Hartum, Sudan ve Etiyopya arasındaki Nahda Barajı görüşmelerine ev sahipliği yaptı

Addis Ababa müzakerelere yeniden başlamayı umut ederken Sudan ‘İlkeler Bildirgesi’ konusunda ısrar ediyor.

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed 20 Şubat’ta, Nahda Barajı’ndaki elektrik üretim tesisinin açılışını yaptı. (AFP)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed 20 Şubat’ta, Nahda Barajı’ndaki elektrik üretim tesisinin açılışını yaptı. (AFP)
TT

Hartum, Sudan ve Etiyopya arasındaki Nahda Barajı görüşmelerine ev sahipliği yaptı

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed 20 Şubat’ta, Nahda Barajı’ndaki elektrik üretim tesisinin açılışını yaptı. (AFP)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed 20 Şubat’ta, Nahda Barajı’ndaki elektrik üretim tesisinin açılışını yaptı. (AFP)

Sudan’ın başkenti Hartum, Etiyopya tarafından inşa edilen Nahda (Rönesans) Barajı konusunda Sudan-Etiyopya görüşmelerine ev sahipliği yaptı. Görüşmeler, Nil Nehri Havzası’nın doğusundaki ülkeler arasında müzakerelerin durmasının ardından, Addis Ababa’nın Mısır ve Sudan’a haber vermeksizin üç havza ülkesi arasında tartışmalara neden olan Nahda Barajı’ndan elektrik üretmeye başladığını duyurmasından birkaç gün sonra gerçekleşti. Etiyopya 20 Şubat'ta yaptığı açıklamada, Sudan ve Mısır’ın karşı çıktığı, doldurulması ve işletilmesi konusunda yasal olarak bağlayıcı bir anlaşma yapılmasını talep ettiği barajdan elektrik üretimine başladığını bildirdi. Sudan ve Mısır ise Etiyopya’yı üç ülkenin hükümet liderleri arasında imzalanan İlkeler Bildirgesi’ni ihlal etmekle suçladılar.
Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dina Mufti, elektrik üretimi için barajdaki güç türbinlerinin faaliyete geçirileceğinin duyurulmasının ardından yaptığı açıklamada, ülkesinin barajın inşaat ve işletme faaliyetlerinin durdurulmasını kapsayan bir anlaşma imzalamadığını, müzakerelerin teknik ve yasal konularla ilgili olduğunu belirtti.
Sudan Tribune haber sitesine göre Sudan Dışişleri Bakanlığı’nda, Sulama ve Su Kaynakları Bakanlığı Müsteşarı Dav el-Beyt Abdurrahman ile Etiyopya’nın Hartum Büyükelçisi Yibeltal Aemro arasında bir görüşme gerçekleşti. Toplantıya Sudan Su Kaynakları Teknik Kurumu Başkanı ve Bakanlık temsilcileri de katıldı. Görüşmede Sudan ile Etiyopya arasındaki ikili ilişkiler ve baraj konusundaki gelişmeler ele alındı.
Abdurrahman, Etiyopya Büyükelçisine ülkesinin tüm müzakere turlarına katıldığını ve üç ülkenin çıkarlarına zarar verileceği endişelerini dikkate alan bir anlaşmaya varılmasını hedeflediğini bildirdi. Yetkili, bu endişelerin ancak doldurma ve işletmeye yönelik bilgilerin karşılıklı verilmesini içeren, bağlayıcı bir yasal anlaşmaya varılması ile üstesinden gelinebileceğini söyledi. Bu bilgilerin Addis Ababa tarafından engellenmesine ülkesinin karşı olduğunu vurguladı.
