Batı’nın Ukrayna’daki Rus işgalini sona erdirmesinin 8 yolu: SİHA’lar, siber savaş, gönüllü askerler…

Uçaksavar silahı tutan asker (The Sun)
Uçaksavar silahı tutan asker (The Sun)
TT

Batı’nın Ukrayna’daki Rus işgalini sona erdirmesinin 8 yolu: SİHA’lar, siber savaş, gönüllü askerler…

Uçaksavar silahı tutan asker (The Sun)
Uçaksavar silahı tutan asker (The Sun)

Dünya çapında birçok insan, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısını durdurmak için Batılı ülkelerin Moskova’ya uyguladığı yaptırımların yanı sıra daha başka neler yapabileceğini merak ediyor.
The Sun gazetesinin haberine göre, İngiltere eski Genelkurmay Başkanı General Richard Dannatt, Rus işgalini sona erdirmek için Batı’nın kullanabileceği birçok yöntem olduğunu, ancak bunlardan bazılarının tehlikelerle dolu olabileceğini belirtti.
General Dannatt’ın üzerinde durduğu söz konusu yöntemler şunlar;

1- Askeri SİHA’lar
Silahlı insansız hava araçları (SİHA) oldukça etkili silahlar ve Ukrayna ordusu tarafından başarıyla kullanılıyor.
Ukrayna tarafından paylaşılan görüntülerde, Türkiye menşeili Bayraktar TB-2 SİHA’nın, Pazartesi günü başkent Kiev yakınlarında Rus ordusuna ait BUKM3 hava savunma sisteminin bulunduğu bir konvoyu hedef aldığı görüldü.

Bayraktar TB-2, hafif zırhlı araçları imha edebilen lazer güdümlü dört füze taşıyor. 
Dannatt’a göre diğer NATO ülkeleri de Rus işgaline karşı koymak için Ukrayna’ya benzer teknolojileri sağlayabilir.

2-Savaş uçakları
Ukrayna Hava Kuvvetleri’ne savaş uçakları konusunda yardım etmek, savunmasına büyük ölçüde yardımcı olabilir.
Pek çok kişi, Kiev’e yaklaşan 65 kilometre uzunluğundaki Rus askeri konvoyunun neden vurulmadığını merak etti.

Dannatt’a göre bunun nedeni bu görevi yapabilecek hava gücünün eksikliği olabilir.
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB ülkelerinin Ukrayna’ya savaş uçağı tedarik edeceğini duyurdu. Ancak bu fikir, çok fazla ‘müdahale’ içerdiği için kısa sürede rafa kaldırıldı.

3- Uçaksavar ve tanksavar silahları
AB, Ukrayna’ya taşınabilir tanksavar füze rampaları tedarikinde İngiltere’ye katıldı ve ayrıca uçaksavar silahları göndereceğini de bildirdi.
Ancak Dannatt’a göre, Ukraynalıları bu silahları kullanmaları yönünde eğitme konusunda yeterli zaman olmadığı için daha gelişmiş savunma sistemlerini bu ülkeye getirmek sorun olacak.

4- Daha sert yaptırımlar
Ekonomik yaptırımlar, para biriminin rekor düşük seviyelere düşmesiyle Rusya’yı şimdiden sert bir şekilde vurdu.
Putin’in savaş çabalarının çoğu, AB ülkelerine doğalgaz ve petrol tedarikinden aldığı parayla finanse ediliyor.
Bu tedariklerin durdurulması, Rus ekonomisini, Putin’in artık bu pahalı savaşı finanse edemeyecek kadar felce uğratabilir.
Ancak bu adım, aynı zamanda Avrupa’ya da ekonomik zarar verebilir.
General Dannatt, “Enerji fiyatlarının yükseldiğini görmeye hazırlıklı olmalıyız. Bu savaş hepimize biraz acıya mal olacak. En önemlisi, Rus halkının Putin’e sırtını dönmesi umuduyla yaptırımların Ruslara gerçekten zarar vermesidir” dedi.

