Rusya: 35 Bayraktar TB2 imha edildi… Ukrayna ile müzakerelerde kilit konularda ilerleme yok

Rusya: 35 Bayraktar TB2 imha edildi… Ukrayna ile müzakerelerde kilit konularda ilerleme yok
TT

Rusya: 35 Bayraktar TB2 imha edildi… Ukrayna ile müzakerelerde kilit konularda ilerleme yok

Rusya: 35 Bayraktar TB2 imha edildi… Ukrayna ile müzakerelerde kilit konularda ilerleme yok

Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna savaşının birinci ayının tamamlanmasının ardından, ‘özel operasyonla’ ilgili genel durum değerlendirmesi yaptı. Rusya Genelkurmay Başkanlığı Ana Harekat Dairesi Başkanı Sergey Rudskoy, operasyonun başlamasından bu yana, bin 351 Rus askerinin hayatını kaybettiğini 3 bin 825 askerin yaralandığını belirtti, buna karşılık Ukrayna ordusundan 14 binden fazla askerin öldüğünü ve yaklaşık 16 bin askerin yaralandığını bildirdi.
General Rudskoy, ‘operasyonun ilk aşamasının ana hedeflerine ulaşarak tamamlandığını’ belirterek, "Ukrayna hava kuvvetleri ve hava savunması neredeyse tamamen yok edildi ve bu ülkenin deniz kuvvetleri artık bulunmamakta’’ dedi.  
Rudskoy, Rus kuvvetlerinin Ukrayna ordusuna ait 2 bin 416 tank ve zırhlı aracı, Ukrayna hava kuvvetlerine ait 152 savaş uçağının 112’sini, 75 helikopterin 36’sını imha ettiğini söyledi. Rus kuvvetlerinin ayrıca Türk yapımı 36 Bayraktar TB2 insansız hava aracının 35’ini, 300 Buk-M-1 hava savunma sisteminin 148'ini ve 300 askeri radarın 117'sini imha ettiğini belirtti. Operasyon sırasında Ukrayna ordusuna ait 16 askeri havaalanının ve 39 üssünün hedef alındığını, Ukrayna ordusunun yakıt rezervinin yüzde 70’inin ve 1 milyon 54 bin ton ağırlığındaki mühimmatının imha edildiğini kaydetti.  
Rudskoy, Rus kuvvetlerinin uzun menzilli seyir füzeleri 'X-101', 'Kalibr', balistik ve seyir füzesi sistemi İskender ve Kinjal hipersonik füzelerle, Ukrayna’ya ait altyapı tesislerini ve büyük askeri sanayi tesislerini hedef aldığını ifade etti. Operasyon süresince Ukrayna’daki 127 köprünün ‘Ukraynalı milliyetçi güçler’ tarafından havaya uçurulduğunu, bununla Rus güçlerinin ilerlemesinin durdurulmasının hedeflendiğini kaydetti.  

