İlker Aycı, CEO'luk teklifini 'şirketin olumsuz etkilenmemesi adına' reddetti

THY ile yolları ayrılan Aycı, Air India’daki üst yöneticilik görevini kabul etmedi

İlker Aycı (AA)
İlker Aycı (AA)
TT

İlker Aycı, CEO'luk teklifini 'şirketin olumsuz etkilenmemesi adına' reddetti

İlker Aycı (AA)
İlker Aycı (AA)

Türk Hava Yolları (THY) ile yolları ayrılan İlker Aycı, Tata Group bünyesindeki Air India'nın üst yöneticilik (CEO) görevini reddetme kararı aldığını bildirdi. Yaycı’nın ret mesajında kararında 'şirketin olumsuzsuz etkilenmemesi adına' şeklindeki ifade dikkati çekti.
Ocak ayının sonunda Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanlığı görevinden istifa eden Aycı, yaptığı yazılı açıklamada, 1 Nisan itibarıyla başlayacağı ilan edilen görevin Hindistan kamuoyunda bazı çevrelerce farklı bir zemine çekilme çabası olduğunu öne sürdü.
"Kariyeri boyunca kurum menfaatini ve ailesinin huzur ve güvenliğini ön planda tutmayı tercih eden bir yönetici olarak, bu tartışmalar sürecinde göreve başlamanın doğru ve onurlu bir seçim olmayacağına karar verdiğini" kaydeden Aycı, şu ifadeleri kullandı:
"Air India'yı yönetme ve geleceğini şekillendirme görevi için Tata Group'un şahsıma sunduğu bu teklife bir kez daha teşekkürlerimi sunarım. Ancak Tata Sons Yönetim Kurulu Başkanı Mr. N. Chandrasekaran ile de yaptığım görüşme sonucunda, ailemin huzuru ve mutluluğu için ve aynı zamanda global bir şirket olarak saygı duyduğum Tata Group’un olumsuz etkilenmemesi adına bu görevi uzun ve detaylı değerlendirmeler sonucunda reddetme kararı aldığımı kamuoyunun bilgilerine sunarım."

Hindistan’daki tartışma: Siyasi geçmişi ve yabancı olması
Hindistan iktidara yakın bazı milliyetçi gruplar, hükümete çağrıda bulunarak İlker Aycı'nın Air India CEO'su olarak görevlendirilmesini veto etmesini istemişlerdi.
İlker Aycı'nın hem yabancı bir ülke vatandaşı olması hem de çeşitli siyasi geçmişinin buradaki görevlendirilmesi konusunda olumsuz hususlar olduğu, bu nedenle Air India'ya CEO olarak gelmesinin doğru olmadığı ifade edilmişti.
Söz konusu milliyetçi grubun Başbakan Narendra Modi ile bizzat görüştüğü ve bu görevlendirmeyi engellemesi konusunda ikna etmeye çalıştığı aktarılmıştı. 
Independent Türkçe, AA, Reuters



Trump-Şi zirvesi öncesi: Çin, ABD’nin istediği gibi İran’a baskı yapacak mı?

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarıyla başlayan savaşta Pekin'i ziyaret eden ilk üst düzey İranlı yetkili oldu (AP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarıyla başlayan savaşta Pekin'i ziyaret eden ilk üst düzey İranlı yetkili oldu (AP)
TT

Trump-Şi zirvesi öncesi: Çin, ABD’nin istediği gibi İran’a baskı yapacak mı?

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarıyla başlayan savaşta Pekin'i ziyaret eden ilk üst düzey İranlı yetkili oldu (AP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarıyla başlayan savaşta Pekin'i ziyaret eden ilk üst düzey İranlı yetkili oldu (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'la Çin lideri Şi Cinping'in görüşmesi yaklaşırken, Pekin'in barış anlaşması için Tahran'a baskı yapıp yapmayacağı merak ediliyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün Çinli mevkidaşı Vang Yi'yle Pekin'de görüştü. Toplantının ardından Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşı "hukuk dışı" diye nitelenirken, saldırıların sonlandırılması çağrısında bulunuldu.

Pekin yönetimi, ABD ve İran arasında 7 Nisan'da varılan ateşkes anlaşmasında Pakistan'la birlikte arabuluculuk da yapmıştı.

Trump, nisanda yapılması planlanan toplantıyı savaş nedeniyle mayısa ertelemişti. 14-15 Mayıs'ta gerçekleşecek görüşme öncesinde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin'e özellikle Hürmüz Boğazı'nı açması için Tahran yönetimine baskı yapma çağrısında bulunmuştu.

CNN'in analizinde, Pekin'in kısa süre içinde hem Arakçi hem de Trump'ı ağırlamasının "Çin'in küresel bir güç olarak rolünü pekiştirmeyi hedefleyen Şi için zafer niteliğinde olduğu" yazılıyor.

