Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charalambos Petrides, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliği kurmak için sabırsızlanıyoruz’

Petrides, Aden Körfezi açıklarında korsanlıkla mücadele için Avrupa deniz operasyonu desteklediklerini söyledi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charalambos Petrides. (Facebook)
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charalambos Petrides. (Facebook)
TT

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charalambos Petrides, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliği kurmak için sabırsızlanıyoruz’

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charalambos Petrides. (Facebook)
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charalambos Petrides. (Facebook)

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)Savunma Bakanı Charalambos Petrides, Suudi Arabistan ile savunma, askeri ve güvenlik iş birliği konusunda yakın zamanda ikili anlaşmalar imzalamayı planladıklarını açıkladı. Uluslararası alanda güvenliği, istikrarı ve barışı sağlamak için Doğu Akdeniz’den Aden Körfezi’ne, Kızıldeniz’den Arap Körfezi’ne ve Hint Okyanusu’na kadar olan su yollarında deniz güvenliğinin artırılması gerektiğini vurguladı.
Petrides, Riyad’daki Savunma Fuarı’nı ‘teknolojik ilerleme ve atılımların ulusal güvenlik için kritik öneme sahip olduğu’ savunma sanayilerine dair son bilgilere ve gelişmelere ulaşmak için önemli bir küresel etkinlik olarak nitelendirdi.
Bakan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ile ikili ilişkilerin tüm zamanların en yüksek seviyesinde olduğunu ve bunları geliştirmek ve tüm ana alanlarda iş birliğini bir sonraki seviyeye yükseltmek için kararlı olduklarını belirtti. Bakan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İlişkilerimizde uzun bir yol kat ettik. Karşılaştığımız bölgesel ve ortak zorluklar üzerinde yakın koordinasyon sağlarken savunma ve askeri alanlarda da oldukça umut verici beklentilerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Bu amaçla, mümkün olan en kısa sürede bir anlaşma imzalamak için sabırsızlanıyoruz.”
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı, Doğu Akdeniz’de büyük miktarlarda doğalgaz ve petrol bulunmasının, bölgenin jeoekonomik, ülkesinin de jeopolitik önemine başka bir boyut kattığını, bu durumun bazı ülkelerin hırını artırdığını ve GKRY’nin ve bölgenin istikrar ve güvenliğini tehdit eden ciddi güvenlik sorunlarına neden olduğunu vurguladı. Bakan Petrides, Suriye ve Libya’daki istikrarsızlık, Afganistan’daki son olaylar, Lübnan’daki siyasi ve ekonomik durum, düzensiz göç akışları, terörizm, radikalizm ve Ortadoğu’daki çalkantılı süreç gibi diğer faktörlerin de bir şekilde söz konusu güvenlik sorunlarını artırdığını ve büyük küresel güvenlik zorluklarına neden olduğunu kaydetti.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charalambos Petrides, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda başta bölgesel olmak üzere uluslararası alana dair merak edilen soruları cevapladı:

-Doğu Akdeniz krizindeki son gelişmeler açısından şu anki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bildiğiniz üzere Kıbrıs, Doğu Akdeniz’de, üç büyük kıtanın, medeniyetlerin ve dinlerin kavşağında yer alıyor. Bu bölge, stratejik konumu nedeniyle çatışmaların ve jeostratejik gelişmelerin merkezinde bulunuyor. Suriye ve Libya’daki mevcut istikrarsızlık, Afganistan’daki son olaylar, Lübnan’daki siyasi ve ekonomik durum, düzensiz göç akışları, terörizm, radikalizm ve Ortadoğu’daki çalkantılı süreç büyük küresel güvenlik sorunları olmaya devam ediyor. Tüm bunların yanı sıra Doğu Akdeniz’de çok büyük miktarlarda doğalgaz ve petrolün bulunması, bölgenin jeoekonomik öneminin yanı sıra bizim jeopolitik önemimize de başka bir boyut kazandırdı. Tüm bu nedenlerden dolayı dış ve savunma politikamızla uluslararası ve bölgesel siyasi- askeri iş birliğini güçlendirmeyi ve bölgede güvenlik ve istikrar için bir güç olarak hareket etmeyi amaçlıyoruz. AB ve NATO ülkelerinin yanı sıra bölgesel ortaklarla ikili savunma ve askeri iş birliğimizi güçlendirmeyi, yakın askeri ilişkiler kurmayı, yakın temaslar kurmayı ve geniş çaplı ortak tatbikatlar yoluyla birlikte çalışma alanlarını geliştirmeyi amaçlıyoruz. Hava ve deniz üsleri gibi savunma altyapılarımız, çok uluslu savunma iş birliği için bir merkez olarak, Güney Kıbrıs’ın bölgesel rolünü sağlamak üzere iş birliği yaptığımız ortak ve dost ülkelerin emrindedir.

-Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Arap Körfezi gibi bazı su yolları korsanlığa ve gemi kaçırma olaylarına sahne oluyor. Bu durumun bölge güvenliği açısından tehlikeleri nelerdir?
Lefkoşa yönetimi hukuka ve kurallara dayalı uluslararası düzene, özellikle de seyrüsefer özgürlüğüne ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne saygı gösterilmesi gerektiği konusunda ısrarcı. Münhasır ekonomik bölgemizde bir takım Türk girişimlerine tanık oluyoruz. Ayrıca yıllardır Doğu Akdeniz sularında asılsız iddialarla bölgesel istikrarsızlık durumu da yaşanıyor. Bu amaçla her zaman tüm ülkelerin, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne tam olarak uyması, bölgesel istikrarı ve deniz güvenliğini tehdit eden eylemlerden kaçınması gerektiği çağrısında bulunduk. Bu, Doğu Akdeniz’den Aden Körfezi’ne, Kızıldeniz’den Arap Körfezi’ne ve Hint Okyanusu’na kadar uzanan önemli su yolları için oldukça önemli ve yakından ilgili bir durum. Herhangi bir tarafın uluslararası hukuka saygı duyması ve kimsenin bölgesel istikrarsızlığa yol açmaması, çevrenin ve okyanusların korunmasını sekteye uğratmaması, ticari mal akışını engelleyen hayati deniz ticaret yollarının deniz güvenliğini tehdit etmemesi gerekmektedir. Aynı zamanda Güney Kıbrıs’ın önemli bir deniz ülkesi ve büyük bir gemi siciline sahip olması nedeniyle korsanlık tehdidi gibi deniz güvenliği konularına özel önem veriyoruz. Bu nedenle en başından beri Aden Körfezi açıklarında korsanlık faaliyetleriyle mücadele etmek için AB deniz harekâtı ATALANTA’yı destekliyoruz. Her zaman tüm ülkeler tarafından Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku ve Seyrüsefer Özgürlüğü Sözleşmesi’ne saygı gösterilmesini savunacağız.

-Suudi Arabistan- Güney Kıbrıs ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Siyasi, askeri ve güvenlik iş birliğinin başlıca alanları nelerdir?
Geçtiğimiz yıllarda, özellikle de 2015’ten bu yana, iki ülke arasındaki ilişki önemli ölçüde gelişti. Bu durum ortak öneme sahip farklı kritik alanlarda pratik, somut ve etkili iş birliğine olanak tanıdı. 2015 yılında Riyad’da Güney Kıbrıs Büyükelçiliği’nin kurulması ve faaliyete başlaması ve 2018’de Lefkoşa’da Suudi Arabistan Büyükelçiliği’nin açılması, diplomatik ilişkilerimizde yeni bir dönemin başlangıcı ve iki ülke arasında daha fazla iş birliği için umut verici bir başlangıç ​​oldu. Güney Kıbrıs liderinin ilk tarihi ziyareti 2018 yılında gerçekleşti. Ziyaret, siyasi, ticari, güvenlik ve kültürel alanlar da dahil olmak üzere çeşitli alanlarda ikili ilişkilerimizin artması için hayati ve hızla gelişen bir sıçrama tahtası işlevi gördü. İki ülke arasındaki ekonomik, ticari, finansal ve yatırım ilişkilerini genişletmek için daha fazla ivme sağlayan bir dizi anlaşma imzaladık. Son olarak Mart 2021’de iki ülkenin dışişleri bakanları arasında ilk siyasi diyalog toplantısı yapıldı ve bir dizi önemli kazanım üzerinde anlaşmaya varıldı. Bu yılın başlarından beri Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı ve Suudi Dışişleri Bakanı’nı Güney Kıbrıs’ta ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu nedenle ikili ilişkilerimizin her zaman en yüksek seviyede olduğunu, onları geliştirme ve tüm ana alanlarda iş birliğimizi bir sonraki seviyeye taşıma niyetinde olduğumuzu belirtmek isterim.

