Rusya-Ukrayna müzakerelerinin akıbeti sahadaki gelişmelere bağlı

Rus ordusu Ukrayna’da hakimiyet alanlarını genişletirken Kiev üzerindeki baskı artıyor.

Ukrayna İçişleri Bakanlığı dün Kiev'deki televizyon kulesinin hedef alındığı bombalı saldırıya ilişkin görüntüleri yayınladı. (AFP
Ukrayna İçişleri Bakanlığı dün Kiev'deki televizyon kulesinin hedef alındığı bombalı saldırıya ilişkin görüntüleri yayınladı. (AFP
TT

Rusya-Ukrayna müzakerelerinin akıbeti sahadaki gelişmelere bağlı

Ukrayna İçişleri Bakanlığı dün Kiev'deki televizyon kulesinin hedef alındığı bombalı saldırıya ilişkin görüntüleri yayınladı. (AFP
Ukrayna İçişleri Bakanlığı dün Kiev'deki televizyon kulesinin hedef alındığı bombalı saldırıya ilişkin görüntüleri yayınladı. (AFP

Ukrayna dün Rus saldırılarında artışa sahne oldu. Başkent Kiev’e doğru devasa bir askeri konvoyun yaklaştığı öğrenildi ve Moskova’nın Ukrayna’nın birçok bölgesindeki hedeflerine ulaşmak için hızlı bir şekilde hareket etme kararı aldığı anlaşıldı. Sahadaki askeri gelişmeler, bugün müzakerelerin ikinci turundan beklentilerini olumsuz yönde etkiledi.  
Dün Kiev’deki  televizyon kulesi ve resmi tesisler dahil olmak üzere çok sayıda yapıyı hedef alan ve beş kişinin ölümüne sebebiyet veren güçlü füze saldırılarına maruz kaldı. Rusya Savunma Bakanlığı, saldırılardan önce başkent sakinlerini uyararak ‘Rusya karşıtı enformasyon saldırılarının önünü kesmek adına, Ukrayna Güvenlik Servisi’nin teknoloji tesislerine yüksek hassasiyetli silahlarla saldırılar düzenleneceğini’ bildirdi.  
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Savunma Bakanlığı’nın açıklamasında, Ukrayna medyasının ülkedeki Rus vatandaşlarına ‘ölüm tehdidi’ mesajları gönderdiği, ana okulu, tren istasyonu gibi kamu binalarının Ruslar tarafından bombalandığı yönünde haberler yayınladığı belirtildi. Rusya karşıtı enformasyon saldırılarının, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı Kiev’deki 72.  Psikolojik Harp Operasyonlar Merkezi tarafından, Ukrayna Güvenlik Servisi'nin siber saldırı ekipleriyle koordinasyon içinde gerçekleştirildiği kaydedildi. Ukrayna ordusunun 72.  Psikolojik Harp Operasyonlar Merkezi’nin ve orduya başlı teknolojik tesislerin, Rusya karşıtı dezenformasyonun önüne geçmek amacıyla yüksek hassasiyetli silahlarla vurulacağı belirtildi. Rusya'ya karşı provokasyon yapmak için ‘ırkçılar tarafından’ istihdam edilen Ukrayna vatandaşları ile bu yayınların yapıldığı merkezlerin yakınında oturan vatandaşların evlerini terk etmeleri istendi.  
Çatışmalar, ülkenin doğusundaki Harkov bölgesinde yoğunlaştı. En dikkat çekici gelişmeler ise Mariupol şehrinde yaşandı. Rus güçleri şehri kuşatarak Azak Denizi’nin kıyı şeridinin tümünde hakimiyet sağlamayı başardı. Askeri uzmanlar, yaklaşık 500 bin kişinin yaşadığı stratejik şehrin düşüşünün ‘öngörülen bir sonuç’ olduğu ve bunun ‘birkaç saat içinde’ gerçekleşebileceği görüşündeler. Rus güçleri daha önce sivil kayıplar meydana geleceği beklentisiyle kentin direniş olmadan teslim edilmesi için müzakereler yürüttüklerini açıklamıştı. Rus ordusu batıdaki yaklaşık 300 bin nüfuslu kıyı kenti Herson’u kuşatarak şehirde kontrolü sağladı ve giriş çıkışlarını bariyerlerle kapattı.  Yerel halk tarafından sosyal medyada yayınlanan görüntülerde Rus askerlerinin şehrin içinde devriyeler gerçekleştirdiği görüldü.  
