Siyaset bilimci Fukuyama, Rusya'nın yenileceğini öngörüyor

Uluslararası alanın önde gelen siyasi araştırmacılarından olan Francis Fukuyama, Rus ordusunun ve Putin'in Ukrayna'da yakın zamansda yenilgiye uğrayacağını ve bunun tüm dünyada, özellikle de popülist politikacılar ve Çin liderliğinde yankı uyandıracağını

Ukrayna’nın güneyinde, stratejik bir öneme sahip Odessa güzergahındaki Mıkolayiv kasabasında hayat olan akışında devam ediyor. (AFP)
Ukrayna’nın güneyinde, stratejik bir öneme sahip Odessa güzergahındaki Mıkolayiv kasabasında hayat olan akışında devam ediyor. (AFP)
TT

Siyaset bilimci Fukuyama, Rusya'nın yenileceğini öngörüyor

Ukrayna’nın güneyinde, stratejik bir öneme sahip Odessa güzergahındaki Mıkolayiv kasabasında hayat olan akışında devam ediyor. (AFP)
Ukrayna’nın güneyinde, stratejik bir öneme sahip Odessa güzergahındaki Mıkolayiv kasabasında hayat olan akışında devam ediyor. (AFP)

Manal Nahhas
Siyaset bilimci Francis Fukuyama, Yayın Kurulu Başkanlığı’nı yaptığı American Purpose adlı internet sitesinde yayımlanan makalesinde Ukrayna ve Rusya arasında devam eden savaşla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Fukuyma, kötü planlama ve savaş hazırlığı nedeniyle Moskova'nın Ukrayna'da yenilgiye doğru ilerlediğini söyledi. Bu planlama, Ukraynalıların Rusya'ya meyilli olduğu ve ordusunun işgalden hemen sonra dağılacağı gibi yanlış varsayımlara dayanıyordu. ‘Tarihin Sonu’ isimli kitabın yazarı Fukuyama, Rus askerlerinin üniformalarını kuşkusuz Kiev’de cephane ve malzeme yerine zaferi sergilemek için giydiklerini ifade etti. Vladimir Putin'in tüm ordusunu bu operasyona dahil ettiğini ve büyük yedek kuvvetlere başvuramayacağını belirten siyaset bilimci ayrıca Rus kuvvetlerinin birçok Ukrayna şehrinin eteklerinde, büyük tedarik sorunlarıyla karşı karşıya olduğuna ve Ukraynalıların sürekli saldırılarına maruz kaldıklarına işaret etti.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan çevirdiği habere göre Fukuyama, Rus kuvvetlerinin çöküşünün ‘ani, trajik ve bir afet niteliğinde olabileceğini de öne sürerek geleneksel bir savaşta olduğu gibi yavaş tempolu bir çöküşün söz konusu olmayacağının altını çizdi. Rus ordusu bir yandan erzak yardımından mahrum kalacak, diğer yandan da geri çekilemeyecek duruma gelecek. Fukuyama bu durumun Ukrayna'nın kuzeyindeki Rus ordusunun akıbeti olacağını ve ülkenin daha iyi durumda olduğu güneyde söz konusu olmadığını söyledi. Ancak Rus ordusunun kuzeydeki mevzilerinin çökmesi durumunda güneyi ‘tutmak’ veya kontrolünü sıkılaştırmanın mümkün olmayacağını vurguladı.
Fukuyama, tüm Rus ordusu çökmeden önce savaşa diplomatik bir çözüm bulunamayaağı konusunda da uyardı. Ne Moskova ne de Kiev’in yaşadıkları büyük kayıplar nedeniyle bir pazarlığı veya uzlaşmayı kabul edemeyeceğinin altını çizdi.
ukrainian volunteers ap.jpg
Ukraynalıların cesareti ve mücadeleleri Rusları şaşırttı. (AP)
Fukuyama makalesinde oklarını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) doğrulttu. BMGK’nın dünyadaki birçok ‘kötü oyuncu’ dışında ‘hiçbir faydası olmadığını’ bir kez daha kanıtladığını, Joe Biden yönetiminin Polonya menşeili MiG savaş uçaklarını Ukrayna'ya göndermekten kaçınma kararının doğru ve uygun olduğunu düşünen Fukuyama  şu ifadeleri kullandı:
“Ukraynalıların Rusları kendilerinin yenmesi daha iyi. Böylece NATO'nun Rusya'ya karşı saldırganlık başlattığı bahanesini kullanamazlar.”
MiG savaş uçaklarına gelince; Ukrayna'nın yeteneklerini önemli ölçüde artırmayacaklarına inanılıyordu. Polonya menşeili MiG'leri Kiev'e taşımaktan daha iyi olan şey, onlara Javelin, Stetiger ve TB2 füzeleri, tıbbi malzeme, ekipman ve istihbarat bilgileri sağlamaya devam etmek olduğunu düşünen Fukuyama, NATO istihbaratının Ukrayna'ya dışarıdan bilgi göndermesini önerdi.
Francis Fukuyama’ya göre Ukrayna'nın uğradığı kayıpların çok büyük olduğuna şüphe yok. Ancak bu hasarlara füze ve bombalar neden oluyor. Bu silahlar, MiG savaş uçakları veya uçuşa yasak bölge tarafından etkisiz hale getirilemez veya kullanılması engellenemez. Sadece Rus ordusunun savaş alanında yenilmesi, katliamları durduracaktır. Fukuyama, Putin’in böyle bir yenilgiden sağ çıkamayacağını savundu. Rusların Putin’e verdiği desteğin, onun kontrolü elinde tutan ‘güçlü bir adam’ olduğuna olan inançlarından geldiğini ancak böyle bir beceriksizlik gösterdikten sonra bu güç kaynaklarının hiçbirine sahip olmayacağını kaydetti.
Fukuyama’ya göre Putin'in yenilgisi Rusya'nın iç bölgeleriyle sınırlı kalmayacak, dünyadaki diğer popüler isimler arasında da yankılanacak. İtalyan milletvekili ve aşırı sağcı Kuzey Ligi Partisi’nin Başkanı Matteo Salvini’den Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’ya, Fransa Cumhurbaşkanı Adayı Eric Zemmour, Marine Le Pen ve Macaristan Başbakanı Victor Orban’dan eski ABD Başkanı Donald Trump'a kadar birçok popüler isim Putin’e sempati ve destek sunuyordu.
Savaşın bugüne kadar Çin için bir ders olduğu ve Pekin'in onu takip etmesi gerektiği sonucuna varan Fukuyama, Çin’in de Rusya gibi son on yılda oldukça verimli bir ordu kurduğunu ancak savaş deneyiminden yoksun olduğunu vurguladı. Ayrıca Çin Hava Kuvvetleri'nin performansının Rus Hava Kuvvetleri'nin ‘zayıf’ performansından daha iyi olmayacağını söyledi. Zira Fukuyama’ya göre Çin ordusunun hava kuvvetleri, komplike hava saldırılarını koordine edecek uzmanlığa sahip değil. Sonuç olarak Çin liderliğinin, Tayvan'a karşı Rusların ayak izlerini takip eden kuruntularla yönetilmeyeceğini umdu. Tayvan’ın Çin'e karşı savaşmaya hazırlanmaya başlaması ve zorunlu askerlik sistemine devam etmesi temennisinde bulundu. Fukuyama’ya göre Rusya'nın yenilgisi, ‘özgürlüğün yeniden doğuşu’ olduğu için Batı demokrasilerinin saflarını sağlamlaştırdı ve Batı bunu Ukraynalıların cesaretine borçlu.



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.