-Suudi Arabistan, Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde, dört gün boyunca Uluslararası Savunma Fuarı’na ev sahipliği yapacak. Bu konferansın önemine ilişkin değerlendirmeniz nedir?
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in himayesinde düzenlenecek Uluslararası Savunma Fuarı, önemli bir küresel etkinliktir. Seçkin sergiler ve savunma sanayi için bir merkezdir. Düzenleme komitesini tebrik ediyor, daveti ve etkileyici programı için Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı’na şükranlarımı sunuyorum. Fuara katılımım vesilesiyle aynı zamanda Güney Kıbrıs Savunma Bakanı olarak Suudi Arabistan’a yönelik ilk ziyaretimi gerçekleştireceğim. Fuara katılımımız, Güney Kıbrıs ve Krallık arasındaki savunma iş birliğimizi güçlendirme arzumuzun bir diğer kanıtıdır. Bu büyüklükte bir fuara katılım, benzeri görülmemiş küresel güvenlik sorunları çağında, savunma sanayilerindeki en son bilgilere ve gelişmelere ulaşmak için iki ülkenin ulusal güvenliği açısından kritik bir önem taşıyor. Ayrıca Suudi Arabistan’ı bu faaliyeti organize ettiği ve ev sahipliği yaptığı için içten tebrik ediyorum.

-İki ülke arasında savunma sanayi alanında herhangi bir anlaşma yapılması yönünde bir istek var mı?
Aslında biz savunma ve güvenlik alanında iş birliği sağlamak istiyoruz. Bu durum, ikili iş birliğimizin sürekli olarak güçlendirilmesine ve gelecek beklentilerine katkı sağlayacaktır. Aslında ilişkilerimiz son birkaç yılda oldukça yol kat etti. Savunma ve askeri alanlarda oldukça umut verici ikili beklentilerimiz var. Bunu daha da geliştirmeyi hedeflediğimize emin olabilirsiniz. Karşılaştığımız bölgesel ve ortak zorluklar hususunda yakın bir koordinasyon içindeyiz. Bu amaçla savunma ve askeri iş birliği konusunda en kısa sürede bir anlaşma imzalanmasını bekliyoruz. Eğitim kursları ve personel değişimleri de dahil olmak üzere iş birliği yapmaya ve yapılandırılmış bir ortaklık kurmaya hazırız. Aynı şekilde kısa süreli ziyaretlerde ve Doğu Akdeniz’deki tatbikatlarla Suudi Arabistan Kraliyet Hava Kuvvetleri ve Donanması’nı ağırlamaya hazırız. Ayrıca yakın gelecekte bakanlıklarımız ile silahlı kuvvetler arasında daha fazla güvenlik ve savunma iş birliği kurmamızı sağlayacak bir dizi ikili anlaşmanın imzalanmasını umut ediyoruz

