Uluslararası şirketlerden Suudi Arabistan savunma sanayisini yerelleştirmeye yönelik adımlar

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, 590 firmanın katılımıyla Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını gerçekleştirdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, ülkesinde ilk kez gerçekleşen Uluslararası Savunma Fuarı'nın açılışın sırasında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, ülkesinde ilk kez gerçekleşen Uluslararası Savunma Fuarı'nın açılışın sırasında (SPA)
TT

Uluslararası şirketlerden Suudi Arabistan savunma sanayisini yerelleştirmeye yönelik adımlar

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, ülkesinde ilk kez gerçekleşen Uluslararası Savunma Fuarı'nın açılışın sırasında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, ülkesinde ilk kez gerçekleşen Uluslararası Savunma Fuarı'nın açılışın sırasında (SPA)

Savunma alanındaki sanayiciler ve üreticiler, Suudi Arabistan’ın savunma sanayinin geliştirilmesi konusundaki çabalarına katılmakta ciddi bir kararlılık ortaya koydular. Savunma sanayinde faaliyet gösteren uluslararası şirketler, ürünlerinin bir kısmını Suudi Arabistan’da üretmeye yönelik çabaları ve planlarıyla Suudi Arabistan'daki savunma sanayi sektörünün gelişimine katkıda bulunmak amacıyla fiili adımlar attılar.
Suudi Arabistan Askeri Sanayiler Genel Otoritesi (GAMI) Yönetim Kurulu Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz adına, GAMI tarafından geçtiğimiz Pazar günü Riyad’da düzenlenen ve 9 Mart’ta kadar devam edecek olan 2022 Dünya Savunma Fuarı'nın (WDS) açılışını gerçekleştirdi. İlk kez düzenlenen fuara, savunma, güvenlik sektöründe ve bu sektörlerle ilgili diğer sektörlerde faaliyet gösteren devlet kurumlarının yanı sıra dünyanın dört bir yanındaki 42 ülkeden 590'dan fazla şirket katıldı. Fuarın katılımcıları Veliaht Prens’e, çalışmaları hakkında bilgi verdiler.
Veliaht Prens, uluslararası savunma sanayinin önde gelen şirketleri tarafından üretilen komuta ve kontrol merkezlerinin geleceğini simüle eden en son teknolojilerle donatılmış Sanal Komuta Kontrol Merkezi'ni ziyaret etti.

Endüstriyel anlaşmalar yapıldı
GAMI, WDS’nin oturum aralarında, askeri ve savunma sanayilerinde uzmanlaşmış çok sayıda yerel ve uluslararası şirketle, toplam değeri yaklaşık 8 milyar riyali (2,1 milyar dolar) bulan 22 ortaklık anlaşması imzalandığını duyurdu.
GAMI, söz konusu anlaşmaların, askeri sistemlerin doğrudan yerelleştirilmesi çalışmaları, üretim bantlarının inşası, teknoloji transferi ve yerelleştirilmesi gibi hedeflenen endüstriyel alanlarda nitelikli yetenekler oluşturulmasının yanı sıra yerel kadroların eğitilmesi ve kalifiye eleman yetiştirilmesi ve askeri ve savunma sanayilerinde çalışmalarının sağlanması gibi alanları kapsadığını belirtti.
SAMI tarafından dün yapılan açıklamaya göre ekonomik denge programının askeri bölümünün, hedeflenen endüstriyel alanlarda yeni alanlar oluşturmanın yanı sıra mevcut yerel alanlara yatırım yapmayı ve geliştirmeyi amaçlayan ‘Sanayi Katılım Programı’ şeklinde yeniden yapılandırılması için çalışmalar başlatıldı. Yine aynı açıklamaya göre Sanayi Katılım Programı'nın en önemli hedefleri arasında yerel askeri sanayinin katma değeri yüksek sektörlerle birleştirilmesi ve böylece askeri sanayilere hizmet ağı ve teknik destek sağlamaya çalışmak yer alıyor.
Açıklamada ayrıca savunma sanayide faaliyet gösteren uluslararası şirketlerle doğrudan yatırımlar yapılmasını ve stratejik ortaklıklar kurulmasını teşvik etmek, endüstri, hizmet, araştırma ve geliştirme alanlarında teknoloji ve bilgi transferinin yanı sıra bu endüstrilerde çalışabilecek alanında uzman kadroları geliştirmek hedefleri de sıralandı.