 Diğer yandan salı günü yayınlanan uydu görüntüleri, onlarca kilometrelik bir Rus askeri konvoyunun Kiev'e doğru ağır ağır ilerlediğini gözler önüne serdi. Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı Moskova'nın Ukrayna’nın başkentine ve diğer şehirlere yönelik nihai bir saldırıya hazırlanmak için güçlerini topladığını bildirdi. 
Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Aleksey Danilov, Minsk’e ‘önleyici füze saldırısında’ bulunma tehdidinde bulundu. Kiev yönetimi Belarus’u Ukrayna’ya yapılan saldırıları ‘fiilen’ desteklemekle suçluyor. Danilov açıklamasında "Belarus'tan Ukrayna'ya aktif olarak füzeler fırlatılıyor. Belarus’un bu eylemlerini karşılık olarak önleyici füze saldırısında bulunabiliriz” dedi. Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Dairesi dün yaptığı açıklamada, Rusya'nın Belarus güçlerinin çatışmaya girmesini haklı çıkarmak için bir provokasyon hazırlığında olduğunu iddia etti. İstihabarat Dairesi’nden yapılan yazılı açıklamada, Belarus’un Ukrayna sınırında yaklaşık 300 tankı hazır bulundurduğuna yönelik kanıtlar olduğu kaydedildi.  
Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, ülkesinin askeri güçlerinin devam eden askeri operasyonlara katıldığı yönündeki iddiaları reddetmişti. Lukaşenko dün gerçekleştirilen Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısında Minsk'in ‘herhangi bir askeri faaliyete katılmadığını ve katılmayacağını’ vurguladı. Bununla birlikte Rusya’nın ‘sırtından bıçaklanmaması için’ hava savunma sistemlerinin aktif hale getirildiğini belirtti. 
Tüm bu gelişmeler, savaşın kapsamının genişleme ihtimaline yönelik endişelere neden oldu. Lukaşenko daha önce Rus mevkidaşı Vladimir Putin'den Minsk'e S-400 hava savunma sistemini konuşlandırmasını talep etmişti. Belarus resmi haber ajansı Belta, S-400 Uzun Menzilli Füze Savunma Sistemi'nin ilk bataryalarının, ülkenin güneydoğusundaki Gomel bölgesinde konuşlandırıldığını aktardı. Başkent Minsk’e de yakın zamanda bazı bataryaların konuşlandırılacağı öğrenildi.  
Rusya Savunma Bakanlığı, Donetsk kuvvetlerine ait cephe birliklerinin eyaletin idari sınırlarına ulaştığını ve burada deniz kıyısındaki bölgeleri kontrol eden Rus kuvvetlerine katıldıklarını duyurdu. Söz konusu gelişme, çatışmaların başladığı günden bu yana, Rus güçlerinin kaydettiği en büyük ilerlemeyi gösteriyor. ‘Luhansk Halk Cumhuriyeti" kuvvetleri de operasyonun başlangıcından bu yana, eyalet topraklarının derinliklerine doğru 61 kilometre ilerledi.  
Rusya Savunma Bakanlığı'nın açıklamasında, ‘özel askeri operasyona’ başlamalarından bu yana Rus güçlerinin Ukrayna’nın askeri altyapısına ait bin 325 unsuru vurarak devre dışı bıraktığı kaydedildi. Bunların içinde 395 tank ve zırhlı araç, 59 roketatar silah, 179 havan topu, çok sayıda uçak ve insansız hava aracı olduğu belirtildi. Rus ordusunun dün üç havaalanını ve üç hava savunma radarını da hassas silahlarla hedef aldığı bilgisi paylaşıldı.   

Müzakerelerin ikinci oturumu 
 Rus ve Ukraynalı taraflar arasında bugün yapılması planlanan ikinci tur müzakerelerin, Ukrayna liderliğinden gelen açıklamalar sonrasında sekteye uğrayabileceği, olumlu sonuç elde etme olasılığının azaldığı öngörülüyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodamir Zelenski, müzakereler konusunda “Henüz bizim istediğimiz bir sonuç ortada yok. Rusya kendi pozisyonunu açıkladı. Savaşı bitirmek için bizden karşı maddeler duydular. Bazı sinyaller aldık” dedi. Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba da ülkesinin ikinci tur müzakerelere katılmaya hazır olduğunu ancak Kiev’in ‘uyarılar altında Moskova’yla müzakere yapmayacağını’ belirtti. Müzakerelerin ilk turunu değerlendirdiklerini, Başkan Zelenski’ye en küçük ayrıntılara kadar bilgi verildiğini ve ikinci tur için pozisyonlarını açıklayacaklarını söyledi. Kuleba bugün yapılması planlanan müzakerelere katılıp katılmayacaklarını ise açıklamadı.  
 Kuleba, Ukrayna'nın Rusya ile olan çatışmasında NATO'dan destek istediğini ancak ‘kendileri yerine’ savaşmalarını istemediklerini söyledi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg daha önce yaptığı açıklamada, NATO’nun Ukrayna-Rusya savaşında taraf olmadığını ve Ukrayna’ya asker göndermeyeceklerini vurgulamış, NATO üyesi ülkelerin Kiev’e çeşitli askeri destekler sağlayacağını, mali ve insani yardımda bulunacaklarını kaydetmişti.  
 Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Rusya'nın gerçekçi olmayan talepleri nedeniyle Ukrayna ve Rusya arasındaki müzakerelere yarın devam edilemeyebileceğini söyledi. CNN Türk televizyonuna Ukrayna savaşına ilişkin açıklamada bulunan İbrahim Kalın, Ukrayna ve Rusya'yı işaret ederek "Yarın büyük ihtimalle toplanamayacaklar. Aralarında görüştükleri teknik şeyler va. Büyük ihtimalle bir iki gün ertelenebilir. Müzakere heyetleriyle temas halindeyiz" dedi.  
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Ukrayna krizine dair değerlendirmesinde ABD'ye eski Sovyet ülkelerinde askeri tesis kurmaktan vazgeçme çağrısı yaptı. Bazı Avrupa ülkelerinin topraklarında ABD'nin nükleer silahlarının bulunmasının Rusya için kabul edilemez olduğunu belirten Lavrov, "Bu silahların ABD'ye dönmesinin zamanı çoktan geldi" dedi. Rusya’nın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması taraf ülkelerinin katılımıyla bir konferans düzenlenmesini talep ettiğini belirtti. Lavrov ayrıca Avrupa’yı diyalogdan kaçmakla suçlayarak Kıta ülkelerinin ‘yüz yüze gerçek bir diyalog’ yerine ‘yaptırımları’ tercih ettiğini vurguladı.



İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
TT

İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)

İran’da reform yanlısı medya kuruluşları dün akşam, ülke çapında haftalardır süren yaygın protesto gösterilerinin ardından, reformist hareketin önde gelen isimlerini hedef alan tutuklama kampanyası kapsamında Reform Cephesi Başkanı ve İran Birlik Partisi Genel Sekreteri Azer Mansuri'nin tutuklandığını bildirdi.

Reform Cephesi’ne yakınlığıyla bilinen ‘İmtidad’ adlı haber sitesi, Mansuri'nin Tahran'ın yaklaşık 20 kilometre güneydoğusundaki Karçak ve Ramin semtindeki evine yapılan baskın sırasında Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) istihbarat servisi üyeleri tarafından adli emirle tutuklandığını aktardı.