-Suudi Arabistan’ın bölgede güvenlik ve istikrarı desteklemedeki rolü ve terörle mücadele çabalarının etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Elbette Suudi Arabistan bölgesel güvenlik, istikrar ve terörle mücadele için önemli bir ortaktır. Hem Güney Kıbrıs hem de Krallık, DEAŞ’ı yenmek için Uluslararası Koalisyon’un bir parçasıdır. İki ülke bölgesel iş birliğini geliştirmek ve terör tehditlerine karşı koymak konusunda ortak hedeflere sahip. Biliyorsunuz, çok fazla ayrıntıya girmem mümkün değil. Ancak şunu belirtmek istiyorum ki ikili ilişkilerimizin yenilenmesinden sonra, son 4- 5 yılda terörle mücadele de dahil bölgesel güvenliği ve istikrarı artırmak için ikili istişareler ve değişimlerle bu alanlarda çalışıyoruz. Bu amaç çerçevesinde; Suudi Arabistan’ın rolü oldukça önemlidir.  Bu alanlardaki ikili iş birliğimizin artmasını umut ediyoruz.



Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, bölgede gerginliğin daha da artmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı

(foto altı) Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
(foto altı) Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, bölgede gerginliğin daha da artmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı

(foto altı) Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
(foto altı) Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu dün bölgedeki mevcut gelişmeleri değerlendirerek, gerilimin düşürülmesi ve Pakistan’ın arabuluculuk girişimleri ile diplomatik çabaların desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Kurul, bölgenin daha fazla gerilim ve güvenlik istikrarsızlığına sürüklenmesini önlemek amacıyla siyasi bir çözüme ulaşılması çağrısında bulundu. Toplantıda ayrıca, 28 Şubat’tan önceki dönemde olduğu gibi uluslararası deniz taşımacılığının Hürmüz Boğazı üzerinden yeniden kesintisiz ve doğal akışına dönmesinin önemine dikkat çekildi. Gemilerin herhangi bir kısıtlama olmaksızın güvenli şekilde geçiş yapmasının sağlanması gerektiği ifade edildi.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında Cidde’de gerçekleştirilen oturumda, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens’e Zimbabve Devlet Başkanı Emmerson Mnangagwa, Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Japonya Başbakanı Sanae Takaichi tarafından gönderilen mesajların içeriği hakkında bilgilendirme yapıldı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed ile yapılan telefon görüşmesinin ayrıntılarını Bakanlar Kurulu’na aktardı. Görüşmede İran’ın BAE’ye yönelik saldırıları kınanırken, BAE’nin güvenlik ve istikrarını koruma çabalarına destek verildiği vurgulandı.

Bakanlar Kurulu toplantısında ayrıca, Suudi Arabistan’ın bölgesel ve uluslararası toplantılara katılım sonuçları ele alındı. Suudi Arabistan’ın, dost ve kardeş ülkelerle iş birliğini sürdürme, çeşitli alanlarda koordinasyonu güçlendirme ve ortak ilgi alanlarına giren konularda birlikte hareket etme kararlılığı bir kez daha teyit edildi. Bu yaklaşımın, küresel zorluklara karşı ortak yanıt mekanizmalarının güçlendirilmesine katkı sağladığı belirtildi.

cdbghyju
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)

İç politika başlığında ise Bakanlar Kurulu, temel ve kritik sektörlerde genel performans göstergelerini değerlendirdi. Uygulama ve tamamlanma hızının arttığı strateji ve girişimlerin, kalkınma sürecine çeşitli alanlarda katkı sağladığı; özellikle yerel içeriğin kayda değer şekilde büyümesi, ulusal tedarik zincirlerinin genişlemesi ve rekabet gücünün artırılması gibi gelişmelerin öne çıktığı belirtildi.