Rudskoy: “Görüldükleri yerde imha edilecekler”
Rusya Savunma Bakanlığı adına konuşan General, Ukrayna'nın Kiev, Harkov, Çernigiv, Sumi ve Mıkolayiv şehirlerinin kuşatma altında olduğunu, Herson bölgesinin tamamı, Zaporijya’nın da büyük bir kısmının kontrollerinde olduğunu, ayrıca Donetsk ve Luhansk güçlerinin çok önemli ilerlemeler kaydettiğini açıkladı. Luhansk güçlerinin, eyalet sınırlarının yüzde 93’ünde, Donetsk güçlerinin ise eyalet sınırlarının yüzde 54’ünde kontrolü sağladığını belirtti. Ukrayna saflarında savaşmak üzere, 64 ülkeden 6 bin 595 yabancı savaşçının varlığını tespit ettiklerini söyleyen Rudskoy, ‘’Savaş kuralları bu kişilere uygulanmayacak, görüldükleri yerde imha edilecekler’’ dedi.  
Rus askeri yetkilisi, Moskova'nın başlangıçta Ukrayna’nın büyük şehirlerine saldırmayı planlamadığını, ancak bu olasılığın artık dışlanmadığını söyledi. Rus kuvvetlerinin ‘kendilerine verilen görevleri başarıyla yerine getirdiğini ve operasyonun tüm hedeflere ulaşılana kadar devam edeceğini’ vurgulayan Rudskoy, Donbas’ın tamamen ‘özgürleştirilmesinin’ öncelikli hedefleri olduğunu belirtti. 
Rusya Savunma Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Rus kuvvetlerinin Kiev yakınlarındaki Ukrayna ordusuna ait büyük bir yakıt üssünü Kalibr seyir füzeleri ile hedef aldığını duyurdu. Bakanlık Sözcüsü İgor Konaşenkov, Rus güçlerinin 24 Mart akşamı, Kiev yakındaki Kalinovka kasabasındaki büyük bir yakıt üssünü denizden fırlatılan bir dizi Kalibr füzesi ile hedef aldığını kaydetti. Konaşenkov, Ukrayna’daki operasyonun onaylanmış plana göre yürütüldüğünü belirterek, mutlak önceliğin sivil nüfusa zarar vermeden yüksek hassasiyetli silahlarla askeri altyapının, teknik araçların ve silahların yok edilmesi olduğunu vurguladı. Son 24 saatte dört kilometrelik ilerleme kaydedildiğini ve önceki gece 51 askeri mevkiinin hedef alındığını belirtti.  

Müzakereler
Öte yandan Moskova, Ukrayna tarafı ile müzakerelerin son dönemlerde aksamalar yaşadığını duyurdu. Rusya Savunma Yönetimi Ulusal Merkezi Başkanı Mihail Mizintsev, ‘’Ukrayna yönetimi, Rusya’nın önerdiği insani geçiş koridorlarının işleyişini 4 Mart’tan beri engelliyor’’ dedi. Rusya’nın askeri operasyonunu engellemesine rağmen, insani koridorların işlemesi için azami çaba sarf ettiğini belirten Mizintsev, Ukraynalı milliyetçi grupların, sivillerin tahliyesine engel olduğu iddiasını yineledi.  
Bu arada müzakerelerde Rus heyetine başkanlık eden Vladimir Medinsky bu hafta boyunca heyetler arasında video konferans yöntemiyle görüşmeler yaptıklarını belirterek, “Müzakereler pazartesiden cumaya video konferans yoluyla tüm hafta boyunca devam etti ve yarın da devam edecek. İkincil konularda uzlaşmaya yakınız ancak kilit konularda ilerleme yok” dedi. 
Sahadaki gelişmelere paralel olarak Rusya Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı

Medvedev’den yaptırım açıklaması
Dimitri Medvedev, Batı tarafından Rusya’ya uygulanan yaptırımların, ‘etkisinin olmayacağını’ savundu. Rus şirketlerine yönelik Batı yaptırımlarının, ülkenin çöküşüne yol açabileceğini düşünmenin ‘aptalca’ olduğunu belirten Medyedev, ‘’Yaptırımlar sadece Rus toplumunun daha fazla birleşmesine neden olacaktır, yönetimden hoşnutsuzluklarını arttıracak değildir. Yönetimin bazı kararlarını beğenmemeniz ve eleştirmeniz doğaldır, ancak bu zor süreçte devletin aldığı kararların karşısında duramazsınız, bu ihanet sayılır” dedi.  
Moskova, Rusya’nın G-20’den çıkarılması çağrılarını hafife aldı. Kremlin Sözcüsü Dimitry Peskov, "ABD ve müttefikleri Rusya'yı çıkarmayı başarırsa bu korkunç bir şey olmayacaktır. Her halükârda gruptaki çoğu ülke Rusya’ya karşı ekonomik savaş veriyor. Dünya çok çeşitlidir, sadece ABD ve Avrupa’dan oluşmuyor’’ dedi. ABD’nin Rusya’yı tecrit etme girişiminin şu ana kadar tamamıyla başarılı olmadığını savunan Peskov, bazı ülkelerin Rusya’ya yaklaşımında itidalli olduğunu ve iletişim köprülerini yıkmamaya özen gösterdiğini kaydetti.  



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe