İsrail ordusu, Batı Şeria ve Gazze çevresindeki kuvvetlerini takviye ediyor

Bnei Brak operasyonunda dün akşam öldürülen Yaakov Şalom için cenaze töreni düzenlendi.  (AFP)
Bnei Brak operasyonunda dün akşam öldürülen Yaakov Şalom için cenaze töreni düzenlendi. (AFP)
TT

İsrail ordusu, Batı Şeria ve Gazze çevresindeki kuvvetlerini takviye ediyor

Bnei Brak operasyonunda dün akşam öldürülen Yaakov Şalom için cenaze töreni düzenlendi.  (AFP)
Bnei Brak operasyonunda dün akşam öldürülen Yaakov Şalom için cenaze töreni düzenlendi. (AFP)

Güvenlik İşleri için Küçültülmüş Bakanlar Kurulu (Kabinet), İsrail'de, ülkenin bazı bölgelerinde tanık olunan kanlı şiddet dalgasıyla yüzleşmek için sadece güvenlik çözümlerini değil, siyasi çözümler de aramanın gerekliliği konusunda seslerin yükselmeye başladığı bir dönemde Savunma Bakanı Benny Gantz tarafından hazırlanan bir planı onayladı.
İsrail ordusu komutanlarının katılımıyla dün gerçekleştirilen toplantıda son bir hafta içinde meydana gelen kurşunlama, araba ile çarpma ve bıçaklama olayları ele alındı. Söz konusu saldırı, üç eylemi gerçekleştiren dört Filistinlinin yanı sıra 11 sivil ve polisin ölümüne yol açtı.
Plan, Batı Şeria'daki İsrail ordusu güçlerine 12 tabur, Gazze Şeridi'ni çevreleyen güvenlik çitinde de keskin nişancılar ve özel birimler de dahil olmak üzere iki tabur takviye edilmesini içeriyor.
Polis teşkilatına ordudan, iç güvenlik operasyonlarına yardımcı olmak üzere eğitilmiş bin asker takviye edildi. Söz konusu askerler, ‘sınır Muhafız Birimi'ne bağlı tugayları görevlendirmek ve onlara ekipman sağlamak, özellikle sosyal ağlarda istihbarat bilgisi toplamak, İsrail'de izinsiz bulunan Filistinlilere ve silah tacirlerine karşı askeri güç ve araçları yönlendirmek, DEAŞ aktivisti olan Arap vatandaşlarına (48 Filistinlileri) karşı kampanyaya devam etmek ve yedek ordudaki asker ve subaylara ülke çapında hareket etme talimatı vermek’ gibi görevler icra edecekler.
İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kohavi, yüksek alarm durumuna geçme ve farklı tırmanma senaryolarına hazırlanma talimatı verdi. İsrail Ordu Sözcüsü tarafından yapılan açıklamaya göre Kohavi, ‘savunma ve başarısızlığa uğratma çabalarını güçlendirmeyi amaçlayan adımların derhal uygulanması, istihbarat bilgisi toplanması ve İsrail ordusunun Filistin arenasında hazır olma durumunun artırılması’ talimatı verdi.
İsrail Başbakanı Naftali Bennett kabine oturumuna başkanlık etti. Bennet koronavirüse yakalandığı ve karantinaya girdiği için bundan önceki güvenlik istişareleri oturumuna evinden Zoom uygulaması aracılığıyla katılmıştı.
İsrail Başbakanı Naftali Bennett, “İsrail amansızca, kararlı bir şekilde ve demir yumrukla savaşmaya ant içen cani bir Arap terörü dalgasıyla karşı karşıya. Kesinlikle yeneceğiz” dedi.
Dün akşam düzenlenen ve 5 kişinin yaşamını yitirdiği Bnei Brak operasyonuna ilişkin ön soruşturmaların, istihbarat raporuna göre saldırgan Ziya Hamarsheh, İsrail ile Batı Şeria'yı ayıran duvardaki bir delikten İsrail'e sızdı ve çalıntı veya kendisine verilen bir araba ile Tel Aviv'in doğusundaki Bnei Brak şehrine geldi. Saldırganın bu şehri, sakinlerinin çoğunluğunun orduda hizmet etmeyen ve silah taşımayan dindar Yahudiler olduğu için seçtiğine inanılıyor.
Aracından inen saldırganın M-16 tüfeğiyle ateş etmeye başladığı kaydedildi. Söz konusu silahın İsrail ordusundan çalındığı düşünülüyor ancak bu konuda kesin bir bilgi yok. Silahın Ürdün, Mısır veya Lübnan'dan Batı Şeria veya İsrail'deki silah tüccarlarına kaçırılmış olma ihtimali var. Ayrıca Hamrasha'nın kullandığı arabanın çalınıp çalınmadığı da henüz bilinmiyor.