Abdurrahman ülkesinin tutumunun uluslararası hukuka ve Sudan’ın ve Sudan halkının çıkarlarına zarar vermeksizin Etiyopya’nın kalkınma hakkını koruyan İlkeler Bildirgesi Anlaşması’na dayandığını kaydetti. Söz konusu anlaşma üç ülkenin liderleri tarafından Mart 2015’te Hartum’da imzalanmış ve İlkeler Bildirgesi olarak adlandırılmıştı.
10 maddeden oluşan İlkeler Bildirgesi’nin 5’inci madde kesin olarak ‘barajın ilk dolumu ve yönetiminde iş birliği ilkesini’ şart koşuyor. Söz konusu üç ülke tarafından imzalanan bildirge, barajın ilk dolumu ve yıllık işletilmesine yönelik esasları ve kuralları, ayrıca barajın işleyişinde iş birliği ve koordinasyonun yanı sıra havza ülkelerinin rezervuarları üzerindeki etkisi konularında anlaşmaya varılmasını ön görüyor. Hartum ve Kahire aldığı kararları bu anlaşmaya dayandırıyor. Etiyopya’nın tek taraflı olarak uyguladığı eylemler uluslararası hukuku ve İlkeler Bildirgesi’ni ihlal etmiş oluyor.
Sudan, Etiyopya ve Mısır arasındaki müzakereler Nisan 2020’de durdu. Sudan ve Mısır barajın doldurulması ve işletilmesi ile ilgili olarak bağlayıcı bir yasal anlaşma imzalama konusunda ısrar ederken Addis Ababa’nın bunu kabul etmemesi müzakereleri sekteye uğrattı. Bununla birlikte Etiyopya, Hartum ve Kahire’ye haber vermeksizin, tek taraflı olarak baraj gölünü doldurmaya başladı. Bu durum Sudan’da kuraklık ve ardından da sellere neden oldu. Daha sonra barajdan elektrik üretimine başlamak için tek taraflı kararlar yürürlüğe koyuldu.
Sudan Dışişleri Bakanlığı’na göre Etiyopya’nın Hartum Büyükelçisi, ülkesinin Sudan barajın işletilmesiyle ilgili endişelerini anladığını vurgularken iki ülke arasındaki ilişkiler ve bunları aktifleştirmeye yönelik kararlılığını dile getirdi.
Büyükelçi Aemro, üç ülke arasındaki müzakerelerin yeniden başlaması ve tarafları tatmin edecek bir anlaşmaya varılmasını umduğunu belirtti. Aynı zamanda önceki müzakere oturumları sırasında Sudan’ın pozitif tutumunu ve Nil Havzası’nın doğusundaki ortakların çıkarlarına uyan bir anlaşmaya ulaşma konusundaki kararlılığına da övgüde bulundu.
Nahda Barajı müzakereleri, barajın doldurulması ve işletilmesi ile ilgili bağlayıcı bir yasal anlaşma imzalanması ısrarı ve üç ülke arasında karşılıklı bilgi alışverişi yapılmaması sebebiyle 4 Nisan 2021’den bu yana çıkmazda. Afrika Birliği’nin dönem başkanlığını yürüten Kongo’nun liderliğindeki son tur müzakere turu da başarılı olmadı. Afrika Birliği’nin bu adımı, Hartum’un uluslararası arabuluculuk talebinin ardından gelmişti. Mısır söz konusu arabuluculuğu kabul ederken Addis Ababa ise karşı çıktı. Addis Ababa yönetimi, Afrika Birliği’nin sürece daha fazla müdahale etmeden müzakerelere sadece destek vermesi gerektiğini vurguladı.