Yerelleştirme projeleri
GAMI, Lockheed Martin Suudi Arabistan ile iş birliği içinde THAAD hava savunma sistemlerinin yerelleştirme projeleri çerçevesinde önleyici füze fırlatıcılarının ve füze konteynırlarının Suudi Arabistan’da üretilmesi projelerinin onayladığını duyurdu.
GAMI Başkan Yardımcısı Mühendis Kasım el-Meymuni, önleyici füze fırlatıcılarının yerel olarak üretimi projesinin yanı sıra füze konteynırlarının Suudi Arabistan’da üretilmesi projesinin olduğunu ve tüm bunların GAMI’nin, uluslararası ortaklarıyla iş birliği içinde ülkedeki askeri ve savunma sanayilerini yerelleştirme sürecini sürdürerek gelecek vaat eden bu sektördeki ulusal önceliklere ulaşma çabaları çerçevesinde olduğunu vurguladı.

Endüstriyel yetenekler
Bu projelerin askeri ve güvenlik odaklı hava savunma sistemi hazırlıklarının artırılmasına katkıda bulunduğunu belirten Meymuni, “Bu projeler, üretim alanında yeni ve büyüyen kuruluşların güçlendirilmesi büyük ulusal şirketlerin küresel statülerini geliştirme çabalarıyla birleştirilmesiyle yerel endüstriyel yeteneklerin oluşturulmasına yönelik yatırımları destekleyecektir” dedi. Bu yerelleştirilme çalışmalarının, GAMI’nin Suudi Arabistan’ın askeri alanına yaptığı harcamaların yüzde 50'sinden fazlasını yerelleştirmeye ve 2030 yılına kadar bu alandaki mevcut yeteneklerin geliştirilmesine yönelik ilk stratejik hedefine ulaşma yolundaki kararlılığının bir teyidi olduğuna işaret etti.

Kapasitelerin geliştirilmesine yönelik programlar
Lockheed Martin Suudi Arabistan Sorumlusu Joseph Rank, yaptığı değerlendirmede, “(ABD Merkezli savunma şirketi) Lockheed Martin, elli yılı aşkın bir süredir Suudi Arabistan ile iş birliği yapıyor. Bu iş birliği, askeri ve savunma sanayilerinin yerelleştirilmesi düzeyinde ortak çıkarların elde edilmesine dayanan ortak arzu ve stratejik ilişkiyi teyit ediyor” ifadelerini kullandı.

Rank sözlerini şöyle sürdürdü:
“Lockheed Martin, gelişmiş savunma ürünlerinin ve yenilikçi çözümlerin yanı sıra GAMI tarafından Suudi Arabistan’ın sektördeki kalkınma hedeflerine ulaşması için sürdürülen çabaların bir parçası olmak amacıyla Suudi Arabistan’daki ortaklarıyla kapasitelerin geliştirilmesine yönelik çeşitli programlar üzerinde çalışıyor.”
GAMI tarafından önleyici füze fırlatıcılarının Suudi Arabistan’da üretilmesinin yanı sıra Lockheed Martin Suudi Arabistan ile iş birliği içinde yerel olarak füze konteynırları üretimine ilişkin duyuru, GAMI’nin Suudi Arabistan’daki askeri endüstrilerin gelişimine katkıda bulunma ve yerelleştirme sürecini destekleme çabaları çerçevesinde yapıldı.
GAMI, askeri hazırlık durumunu yükseltme, tüm güvenlik ve askeri kurumlar arasında stratejik bağımsızlığı ve birlikte çalışabilirliği artırma, sürdürülebilir bir yerel askeri sanayi sektörü geliştirmenin yanı sıra harcamalarda şeffaflığı ve verimliliği sağlama gibi ulusal öncelikleri yerine getirmeyi hedefliyor.