İstihbarat, Hamarsha'nın İsrail'e gitmek ve silahlarını teslim almak için yardım aldığını varsayıyordu ancak ilk tahminlerin aksine, saldırganın operasyon alanında tek başına çalıştığı düşünülüyor.
İsrail, operasyonda saldırganla iş birliği yapmış olabilecekleri gerekçesiyle operasyon alanının yakınındaki 5 Filistinli işçiyi ve saldırganın kardeşi, amcası ve kuzenleri de dahil olmak üzere Ya'bad kasabasından on Filistinliyi tutukladı.
Kendisi Fetih Hareketi’nden olmasına rağmen amcası Hamas’tan olan saldırganın, İstihbarat raporunda eski bir mahkum olduğu belirtildi. Son on yılda, bir operasyonun planlanmasına karıştığı şüphesiyle iki yılını bir İsrail hapishanesinde geçirdi. Ancak aleyhine delil bulunamadığı için daha sonra serbest bırakıldı.
İsrail arenasında farklı seslerin yükselmeye başlaması dikkat çekici. İsrail-Filistin çatışmasında güvenlik ve askeri çözümlerin yeterli olmadığı bunların yanı sıra siyasi çözüm aranması gerektiği şeklinde sesler yükseldi.
Haaretz gazetesi siyasi işleri editörü Yossi Verter dün olaya ilişkin şunları yazdı:
“Üç operasyonda 11 İsraillinin öldürülmesi stratejik bir olaydır. Bu, güvenlik olayı, aynı zamanda siyasi de bir meseledir. Bir hafta önce başka bir gerçeklikteydik; Türkiye'de, ardından Mısır'da ve ardından Negev Zirvesi’nde ardı ardına gerçekleştirilen toplantılar... Görünüşe göre İsrail yeni bir dönemin, yeni bir Ortadoğu'nun başlangıcındaydı. Tüm bunlar İsrail’in artık gerçeklikten kopmuş olduğunu gösteriyor.”
İsrail'deki Araplar sivillere yönelik operasyonları yeniden kınıyorlar. Ortak Arap Listesi Bloku lideri Eymen Avde şu açıklamada bulundu:
"İşgal, nefret ve düşmanlığın kaynağıdır ve aşırılık yanlılarının içinde büyüdüğü bir bataktır. Bu nedenle önce buna bir son vermeli ve iki halka güvenlik ve normal bir yaşam getiren barışı tesis etmeliyiz.”
Birleşik Arap Listesi Başkanı Mansur Abbas da Bney Brak operasyonunu kınadı. Abbas Twitter'da yaptığı paylaşımında şunları söyledi: “Bney Brak'ta savunmasız sivillere karşı iğrenç ve kınanması gereken bir terör suçu işlendi. Yakınlarını kaybeden ailelerin acısını paylaşıyor, yaralılara acil şifalar diliyorum.”
Bney Brak operasyonunda öldürülen altı kişi; Araplar, Yahudiler ve yabancı işçileri içerdi. Saldırı sonrası öldürülenler; İki Arap, bir Filistinli saldırgan ve onu öldürmeye çalışan Nasıralı bir polis, İsrail'de birkaç yıldır çalışan iki Ukraynalı işçi, biri Yahudi bir din adamı olmak üzere İsrail vatandaşı iki Yahudi.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Bnei Brak operasyonunu kınarken, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinliler operasyonu kutlamak için şeker dağıttılar.
Abbas yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Filistinli ve İsrailli sivillerin öldürülmesi sadece durumun daha da kötüleşmesine yol açar. Özellikle mübarek Ramazan Ayı’na ve Hristiyan ve Musevi bayramlarına yaklaşırken hepimiz istikrarı sağlamak için çabalıyoruz. Bu kınanmış olay, yerleşimciler ve diğerleri tarafından Filistin halkına yönelik saldırı ve tepkiler gerçekleştirmek için istismar malzemesi yapılmamalı.”
Bu kınama mesajlarının aksine Filistinli gruplar operasyondan büyük sevinç duyduklarını ifade ettiler. Hamas, İslami Cihat, Fetih'in El-Aksa Tugayları, Halk Cephesi ve diğer gruplar, bunun ‘işgalin suçlarına doğal tepki çerçevesinde kahramanca bir operasyon ve Filistinlilerin İsrail'e karşı savaşa bağlılığının yeni bir kanıtı’ olduğunu söyledi.
Batı Şeria ve Gazze şehirlerindeki Filistinliler operasyonu kutlamak için sokağa çıktılar, dans ettiler, şarkılar söylediler ve yoldan geçenlere şeker dağıttılar.