Bakanlar Kurulu, 2026 Suudi Arabistan Çevre Haftası’nın başlatılmasını, ülkenin çevrenin korunması ve geliştirilmesi yönündeki ulusal hedeflere toplumsal katılımı artırma çabalarının bir devamı olarak değerlendirdi. Bu kapsamda, korunan alanların dört katına çıkarılması, bir milyondan fazla hektar çölleşmiş arazinin rehabilite edilmesi, yenilenebilir su kaynakları kullanılarak 159 milyon ağacın dikilmesi ve yok olma tehlikesi altındaki binlerce yaban hayvanının doğaya yeniden kazandırılması gibi önemli çevresel kazanımların kaydedildiği aktarıldı. Ayrıca bölgesel ve uluslararası düzeyde sürdürülebilir etki oluşturan çevre girişimlerine liderlik edildiği ifade edildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca bir dizi karar aldı. Kültür Bakanı ve Kral Selman Uluslararası Arap Dili Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı’nın (veya yerine yetkilendireceği kişinin), Ürdün ve Fas ile Arap dili alanında iş birliğine yönelik iki mutabakat zaptı taslağı üzerinde müzakere yürütmesi ve bunları imzalaması için yetkilendirilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca Hindistan ile diplomatik, özel ve resmî pasaport sahipleri için kısa süreli ikamet vizelerinden karşılıklı muafiyet sağlayan iki anlaşma ve Tunus ile gümrük konularında iş birliği ve karşılıklı yardım anlaşması onaylandı.

grthy76
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığındaki Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)

Bakanlar Kurulu’nun, Suudi Arabistan Adalet Bakanlığı ile Pakistan Hukuk ve Adalet Bakanlığı arasında iş birliğini öngören mutabakat zaptlarını; ayrıca madencilik alanında Brezilya ile, posta sektörü alanında Tunus ile, endüstriyel güvenlik alanında Yüksek Endüstriyel Güvenlik Kurumu ile Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi arasında yapılacak anlaşmaları onayladığı bildirildi. Kurul ayrıca, Suudi Gıda ve İlaç Kurumu ile Türkiye Helal Akreditasyon Kurumu arasında, Suudi Arabistan Tarımsal Kalkınma Fonu ile Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu arasında tarım sektörünün geliştirilmesine yönelik iş birliğini, Kral Fahd Ulusal Kütüphanesi ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreterliği arasında bilgi ve yayıncılık alanındaki iş birliğini ve Suudi Arabistan İç Denetçiler Kurumu ile Fransa İç Denetim ve Kontrol Enstitüsü arasında iç denetim, yönetişim, risk ve uyum alanlarında bir mutabakat zaptı imzalanmasına yönelik görüşmeleri de onayladı.

Bakanlar Kurulu ayrıca, Bağış Toplama Yönetmeliği’nin uygulama kurallarını kabul etti. Engelli bireylerin ihtiyaç sahibi olanlarının, çalışma izni, giriş-çıkış vizesi, ikamet izni düzenleme ve yenileme ücretleri ile Suudi Arabistan İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı tarafından onaylanan ev hizmetleri çalışanlarına ilişkin masraflarının devlet tarafından karşılanmasına karar verdi. Ayrıca, Dr. Kâmil Şeyho’nun Suudi Arabistan Ulusal Meteoroloji Merkezi Yönetim Kurulu üyeliğine atanması kararlaştırıldı.

Kurul, Necran, el-Mecma, el-Cevf, Kuzey Sınırları ve Bisha üniversitelerinin geçmiş iki mali yıla ait kesin hesaplarını onayladı. Ayrıca Mekke Bölgesi Kalkınma İdaresi, Küçüklerin ve Vesayet Altındakilerin Mallarının Yönetimi Kurumu ve Şakra Üniversitesi dahil olmak üzere gündemde yer alan çeşitli konulara ilişkin gerekli işlemlerin yapılması talimatını verdi. Bunun yanı sıra 15. ve 14. derece kadrolara yönelik terfiler de onaylandı.


Suudi Arabistan yılın ilk çeyreğinde geliri  69,6 milyar doları aştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)
TT

Suudi Arabistan yılın ilk çeyreğinde geliri  69,6 milyar doları aştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)

Suudi Arabistan bütçesi, 2026 mali yılının ilk çeyreğinde 69,6 milyar doları aşan gelir kaydetti. Açıklanan bütçe verilerine göre hükümet, ulusal stratejilerin uygulanması için gerekli yatırımları hızlandırma yönünde kararlı bir tutum sergiledi. Bu kapsamda toplam harcamalar yaklaşık 387 milyar riyale (103,2 milyar dolar) ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 arttı. Harcamalardaki bu genişleme, ekonomik çeşitlendirme hedeflerini hızlandırmayı amaçlarken mali sürdürülebilirliğin korunması da gözetildi. Bu çerçevede söz konusu dönemde 126 milyar riyal (33,6 milyar dolar) bütçe açığı oluştu.

Gelir tarafında ise toplam devlet gelirleri yaklaşık 261 milyar riyal (69,6 milyar dolar) olarak gerçekleşti. Petrol gelirleri yüzde 3 gerileyerek 145 milyar riyal (38,6 milyar dolar) seviyesine inerken, petrol dışı gelirler artış eğilimini sürdürdü ve 116 milyar riyale (30,9 milyar dolar) ulaştı. Bu kalem, 2025’in ilk çeyreğine kıyasla yüzde 2 büyüme kaydederek bütçenin küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalara karşı dayanıklılığını güçlendirdi.

Sosyal öncelikler kapsamında ise bütçe, vatandaş odaklı kalkınma yaklaşımının sürdüğünü ortaya koydu. Sağlık ve sosyal kalkınma harcamaları yüzde 12 artarak 81 milyar riyale (21,6 milyar dolar) yükselirken, sosyal yardımlar için ayrılan kaynak da yüzde 2 artışla 31 milyar riyale (8,2 milyar dolar) çıktı.


Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin güvenliğini ve istikrarını koruma çabalarına desteğini teyit etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin güvenliğini ve istikrarını koruma çabalarına desteğini teyit etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, dün yaptığı açıklamada ülkesinin Birleşik Arap Emirlikleri’nin güvenliği ve istikrarını savunma konusunda yanında olduğunu vurguladı.

Veliaht Prens, Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, İran’ın BAE’yi hedef alan “gerekçesiz saldırılarını” Suudi Arabistan’ın şiddetle kınadığını ifade etti.

Görüşmede taraflar, bölgedeki son gelişmeleri ele alırken, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik yolları da değerlendirdi.

BAE Savunma Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada, İran’dan gelen 12 balistik füze, 3 seyir füzesi ve 4 insansız hava aracının (İHA) etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Bu gelişme, bölgede yeni bir güvenlik gerilimini ortaya çıkardı.

Öte yandan İran’dan gönderilen bir İHA’nın Füceyre Petrol Sanayi Bölgesi’ni hedef alması sonucu Hindistan uyruklu 3 kişi orta derecede yaralandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, İran’ın füze ve İHA’larla BAE’deki sivil ve ekonomik tesislerle bir BAE şirketine ait gemiyi hedef almasını en sert ifadelerle kınadı.

Bakanlık, Suudi Arabistan’ın BAE’nin egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için alacağı tüm tedbirlerde yanında olduğunu yineleyerek, İran’a saldırıları durdurma, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uyma ve iyi komşuluk ilkelerine saygı gösterme çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan ayrıca, bölgede artan askeri gerilimden duyduğu endişeyi dile getirerek, tansiyonun düşürülmesi, itidal çağrıları ve Pakistan arabuluculuğu başta olmak üzere diplomatik çabaların desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Ortadoğu’nun daha fazla istikrarsızlığa sürüklenmemesi için siyasi çözümlerin önemine dikkat çekildi.

Suudi Arabistan ayrıca, Hürmüz Boğazı’nda uluslararası deniz taşımacılığının 28 Şubat öncesindeki normal seyrine dönmesi gerektiğini belirterek, gemilerin güvenli ve engelsiz geçişinin sağlanması çağrısında bulundu.