Raytheon şirketinin Riyad’daki genel merkezinin açılışı
Diğer taraftan Raytheon Teknolojileri Şirketi, Riyad’daki yeni genel merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Açılışa üst düzey askeri yetkililere ve sektördeki stratejik ortaklar katıldı. Açılışta konuşan Raytheon Suudi Arabistan Sorumlusu Dave Hanley, şirketin yeni genel merkezinin Suudi Arabistan’a olan onlarca yıllık bağlılığının ve Suudi Arabistan’ın gelişen güvenlik ve savunma ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğunun bir işareti olduğunu söyledi.

Hanley, konuşmasında şunları söyledi:
“Yeni genel merkezimizin açılışı, beş yıl önce Raytheon Suudi Arabistan’ın kuruluşunun ardından atılmış son derece doğal bir adımdır. Bu adım, askeri ve güvenlik sisteminin kendi kendine yeterliliğini artırmak, bu sektörde işleri sürdürmek ve genel olarak Suudi ekonomisini desteklemek için Suudi Arabistan ile olan kesintisiz iş birliğimizi yansıtıyor. Teknoloji transferine, kabiliyetlerin geliştirilmesine ve yerel tedarik zincirlerini güçlendirilmesine yatırım yapmaya devam ederek Suudi Arabistan'ın bugün ve gelecekte güvenliğine yönelik her türlü tehdidi ele almasına imkan tanıyacağımıza yönelik taahhüdümüzü bir kez daha yineliyoruz.”
Raytheon Şirketi’nden yapılan açıklamada, yeni genel merkezin, şirketin Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu kapsamındaki ekonomik ve sosyal reformlarını desteklemek için daha fazla iş fırsatı sağlama ve bilgi transfer etme taahhüdünü yansıttığı vurgulandı.

Savunmanın yerelleştirilmesi
Öte yandan Suudi Arabistan Askeri Endüstrileri Şirketi (SAMI) CEO'su Mühendis Velid Abdulmacid Ebu Halid, Raytheon’un Riyad’daki genel merkezinin açılışında yaptığı açıklamada, şirketin savunmanın yerelleştirilmesi çabalarını hızlandırmak için bir motor güç olacağını ve Suudi Arabistan’ın güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmaya devam edeceğini söyledi. Ebu Halid, “Birinci sınıf askeri çözümler sağlamak, Suudi Arabistan’ın bu alandaki yeteneklerini geliştirmek ve iç savunma sistemini güçlendirmek için ortaklığımızı kalıcı hale getirmeyi ve daha fazla ortak çalışmada bulunmayı dört gözle bekliyorum” şeklinde konuştu.
Raytheon Technologies Kara ve Hava Savunma Başkanı Tom Laliberte, daha önce televizyon ekranlarından yaptığı açıklamalarda, şirketin Patriot füze sistemleri için üretim bandını ve tedarik zincirlerinin parçalarını Suudi Arabistan'a taşımayı planladığını söylemişti.