Diğer yandan Çin'in Tahran'a baskı yapmaya ne kadar istekli olduğu ayrı bir tartışma konusu. Zira Şi, savaşın yarattığı ekonomik krizin getirdiği risklerle ülkesini "ABD'ye alternatif bir küresel güç" olarak konumlandırmaya yönelik uzun vadeli hedefi arasında bir denge kurmaya çalışıyor.

New York Times'ın analizinde de Hürmüz krizinin enerji piyasalarında yarattığı şok etkisinin Çin'in Asya'daki nüfuzunun artmasını sağladığına işaret ediliyor.

Vietnam uçak yakıtı satın almak için Çin'le görüşürken Filipinler de gübre ihracatını kısıtlamaması için Pekin yönetimiyle müzakere ediyor. Avustralya da uçak yakıtı sevkıyatı için Çin'le işbirliği peşinde.

Dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı olmasına rağmen Çin, devasa rezervleri ve temiz enerjiye yatırımlarıyla güçlü pozisyonunu koruyor.

Çin Komünist Partisi'nin İngilizce yayın organı Global Times'ın analizinde, Pekin'in İran savaşındaki yoğun diplomatik trafiğiyle şu mesajı vermek istediği ifade ediliyor:

Bölgesel güvenliğin ciddi bir sınamayla karşı karşıya olduğu bu dönemde Çin, güvenilir bir stratejik ortaktır.

Independent Türkçe, New York Times, CNN, Global Times 


Uzayan Ukrayna savaşı Putin’in “güçlü lider” imajını sarstı mı?

Putin ve Trump arasında geçen yıl yürütülen müzakerelerde Ukrayna savaşıyla ilgili ateşkes hakkında anlaşmaya varılamamıştı (Reuters)
Putin ve Trump arasında geçen yıl yürütülen müzakerelerde Ukrayna savaşıyla ilgili ateşkes hakkında anlaşmaya varılamamıştı (Reuters)
TT

Uzayan Ukrayna savaşı Putin’in “güçlü lider” imajını sarstı mı?

Putin ve Trump arasında geçen yıl yürütülen müzakerelerde Ukrayna savaşıyla ilgili ateşkes hakkında anlaşmaya varılamamıştı (Reuters)
Putin ve Trump arasında geçen yıl yürütülen müzakerelerde Ukrayna savaşıyla ilgili ateşkes hakkında anlaşmaya varılamamıştı (Reuters)

Dört yıldır süren Ukrayna savaşı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "güçlü lider" imajını sarsmaya başlıyor.

Putin, Sovyetler Birliği'nin II. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nı mağlup etmesinin kutlandığı Zafer Günü vesilesiyle 8-9 Mayıs'ta Ukrayna'da ateşkes ilan etmişti.

Wall Street Journal'ın analizinde Ukrayna ordusunun, başkent Moskova dahil Rusya'nın çeşitli bölgelerine saldırılarını sürdürdüğü bir ortamda Putin'in "kutlayacak bir zaferinin olmadığı" yorumu yapılıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı, bu hafta başında Ukrayna'ya ait 300 drone'un Moskova semalarında vurulduğunu bildirmişti. Bazı insansız hava araçlarının çeşitli binalara isabet ettiği aktarılmıştı.

ABD ve Avrupa basınında çıkan haberlerde, Kremlin'de suikast ve darbe endişeleri nedeniyle Putin'in etrafındaki güvenlik önlemlerinin son dönemde ciddi şekilde artırıldığı da yazılmıştı.

Avrupalı istihbarat ajanslarının raporlarına dayandırılan iddialara göre Putin, bazen haftalarca özel korunaklı sığınaklarda kalıyor.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Zafer Günü etkinliklerinde güvenlik gerekçesiyle internet ve telekomünikasyon hizmetlerine kısıtlamalar getirileceğini de duyurmuştu.

Diğer yandan analizde, 2012'den beri iktidardaki liderin, "Rus takvimindeki en kutsal gün olan 9 Mayıs'ı merkezine alan yeni bir devlet dini oluşturduğu" yorumu paylaşılıyor.

Diğer yandan Putin'in Ukrayna'ya yönelik askeri harekatının bu ocak ayı itibarıyla Sovyetler Birliği'nin Nazilere karşı savaşından daha uzun sürdüğüne dikkat çekiliyor.

Eskiden Putin'in konuşmalarını yazan, artık Rusya dışında yaşayan muhalif siyasetçi Abbas Gallyamov, şunları söylüyor:

Geçen her gün, dedelerimizin anısına layık olmadığımız hissi daha da pekişiyor. Putin bu ‘ecdat kültünü' yarattı, şimdiyse bu ona geri tepiyor.