Bu haberin ardından DMO'ya yakınlığıyla bilinen haber ajansı Fars, güvenlik ve adli kaynaklara dayandırdığı haberinde Mansuri'nin, eski milletvekili, önde gelen reformist figür ve Reform Cephesi Siyasi Komite Başkanı İbrahim Asgerzade ve asli üye eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi hükümetinde Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Muhsin Eminzade ile birlikte tutuklandığını doğruladı.

drvgf
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2025 yılının ağustos ayında İsrail ile savaşın sona ermesinden birkaç gün sonra cumhurbaşkanlığı görevine geldikten sonra Reform Cephesi üyeleriyle üçüncü kez bir araya geldiğinde (İran Cumhurbaşkanlığı)

Aynı kaynaklara göre tutuklulara yöneltilen suçlamalar arasında ‘ulusal uyumu bozmak, anayasaya aykırı tutumlar sergilemek, düşman propagandasıyla iş birliği yapmak, teslimiyet politikasını teşvik etmek, grupların siyasi yollarını saptırmak ve yıkıcı nitelikte gizli mekanizmalar kurmak’ yer alıyordu.

Konuya hakim bir yetkili, yetkililerin ‘önceki eleştirel tutumlarını hoş görmesine rağmen, güvenlik karşıtı faaliyetlerini sürdürmeleri nedeniyle bu gruba yasaya uygun şekilde müdahale ettiğini’ söyledi.

İran'daki reformist partiler için en geniş koordinasyon çerçevesini oluşturan Reform Cephesi, son seçimlerde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın en önde gelen destekçilerinden biri oldu.

Yine DMO'ya yakınlığıyla bilinen bir diğer haber ajansı Tesnim, kısa ve belirsiz bir açıklamayla yayınladığı haberde Tahran Savcılığı'nın bazı önde gelen siyasi isimleri ‘Siyonist İsrail rejimini ve ABD'yi desteklemekle’ suçladığını bildirdi. Ocak ayındaki olaylarla ilgili soruşturmalar çerçevesinde ilgili kişilerin isimleri, parti bağlantıları veya tutuklanma koşullarına dair herhangi bir bilgi ise verilmedi.

Tesnim’in haberine göre bu ‘terör olayları’, şiddet eylemlerini meşrulaştırmak ve iç güvenliği etkilemek için perde arkasında ve siber uzayda çalışan bir organizasyon ve medya ağı aracılığıyla ‘İsrail’ ve ‘kibirli’ taraflarla pratik ve operasyonel bir bağlantı olduğunu gösterdi.

Ajans, ABD ve İsrail’in tehditlerinin doruk noktasına ulaştığı bir dönemde reformist hareketin önde gelen politikacılarının davranışlarını izlemenin, savcının onları ‘siyasi ve sosyal durumu bozmak ve saha terörizmi olarak nitelendirdiği eylemleri meşrulaştırmak için faaliyetler düzenlemek ve yönetmekle’ suçladıktan sonra dosyalarını açmasına neden olduğunu da ekledi.

Tesnim, prosedürlerin tamamlanmasının ardından, bir siyasi partiye bağlı dört kişiye suçlamada bulunulduğunu, bunlardan bazılarının İsrail ve ABD için çalıştıkları gerekçesiyle tutuklandığını, diğerlerinin ise ulusal uyumu bozmak ve kışkırtmakla suçlandıkları bir davada soruşturma için çağrıldıklarını bildirdi.

dfghyju
Aktivist Azer Mansuri ve Eminzade solda, Asgerzade sağda (Jamaran News)

İran Yargı Erki’nin haber ajansı Mizan, kimliklerini açıklamadığı bazı siyasi isimlerin tutuklandığını ve haklarında dava açıldığını doğruladı.