Suudi Arabistan - Mısır iş birliği
Aynı bağlamda Mısır Askeri Üretim Bakanı Tümgeneral Muhammed Ahmed Mursi, dün, Raytheon Suudi Arabistan Sanayii ve Siber Güvenlik Şirketi yetkilileriyle bir araya geldi. Görüşmede, iki taraf arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ele alındı.
Mısır Askeri Üretim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Bakan Mursi, çeşitli savunma sanayindeki en son üretim teknolojilerini incelemek amacıyla Raytheon şirketinin standını ziyaret etti. Mursi burada, şirketin, Suudi Arabistan'ın askeri ve sivil savunma gereksinimlerine ayak uydurma ve uzun vadeli ekonomik vizyonunu destekleme konusundaki rolü hakkında bir sunumunu izledi.
Burada Mısır ve Suudi Arabistan’ın köklü ve güçlü ilişkilerine dikkati çeken Bakan Mursi, iki ülke arasındaki iş birliği ilişkilerinin iyi kurulmuş ve geliştirilmiş olduğunu, bunun da askeri sanayi şirketleri ile Suudi Arabistan şirketleri arasındaki çeşitli üretim alanlarında iş birliğinin önemini artırdığını vurguladı. Geçtiğimiz yıllarda iki ülke arasında başta ekonomik ve ticari alanlar olmak üzere birkaç önemli sektörde ilişkilerin büyük ve nitelikli bir gelişmeye tanık olduğunu ifade eden Mısırlı Bakan, Suudi Arabistan’dan ülkesindeki çeşitli sektörlere yapılan yatırımlar nedeniyle ülkesinin ticari hacminde hızlı artışlar olduğunu kaydetti.
Fuarda, Mısır Silahlı Kuvvetleri’nin ve polisinin silah, teçhizat ve mühimmat konusunda talep ve ihtiyaçlarını karşılamak için Askeri Üretim Bakanlığı'na bağlı şirketlerin ürettiği ürünleri inceleyen Mursi, bu çalışmaların sivillere yönelik ürünler üretmek için fazla üretim kapasitelerinden yararlanmanın yanı sıra Mısır devletinin vatandaşlarına hizmet etmek amacıyla üstlendiği tüm kalkınma projelerine ve ulusal girişimlere katkı sağlayacağını vurguladı.
Mısır Askeri Üretim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Bakan Mursi’nin, Raytheon Suudi Arabistan şirketini, teklif edilen iş birliği konularını daha derinlemesine görüşmek ve askeri sanayi şirketlerini ziyaret etmek üzere Kahire’ye davet ettiği bildirildi.



İki pilot arasındaki kavga, İsrail’e giden BAE uçağının rotasını değiştirdi

Flydubai şirketine ait iki uçak (Arşiv – Şarku’l Avsat)
Flydubai şirketine ait iki uçak (Arşiv – Şarku’l Avsat)
TT

İki pilot arasındaki kavga, İsrail’e giden BAE uçağının rotasını değiştirdi

Flydubai şirketine ait iki uçak (Arşiv – Şarku’l Avsat)
Flydubai şirketine ait iki uçak (Arşiv – Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile İsrail arasında gerçekleşen bir yolcu seferi, pilotlar arasında yaşanan şiddetli arbede nedeniyle başka bir havalimanına yönlendirildi. Uçağın ait olduğu Flydubai şirketi tarafından yapılan açıklamada, olayın ayrıntılarına ilişkin bilgi verilmezken, uçakta bir olay meydana geldiği doğrulandı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, uçağın kaçırıldığı yönündeki iddialar yalanlandı. Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan bildiride, ‘durumun kontrol altında olduğu’ ve ‘İsrailli yolcuların güvenli bir şekilde geri getirilmesi için gerekli tüm tedbirlerin alındığı’ ifade edildi.

Yedioth Ahronoth gazetesinin haberinde ise İsrailli yetkililerin olayı bir ‘terör saldırısı’ olarak değerlendirdiği ve ikinci pilotun uçağı düşürmeye çalışan saldırgan olduğunu düşündüğü kaydedildi. Yetkililerin, pilotun intihar girişiminde bulunup bulunmadığını da ayrıca soruşturduğu bildirildi.

Şiddetli kavga ve ‘kaçırma girişimi’

Flydubai şirketi tarafından yapılan açıklamada, bugün Dubai’den Tel Aviv’e sefer yapan 1073 sefer sayılı uçakta seyir halindeyken bir olay meydana geldiği belirtilerek, “Uçak Suudi Arabistan’ın Tebuk kentine güvenli bir şekilde iniş yapmıştır ve tüm yolcuların sağlık durumu iyidir” denildi.