5- Uçuşa yasak bölge
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, Rus hava kuvvetlerinin şehirlere saldırmasını önlemek için Batılı ülkeleri Ukrayna hava sahasını uçuşa kapalı bölge ilan etmeleri yönünde çağrıda bulundu.
Böyle bir önlem, Rusya’nın havadaki müthiş askeri avantajını zayıflatacak. Ancak muhtemelen NATO’yu temsil eden Batılı müttefiklere ait uçaklar aracılığıyla kapsamlı denetleme operasyonları gerektirecek.

NATO, Ukrayna gibi üye olmayan bir devleti savunmak zorunda değil.
Sivilleri korumak için bariz bir barışı koruma niyetiyle bile olsa, İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait uçakların Kiev üzerinde uçtuğunu görmek, Rusya tarafından bir savaş eylemi olarak yorumlanabilir.
Bu, mevcut çatışmayı ciddi şekilde şiddetlendirebilir. Hatta ABD, AB ve İngiltere güçlerini Doğu Avrupa’da topyekûn bir savaşa sürükleyebilir.
Bu nedenle, Batı henüz bu adımı atmış değil.
Dannatt bu yönteme dair şu yorumu yaptı;
“Görünüşte fikir makul, ancak pratik açıdan denetleme yapmak büyük tehlikeler doğuruyor. Şüphesiz buna Rus uçakları tarafından itiraz edilecektir. Bir çırpıda Rusya’nın sadece Ukrayna’ya değil, NATO’ya karşı da adım atmasına neden oluruz. Dolayısıyla bu sadece bir 3. Dünya Savaşı değil, aynı zamanda iki nükleer silahlı kuvvetin savaşa girmesi olur.”

6- Gıda, ilaç ve yakıt
Dannatt, Ukrayna’nın saldırıya karşı koymasına yardımcı olmak için gıda, ilaç ve yakıt tedarikini sürdürmenin gerekliliğini vurgulayarak, “Bu kaynakların eksikliği, Kiev’in gücünü önemli ölçüde zayıflatacak ve Rusya’nın kazanmasına yardımcı olacaktır” dedi.

Kızılhaç’ın bu konuda etkin bir şekilde yardımcı olabilecek hayati kuruluşlardan biri olduğunu söyleyen Dannatt, Rusya’nın Kızılhaç yardım konvoylarını vurmayacağına, çünkü bu eylemin ‘başka bir savaş suçu’ olarak görüleceğine dikkati çekti.

7- Siber savaş
Anonymous adlı hacker grubunun Rusya’daki haber sitelerine yaptığı ve Putin karşıtı mesajlar gönderdiği son saldırı, siber savaşın bu noktada güçlü bir araç olabileceğini gösteriyor.

Dannatt bu konuda ise şu değerlendirmede bulundu;
“Rus komuta ve kontrolünü engellemek için siber operasyonlar yürütme fırsatları aramalıyız. Bilgi ve istihbarat sağladığımızdan eminim. Son beş yıldır İngiltere, Ukrayna’ya eğitim ekipleri sağlıyor.”

8- Gönüllü savaşçılar
Putin’in Ukrayna’ya gönderdiği 190 bin askeri durdurmak için Ukrayna’nın büyük bir insan gücüne ihtiyacı var.

İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss, Ukrayna’da savaşmak isteyen İngiliz vatandaşlarına destek verileceğini bildirdi. Bazı İngiliz vatandaşları da savaşmak üzere Ukrayna’ya gitti.
Ancak hukukçular, savaşa katılmayı düşünen herkesin terörle mücadele yasalarına göre yargılanabileceği konusunda uyardı.
Dannatt, “Ukrayna’ya yardım etmek için gidenler muhtemelen eski askerler” dedi.



İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
TT

İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)

İran’da reform yanlısı medya kuruluşları dün akşam, ülke çapında haftalardır süren yaygın protesto gösterilerinin ardından, reformist hareketin önde gelen isimlerini hedef alan tutuklama kampanyası kapsamında Reform Cephesi Başkanı ve İran Birlik Partisi Genel Sekreteri Azer Mansuri'nin tutuklandığını bildirdi.

