70 bin Suudi öğrenci, ‘İki Kutsal Caminin Hizmetkarı Burs Programı’ ile dünyanın en iyi 200 eğitim kurumuna gönderilecek

Suudi Arabistan Eğitim Bakanı Hamad Al Şeyh (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Eğitim Bakanı Hamad Al Şeyh (Şarku’l Avsat)
TT

70 bin Suudi öğrenci, ‘İki Kutsal Caminin Hizmetkarı Burs Programı’ ile dünyanın en iyi 200 eğitim kurumuna gönderilecek

Suudi Arabistan Eğitim Bakanı Hamad Al Şeyh (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Eğitim Bakanı Hamad Al Şeyh (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Eğitim Bakanı Hamad Al Şeyh, ‘İki Kutsal Caminin Hizmetkarı Burs Programı Stratejisi’nin, 2030 yılına kadar 70 bin öğrenciyi dünyanın en iyi 200 eğitim kurumuna göndermeyi hedeflediğini açıkladı.
Birçok bakanın katılımıyla konu hakkında dün başkent Riyad’da düzenlenen basın toplantısında, söz konusu stratejinin temelleri ve amaçları ile yeni ve gelecek vaat eden sektörlerde insan sermayesi verimliliğini artırmadaki rolü tartışıldı.
Eğitim Bakanı, stratejinin dünya çapında yaklaşık 90 burs programının analiziyle başladığını ve ardından ulusun isteklerine uygun olarak tasarlamaya başladığını söyledi.
Al Şeyh, “Program daha sonra 2030 yılına kadar 70 bin öğrenciyi dünya çapında 200 eğitim kurumuna gönderecek” dedi.
İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanı Ahmed el-Racihi ise, “Programın amacı, işgücü piyasası verimliliğini artırmaktır” diyerek, Suudi Arabistan’ı işgücü piyasası verimlilik endeksinde dünyanın ilk yirmi ülkesi arasına sokmak ve ekonomik katılım oranını 2030 yılında yüzde 40’tan yüzde 70’e çıkarmanın amaçlandığını bildirdi.
400 bin gencin 2021’de ilk kez özel sektörde istihdam edildiğini ve özel sektörde çalışan Suudilerin sayısının iki milyonu aştığını dile getiren Racihi, “Kadınların işgücü piyasasına katılım oranı yüzde 22’den yüzde 32’ye çıktı” diye konuştu.
İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Abdullah es-Savaha, “Burs stratejisinin temel amacı, Suudi vatandaşlarının küresel bir rakip olmasıdır. Yeni burs sistemi, küresel değişimlere ve bilgi tabanlı ekonomiden beceri tabanlı ekonomiye geçişe yanıt olarak yaşam boyu öğrenme kültürünü teşvik eden entegre bir programdır” dedi.
Basın toplantısında son olarak söz alan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender el-Harif ise, “Burs programı, iş başındaki sermayenin temel unsurlarından biri olarak insan unsurunun gelişimini teşvik etmeyi amaçlamaktadır” ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Mart’ta ‘İki Kutsal Caminin Hizmetkarı Burs Programı Stratejisi’ni başlatmıştı.
Veliaht Prens’in açıklamasına göre, İki Kutsal Caminin Hizmetkarı Burs Programı Stratejisi, dört temel yolla ilerleyecek.
İlk olarak ‘Öncüler’ yolu, öğrencilerin çeşitli akademik alanlarda dünyanın en iyi 30 eğitim kurumuna kaydolmasını ve bu sayede vatandaşların her alanda üstün olmalarını ve rekabet etmelerini sağlamayı amaçlıyor.
İkinci olarak ‘Araştırma ve Geliştirme’ yolu, öğrencilere geleceğin bilim insanları olmaları için dünyanın en iyi kurumları ve üniversitelerine gönderilmelerine odaklanıyor.
‘Sağlayıcı’ yolu, işgücü piyasasına gerekli yetkinlikleri sağlamak için ilk 200 üniversitede en çok talep edilen alanların listesini sürekli güncelleyerek, işgücü piyasası ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor.
Son olarak ‘Umut Veren’ yolu, büyük projeler ve gelecek vaat eden sektörler için ulusal gereksinimlere göre imalat ve turizm gibi öncelikli sektörler için burslu öğrenciler yetiştirmeyi hedefliyor.
‘İki Kutsal Caminin Hizmetkarı Burs Programı Stratejisi’ne başvurular, Eğitim Bakanlığı platformu üzerinden yapılacak.



