Uluslararası şirketlerden Suudi Arabistan savunma sanayisini yerelleştirmeye yönelik adımlar

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, 590 firmanın katılımıyla Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını gerçekleştirdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, ülkesinde ilk kez gerçekleşen Uluslararası Savunma Fuarı'nın açılışın sırasında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, ülkesinde ilk kez gerçekleşen Uluslararası Savunma Fuarı'nın açılışın sırasında (SPA)
TT

Uluslararası şirketlerden Suudi Arabistan savunma sanayisini yerelleştirmeye yönelik adımlar

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, ülkesinde ilk kez gerçekleşen Uluslararası Savunma Fuarı'nın açılışın sırasında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, ülkesinde ilk kez gerçekleşen Uluslararası Savunma Fuarı'nın açılışın sırasında (SPA)

Savunma alanındaki sanayiciler ve üreticiler, Suudi Arabistan’ın savunma sanayinin geliştirilmesi konusundaki çabalarına katılmakta ciddi bir kararlılık ortaya koydular. Savunma sanayinde faaliyet gösteren uluslararası şirketler, ürünlerinin bir kısmını Suudi Arabistan’da üretmeye yönelik çabaları ve planlarıyla Suudi Arabistan'daki savunma sanayi sektörünün gelişimine katkıda bulunmak amacıyla fiili adımlar attılar.
Suudi Arabistan Askeri Sanayiler Genel Otoritesi (GAMI) Yönetim Kurulu Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz adına, GAMI tarafından geçtiğimiz Pazar günü Riyad’da düzenlenen ve 9 Mart’ta kadar devam edecek olan 2022 Dünya Savunma Fuarı'nın (WDS) açılışını gerçekleştirdi. İlk kez düzenlenen fuara, savunma, güvenlik sektöründe ve bu sektörlerle ilgili diğer sektörlerde faaliyet gösteren devlet kurumlarının yanı sıra dünyanın dört bir yanındaki 42 ülkeden 590'dan fazla şirket katıldı. Fuarın katılımcıları Veliaht Prens’e, çalışmaları hakkında bilgi verdiler.
Veliaht Prens, uluslararası savunma sanayinin önde gelen şirketleri tarafından üretilen komuta ve kontrol merkezlerinin geleceğini simüle eden en son teknolojilerle donatılmış Sanal Komuta Kontrol Merkezi'ni ziyaret etti.

Endüstriyel anlaşmalar yapıldı
GAMI, WDS’nin oturum aralarında, askeri ve savunma sanayilerinde uzmanlaşmış çok sayıda yerel ve uluslararası şirketle, toplam değeri yaklaşık 8 milyar riyali (2,1 milyar dolar) bulan 22 ortaklık anlaşması imzalandığını duyurdu.
GAMI, söz konusu anlaşmaların, askeri sistemlerin doğrudan yerelleştirilmesi çalışmaları, üretim bantlarının inşası, teknoloji transferi ve yerelleştirilmesi gibi hedeflenen endüstriyel alanlarda nitelikli yetenekler oluşturulmasının yanı sıra yerel kadroların eğitilmesi ve kalifiye eleman yetiştirilmesi ve askeri ve savunma sanayilerinde çalışmalarının sağlanması gibi alanları kapsadığını belirtti.
SAMI tarafından dün yapılan açıklamaya göre ekonomik denge programının askeri bölümünün, hedeflenen endüstriyel alanlarda yeni alanlar oluşturmanın yanı sıra mevcut yerel alanlara yatırım yapmayı ve geliştirmeyi amaçlayan ‘Sanayi Katılım Programı’ şeklinde yeniden yapılandırılması için çalışmalar başlatıldı. Yine aynı açıklamaya göre Sanayi Katılım Programı'nın en önemli hedefleri arasında yerel askeri sanayinin katma değeri yüksek sektörlerle birleştirilmesi ve böylece askeri sanayilere hizmet ağı ve teknik destek sağlamaya çalışmak yer alıyor.
Açıklamada ayrıca savunma sanayide faaliyet gösteren uluslararası şirketlerle doğrudan yatırımlar yapılmasını ve stratejik ortaklıklar kurulmasını teşvik etmek, endüstri, hizmet, araştırma ve geliştirme alanlarında teknoloji ve bilgi transferinin yanı sıra bu endüstrilerde çalışabilecek alanında uzman kadroları geliştirmek hedefleri de sıralandı.