Irak koalisyon güçlerinin 30 Eylül’den sonra kalmasını reddetti

DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon askerleri (Arşiv- AFP)
DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon askerleri (Arşiv- AFP)
TT

Irak koalisyon güçlerinin 30 Eylül’den sonra kalmasını reddetti

DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon askerleri (Arşiv- AFP)
DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon askerleri (Arşiv- AFP)

Irak Başbakanı Ali ez Zeydi, bazı uluslararası koalisyon güçlerinin 30 Eylül’den sonra da Irak’ta kalmasına yönelik öneriyi reddetti. Irak hükümet sözcüsü Haydar Abudi, hükümetin “bölgesel gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Irak’ın çatışmanın bir parçası olmayacağını” belirtti.

Abudi, bugün düzenlediği basın toplantısında, “Başbakan, bazı uluslararası koalisyon güçlerinin 30 Eylül’den sonra Irak’ta kalmasına yönelik öneriyi reddetti” dedi.

Abudi, uluslararası koalisyon güçlerinin çekilmesi ve üslerin Irak güçlerine devredilmesi sürecinin düzenli şekilde ilerlediğini vurguladı.

Irak Başbakanı Ali Falih el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı Ali Falih el-Zeydi (AFP)

Irak Haber Ajansı’na (INA) açıklamalarda bulunan Abudi, “Bu dosyadaki koordinasyon ve takip, çekilme sürecinin düzenli şekilde ilerlediğini ve üslerin Irak güçlerine devredildiğini gösteriyor” dedi. Abudi, hükümetin Irak devleti ve halkı açısından önemli bir egemenlik dönüm noktası olan 30 Eylül tarihini beklediğini ifade etti.

Abudi, “Iraklıların ulaşmayı hedeflediği bu ulusal hedef doğrultusunda işler düzenli şekilde ilerliyor” diyerek, söz konusu tarihte “uluslararası koalisyon misyonunun Irak topraklarındaki varlığının tamamen sona ereceğini” ifade etti.

Silahların devletin kontrolünde toplanması

Silahların devletin kontrolü altında toplanması konusunda ise Abudi, “Hükümet, silahların devletin kontrolünde toplanması, kullanımının düzenlenmesi ve karar mekanizmasının birleştirilmesine ilişkin prosedürleri ve yükümlülükleri tamamlamaya devam ediyor” dedi. Abudi, “Devlet, toplumun işlerini yönetmek için hukuki yetkisini kullanıyor” ifadelerini kullandı.

Zeydi, geçtiğimiz günlerde ABD Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Joshua Harris ile görüştü (Başbakanlık Basın Ofisi)
Zeydi, geçtiğimiz günlerde ABD Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Joshua Harris ile görüştü (Başbakanlık Basın Ofisi)

Abudi, bu dosyanın Irak hükümetinin bakanlık programındaki önceliklerin başında geldiğini belirterek, bunun “ulusal egemenliğin güçlendirilmesi açısından temel bir dayanak” olduğunu söyledi.

Irak hükümetinin bu konuda attığı adımların ve yükümlülüklerine bağlılığının, “devlet düzeninin doğal işleyişine ve Irak silahlı kuvvetlerine güç kullanma araçları üzerinde tekel yetkisi veren anayasal ilkelere dönüş” anlamına geldiğini belirten Abudi, bu ilkelerin “hukuk ve anayasa uyarınca yetkilendirilen resmi güvenlik güçleri dışında herhangi bir silahlı grubun oluşturulmasını engellediğini ve yasakladığını” vurguladı.

Abudi, silahlı gruplarla yürütülen görüşmeler için belirlenen takvimin düzenli şekilde ilerlediğini ve devlet kararlarının ulusal çıkarlar temelinde alındığını belirterek, “Görüşmeler olumlu geçiyor. Dosya 30 Eylül’den önce tamamlanacak. Bu, iş birliği ve ortak çıkarlar temelinde bir geçiş aşaması olacak” dedi.

Avrupa ziyareti ve güvenlik dosyası

Başbakanın Avrupa ziyaretine ilişkin Abudi, Zeydi’nin resmi davet üzerine eylül ayının ilk yarısında Paris ve Berlin’i kapsayan bir Avrupa turuna çıkacağını söyledi. Abudi, ziyaret sırasında güvenlik dosyasının da gündemde olacağını kaydetti.

Bütçe ve ekonomi

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Abudi, hükümetin gelir kaynaklarını çeşitlendirmeye yönelik bir plan oluşturduğunu ve gerekli koşulların güvence altına alınması için çalıştığını ifade etti.

Irak’ın petrol ihracatının düzenli şekilde sürdüğünü belirten Abudi, günlük ihracatın 2 milyon varilin üzerine çıktığını söyledi.

Irak hükümeti sözcüsü Haydar Abudi (Irak Haber Ajansı)
Irak hükümeti sözcüsü Haydar Abudi (Irak Haber Ajansı)

Abudi, Bakanlar Kurulu’nun 2027 bütçesini gelecek eylül ayında oylayacağını açıkladı. “2027 bütçesi önceki bütçelerden farklı olacak; programlara ve performansa dayanacak ve paranın nasıl harcandığını esas alacak” diyen Abudi, bütçenin eylül ayında Bakanlar Kurulu tarafından oylanacağını ve Irak’ın ekonomik yapısıyla uyumlu olacağını ifade etti.