Suudi Arabistan, 2025'te G20 ülkeleri arasında en güvenli ülke oldu

Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
TT

Suudi Arabistan, 2025'te G20 ülkeleri arasında en güvenli ülke oldu

Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)

Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Göstergeleri Veri Tabanı'ndaki ülke verileri ile Genel İstatistik Kurumu'nun (GASTAT) pazartesi günü yayımladığı 2025 Güvenlik Endeksi sonuçlarına göre G20 ülkeleri arasında güvenlik açısından ilk sırada yer aldı.

Açıklanan sonuçlara göre, gece saatlerinde yaşadıkları bölgelerde tek başına yürürken kendilerini güvende hissettiğini belirtenlerin oranı, toplam nüfusun yüzde 97,7'sine ulaştı.

Genel İstatistik Kurumu, elde edilen sonuçların Suudi Arabistan'ın tüm bölgeleri ve vilayetlerinde sağlanan güvenlik ortamının, ilgili kamu kurumlarının koordineli çalışmaları sayesinde mümkün olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Açıklamada, bu başarının ülkede ekonomik, gıda, çevre, sağlık, sosyal, siyasi, fikrî, teknolojik ve siber güvenlik başta olmak üzere birçok alanda güvenliğin ve yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik sürdürülen çalışmalarla uyumlu olduğu ifade edildi. Ayrıca vatandaşlara sunulan hizmetlerin geliştirilmesinin de bu sonuca katkı sağladığı, bunun da Suudi Arabistan Vizyonu 2030 hedefleri doğrultusunda gerçekleştirildiği kaydedildi.

Genel İstatistik Kurumu'nun tüm istatistik çalışmalarını, her istatistiksel ürünün niteliğine uygun, uluslararası istatistik kuruluşlarının benimsediği iş süreçleriyle uyumlu standart bir metodoloji çerçevesinde yürüttüğü belirtildi. Kişisel Yaşam Kalitesi Araştırması'nın da kurumun istatistiksel ürünlerinden biri olduğu ifade edildi.


Suudi Arabistan, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik ihlallerini kınadı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik ihlallerini kınadı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan, İsrail'in bölgedeki uluslararası hukuku açıkça ihlal eden eylemlerini sürdürmesini ve son olarak Suriye topraklarına yönelik kara operasyonları düzenleyerek Kuneytra ve Dera illerini topçu atışlarıyla hedef almasını kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, "Krallık, İsrail işgal güçlerinin sivilleri korkuya sevk eden ve uluslararası hukuk ile uluslararası teamülleri ihlal eden uygulamalarını kesin bir dille reddetmektedir" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, İsrail'in Suriye'nin egemenliğine yönelik ihlallerine son vermesinin ve bölgenin güvenliği ile istikrarının korunması amacıyla 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrılması Anlaşması'na uymasının önemine dikkat çekildi.

Suudi Arabistan, açıklamasında Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği bir kez daha yineledi.


Güvenlik geriliminin artmasına rağmen Körfez’den petrol ve doğalgaz sevkiyatları devam ediyor

Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
TT

Güvenlik geriliminin artmasına rağmen Körfez’den petrol ve doğalgaz sevkiyatları devam ediyor

Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)

Ortadoğu’daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üreticileri, Umman Körfezi’ndeki Hürmüz Boğazı’nda gemileri hedef alan son saldırılara ve son günlerde ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilime rağmen sevkiyatlarını yüklemeye ve ihracata devam ediyor. Söz konusu durum, gemi trafiği izleme verilerine yansıdı.

Perşembe günü bir konteyner gemisine, cumartesi günü ise bir petrol tankerine düzenlenen saldırıların ardından boğaz üzerinden geçen enerji taşımacılığı trafiğinde yavaşlama yaşandı. Saldırılar, Washington ile Tahran arasındaki gerilimi yeniden tırmandırırken taraflar arasındaki geçici ateşkes sürecini de gölgelemişti. Ancak ABD’li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, iki ülkenin son çatışmaları durdurma ve stratejik su yolunun güvenliğine ilişkin müzakereleri yeniden başlatma konusunda anlaştığını bildirdi.