Mansuri (60), daha önce reformist çizgiden eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin danışmanlığını yapmıştı. Aralık ayı sonlarında İran'da protestolar patlak verdikten sonra, Instagram hesabında “Sesinizi duyurmanın tüm yolları kapandığında, protesto sokaklara taşınır” diye yazmıştı.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre Mansuri, ‘baskının, protestocularla başa çıkmanın en kötü yolu’ olduğunu belirtirken, protestolar sırasında binlerce kişinin hayatını kaybetmesine atıfla, “Medyaya ulaşamıyoruz, ancak yaslı ailelere ‘Yalnız değilsiniz’ diyoruz” mesajına “Hiçbir güç, hiçbir gerekçe, hiçbir zaman bu büyük felaketi telafi edemez” diye ekledi.

Mansuri, 2009 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası düzenlenen protestoların ardından tutuklanmış ve ‘kamu düzenini bozmak ve devlete karşı propaganda yapmak’ gibi suçlamalarla üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Aynı şekilde 2022'de ‘başkalarına zarar vermek ve çevrimiçi kamuoyunu kışkırtmak amacıyla yalan yaymak’ suçlamasıyla yargılanan Mansuri, bir yıl iki ay hapis cezasına çarptırıldı. Mansuri, 2023 yılının haziran ayından bu yana, daha fazla sosyal özgürlük ve sivil toplumun daha güçlü bir rol oynamasını talep eden reformist partiler ve grupların çatı koalisyonu olan Reform Cephesi'nin başkanlığını yapıyor.

Yargı uyarıları

Bu tutuklamalar, 28 Aralık'ta İran genelinde yaşam koşulları nedeniyle başlayan ve kısa sürede yaygın bir hükümet karşıtı protesto hareketine dönüşen ve 8-9 Ocak'ta zirveye ulaşan protestoların ardından gerçekleşti.

Protestoların barışçıl bir şekilde başladığını, ancak daha sonra cinayet ve vandalizmin de dahil olduğu ‘ayaklanmalara’ dönüştüğünü belirten İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdikleri olayların arkasında olmakla suçladı. Ardından gelen baskılar, 1979'dan bu yana rejime yönelik en büyük siyasi meydan okuma olarak kabul edilen protestoları sona erdirdi.

Tutuklamalardan önce, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, protestolar sırasında reformlar ve gerçekleri araştırma komitelerinin kurulması çağrısında bulunan yerli şahsiyetleri sert bir şekilde eleştirdi. Ejei, Velayet-i Fakih’in yanında yer almayanların, ‘savaş sırasında Saddam Hüseyin'e sığınan ve bugün suçlu Siyonistlere sığınanlarla’ aynı kaderi paylaşacakları uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir zamanlar devrimde yer alan ve şimdi açıklamalar yapanlar, zavallı ve sefil insanlardır.”

ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA’ya göre protestolar sırasında 6 bin 971 kişinin öldürüldüğü belgelendi, bunların çoğu göstericiydi, ayrıca 51 binden fazla kişi gözaltına alındı.

Reformistlere yönelik parlamento tehdidi

Tutuklama kampanyası, Reform Cephesi'nin eski başkanı ve eski Milletvekili Ali Şakuri-rad'ın, güvenlik güçlerini protestolar sırasında ‘kendi saflarında cinayetler uydurmak’ ve ‘camileri yakmakla’ suçladığı açıklamalarıyla tırmanan tartışmalarla eş zamanlı gerçekleşti.

Şakuri-rad ne demişti?

Geçtiğimiz hafta Şakuri-rad’ın bir ses kaydı sızdırıldı. Bu kayıtta, 8-9 Ocak olaylarını ayrıntılı olarak anlatan Şakuri-rad, üyelerinin gerçekleştirdiği cinayetlerin ayaklanmayı bastırmak için yapılan bir proje olduğunu söyledi. Cami, türbe ve Kuran'ların yakılması ile Besic üyeleri ve güvenlik güçlerinin öldürülmesinin baskı için bahane olarak kullanıldığını da ekleyen Şakuri-rad, Mossad ve dış operasyon ekiplerini bu olayların arkasında olmakla suçlayan resmi açıklamayı reddettiğini ifade etti. Diğer açıklamalarında Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın protestocuları ‘sorun çıkaranlar’ olarak nitelendirmesini eleştiren Şakuri-rad, bunun ‘merkezci bir güç olarak rolünü yaktığını’ ve merkezci gücün ‘krizlerde temel sosyal sermayeyi temsil ettiğini’ söyledi.