Yerelleştirme projeleri
GAMI, Lockheed Martin Suudi Arabistan ile iş birliği içinde THAAD hava savunma sistemlerinin yerelleştirme projeleri çerçevesinde önleyici füze fırlatıcılarının ve füze konteynırlarının Suudi Arabistan’da üretilmesi projelerinin onayladığını duyurdu.
GAMI Başkan Yardımcısı Mühendis Kasım el-Meymuni, önleyici füze fırlatıcılarının yerel olarak üretimi projesinin yanı sıra füze konteynırlarının Suudi Arabistan’da üretilmesi projesinin olduğunu ve tüm bunların GAMI’nin, uluslararası ortaklarıyla iş birliği içinde ülkedeki askeri ve savunma sanayilerini yerelleştirme sürecini sürdürerek gelecek vaat eden bu sektördeki ulusal önceliklere ulaşma çabaları çerçevesinde olduğunu vurguladı.

Endüstriyel yetenekler
Bu projelerin askeri ve güvenlik odaklı hava savunma sistemi hazırlıklarının artırılmasına katkıda bulunduğunu belirten Meymuni, “Bu projeler, üretim alanında yeni ve büyüyen kuruluşların güçlendirilmesi büyük ulusal şirketlerin küresel statülerini geliştirme çabalarıyla birleştirilmesiyle yerel endüstriyel yeteneklerin oluşturulmasına yönelik yatırımları destekleyecektir” dedi. Bu yerelleştirilme çalışmalarının, GAMI’nin Suudi Arabistan’ın askeri alanına yaptığı harcamaların yüzde 50'sinden fazlasını yerelleştirmeye ve 2030 yılına kadar bu alandaki mevcut yeteneklerin geliştirilmesine yönelik ilk stratejik hedefine ulaşma yolundaki kararlılığının bir teyidi olduğuna işaret etti.

Kapasitelerin geliştirilmesine yönelik programlar
Lockheed Martin Suudi Arabistan Sorumlusu Joseph Rank, yaptığı değerlendirmede, “(ABD Merkezli savunma şirketi) Lockheed Martin, elli yılı aşkın bir süredir Suudi Arabistan ile iş birliği yapıyor. Bu iş birliği, askeri ve savunma sanayilerinin yerelleştirilmesi düzeyinde ortak çıkarların elde edilmesine dayanan ortak arzu ve stratejik ilişkiyi teyit ediyor” ifadelerini kullandı.

Rank sözlerini şöyle sürdürdü:
“Lockheed Martin, gelişmiş savunma ürünlerinin ve yenilikçi çözümlerin yanı sıra GAMI tarafından Suudi Arabistan’ın sektördeki kalkınma hedeflerine ulaşması için sürdürülen çabaların bir parçası olmak amacıyla Suudi Arabistan’daki ortaklarıyla kapasitelerin geliştirilmesine yönelik çeşitli programlar üzerinde çalışıyor.”
GAMI tarafından önleyici füze fırlatıcılarının Suudi Arabistan’da üretilmesinin yanı sıra Lockheed Martin Suudi Arabistan ile iş birliği içinde yerel olarak füze konteynırları üretimine ilişkin duyuru, GAMI’nin Suudi Arabistan’daki askeri endüstrilerin gelişimine katkıda bulunma ve yerelleştirme sürecini destekleme çabaları çerçevesinde yapıldı.
GAMI, askeri hazırlık durumunu yükseltme, tüm güvenlik ve askeri kurumlar arasında stratejik bağımsızlığı ve birlikte çalışabilirliği artırma, sürdürülebilir bir yerel askeri sanayi sektörü geliştirmenin yanı sıra harcamalarda şeffaflığı ve verimliliği sağlama gibi ulusal öncelikleri yerine getirmeyi hedefliyor.

Raytheon şirketinin Riyad’daki genel merkezinin açılışı
Diğer taraftan Raytheon Teknolojileri Şirketi, Riyad’daki yeni genel merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Açılışa üst düzey askeri yetkililere ve sektördeki stratejik ortaklar katıldı. Açılışta konuşan Raytheon Suudi Arabistan Sorumlusu Dave Hanley, şirketin yeni genel merkezinin Suudi Arabistan’a olan onlarca yıllık bağlılığının ve Suudi Arabistan’ın gelişen güvenlik ve savunma ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğunun bir işareti olduğunu söyledi.

