Arap Parlamentosu Başkanı Adil Abdurrahman el-Usumi, Şarku’l Avsat’a konuştu: Arap anlaşmazlıkları, dış müdahale için verimli bir ortam oluşturuyor

Başkan Usumi, Libya krizinin, parlamento oturumlarının başlıca gündem maddeleri arasında olduğunu söyledi.

Arap Parlamentosu Başkanı Adil Abdurrahman el-Usumi
Arap Parlamentosu Başkanı Adil Abdurrahman el-Usumi
TT

Arap Parlamentosu Başkanı Adil Abdurrahman el-Usumi, Şarku’l Avsat’a konuştu: Arap anlaşmazlıkları, dış müdahale için verimli bir ortam oluşturuyor

Arap Parlamentosu Başkanı Adil Abdurrahman el-Usumi
Arap Parlamentosu Başkanı Adil Abdurrahman el-Usumi

Arap Parlamentosu, Arap konseyleri ve parlamentolarının başkanları bu yıl 19 Şubat’ta Kahire’deki Arap Birliği Genel Sekreterliği’nde dördüncü konferanslarını düzenleyecekler. Arap Parlamentosu Başkanı Adil Abdurrahman el-Usumi, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda konferansta Arap dünyasında güvenliğin ve istikrarın nasıl sağlanacağına dair kapsamlı bir belge yayınlamasının beklendiğini söyledi. Asumi, “Bu belge, Arap dünyasının her alanda karşılaştığı zorlukları kapsayacak. Belgenin konferansta onaylanmasının ardından Cezayir’deki bir sonraki Arap zirvesinde sunulması planlanıyor” dedi.
Usumi ayrıca Arap Parlamentosu’nun Arap ülkeleri arasında ekonomik entegrasyonu teşvik etmek için Arap İdari Kalkınma Teşkilatı ile ortaklaşa şekilde Mısır’da gerçekleştirilecek ‘iç ticaret ve kamu ve özel sektörün rolü’ başlığı altında bir forum düzenleme sürecinde olduğu bilgisini de verdi.
Arap Parlamentosu Başkanı Adil Abdurrahman el-Usumi, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda Arap dünyasında yaşanan son gelişmelerden ekonomik entegrasyona, Yamen’de darbeci Husilerle mücadeleden Libya’da yaşanan krize kadar birçok başlıkta merak edilen soruları yanıtladı.

-Arap Parlamentosu’nun Arap coğrafyasındaki anlaşmazlıklarını gidermeye yönelik çabaları nelerdir? Özellikle Arap Parlamentosu Temel Yasası’nın 5’inci maddesi, ‘ortak Arap eylemini geliştirmek ve ekonomik entegrasyonu sağlamak’ açısından oluşumun yetkilerini tanımlıyor mu?

Arap Parlamentosu, ortak Arap eyleminin başlıca kurumlarından biridir. En belirgin desteği Arap dayanışmasının güçlendirilmesi ve her düzeyde ortak Arap eyleminin sürdürülmesinde veriyor. Parlamento, Arap liderlerinin ‘Arapların birleşmesi ve dış zorluklarla başa çıkmak amacıyla ortak bir Arap vizyonunun belirginleşmesi için sarf ettiği çabaları güçlü bir şekilde destekliyor. Bu çabaların başında, Arap ülkelerinin iç işlerine bölgesel ve uluslararası alandan yapılan müdahalelerle mücadele geliyor. Arap anlaşmazlıkları, dış müdahale için verimli bir ortam oluşturuyor.

-Birkaç gün önce, Arap Parlamentosu tarafından Arapların yeniden birleşmesi ve ortak Arap eyleminin desteklenmesi için ortaya koyulan girişimlerden bahsettiniz. Bu tür girişimlerin kapsamları nelerdir?