Hükümetin sözleşmeli çalışanların ve günlük ücretle çalışan işçilerin kadroya geçirilmesi konusunu da incelediğini belirten Abudi, maliyetlerin belirleneceğini söyledi.

Arsa dağıtımı

Abudi, arsa dağıtımı konusunda Bakanlar Kurulu’nun yarın (Salı) tüm vatandaşları kapsayacak şekilde 1 milyon arsanın dağıtıma açılması için gerekli adımları atacağını belirtti.

Abudi, kaçak yapılaşma ve izinsiz arazi kullanımı dosyasının Başbakanlık makamının gündeminde olduğunu ve konuyla ilgili çok sayıda ayrıntının bulunduğunu söyledi.

Yolsuzlukla mücadele

Yolsuzlukla mücadele konusunda hükümetin “yolsuzluğa karşı operasyonlarını sürdürdüğünü ve yolsuzluğun kaynaklarını kurutmak amacıyla şüphelilerin peşine düştüğünü” belirten Abudi, yargı kararlarının bağımsız bir nitelik taşıdığını ve devletin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

Abudi, yolsuzlukla mücadele operasyonlarının sonuçlarının açık şekilde görüldüğünü ifade etti.

Hükümetin, “yıllardır gerçekleştirilemeyen yolsuzlukla mücadele göstergelerinin kalan bölümünü de hayata geçirmek için çalıştığını” belirten Abudi, geri alınan paraların miktarının önceki yıllarda görülmeyen mali sonuçlara işaret ettiğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın INA’dan aktardığına göre sözcü Haydar Abudi, bugün yaptığı açıklamada, devlet kurumları arasındaki koordinasyon sayesinde yolsuzlukla mücadele alanında 2003’ten bu yana görülmemiş sonuçlara ulaşıldığını belirtti.

Abudi, “Irak hükümeti, 14 Mayıs 2026’da Irak Meclisi’nden güvenoyu almasından bu yana geçen 107 gün içinde egemenlik öncelikleri doğrultusunda çalışıyor” diyerek, bu öncelikler arasında yolsuzlukla mücadele dosyasının da bulunduğunu belirtti ve bu alanda sahada somut uygulamaların sürdüğünü ifade etti.

Bu adımların yargı kararları, Dürüstlük Komisyonu, Mali Denetim Divanı ve Irak Meclisi’nin görevleriyle birlikte yürütüldüğünü belirten Abudi, “Federal devlet kurumları arasındaki bu koordinasyon, 2003 sonrası Irak devletinin tarihinde uzun yıllar boyunca elde edilemeyen yolsuzlukla mücadele sonuçlarından bazılarına ulaşılmasını sağladı” dedi.

Jeneratörler

Elektrik jeneratörleri konusunda ise Başbakanın Petrol Bakanlığına jeneratör sahiplerinin yakıt ihtiyacını belirlemek üzere gerekli işlemleri yürütme yetkisi verdiğini belirtti.

Abudi, yapılan değerlendirmeler sonucunda jeneratör sahiplerine her kVA için 35 litre yakıtın litre başına 400 Irak dinarı fiyatla verilmesinin kararlaştırıldığını belirtti.


Bağdat: Yeni yolsuzluk hükümlülerine hapis cezası

Irak’taki Yüksek Yargı Konseyi tarafından ele geçirilen bazı paraların fotoğrafı
Irak’taki Yüksek Yargı Konseyi tarafından ele geçirilen bazı paraların fotoğrafı
TT

Bağdat: Yeni yolsuzluk hükümlülerine hapis cezası

Irak’taki Yüksek Yargı Konseyi tarafından ele geçirilen bazı paraların fotoğrafı
Irak’taki Yüksek Yargı Konseyi tarafından ele geçirilen bazı paraların fotoğrafı

Irak Dürüstlük Komisyonu dün, eski Milletvekili Talal ez-Zubai ve Petrol Bakanlığı Dağıtım İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ali Mearic el-Bahadli hakkında ‘mal varlığında haksız artış ve yasadışı kazanç suçu’ nedeniyle 7'şer yıl hapis cezası verildiğini duyurdu.