Londra Menkul Kıymetler Borsası Grubu’na (LSEG) ait verilere göre, yaklaşık 2 milyon varil taşıma kapasitesine sahip dördüncü bir dev tanker bugün Suudi Arabistan’ın Ras Tanura limanından ham petrol yüklemesi yaptı. Bu gelişme, dün işletmeci şirkete ait bir helikopterin düşmesi ve 14 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından yaşandı.

Ayrıca hafta sonu boyunca Ras Tanura’dan petrol yüklü üç büyük tanker daha ayrıldı. Söz konusu gemilerin, Körfez’den geçişleri sırasında takip sistemlerini kapattıkları ve bunun bazı gemilerin saldırı riskini azaltmak için başvurduğu bir yöntem olduğu belirtildi.

Verilere göre bu tankerlerden birinin, Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra takip sistemlerinde yeniden görünerek Japonya’ya doğru yol aldığı tespit edildi.

Öte yandan iki dev petrol tankeri dün boğazdan geçerek Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) bir limana yanaştı ve ham petrol yükledi.

İran petrol sevkiyatlarını hızlandırıyor

Buna karşılık İran, ABD’nin petrol ihracatına yönelik yaptırımları 60 gün süreyle askıya alma kararının ardından ham petrol yükleme faaliyetlerini artırdı.

Deniz istihbaratı alanında faaliyet gösteren Windward şirketi, Tahran’ın cumartesi günü, yaklaşık bir haftalık aranın ardından ilk kez Hürmüz Boğazı’ndaki ihracat terminalleriyle eş zamanlı olarak Hark Adası’nda petrol yüklemesi gerçekleştirdiğini bildirdi.

Kpler şirketine ait verilere göre İran’a ait iki dev petrol tankeri cumartesi günü Hürmüz Boğazı’na giriş yaptı. Öte yandan hafta sonu boyunca dört büyük tanker, BAE ve Katar’dan yaklaşık 8 milyon varil petrol yükleyerek bölgeden ayrıldı.

Petrol fiyatları üzerinde baskı

Körfez bölgesinden yapılan petrol ihracatındaki artışın, küresel arzın yaklaşık üçte birini sağlayan bu bölgeden gelen ek hacim nedeniyle petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğu belirtiliyor.

Brent petrol geçen hafta yüzde 10,6 gerileyerek üst üste üçüncü haftalık kaybını kaydetmişti. Ancak hafta sonu yaşanan saldırılar, bugün işlemlerde fiyatların yeniden yükselmesine yol açtı.

IG Markets analisti Tony Sycamore, Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılmasının önümüzdeki haftalar ve aylarda devam etmesi halinde petrol fiyatlarının düşüş eğilimine girebileceğini belirtti. Ancak Sycamore, yeni bir gerilim durumunda mevcut fiyat seviyelerinin, jeopolitik risklerin büyüklüğünü yansıtmaktan uzak kalabileceği uyarısında bulundu.

Doğalgaz ihracatı devam ediyor

LNG piyasasında ise gemi takip verileri, Hürmüz Boğazı’nın batısında 26 Haziran’da iki ek tankerin daha ortaya çıktığını gösterdi. Söz konusu gemilerin, daha önce takip sistemlerini kapattıkları belirtilirken, hafta sonu boyunca iki LNG yüklü tanker boğazdan ayrıldı.

Al Kharaitiyat adlı tanker, Katar’ın Ras Laffan limanından yükünü aldıktan sonra Kuveyt’e doğru ilerliyor. QatarEnergy’ye ait Al Kharsaah adlı bir diğer tanker ise Katar açıklarında beklemede bulunuyor.

Ayrıca QatarEnergy’ye ait Al Hamla adlı tankerin de 18 Haziran’da Ras Laffan’dan yüklediği LNG kargosuyla Çin’e 3 Temmuz’da varmasının beklendiği aktarıldı.