Daha önce de belirttiğim gibi; özellikle Arapların karşı karşıya olduğu zorluklar oldukça fazla. Arap Parlamentosu, resmi ve parlamenter diplomasi arasında dayanışma ve entegrasyon gerektirdiği için Arap arenasında olumlu ve etkili bir role sahip olmak istiyor. Aslında modern dünyamızda parlamenter diplomasi, özellikle resmi diplomasideki bazı kısıtlamalara ve dengelere uymadığı için oldukça önemli bir hal aldı. Arap Parlamentosu, parlamenter diplomasinin ‘Arap arenasındaki çatlağın kapatılması’ konusunda önemli bir role sahip. Bu çabaların geniş çapta yankı bulmasını ve ortak Arap eylemini desteklemede olumlu sonuçlar elde edilmesini sağlamasını umuyoruz. Aynı şekilde Arap Parlamentosu’nun ekonomik meseleye büyük önem verdiğini ve özellikle koronavirüs pandemisi ve bunun Arap ülkelerinin ekonomileri üzerindeki olumsuz etkileri sonrasında Arap ekonomik entegrasyonunu desteklediğini belirtmek isterim. Bu adım, Arap Parlamentosu’nun ‘rolünü etkinleştirme ve misyonunu ortak Arap eyleminin hizmetinde, hükümet ve parlamento çabalarının entegrasyonuna katkıda bulunacak ve mekanizmalarını güçlendirecek şekilde yerine getirme’ kararlılığı çerçevesinde sürdürmesinden geliyor.

-Arap Parlamentosu’nun toplumsal güvenliği güçlendirmek için attığı adımlar ve ortaya koyduğu girişimler nelerdir?

Arap Parlamentosu tarafından afetler ve krizlerle mücadele alanında ortak Arap eylemini teşvik etmek için başlatılan girişimler arasında ‘krizler ve felaketlerle mücadele için Arap Fonu bulunuyor. Bu fon, Arap Parlamentosu’nun ani krizlere ve afetlere maruz kalan Arap ülkelerine yardım etmek için oluşturuldu. Arap Parlamentosu, terörizm ve aşırılıkçı ideolojiyle mücadele alanında da Arap iş birliğini güçlendirmek için Arap Terörizm ve Aşırılıkçı İdeoloji ile Mücadele Merkezi’ni kurdu. Şu an bu merkez, bölgemizde ‘terörle mücadelede parlamento çabalarını desteklemeye katkıda bulunmak için’ oldukça ihtiyacımız var. Çünkü Arap coğrafyası, tüm dünyada terör ateşinden en çok etkilenen ülkelere ev sahipliği yapıyor. Parlamenter diplomasinin Arap halklarının çıkarlarını gerçekleştirmede ve Arap ulusunun tanık olduğu bu zor aşamada ortak Arap eylemini teşvik etmede oynadığı önemli role inanarak Arap Parlamenter Diplomasi Merkezi’ni de geliştirdik. Bu da Arap dayanışmasını her zamankinden daha fazla güçlendirmeyi gerektiriyor.

-Arap Parlamentosu Filistin meselesinde nasıl bir rol oynayabilir?

Arap Parlamentosu, Arap ülkelerindeki sorunları ve krizleri tüm Arapların temel sorunu olarak görüyor ve önceliklerinin başına koyuyor. Arap Parlamentosu oturumlarının gündeminin sabit başlığı olan Filistin meselesi de bu önceliklerin başında yer alıyor. Ayrıca Filistin için de özel bir komite bulunuyor. Bu, Arap Parlamentosu Başkanı’nın liderlik ettiği tek komitedir. Söz konusu komite, parlamentonun genel oturumlarından önce daimî toplantılar düzenliyor. Arap Parlamentosu başta Kudüs olmak üzere bağımsız bir Filistin devletinin kurulması, Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkının verilmesi, esir ve tutukluların serbest bırakılmasının garanti altına alınması olmak üzere tüm bölgesel ve uluslararası forumlarda Filistinlilerin meşru haklarını savunuyor. Arap Parlamentosu, Filistin halkının meşru haklarını elde etmesi için tüm ilgili uluslararası kurumlarla sürekli temas halinde. Aynı zamanda uluslararası meşru kararlar ve Arap Barış Girişimi temelinde ciddi barış müzakereleri başlatmak için de devrede. Uluslararası bir konferans düzenlemek amacıyla tüm dünyayı Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Birleşmiş Milletler’de (BM) başlattığı barış planını desteklemeye çağırıyoruz. Arap Parlamentosu (tüm Arapları birleştiren öncelikli dava olan) Filistin davasını desteklemek üzere bölgesel ve uluslararası desteği harekete geçirmek için her düzeyde önemli diplomatik hamleler yapıyor.