Reform Cephesi’ne yakınlığıyla bilinen ‘İmtidad’ adlı haber sitesi, Mansuri'nin Tahran'ın yaklaşık 20 kilometre güneydoğusundaki Karçak ve Ramin semtindeki evine yapılan baskın sırasında Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) istihbarat servisi üyeleri tarafından adli emirle tutuklandığını aktardı.

Bu haberin ardından DMO'ya yakınlığıyla bilinen haber ajansı Fars, güvenlik ve adli kaynaklara dayandırdığı haberinde Mansuri'nin, eski milletvekili, önde gelen reformist figür ve Reform Cephesi Siyasi Komite Başkanı İbrahim Asgerzade ve asli üye eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi hükümetinde Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Muhsin Eminzade ile birlikte tutuklandığını doğruladı.

drvgf
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2025 yılının ağustos ayında İsrail ile savaşın sona ermesinden birkaç gün sonra cumhurbaşkanlığı görevine geldikten sonra Reform Cephesi üyeleriyle üçüncü kez bir araya geldiğinde (İran Cumhurbaşkanlığı)

Aynı kaynaklara göre tutuklulara yöneltilen suçlamalar arasında ‘ulusal uyumu bozmak, anayasaya aykırı tutumlar sergilemek, düşman propagandasıyla iş birliği yapmak, teslimiyet politikasını teşvik etmek, grupların siyasi yollarını saptırmak ve yıkıcı nitelikte gizli mekanizmalar kurmak’ yer alıyordu.

Konuya hakim bir yetkili, yetkililerin ‘önceki eleştirel tutumlarını hoş görmesine rağmen, güvenlik karşıtı faaliyetlerini sürdürmeleri nedeniyle bu gruba yasaya uygun şekilde müdahale ettiğini’ söyledi.

İran'daki reformist partiler için en geniş koordinasyon çerçevesini oluşturan Reform Cephesi, son seçimlerde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın en önde gelen destekçilerinden biri oldu.

Yine DMO'ya yakınlığıyla bilinen bir diğer haber ajansı Tesnim, kısa ve belirsiz bir açıklamayla yayınladığı haberde Tahran Savcılığı'nın bazı önde gelen siyasi isimleri ‘Siyonist İsrail rejimini ve ABD'yi desteklemekle’ suçladığını bildirdi. Ocak ayındaki olaylarla ilgili soruşturmalar çerçevesinde ilgili kişilerin isimleri, parti bağlantıları veya tutuklanma koşullarına dair herhangi bir bilgi ise verilmedi.

Tesnim’in haberine göre bu ‘terör olayları’, şiddet eylemlerini meşrulaştırmak ve iç güvenliği etkilemek için perde arkasında ve siber uzayda çalışan bir organizasyon ve medya ağı aracılığıyla ‘İsrail’ ve ‘kibirli’ taraflarla pratik ve operasyonel bir bağlantı olduğunu gösterdi.

Ajans, ABD ve İsrail’in tehditlerinin doruk noktasına ulaştığı bir dönemde reformist hareketin önde gelen politikacılarının davranışlarını izlemenin, savcının onları ‘siyasi ve sosyal durumu bozmak ve saha terörizmi olarak nitelendirdiği eylemleri meşrulaştırmak için faaliyetler düzenlemek ve yönetmekle’ suçladıktan sonra dosyalarını açmasına neden olduğunu da ekledi.

Tesnim, prosedürlerin tamamlanmasının ardından, bir siyasi partiye bağlı dört kişiye suçlamada bulunulduğunu, bunlardan bazılarının İsrail ve ABD için çalıştıkları gerekçesiyle tutuklandığını, diğerlerinin ise ulusal uyumu bozmak ve kışkırtmakla suçlandıkları bir davada soruşturma için çağrıldıklarını bildirdi.

dfghyju
Aktivist Azer Mansuri ve Eminzade solda, Asgerzade sağda (Jamaran News)

İran Yargı Erki’nin haber ajansı Mizan, kimliklerini açıklamadığı bazı siyasi isimlerin tutuklandığını ve haklarında dava açıldığını doğruladı.

Mansuri (60), daha önce reformist çizgiden eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin danışmanlığını yapmıştı. Aralık ayı sonlarında İran'da protestolar patlak verdikten sonra, Instagram hesabında “Sesinizi duyurmanın tüm yolları kapandığında, protesto sokaklara taşınır” diye yazmıştı.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre Mansuri, ‘baskının, protestocularla başa çıkmanın en kötü yolu’ olduğunu belirtirken, protestolar sırasında binlerce kişinin hayatını kaybetmesine atıfla, “Medyaya ulaşamıyoruz, ancak yaslı ailelere ‘Yalnız değilsiniz’ diyoruz” mesajına “Hiçbir güç, hiçbir gerekçe, hiçbir zaman bu büyük felaketi telafi edemez” diye ekledi.

Mansuri, 2009 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası düzenlenen protestoların ardından tutuklanmış ve ‘kamu düzenini bozmak ve devlete karşı propaganda yapmak’ gibi suçlamalarla üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Aynı şekilde 2022'de ‘başkalarına zarar vermek ve çevrimiçi kamuoyunu kışkırtmak amacıyla yalan yaymak’ suçlamasıyla yargılanan Mansuri, bir yıl iki ay hapis cezasına çarptırıldı. Mansuri, 2023 yılının haziran ayından bu yana, daha fazla sosyal özgürlük ve sivil toplumun daha güçlü bir rol oynamasını talep eden reformist partiler ve grupların çatı koalisyonu olan Reform Cephesi'nin başkanlığını yapıyor.

Yargı uyarıları

Bu tutuklamalar, 28 Aralık'ta İran genelinde yaşam koşulları nedeniyle başlayan ve kısa sürede yaygın bir hükümet karşıtı protesto hareketine dönüşen ve 8-9 Ocak'ta zirveye ulaşan protestoların ardından gerçekleşti.

Protestoların barışçıl bir şekilde başladığını, ancak daha sonra cinayet ve vandalizmin de dahil olduğu ‘ayaklanmalara’ dönüştüğünü belirten İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdikleri olayların arkasında olmakla suçladı. Ardından gelen baskılar, 1979'dan bu yana rejime yönelik en büyük siyasi meydan okuma olarak kabul edilen protestoları sona erdirdi.

Tutuklamalardan önce, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, protestolar sırasında reformlar ve gerçekleri araştırma komitelerinin kurulması çağrısında bulunan yerli şahsiyetleri sert bir şekilde eleştirdi. Ejei, Velayet-i Fakih’in yanında yer almayanların, ‘savaş sırasında Saddam Hüseyin'e sığınan ve bugün suçlu Siyonistlere sığınanlarla’ aynı kaderi paylaşacakları uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir zamanlar devrimde yer alan ve şimdi açıklamalar yapanlar, zavallı ve sefil insanlardır.”

ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA’ya göre protestolar sırasında 6 bin 971 kişinin öldürüldüğü belgelendi, bunların çoğu göstericiydi, ayrıca 51 binden fazla kişi gözaltına alındı.

Reformistlere yönelik parlamento tehdidi

Tutuklama kampanyası, Reform Cephesi'nin eski başkanı ve eski Milletvekili Ali Şakuri-rad'ın, güvenlik güçlerini protestolar sırasında ‘kendi saflarında cinayetler uydurmak’ ve ‘camileri yakmakla’ suçladığı açıklamalarıyla tırmanan tartışmalarla eş zamanlı gerçekleşti.

Şakuri-rad ne demişti?

Geçtiğimiz hafta Şakuri-rad’ın bir ses kaydı sızdırıldı. Bu kayıtta, 8-9 Ocak olaylarını ayrıntılı olarak anlatan Şakuri-rad, üyelerinin gerçekleştirdiği cinayetlerin ayaklanmayı bastırmak için yapılan bir proje olduğunu söyledi. Cami, türbe ve Kuran'ların yakılması ile Besic üyeleri ve güvenlik güçlerinin öldürülmesinin baskı için bahane olarak kullanıldığını da ekleyen Şakuri-rad, Mossad ve dış operasyon ekiplerini bu olayların arkasında olmakla suçlayan resmi açıklamayı reddettiğini ifade etti. Diğer açıklamalarında Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın protestocuları ‘sorun çıkaranlar’ olarak nitelendirmesini eleştiren Şakuri-rad, bunun ‘merkezci bir güç olarak rolünü yaktığını’ ve merkezci gücün ‘krizlerde temel sosyal sermayeyi temsil ettiğini’ söyledi.

rgthy
İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestocular toplanırken duman yükseliyor, 10 Ocak 2026'da (Reuters)

Aynı bağlamda Şakuri-rad, Birlik Partisi'nin kısa bir süre önce düzenlenen konferansına atıfla, konferansın oturumlarından birinde İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in mevcut durumu ele almak için bazı yetkilerini Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a devretmesi önerisinin gündeme getirildiğini ve bu önerinin parti içinde tartışıldığını, ancak kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

“Geçiş konseyi”

Iran International adlı televizyon kanalı, 20 Ocak'ta Reform Cephesi Merkez Konseyi'nin, Hamaney'in istifasını ve bir ‘geçiş konseyi’ kurulmasını talep eden bir taslak bildiriyi görüşmek üzere acil ve gizli bir toplantı düzenlediğini bildirdi.

Ancak kanalın aktardığına göre güvenlik güçleri müdahale ederek Reform Cephesi liderlerini tehdit etti ve bu da bildirinin yayınlanmasının askıya alınmasına ve herhangi bir kamuoyu çağrısının geri çekilmesine yol açtı.

Habere göre görüşmelerde ‘toplu istifalar’ ve ‘ülkenin dört bir yanında protesto gösterileri düzenlenmesi çağrısı’ önerileri de gündeme geldi, ancak yaygın tutuklamalarla ilgili uyarılar da dahil olmak üzere güvenlik güçlerinin baskısı, bu adımların atılmasını engelledi.

Kanalın aktardığı reformist harekete yakın kaynaklara göre, güvenlik güçlerinin tepkisi, yetkililerin en üst düzeylerdeki siyasi bölünme belirtilerine karşı duyarlılığını ve İran siyasi sahnesinde herhangi bir fikir birliği hali veya kamuoyu eyleminin oluşmasını önleme çabalarını yansıttı.


ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi’yi seçim zaferinden dolayı tebrik etti

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
TT

ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi’yi seçim zaferinden dolayı tebrik etti

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi koalisyonunun seçim zaferinden dolayı tebrik etti ve ‘iktidar yoluyla barışa dayalı muhafazakar programını uygulamada büyük başarılar’ diledi.

Japonya'nın ilk kadın başbakanı olan Takaiçi, pazar günü yapılan seçimlerde ezici bir zafer elde ederek, finansal piyasaları tedirgin eden vergi indirimleri ve Çin'e karşı askeri harcamaları artırma vaatlerini yerine getirmesinin önünü açtı.

Gönderisinde “Sizi desteklemekten onur duyuyorum” diye yazan Trump, cuma günü Takaiçi’ye desteğini açıklamıştı.

ABD Başkanı, söz konusu paylaşımda şunları da yazdı:

“O (Takaiçi) çok saygın ve popüler bir lider ve seçim çağrısı yapma konusundaki cesur ve akıllıca kararı büyük bir başarıya ulaştı.”


Trump: Çin Devlet Başkanı "yılın sonunda" Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
TT

Trump: Çin Devlet Başkanı "yılın sonunda" Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump, dün yayınlanan bir röportajda, yıl sonuna doğru Çinli mevkidaşı Şi Cinping'i Beyaz Saray'da ağırlayacağını ve başta ticaret olmak üzere çeşitli konuları görüşeceğini söyledi.

NBC ile yaptığı ve dün yayımlanan röportajda Trump, "(Şi) yıl sonuna doğru Beyaz Saray'a gelecek (...) Bu iki ülke (Amerika Birleşik Devletleri ve Çin) dünyanın en güçlüleri ve çok iyi bir ilişkimiz var" diyerek nisan ayında Çin'i ziyaret edeceğini doğruladı.