Hanley, konuşmasında şunları söyledi:
“Yeni genel merkezimizin açılışı, beş yıl önce Raytheon Suudi Arabistan’ın kuruluşunun ardından atılmış son derece doğal bir adımdır. Bu adım, askeri ve güvenlik sisteminin kendi kendine yeterliliğini artırmak, bu sektörde işleri sürdürmek ve genel olarak Suudi ekonomisini desteklemek için Suudi Arabistan ile olan kesintisiz iş birliğimizi yansıtıyor. Teknoloji transferine, kabiliyetlerin geliştirilmesine ve yerel tedarik zincirlerini güçlendirilmesine yatırım yapmaya devam ederek Suudi Arabistan'ın bugün ve gelecekte güvenliğine yönelik her türlü tehdidi ele almasına imkan tanıyacağımıza yönelik taahhüdümüzü bir kez daha yineliyoruz.”
Raytheon Şirketi’nden yapılan açıklamada, yeni genel merkezin, şirketin Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu kapsamındaki ekonomik ve sosyal reformlarını desteklemek için daha fazla iş fırsatı sağlama ve bilgi transfer etme taahhüdünü yansıttığı vurgulandı.

Savunmanın yerelleştirilmesi
Öte yandan Suudi Arabistan Askeri Endüstrileri Şirketi (SAMI) CEO'su Mühendis Velid Abdulmacid Ebu Halid, Raytheon’un Riyad’daki genel merkezinin açılışında yaptığı açıklamada, şirketin savunmanın yerelleştirilmesi çabalarını hızlandırmak için bir motor güç olacağını ve Suudi Arabistan’ın güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmaya devam edeceğini söyledi. Ebu Halid, “Birinci sınıf askeri çözümler sağlamak, Suudi Arabistan’ın bu alandaki yeteneklerini geliştirmek ve iç savunma sistemini güçlendirmek için ortaklığımızı kalıcı hale getirmeyi ve daha fazla ortak çalışmada bulunmayı dört gözle bekliyorum” şeklinde konuştu.
Raytheon Technologies Kara ve Hava Savunma Başkanı Tom Laliberte, daha önce televizyon ekranlarından yaptığı açıklamalarda, şirketin Patriot füze sistemleri için üretim bandını ve tedarik zincirlerinin parçalarını Suudi Arabistan'a taşımayı planladığını söylemişti.

Suudi Arabistan - Mısır iş birliği
Aynı bağlamda Mısır Askeri Üretim Bakanı Tümgeneral Muhammed Ahmed Mursi, dün, Raytheon Suudi Arabistan Sanayii ve Siber Güvenlik Şirketi yetkilileriyle bir araya geldi. Görüşmede, iki taraf arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ele alındı.
Mısır Askeri Üretim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Bakan Mursi, çeşitli savunma sanayindeki en son üretim teknolojilerini incelemek amacıyla Raytheon şirketinin standını ziyaret etti. Mursi burada, şirketin, Suudi Arabistan'ın askeri ve sivil savunma gereksinimlerine ayak uydurma ve uzun vadeli ekonomik vizyonunu destekleme konusundaki rolü hakkında bir sunumunu izledi.
Burada Mısır ve Suudi Arabistan’ın köklü ve güçlü ilişkilerine dikkati çeken Bakan Mursi, iki ülke arasındaki iş birliği ilişkilerinin iyi kurulmuş ve geliştirilmiş olduğunu, bunun da askeri sanayi şirketleri ile Suudi Arabistan şirketleri arasındaki çeşitli üretim alanlarında iş birliğinin önemini artırdığını vurguladı. Geçtiğimiz yıllarda iki ülke arasında başta ekonomik ve ticari alanlar olmak üzere birkaç önemli sektörde ilişkilerin büyük ve nitelikli bir gelişmeye tanık olduğunu ifade eden Mısırlı Bakan, Suudi Arabistan’dan ülkesindeki çeşitli sektörlere yapılan yatırımlar nedeniyle ülkesinin ticari hacminde hızlı artışlar olduğunu kaydetti.
Fuarda, Mısır Silahlı Kuvvetleri’nin ve polisinin silah, teçhizat ve mühimmat konusunda talep ve ihtiyaçlarını karşılamak için Askeri Üretim Bakanlığı'na bağlı şirketlerin ürettiği ürünleri inceleyen Mursi, bu çalışmaların sivillere yönelik ürünler üretmek için fazla üretim kapasitelerinden yararlanmanın yanı sıra Mısır devletinin vatandaşlarına hizmet etmek amacıyla üstlendiği tüm kalkınma projelerine ve ulusal girişimlere katkı sağlayacağını vurguladı.
Mısır Askeri Üretim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Bakan Mursi’nin, Raytheon Suudi Arabistan şirketini, teklif edilen iş birliği konularını daha derinlemesine görüşmek ve askeri sanayi şirketlerini ziyaret etmek üzere Kahire’ye davet ettiği bildirildi.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.