım listesine almıştı.  
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ‘Viyana müzakereleri’ başlamadan önce yaptığı açıklamada, İran’ın ‘nükleer silaha’ erişimini engelleyeceklerini belirtmiş, ‘’Müttefiklerimizle birlikte nükleer anlaşmanın süresini uzatmaya ve güçlendirmeye çaba göstereceğiz. İran’ın bölge istikrarını sarsan davranışları ve balistik füzeleri geliştirmesine dair endişeleri gidereceğiz.’’ demişti.
İran geçtiğimiz günlerde, 1450 kilometre menzilli yeni balistik füzesini kamuoyuna tanıttı. Füzenin, Devrim Muhafızları tarafından geliştirildiği ve katı yakıtla çalıştığı kaydedildi.  
İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri, İran’ın balistik füze programını geliştirmeye devam edeceğini açıkladı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2231 sayılı kararı, İran’ın nükleer silah başlığı taşıyabilecek balistik füze çalışmalarını sınırlandırmasını öngörüyor. BMGK’nın 2010 tarihli 1929 sayılı kararı uyarınca, İran’a nükleer başlık taşıyabilecek balistik füze çalışmalarında teknoloji ve temel malzeme transferini yasaklamaktaydı. BMGK’nın İran’ın balistik füze çalışmalarını kısıtlayan birçok benzer kararı bulunuyor.

  • Doğrudan müzakereler

Avusturya’nın başkenti Viyana’da yapılan ‘nükleer müzakereler’, İran’da haziran ayından muhafazakarların adayı İbrahim Reisi’nin cumhurbaşkanlığını kazanmasıyla kesintiye uğramıştı. Müzakereler kasım ayında yeniden başladı.  Amerika Birleşik Devletleri yetkilileri, yaklaşık bir ay önce, İran'la doğrudan müzakere yapmaya hazır olduklarını duyurdu. Ancak Tahran, doğrudan müzakere yapılabilmesi için ABD’nin, İran’ın ‘yaptırımların kaldırılması ve anlaşmadan çekilmeyeceğinin güvencesinin’ verilmesi gibi ön koşulları yerine getirme taahhüdü vermesini şart koştu.  
İran Dışişleri Bakanı Emir Abdullahiyan, ABD’nin doğrudan müzakere için birçok mektup gönderdiğini ancak İran’ın bu talepleri reddettiğini açıkladı. Abdullahiyan: ‘’İyi bir anlaşmanın sağlanacağı yönünde kalıcı güvenceler verilmeden ABD ile doğrudan müzakere yapmaya hazır değiliz. ABD’nin niyeti anlaşmak ise somut adımlar atmalıdır.’’ dedi.  
ABD ile İran arasındaki diplomatik ilişkiler, Şah rejiminin devrilmesinden bir süre sonra, ABD Büyükelçiliğinin basıldığı 1980 Nisan’ından bu yana kesilmiş durumda.  
Rusya’nın nükleer müzakerelerdeki temsilcisi Büyükelçi Mihail Ulyanov, Farsça yayın yapan İran International televizyon kanalına yaptığı açıklamada, ‘’ Müzakerelerde sona yaklaşıldı ancak bazı meselelerin çözüme kavuşturulması için daha fazla zamana ihtiyaç var, fakat zaman tükeniyor. Müzakerelerin başarıya ulaşacağı hususunda hala iyimserim.’’ ifadelerini kullandı.  
Ulyanov, Viyana’ya önceki gün gelen İsrail heyeti ile görüşmesine dair ise; ‘’İsrailliler ile muhtelif konulardaki pozisyonlarımızı istişare etmek için düzenli olarak görüşüyoruz. Nükleer anlaşma konusunda farklı görüşlerimiz olsa da birbirimizin görüşlerine saygılıyız. İsrail heyeti ile nükleer silahlardan arındırılmış bölgeler meselesini görüştük’’ dedi.
İsrailli üst düzey bir heyet, sürpriz bir şekilde Viyana’ya gelerek İran dışındaki ‘nükleer anlaşma’ taraflarının yetkilileriyle görüşmeler yapmıştı. İsrailli heyetin ziyareti, İran tarafından nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılmasının engellenmesi girişimi olarak değerlendirilerek tepkiyle karşılandı. 



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.