rgthy
İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestocular toplanırken duman yükseliyor, 10 Ocak 2026'da (Reuters)

Aynı bağlamda Şakuri-rad, Birlik Partisi'nin kısa bir süre önce düzenlenen konferansına atıfla, konferansın oturumlarından birinde İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in mevcut durumu ele almak için bazı yetkilerini Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a devretmesi önerisinin gündeme getirildiğini ve bu önerinin parti içinde tartışıldığını, ancak kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

“Geçiş konseyi”

Iran International adlı televizyon kanalı, 20 Ocak'ta Reform Cephesi Merkez Konseyi'nin, Hamaney'in istifasını ve bir ‘geçiş konseyi’ kurulmasını talep eden bir taslak bildiriyi görüşmek üzere acil ve gizli bir toplantı düzenlediğini bildirdi.

Ancak kanalın aktardığına göre güvenlik güçleri müdahale ederek Reform Cephesi liderlerini tehdit etti ve bu da bildirinin yayınlanmasının askıya alınmasına ve herhangi bir kamuoyu çağrısının geri çekilmesine yol açtı.

Habere göre görüşmelerde ‘toplu istifalar’ ve ‘ülkenin dört bir yanında protesto gösterileri düzenlenmesi çağrısı’ önerileri de gündeme geldi, ancak yaygın tutuklamalarla ilgili uyarılar da dahil olmak üzere güvenlik güçlerinin baskısı, bu adımların atılmasını engelledi.

Kanalın aktardığı reformist harekete yakın kaynaklara göre, güvenlik güçlerinin tepkisi, yetkililerin en üst düzeylerdeki siyasi bölünme belirtilerine karşı duyarlılığını ve İran siyasi sahnesinde herhangi bir fikir birliği hali veya kamuoyu eyleminin oluşmasını önleme çabalarını yansıttı.


ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi’yi seçim zaferinden dolayı tebrik etti

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
TT

ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi’yi seçim zaferinden dolayı tebrik etti

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi koalisyonunun seçim zaferinden dolayı tebrik etti ve ‘iktidar yoluyla barışa dayalı muhafazakar programını uygulamada büyük başarılar’ diledi.

Japonya'nın ilk kadın başbakanı olan Takaiçi, pazar günü yapılan seçimlerde ezici bir zafer elde ederek, finansal piyasaları tedirgin eden vergi indirimleri ve Çin'e karşı askeri harcamaları artırma vaatlerini yerine getirmesinin önünü açtı.

Gönderisinde “Sizi desteklemekten onur duyuyorum” diye yazan Trump, cuma günü Takaiçi’ye desteğini açıklamıştı.

ABD Başkanı, söz konusu paylaşımda şunları da yazdı:

“O (Takaiçi) çok saygın ve popüler bir lider ve seçim çağrısı yapma konusundaki cesur ve akıllıca kararı büyük bir başarıya ulaştı.”


Trump: Çin Devlet Başkanı "yılın sonunda" Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
TT

Trump: Çin Devlet Başkanı "yılın sonunda" Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump, dün yayınlanan bir röportajda, yıl sonuna doğru Çinli mevkidaşı Şi Cinping'i Beyaz Saray'da ağırlayacağını ve başta ticaret olmak üzere çeşitli konuları görüşeceğini söyledi.

NBC ile yaptığı ve dün yayımlanan röportajda Trump, "(Şi) yıl sonuna doğru Beyaz Saray'a gelecek (...) Bu iki ülke (Amerika Birleşik Devletleri ve Çin) dünyanın en güçlüleri ve çok iyi bir ilişkimiz var" diyerek nisan ayında Çin'i ziyaret edeceğini doğruladı.