-Peki, Libya krizi hakkındaki değerlendirmeleriniz nelerdir?

Libya krizi de büyük bir öneme sahip. Arap Parlamentosu’nun yanı sıra dış politika ve Arap ulusal güvenliği ile ilgili Birinci Komite’nin her oturumunda neredeyse sabit bir başlık olarak gündeme geliyor. Arap Parlamentosu bu konuda yaptığı tüm açıklamalarda yeniden birleşmeyi, farklılıkların üstesinden gelmeyi, bölünmeye karşı çıkmayı ve Libya topraklarının birliği için çalışmayı amaçlayan çabalara tam desteği vurguluyor. Aynı şekilde Libya halkının liderlerini ve temsilcilerini seçme konusundaki özgür iradesini baltalamadan, Libya seçimlerinin ‘mümkün olan en kısa sürede’ yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.

-Arap Parlamentosu, Yemen krizinin çözümünde rol oynuyor mu?

Arap Parlamentosu, Yemen meşru yönetimini İran destekli Husi terör grubuna karşı savaşında güçlü bir şekilde destekliyor. Ayrıca uluslararası alanda uzlaşı sağlanan temel ilkeler doğrultusunda Yemen krizi için siyasi bir çözüme ulaşılması gerektiğine inanıyor. Arap Parlamentosu’nun tavrı, Yemen’in Arap ulusal güvenliğinin temel direklerinden biri olduğu göz önüne alındığında, Yemen'in birliğinin, bağımsızlığının ve egemenliğinin dış müdahalelerden uzak olması gerektiğine olan inancı ile şekilleniyor. Arap Parlamentosu ayrıca Husi darbesini sona erdirmek ve meşru devlet kurumlarını yeniden kurmak için Suudi Arabistan Krallığı liderliğindeki, meşru hükümeti destekleyen Koalisyon ülkelerinin oynadığı önemli role de büyük önem veriyor. Parlamento Yemenli tüm taraflara, kardeş Yemen halkına barış getirme çabalarının desteklenmesi için geçen mart ayında başlatılan Suudi girişimine dahil olma çağrısı yapıyor.

-Arap Parlamentosu tüzüğü, Arap ulusal güvenliğinin garantisini sağlar. Bu çerçevede birkaç gün önce ortak bir Arap gücü kurulması çağrısında bulundunuz. Bu çağrı daha önce Arap Birliği tarafından da sıklıkla yapıldı. Bugün bu fikir gerçeğe nasıl dönüştürülebilir?

Arap bölgemiz tehlikeler, tehditler ve müdahalelerle dolu. Bu bölgede ulusal güvenliğimizi korumamıza yardımcı olacak tüm maddi kapasite, çalışma kadroları, nitelikler ve yetkinlikler mevcut. Bu, Arap ulusal güvenliğini korumak için ulaşmamız gereken en önemli amaçlardan biridir. Birleşik bir Arap savunma sistemi oluşturulması için çalışmayı gerektirmektedir. Ekonomik ilerlemenin, istikrar ve onu koruyan bir güç gerektirdiğinin farkında olmalıyız. Evet, ortak bir Arap gücü önerisi yeni değil ancak gerçekleşmesi için Arap ülkelerinin gerçek manada iradesine ihtiyaç duyuluyor. Bunu başarabilen Arap liderlerimiz var. Maruz kaldığımız riskleri ve krizleri ele alacak vizyonlara da sahipler. Nitekim, 2015 yılında Şarm eş-Şeyh’te düzenlenen Arap zirvesinde liderler, bir Arap askeri gücü kurma ilkesini benimseme kararı aldılar. Karar, üye devletlerin genelkurmay başkanlarının gözetiminde, ortak Arap gücünün kurulmasının tüm yönlerini incelemek için üst düzey bir ekip oluşturulması şartıyla verildi. Bu gücü oluşturma çalışmalarının hızını, Arap dünyamızın şu an içinde bulunduğu koşullar ve zorluklar belirliyor.
 
