Eski İngiliz askeri istihbarat üyesi Albay Ingram Şarku’l Avsat'a konuştu: Rusya’nın savaş planları nerede başarısız oldu?

Dün Lviv'den trenle Przemysl şehrine gelen Ukraynalı mülteci çocukları karşılayan Polonyalı bir asker (Reuters)
Dün Lviv'den trenle Przemysl şehrine gelen Ukraynalı mülteci çocukları karşılayan Polonyalı bir asker (Reuters)
TT

Eski İngiliz askeri istihbarat üyesi Albay Ingram Şarku’l Avsat'a konuştu: Rusya’nın savaş planları nerede başarısız oldu?

Dün Lviv'den trenle Przemysl şehrine gelen Ukraynalı mülteci çocukları karşılayan Polonyalı bir asker (Reuters)
Dün Lviv'den trenle Przemysl şehrine gelen Ukraynalı mülteci çocukları karşılayan Polonyalı bir asker (Reuters)

Rusya’nın 24 Şubat'ta Ukrayna'ya yönelik saldırısının başlamasından on iki gün sonra, 2014 yılında Rusya tarafından ilhak edilen Kırım’dan ilerleme kaydedilen güney cephesi dışındaki tüm cephelerde büyük bir durgunluk söz konusu. Ruslar ve müttefikleri, ayrılıkçı Luhansk ve Donetsk bölgelerindeki doğu cephesinde fazla ilerleme kaydedemediler. Kiev cephesinde ise, 40 mil uzunluğundaki devasa askeri konvoyun başkente doğru hareket etmeden günlerdir park halinde beklediği kuzeyde de Rusya’nın çok yavaş bir ilerleme kaydettiği görülüyor.
Cephelere dair bu tablo, Moskova'nın planının saat gibi işlediğine dair güvenceler vermesine rağmen aslında istenen sonuçlara ulaşılamadığını gösteriyor. O halde Ukraynalılar gerçekten Rus işgalini engellemeyi başardılar mı? Başardılarsa nasıl başardılar? Rusya’nın savaş planları nerede başarısız oldu? Moskova'dan beklenen bir sonraki askeri adım ne? Grey Hare Media Başkanı, güvenlik ve istihbarat konularında uzman, eski İngiliz askeri istihbarat üyesi Albay Philip Ingram bu soruları Şarku’l Avsat için cevapladı:

-Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik işgali gerçekten durduysa saldırı planlarının nerede yanlış yapıldı?
Rusya’nın saldırı planlarında birçok hata vardı. Bunlardan birincisi, (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’in, ülkelerini savunan Ukraynalıların kararlılığını ve yeteneklerinin yanı sıra Batılı çok sayıda ülke tarafından Ukrayna’ya sunulan modern silah sistemleriyle desteklenen savunmalarını hafife aldı. Rus istihbaratı, Putin’e Ukraynalıların Rusya’nın ülkelerine müdahale etmesini istemediklerini bildirmedi.
İkinci olarak Ruslar askeri kabiliyetlerini yanlış değerlendirdiler. Teçhizatları olması gerektiği kadar güvenilir değildi. Karmaşık ekipmanların rutin bakım ve ayarlamalarının yanı sıra lojistik destek de yetersiz. Bunun yanında Rus güçlerinin komuta ve kontrol operasyonları her düzeyde zayıf görünüyor. Tüm askeri operasyonların karmaşık bir süreç olmalarının yanı sıra operasyonların komutanları da yeterince yetkin değiller. Daha da kötüsü, adamlarının profesyonel bir orduda olması gerektiği gibi kararlılık ve motivasyon gibi unsurlara sahip olmamalarıdır. Öyle görünüyor ki (Rus askerleri) yürüttükleri operasyona inanmıyorlar. Ayrıca Putin, havada üstünlük sağlayamadı. Hava üstünlüğünün olmaması, saldıran tarafın serbestçe hareket etme yeteneğini sınırlarken Ukraynalıların engellenmesine de imkan tanımadı. Buna rağmen Rusya askerlerini sahaya sürdü. Bu başlı başına ve açıkça bir hatadır .
Üçüncüsü ise Putin, uluslararası toplumun kararlılığını ve tek ses halinde birlik olma yeteneğini küçümsedi ve ona siyasi, diplomatik ve ekonomik olarak zarar verdi. Uluslararası toplumun Ukraynalılara modern silahlar şeklinde ölümcül askeri destek sağlama konusundaki istekliliğini hafife aldı.
Putin, uluslararası toplumun kararlılığını ve tek ses halinde birlik olunmasını da küçümsedi. Bu tavrı, ona siyasi, diplomatik ve ekonomik olarak zarar verdi. Uluslararası toplumun Ukraynalılara modern silahlar göndermek gibi askeri destek sağlamadaki kararlılığını hafife aldı.