Telegram'daki savaş yanlısı bazı hesaplarda da "Dedelerimiz şimdiye kadar Berlin'e çoktan ulaşmıştı" paylaşımlarıyla Kremlin'e tepki gösteriliyor.

Ukrayna'nın Rus petrol tesisleri ve rafinerilerine son dönemdeki saldırıları da savaşın gidişatını değiştirdi. Analize göre Ukrayna'nın elindeki drone ve füze kapasitesiyle Rus topraklarının yüzde 70'i sürekli saldırı tehdidi altında.

Eski televizyon yıldızı ve fenomen Viktorya Bonya'nın Putin'e yönelik eleştirileri de ses getirmişti. Monako'da yaşayan Bonya, milyonlarca kez görüntülenen Instagram videosunda, çevresindeki bürokratlar gerçekleri söylemediği için Putin'in ülkenin sorunlarından bihaber olduğunu belirtmişti. Kremlin ise geçen ay paylaşılan videodaki eleştirileri "dikkate aldıklarını" bildirmişti.

Peskov, şubattaki açıklamasında savaşın ve yarattığı ekonomik yükün Rus toplumunu yıprattığına dair eleştirileri reddederek şunları söylemişti:

Hem Rusya hem de Ruslar son 4 yılda gerçekten çok değişti. Toplum, Putin'in etrafında olağanüstü şekilde kenetlendi.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Izvestia, CNN


Trump’a suikast girişiminde İran savaşı şüphesi

Trump, kendisine suikast girişiminde bulunan Allen'a "kaçık" demişti (AP)
Trump, kendisine suikast girişiminde bulunan Allen'a "kaçık" demişti (AP)
TT

Trump’a suikast girişiminde İran savaşı şüphesi

Trump, kendisine suikast girişiminde bulunan Allen'a "kaçık" demişti (AP)
Trump, kendisine suikast girişiminde bulunan Allen'a "kaçık" demişti (AP)

ABD istihbaratına göre Başkan Donald Trump'a suikast girişimi şüphelisi Cole Thomas Allen, saldırıyı İran savaşı nedeniyle düzenlemiş olabilir.

ABD İç Güvenlik Bakanlığı'na bağlı İstihbarat ve Analiz Ofisi'nin 27 Nisan'da hazırladığı ön değerlendirme raporunda, Allen'ın sosyal medyada ABD ve İsrail'in başlattığı İran savaşını eleştiren gönderiler paylaştığı belirtildi.

Reuters'ın incelediği raporda bu gönderilere atıfla İran savaşının, şüphelinin "saldırıyı gerçekleştirme kararında etkili olmuş olabileceği" sonucuna varıldı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla ajansa konuşan yetkililer, saldırının gerekçesini tespit etmeye çalışan FBI'ın, Allen'ın sosyal medya paylaşımlarını yakından incelediğini söylüyor.

Allen'la bağlantılı Bluesky hesabından yapılan paylaşımlar arasında ABD'nin İran'a düzenlediği askeri operasyonlara, Trump'ın Rusya-Ukrayna savaşına dair tutumuna ve Elon Musk'a yönelik eleştiriler var.

Gönderilerden birinde, 7 Nisan'da İran'a yönelik "Bu gece bir medeniyet yok olacak" tehdidi nedeniyle Trump hakkında azil süreci başlatılması da isteniyor.

Ayrıca Beyaz Saray Muhabirleri Derneği'ndeki yemeğe katılmayı düşünen gazetecilerle ilgili eleştirel gönderiler de var.

Kaynaklar, FBI'ın bu sosyal medya incelemeleriyle olay hakkında yayılan komplo teorilerinin önüne geçmeyi hedeflediğini söylüyor.

Trump, kendisinin de katıldığı 25 Nisan'daki Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde düzenlenen silahlı saldırının ardından yaptığı açıklamada, bir Gizli Servis ajanının yaralandığını ve durumunun iyi olduğunu söylemişti.

ABD Başkanı, saldırının İran savaşıyla bağlantılı olup olmadığı sorusunaysa "Sanmıyorum ama asla bilemezsiniz" yanıtını vermişti.

dfbfg
Allen suçlu bulunması halinde ömür boyu hapis cezası alabilir (Reuters)

Olay yerinde yakalanan Allen, "ABD Başkanı'na suikast girişimi" dahil 4 ayrı suçlamayla karşı karşıya.

Columbia Bölgesi Başsavcısı Jeanine Pirro, şüphelinin "ağır suç işleme niyetiyle ateşli silah taşımak" ve "şiddet içeren bir suç sırasında ateşli silah kullanmakla" suçlandığını da bildirmişti.

Allen'a daha sonra olayda bir Gizli Servis görevlisine pompalı tüfekle ateş açtığı gerekçesiyle "öldürücü nitelikte silahla federal görevliye saldırı suçlaması" da yöneltilmişti.

Independent Türkçe, Reuters, Times of Israel