-Arap Parlamentosu’nun Arap ülkeleri arasında kalkınma ve ekonomik bütünleşme sağlamaya teşvik etmedeki rolü nedir?

Ekonomik blokların küresel ekonomik sistemin temel taşı olduğu bir zamanda Arap ekonomik entegrasyonunun acil bir öncelik olduğuna şüphe yok. Arap Parlamentosu’nda ortak Arap eylemin desteklenmesine, Arap halklarının çıkarlarına hizmet edilmesine, davalarının savunulmasına ve tüm düzeylerde ortak Arap iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sağlayan tüm girişimlerin desteklenmesi için çabalıyoruz. Bu bağlamda Arap Parlamentosu, Arap İdari Kalkınma Teşkilatı ile ortaklaşa bir şekilde, Mısır Arap Cumhuriyeti’nde, Arap ülkeleri arasında ekonomik entegrasyonu teşvik etmek amacıyla ‘iç ticaret ve bunu gerçekleştirmede kamu ve özel sektörün rolü” başlığı altında bir Arap forumu düzenleme sürecine girdi. Bu süreç, ‘Arap Parlamentosu’nun Arap ülkeleri arasında ekonomik entegrasyonu destekleme konusundaki isteğini’, ‘Arap ekonomilerinin koronavirüs pandemisi sırasında maruz kaldığı zorlukları gidermeye katkıda bulunan önemli ve gerekli bir güvenlik ağı sağlamayı’ ve ‘bu kritik aşamadan minimum ekonomik kayıplarla çıkmak için fikirler ve bilimsel çözümler üretmeyi’ hedefliyor.

-Arap Parlamentosu geçen temmuz ayında Sahel ve Sahra bölgesinde terörle mücadele için bir girişim başlattı. Bu girişim ne düzeye ulaştı ve ilgili taraflardan bir yanıt alındı mı?

‘Sahel’in Çağrısı’, geçen temmuz ayında Arap Parlamentosu tarafından kabul edilen bir girişimdir. Geçtiğimiz eylül ayında Viyana’da düzenlenen ilk Küresel Terörle Mücadele Zirvesi sırasında da resmi olarak ortaya koyulmuştu. Bu, Arap Parlamentosu’nun son dönemde başlattığı en önemli girişimlerden biri sayılıyor. Zira Afrika Sahel bölgesi dünyanın en tehlikeli terör örgütlerini barındırıyor. Bu girişim, Arap Parlamentosu ile ‘Parlamentolar Arası Birlik, Akdeniz Parlamentosu ve Beş Sahel Devletinin Parlamentolar Arası Komitesi’ arasında kurumsal düzeyde parlamenter iş birliğine dayanıyor. İş birliği bu hayati bölgede terörle mücadele için parlamento çabalarını koordine etmeyi ve güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu girişim ayrıca terörle mücadelede kapsamlı bir parlamenter yaklaşımı da ortaya koyuyor. Afrika Sahel bölgesindeki terörle mücadele çabalarında yeni stratejilere ihtiyaç duyulduğu kadar doğru yola yönlendirilmeye de gereksinim var. Bölgede terörle mücadele açısından somut sonuçlar ortaya koyulmalıdır. Bu girişim, tüm taraflardan güçlü bir destek aldı. Kasım 2021’de İspanya’nın başkenti Madrid’de gerçekleştirilen Parlamentolar Arası Arap Birliği Toplantısı’nda Arap Parlamentosu’ndaki Arap Terörizm ve Aşırılıkçı İdeoloji ile Mücadele Merkezi’nin bu girişim için koordinasyon merkezi olması kararlaştırıldı. Ayrıca Arap Parlamentosu’nun bu girişimi başlatmasından bu yana oynadığı büyük rol de takdir edildi.

-Arap Parlamentosu tarafından 19 Şubat’ta Arap Birliği Genel Sekreterliği’nin genel merkezinde düzenlenecek olan Arap Parlamentosu ve Arap konsey ve parlamento başkanlarının dördüncü konferansından beklentiler nelerdir?

Bu, Arap Parlamentosu’nun düzenlemeyi arzu ettiği önemli bir konferanstır. Parlamento, büyük Arap halkının çıkarlarına hizmet etmek ve onların haklı davalarını savunmak için, Arap parlamenterler arası diplomasinin rolünü etkinleştirme çerçevesinde, Arap konseyleri ve parlamentolarının başkanlarıyla sürekli istişareler yürütülmesinin ve koordinasyonun önemini vurguluyor. Konferansta Arap dünyasında güvenlik ve istikrarın nasıl sağlanacağına dair Arap parlamenterlerin vizyonlarını da ortaya koyan kapsamlı bir belge yayınlanması bekleniyor. Bu belge, Arap dünyasının her alanda karşılaştığı tüm zorlukları kapsayacak. Belgenin konferans tarafından onaylanması ve Cezayir’deki bir sonraki Arap zirvesinde sunulması planlanıyor.
 



Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, pazartesi akşamı Birleşik Krallık Veliaht Prensi William’ı kabul ederek onu, “Suudi devletinin doğduğu yer ve Birinci Suudi Devleti’nin başkenti” olarak anılan Diriyye’de gezdirdi.

Ziyaret kapsamında, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihî Tureyf semtindeki Nejdî mimari incelendi. Galler Prensi, Birinci Suudi Devleti’nin imam ve emirlerine ait sarayları gezdi; dönemin yönetim merkezi olan tarihî Salva Sarayı önünde hatıra fotoğrafı çektirildi. Tur ayrıca Diriyye Projesinin ana planına ilişkin bir sunumu da içerdi.

sdvfg
Prens Muhammed bin Selman ile Prens William, tarihî Tureyf semtindeki Salva Sarayı önünde (SPA)

Galler Prensi William, pazartesi akşamı Riyad’a ulaşarak Suudi Arabistan’a ilk resmî ziyaretini başlattı. Ziyaretin, iki ülke arasında 80 yılı aşkın süredir devam eden ve çeşitli alanları kapsayan ikili ilişkilerin güçlendirilmesini hedeflediği belirtildi.

Prens William’ı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman bin Abdülaziz, Suudi Arabistan’ın Londra Büyükelçisi Prens Abdullah bin Halid bin Sultan bin Abdülaziz, Birleşik Krallık’ın Riyad Büyükelçisi Stephen Charles Hitchen ve Kraliyet Protokolü Başkan Yardımcısı Fahd es-Suhayl karşıladı.

dfvbfg
Prens Muhammed bin Abdurrahman, pazartesi akşamı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Prens William’ı karşılarken (Riyad Emirliği)

Birleşik Krallık Büyükelçisi Hitchen, ziyaret öncesinde X platformundaki resmî hesabından paylaştığı kısa videoda duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Büyükelçilikte Veliaht Prens’in gelişini büyük bir heyecanla bekliyorduk. Sabırsızız” dedi. Hitchen, ziyaret programının sanat, kültür ve spor gibi birçok alanı kapsayacağını belirterek, “En önemlisi misafirperverliğinizi deneyimleyecek ve Krallık’taki ilham verici değişimleri görecek. Önümüzdeki günlerde bizimle kalın” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan ile Birleşik Krallık arasındaki ilişkiler, Kral Abdülaziz bin Abdurrahman ile dönemin İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in 17 Şubat 1945’teki tarihî görüşmesiyle temelleri atılan bir süreçte, karşılıklı çıkarlar doğrultusunda tüm alanlarda istikrarlı biçimde gelişti.

dvfd
Prens Muhammed bin Selman, tarihî Diriyye’de Prens William ile gerçekleştirdiği ziyaret sırasında (SPA)

İki ülke; siyaset, güvenlik ve askerî alanların yanı sıra ticaret, yatırım ve finansal hizmetler, sağlık, eğitim, enerji, sanayi, çevre, kültür, spor ve turizm gibi birçok başlıkta köklü ve özel ilişkilere sahip. Bu ziyaretin de söz konusu iş birliğini daha da güçlendirmesi bekleniyor.

İkili ilişkiler, Prens Muhammed bin Selman’ın 7 Mart 2018’de Londra’ya yaptığı ziyaret sırasında ilk toplantısını gerçekleştiren Suudi-İngiliz Stratejik Ortaklık Konseyinin kurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Konsey, tarafların daha derin bir stratejik ortaklığa bağlılığını yansıttı.

 dfv df
Ziyaret kapsamında Diriyye Projesi’nin ana planına ilişkin bir sunum yapıldı (SPA)

Üç gün sürmesi öngörülen Prens William’ın Suudi Arabistan ziyareti, Londra’nın Riyad’la ekonomik iş birliğini derinleştirme arayışlarının hız kazandığı bir döneme denk geliyor. Kensington Sarayı’na göre ziyaret, ticaret, enerji ve yatırım başta olmak üzere gelişen ikili ilişkilerin öne çıkarılmasını amaçlıyor. Programda, kadın sporları, e-spor ve çevre koruma projelerinin yanı sıra Prens William’ın El-Ula’da yaban hayatı ve doğal mirasın korunmasına yönelik çalışmaları yerinde incelemesi bulunuyor.


BM: Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adım güçlü ve hızlı

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
TT

BM: Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adım güçlü ve hızlı

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, geçici başkent Aden’deki durumu “Artık jeneratör seslerini duymuyorum; çünkü elektrik şebekesi geri dönmeye başladı. Bu, Suudi Arabistan’ın hızlı müdahalesi sayesinde gerçekleşti. Ayrıca dün Aden Havalimanı’ndan ayrıldım ve pistin yeniden inşasını gördüm; bu da çok olumlu bir gelişme” sözleriyle değerlendirdi.

Şarku’l Avsat ile yaptığı röportajda, Suudi Arabistan’ın kalkınma müdahalelerinin insani yardımlar kadar önemli olduğunu vurgulayan Harneis, “Suudi Arabistan’ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı kapsamında ülke genelinde pek çok proje yürütülüyor. Son günlerde ve haftalarda Suudi Arabistan, Yemen hükümetini destekleme konusunda hızlı ve etkili bir şekilde hareket etti” dedi.

yu7
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis (Şarku’l Avsat)

Harneis, Husi güvenlik güçlerinin yaklaşık 73 BM çalışanını gözaltında tutmaya devam ettiğini ve BM’ye ait birçok ofisi kontrol altında bulundurduğunu açıkladı. Harneis, Husilerin yüzlerce iletişim cihazı ve gerekli ekipmana da el koyduğunu belirterek, durumun değişeceğine dair hiçbir işaret olmadığını ve bunun ‘son derece moral bozucu’ olduğunu ifade etti.

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi

Harneis, Riyad ziyaretinin, küresel insani durumu ele almak üzere Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) ile yapılan bir toplantıya katılmak amacıyla gerçekleştiğini açıkladı. Harneis, “Son on yılda KSRelief büyük bir gelişim kaydetti ve bugün insani yardım alanında küresel ölçekte önemli bir aktör konumunda” dedi.

Harneis, merkezin Yemen’de insani yardıma büyük önem verdiğini belirterek, “Bu ziyarette Yemen’deki insani durum üzerinde yoğunlaştım. Yaptığımız görüş alışverişi çok faydalı oldu. KSRelief ile ilişki ve iş birliği her zaman mükemmel oldu. BM ve insani yardıma güçlü bir şekilde destek verdiler. Bugün amacımız, teknik ve liderlik boyutlarını da kapsayan daha derin tartışmalarla bu ilişkiyi bir üst seviyeye taşımak. İnsani yardımın nasıl organize edileceği konusu son derece kritik” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan en büyük bağışçılardan biri

Yemen’deki kalkınma çalışmalarına da değinen Harneis sözlerini şöyle sürdürdü: “KSRelief, son on yılda olağanüstü destek sağladı ve her zaman en büyük bağışçılardan biri oldu. Bu yıl muhtemelen en büyük bağışçı olacak. Rolü yalnızca finansmanla sınırlı değil; Yemen’deki durumu derinlemesine anlamaları, bu çalışmaları son derece önemli kılıyor.”

hyju
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki insani yardım faaliyetlerine en büyük bağışçılardan biri olduğunu doğruladı. (BM)

Harneis, Suudi Arabistan’ın kalkınma alanındaki katkılarını da vurgulayarak, “Kalkınma çabaları insani yardımlar kadar, hatta belki daha da önemli. Suudi Arabistan’ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı, ülke genelinde çeşitli projeler yürütüyor. Son günlerde ve haftalarda Suudi Arabistan, Yemen hükümetini destekleme konusunda hızlı ve güçlü bir şekilde harekete geçti; bu oldukça belirgindi” dedi.

Elektrik altyapısını örnek gösteren Harneis sözlerine şöyle devam etti: “Bu sorun en az 15-20 yıldır var ve Yemenlilerin hayatında sürekli bir gerilim kaynağıydı. İnsanlar neredeyse tamamen jeneratörlere bağımlıydı. Ancak son bir hafta veya on gün içinde jeneratör seslerini artık duymuyorum; çünkü elektrik şebekesi geri dönmeye başladı. Bu da Suudi Arabistan’ın hızlı müdahalesi sayesinde gerçekleşti. Dün Aden Havalimanı’ndan ayrıldım ve pistin yeniden inşasını gördüm; bu çok olumlu bir gelişme.”

Harneis ayrıca, “Hükümet kontrolündeki bölgelerde güçlü bir devletin kalkınmanın faydalarını, hukukun üstünlüğünü ve iyi idareyi vatandaşlara gösterebilmesi gerekiyor” dedi.

BM personelinin gözaltına alınması

Harneis, “Anlam veremediğimiz bir şekilde, fiili otorite olan Husiler Sana’da 73 meslektaşımızı gözaltına aldı; bunlardan biri gözaltı sırasında hayatını kaybetti. Ayrıca BM’nin eski çalışanları da gözaltına alındı. Bu tek seferlik bir olay değil; Aralık 2021, 2023 ve 2024’te ve 2025’te üç kez daha yaşandı; en son olay sadece üç hafta önce gerçekleşti” şeklinde konuştu.

cvfghy
2026 Yemen İnsani Yardım Planı için yaklaşık 2,16 milyar dolarlık bir kaynak gerekli. Bunun 1,6 milyar doları en acil ihtiyaçlar için ayrılmış durumda. (BM)

BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Harneis, “Ofislerimize ve varlıklarımıza el konuldu; birçok ofis ya Husi güvenlik güçlerinin kontrolü altında ya da kapalı durumda. Yüzlerce iletişim cihazı ve gerekli ekipman da alınmış durumda. Sana’dan bu durumun değişeceğine dair hiçbir işaret yok; bu özellikle Yemen halkı için kritik bir dönemde son derece moral bozucu” ifadelerini kullandı.