Komisyon tarafından yapılan açıklamada, kararın Zubai'yi, yaklaşık 35 milyar dinar tutarındaki yasadışı kazancın iadesi ve buna eşdeğer bir para cezası olmak üzere toplam 70 milyar dinar ödemeye mahkum edildiği, Bahadli'nin ise 53 milyar dinar ödemesine hükmedildiği belirtildi.

Hükümet Sözcüsü Haydar el-Abudi'nin açıklamasına göre bu çifte karar, ‘1 trilyon 359 milyar dinarı aşan değerde para, varlık ve gayrimenkulün iade alınmasının yanı sıra Dürüstlük Komisyonu'na intikal eden 26 binden fazla yolsuzluk ihbarının kaydedilmesiyle’ sonuçlanan ‘Şafak Operasyonu’ kapsamındaki 47 yetkiliden 12'sinin mal varlıklarına el konulduğunun duyurulmasından iki gün sonra alındı.


Suriye'nin Suveyda kentinin batısındaki çatışmalarda iki sivil hayatını kaybetti

Suriye ordusuna mensup askerler (AFP)
Suriye ordusuna mensup askerler (AFP)
TT

Suriye'nin Suveyda kentinin batısındaki çatışmalarda iki sivil hayatını kaybetti

Suriye ordusuna mensup askerler (AFP)
Suriye ordusuna mensup askerler (AFP)

Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan iki yerel güvenlik kaynağı, Suriye'nin güneyinde Dürzi nüfusun çoğunlukta olduğu Suveyda kentinin batısında, dün, yerel silahlı gruplar ile hükümet güçleri arasında çıkan çatışmalarda iki sivil hayatını kaybettiğini söyledi.

Suriye medyası, hükümet güçleri ile Dürzi cemaatine mensup silahlı gruplar arasında cumartesi gecesinden bu yana karşılıklı ateşin devam ettiğine dikkati çekti.

Suveyda, geçtiğimiz temmuz ayında mezhep temelli şiddet olaylarına sahne olmuş ve yetkililer tarafından kurulan resmi bir soruşturma komisyonunun belgelediğine göre bu olaylar en az bin 760 kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı.

İsminin açıklanmasını istemeyen yerel bir güvenlik kaynağı, AFP’ye yaptığı açıklamada, hükümetin kontrolündeki bölgelerden atılan bir top mermisinin ‘Suveyda kentinin eteklerini hedef aldığını ve bir traktöre isabet ederek üzerindeki iki kişinin ölümüne yol açtığını’ belirtti.

Kaynak, hükümet güçleri ile Şeyh Hikmet el-Hicri'ye bağlı Ulusal Muhafızlar arasında cumartesi gecesinden bu yana aralıklı çatışmaların yaşandığını da sözlerine ekledi.

Saldırı yerini inceleyen ikinci bir kaynak ise ‘traktörün tamamen yandığını’ bildirerek, hayatını kaybeden iki kişinin tarımla uğraştığını açıkladı.

Suveyda kenti ve güney vilayetinin diğer bazı kısımları, yerel silahlı grupların kontrolü altında bulunuyor. Buralar, Cumhurbaşkanı Beşşar Esed rejiminin 2024 yılı sonlarında devrilmesinin ardından nüfuzunu tüm ülkeye yaymaya çalışan Suriyeli yetkililerin kontrolü dışında kalan son bölgeler.

Suriye hükümetinden olaya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

İki taraf arasındaki son anlaşmazlık, silahlı grupların öğrencilerin resmi sınavlara girmek üzere hükümetin kontrolündeki bölgelere gitmesini engellemesinin ardından cumartesi günü meydana geldi.

Şam yönetimi geçtiğimiz ay, Suveyda’da yaşanan şiddet olaylarının arka planında, şiddet olaylarına karışmakla suçlanan kişiler için duruşmalar düzenlediğini duyurmuştu.

Dürziler, Suriye nüfusunun yaklaşık yüzde 3’ünü oluşturuyor.