-Ukrayna tarafından yanmış Rus tankları ve düşürülen uçaklara ait görüntüler yayınlanıyor. Ukraynalılar Rus ordusuna nasıl bu kadar zarar verdi? Özellikle ABD ve İngiltere’den temin edilen silahların Rusları püskürtmedeki rolü nedir?
Ukraynalılar, Rus güçlerine zarar vermek için çeşitli taktikler kullanıyorlar. Bu taktikler, geleneksel tanklara karşı geleneksel tankların kullanımından, tanksavar ve uçaksavar füzelerle donatılmış küçük çaplı askeri araç gruplarının kullanımına kadar uzanıyor. Avrupa Birliği (AB) üyesi çeşitli ülkelerin yanı sıra ABD ve İngiltere tarafından sağlanan silahların çok etkili olduğu da kanıtlandı. İngiltere, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden önce Ukraynalılara binlerce (İngiliz-İsveç yapımı) NLAW model tanksavar füzesi tedarik etti ve Ukraynalıların bunları etkili bir şekilde kullanmaları için eğitmenler gönderdi. Ukraynalılar, bu füzelerle Rus zırhlılarını yok edebileceklerini defalarca kez kanıtladılar. Ayrıca karadan havaya füzelerle helikopterleri hedef alabiliyorlar.

-Şimdiye kadar yapılan analizler sonucunda Rusya’nın saldırı planı, güneyde Kırım'dan başlayıp (Mariupol ve Donbass yönünde) doğuya doğru, (Odessa yönünde) batıya doğru, Donetsk ve Luhansk bölgelerinden batıya doğru genişleyen üç cepheye dayanıyor gibi görünüyor. Anlaşılan batıdan ve doğudan ilerleyerek Kiev kuşatılmaya çalışılıyor. Bu üç cephedeki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Rusya’nın planındaki bir sonraki adım ne?
Rusların, bu üç cepheden Kiev’e odaklandığı açık. Putin ve (Rusya Dışişleri Bakanı) Sergey Lavrov, kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda, Kiev'deki mevcut hükümeti devirmek için harekete geçme niyetlerinden bahsettiler. Ancak cephede başarısız oldu. İkinci cephe ise Kırım'ı tartışmalı Donbas Bölgesi’ne bağlayan bir kara köprüsü haline getirmeye yönelikti ve Ruslar bu cephede ilerleme kaydetmiş görünüyor. Ancak burada da yavaş ilerliyorlar. Sık sık durmak zorunda kalıyorlar. Donetsk ve Luhansk bölgelerinden batıya doğru kaydedilen son ilerleme, Kiev'e ve ülkenin batısına doğru yeni bir cephe açmadan önce Ukrayna'nın doğusunun tamamını kontrol etmeyi amaçlıyordu. Bu cephede herhangi bir hareket ve köprüler ve havalimanları gibi önemli noktaları kontrol etme girişimleri olmamasına şaşırdım.

-Rusların, Suriye'de Halep ve Çeçenistan'da Grozni gibi müdahale ettikleri diğer bölgelerde yaptıklarına benzer şekilde, artık Ukrayna’nın şehirlerini de zorla ele geçirmek amacıyla bombardımana başvurmalarından korkuyor musunuz?
Rusya sahadaki üstünlüğünü kaybetti ve askeri anlamda durgunlaştı. Putin’in komutanlarının üstünlüğü yeniden ele geçirmesi gerekiyor. Bu operasyon çerçevesinde şehirleri ve sivilleri hedef almak anlamına gelse bile, kendilerine karşı çıkan güçleri kuşatmak ve boyun eğmek zorunda kalana kadar bombalamaya devam etmek onların tarihsel taktiğidir. Bunun gerçekten olmaya başladığından korkuyorum.

-Çeçen güçlerinin Kiev'e doğru ilerleyen güçlerin başında olduklarına dair bir takım görüntülere şahit olduk. Sizce Ukrayna başkent Kiev’in ele geçirilmesi savaşında Çeçenistan’ın rolü ne?
Ukrayna’da Çeçenistan’ın ve seçkin güçlerinin müthiş bir itibara sahip birimlerinin kullanılması, gerçek savaş çerçevesinde olduğu kadar bilgi savaşı çerçevesine de giriyor. Burada amaç, yerel savaşçıların ve halkın kalplerinde korku yaratmaktır.



Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.


Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
TT

Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi ile ilgili son açıklamalarında hem hayatta olan hem de ölen İsrailli esirlerin serbest bırakılmasında Hamas'ın oynadığı rolü defalarca övdü.

Trump'ın tekrarlanan açıklamaları, en iyimser Amerikalıların ve İsraillilerin bile, özellikle Gazze Şeridi'ni harap eden iki yıllık İsrail savaşı göz önüne alındığında, tüm esirlerin, hayatta olan ve ölenlerin, bu kadar kısa sürede geri döneceğini tahmin etmediklerini ortaya koyuyor.

Bu arada, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı faaliyet gösteren beş Filistinli milis grubu kurmakla övünürken, iktidardaki sağ kanattaki çevreler, bu tür örgütlenmelerin en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiği ve daha fazla para ödeyecek birilerini bulmaları halinde muhtemelen kendilerine karşı döneceği ve İsrail'e düşman kesilebileceği gerekçesiyle, bu grupların rolüne ve onlara harcanan devasa miktardaki paraya karşı uyarıda bulunuyor.