Saada ziyaretleri

Harneis, Husilerin kalesi sayılan Saada vilayetine son yıllarda yaklaşık altı kez ziyaret gerçekleştirdiğini ve Yemen’in diğer bölgelerinde de insani yardım çalışmalarını güvence altına almak için diyalog yürüttüğünü belirtti. Harneis, “İlk kez 2013’te Saada’yı ziyaret ettim; 2014, 2015 ve 2016’da da oradaydım, ardından iki yıl önce ve geçen yıl tekrar ziyaret ettim. Yemen’in çoğu bölgesini gezdim; birçok bölgede yönetim silahlı grupların elinde. İnsani yardımın devam etmesi için bu gruplarla diyalog kurmak gerekiyor” dedi. Son ziyaretinde vilayet valisiyle görüştüğünü de bildirdi.

Husilere yönelik eleştiriler

Harneis, BM’nin Husilere yönelik eleştirilerini operasyonel kolaylıklar veya başka gerekçelerle yumuşatmadığını kesin bir dille vurguladı. Harneis, “Genel Sekreter bile personelimizin gözaltına alınması konusunda defalarca konuştu, ajans başkanları da konuştu, yüzlerce açıklama yapıldı; hiçbir zaman susmadık… Üzücü olan, yüzlerce, belki de binlerce Yemenlinin gözaltında olmasına rağmen seslerinin duyulmaması” ifadelerini kullandı.

İnsani yardım harcamalarının denetimi

Harneis, BM fonlarının Yemen’de nasıl kullanıldığına dair yöneltilen sorulara şöyle yanıt verdi: “Yaptığımız her şey şeffaftır ve halka açıktır; bunu ‘fts.un.org’ üzerinden takip edebilirsiniz. Burada finansman kaynakları ve yıllardır yürütülen projeler görülebilir. Ayrıca tüm BM ajansları, yıllık iç ve dış denetimlere tabidir; bunun yanında bağışçılar tarafından da gözden geçirilmektedir.”

BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörlüğü Ofisi’nin Aden’e taşınması

Harneis, BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörlüğü Ofisi’nin Sana’dan Aden’e taşınması kararının BM Genel Sekreteri tarafından alındığını belirtti. Bu kararda etkili olan faktörlerden birinin ‘Yemen hükümetinin BM nezdinde resmi temsilci olması’ olduğunu söyleyen Harneis, diğer faktörün ise ‘Sana’daki yetkililerin BM’ye yönelik kötü muamelesi’ olduğunu vurguladı.

Hükümetle iyi ilişkiler

Uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetiyle ilişkilerin ‘iyi’ olduğunu vurgulayan Harneis, “Tüm düzeylerde sürekli koordinasyon halindeyiz” dedi. Harneis, BM’nin hedefini ise şöyle açıkladı: “Amacımız her zaman hükümetle yakın çalışmak; çıkarlarımız ortak. Bunu güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için net bir hükümet liderliği ve istikrarlı bir plan şart. Son iki yılda hükümeti bağışçılarla koordinasyon mekanizmalarına dahil etmeye çalıştık, kalkınma önceliklerini hükümetin öncelikleriyle ilişkilendirdik ve bu alanda somut ilerleme kaydettik.”

2026 için öncelikler

Harneis’e göre BM bu yıl Yemen’de, hükümetin kalkınma liderliğini ulusal öncelikler doğrultusunda desteklemeye odaklanıyor. İnsani alanda özellikle Husilerin kontrolündeki bölgelerde krizin etkilerini en aza indirmeye çalışacaklarını belirten Harneis, bu görevleri uluslararası sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yürüteceklerini ve öncelikli alanların gıda güvenliği, sağlık ve beslenme olacağını vurguladı.

Harneis, 2026 Yemen İnsani Yardım Planı için gerekli bütçenin yaklaşık 2,16 milyar dolar olduğunu, bunun 1,6 milyar dolarının acil öncelikler için ayrıldığını açıkladı.


Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.