ABD merkezli CNN’nin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, pilotlar arasında yaşanan şiddetli bir arbede imdat çağrısı sinyalinin verilmesine neden oldu.

Reuters’a konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen İsrailli bir yetkili de pilotların birbirleriyle fiziki kavgaya tutuşmalarının ardından acil durum sinyali gönderdiklerini söyledi. Pilotlardan birinin sinyali kasten gönderip göndermediği ise henüz netlik kazanmadı.

Jerusalem Post gazetesinin aktardığına göre İsrailli bir yetkili, pilotlardan birinin diğerini bıçaklaması ve uçağı kaçırma girişiminde bulunmasının ardından ‘büyük bir felaketin eşiğinden dönüldüğünü’ ifade etti. Yetkili, şahsın uçağı yere düşürme mi yoksa İsrail’e doğru yönlendirme niyetinde mi olduğunun henüz bilinmediğini belirtti.

Aynı yetkili, kabin ekibinin diğer üyeleri ve uçaktaki yolcuların yardımıyla söz konusu pilotun etkisiz hale getirilerek kontrol altına alındığını ekledi. Yetkilinin bildirdiğine göre arbede sırasında uçak yaklaşık 4 bin metre irtifa kaybetti.

İsrail basını, Dubai’den Tel Aviv’e giden ve içinde yaklaşık 150 kişi bulunan uçağın kısa süreliğine imdat çağrısı gönderdiğini, bunun da uçağın kaçırılmış olabileceği endişesini doğurarak İsrail’in eşlik etmek üzere iki savaş uçağını havalandırmasına yol açtığını bildirdi.

Ynet haber sitesinde yer alan habere göre sinyal, uçak manuel kontrolle irtifa kaybedip ters yöne dönmek üzere manevra yaptığı ve daha düşük bir yüksekliğe indiği sırada gönderildi.

Olayın ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz acil güvenlik değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.

Flydubai uçağı sabah saat 07.05’te Dubai’den havalanmış ve saat 09.30 sularında Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion Havalimanı’na iniş yapması planlanmıştı.

Uçuşun başlamasından yaklaşık 90 dakika sonra, uçak Ürdün hava sahasına girdiği sırada transponder üzerinden genel acil durum anlamına gelen uluslararası 7700 kodunu gönderdi. Ardından, uçağın işletimine yönelik yasa dışı müdahale ve olası kaçırılma durumlarını belirtmek için kullanılan 7500 kodu iletildi.

Acil durum sinyallerinin gönderilme nedeni tespit edilmeye çalışılırken, İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait iki savaş uçağı uçağa eşlik etmek üzere havalandırıldı.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı resmî ziyaret kapsamında Washington'a gitti

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (SPA)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı resmî ziyaret kapsamında Washington'a gitti

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (SPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, resmî temaslarda bulunmak üzere ABD'nin başkenti Washington'a geldi.

Ziyaret kapsamında Prens Faysal bin Ferhan’ın ABD’li mevkidaşı Marco Rubio ile bir araya gelerek ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası alandaki son gelişmeleri masaya yatırması bekleniyor.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumu kapsamında New York’ta Lübnan Başbakanı Dr. Nevvaf Selam ile bir araya geldi.

Görüşmede, ikili ilişkiler ile bu ilişkilerin çeşitli alanlarda güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yolları ele alındı. Ayrıca bölgedeki son gelişmeler değerlendirildi ve Lübnan hükümetinin Lübnan devletini ve ulusal kurumlarını korumaya yönelik çabaları takdirle karşılandı. Bu çabaların bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağladığı ifade edildi.

Görüşmede ayrıca, iki ülke arasındaki iş birliği ve koordinasyon düzeyini artırmayı amaçlayan Suudi Arabistan-Lübnan Ortak Komitesi’nin çalışmalarının etkinleştirilmesi için sürecin başlatılması konusunda anlaşmaya varıldı.