Trump, İran’la ‘kısa ve yoğun bir savaş’ seçeneğini değerlendiriyor

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper (solda), CH-47 Chinook helikopteriyle Hürmüz Boğazı üzerinde uçuyor. (CENTCOM)
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper (solda), CH-47 Chinook helikopteriyle Hürmüz Boğazı üzerinde uçuyor. (CENTCOM)
TT

Trump, İran’la ‘kısa ve yoğun bir savaş’ seçeneğini değerlendiriyor

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper (solda), CH-47 Chinook helikopteriyle Hürmüz Boğazı üzerinde uçuyor. (CENTCOM)
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper (solda), CH-47 Chinook helikopteriyle Hürmüz Boğazı üzerinde uçuyor. (CENTCOM)

ABD, Kongre ara seçimlerinin ardından İran’a yönelik kısa ve yoğun bir askerî harekât ihtimaline karşı aralarında Arap ülkelerinin de bulunduğu çok sayıda devlete hazırlıklı olmaları yönünde uyarıda bulundu. Şarku’l Avsat’ın The Wall Street Journal’dan (WSJ) aktardığına göre, Washington ve İsrail’in İran’ın kapasitesini zayıflatarak Tahran’ı müzakere masasına oturtmayı amaçlayan hava saldırılarını yeniden başlatmaya hazırlandığına dair işaretler artıyor.

WSJ’ye konuşan yetkililer, temasların diplomatik ve askerî kanallar aracılığıyla yürütüldüğünü bildirdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın olası saldırıya ilişkin nihai kararını henüz vermediği, ancak süreci yakından takip eden kaynaklara göre, seçimlerin ardından İran’ın altyapısını ve nükleer tesislerini hedef alabilecek kapsamlı bir saldırıya sıcak baktığı ifade edildi.

Olası hazırlıklar kapsamında, uçuş takip verileri ve sevkiyat hakkında bilgi sahibi yetkililere dayandırılan bilgilere göre ABD, Teksas eyaletindeki bir Patriot hava savunma sistemini İsrail’e sevk ediyor. Yetkililer, Amerikan güçlerinin bölgedeki mühimmat stoklarını yenilediğini, ayrıca savaş uçakları ile bombardıman uçaklarının olası saldırılar için teyakkuza geçirildiğini kaydetti.

Hazırlıklar çerçevesinde, önümüzdeki ay içerisinde Ortadoğu’da halihazırda görev yapan yaklaşık 20 savaş gemisinden oluşan filoya ek bir uçak gemisi taarruz grubu ile bir deniz piyade keşif birliğinin katılması beklenirken, bölgedeki bazı gemilerin ise görev süresini tamamlayarak ayrılması öngörülüyor.

Daha önce basına yansıyan raporlarda da Amerikan güçlerinin olası bir tırmanışa karşı risk altındaki üslerde görev yapan personeli güvenli noktalara naklettiği bildirilmişti.

‘Küçük bir operasyon’

Trump henüz bir saldırı kararı aldığını açıklamadı, ancak geçen hafta düzenlenen bir seçim mitinginde, “Küçük bir operasyon turu daha düzenleyebiliriz ya da uzlaşmayı kabul ederler” ifadesini kullandı.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ‘var olabilecek veya olmayabilecek hassas askerî planlar’ hakkında yorum yapılmayacağı vurgulanırken, Trump’ın İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha erişememesini sağlamak amacıyla tüm seçenekleri masada tuttuğu belirtildi. ABD Başkanı daha önce Kongre ara seçimlerinden önce İran’a saldırmayacağını ifade etmişti.

 cxfbg
ABD güçleri, 2 binden fazla ticari geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine yardım ettiğini açıkladı. (CENTCOM)

WSJ, yürütülen askerî hareketliliğin Trump’a bir saldırı kararı alması durumunda ek seçenekler sunduğunu değerlendirirken, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ise görevlerinin Başkana bu seçenekleri sunmak olduğunu bildirdi.

Basına yansıyan haberlere göre İsrail ordusu yeni bir saldırı için planlarını ve hedeflerini hazırlarken, Başbakan Binyamin Netanyahu ise İran’ı zayıflatarak rejim değişikliğine zemin hazırlamak amacıyla saldırıların yeniden başlatılması yönündeki baskısını sürdürüyor.

Bombardımana geri dönülme ihtimali, Trump yönetiminin ekonomik baskıya dayalı stratejisinden bir sapmayı temsil ediyor. Yaptırımların sertleştirilmesi ve deniz ablukası uygulanması, İran’ın petrol satışlarını aylarca aksatmış, hava trafiğinin büyük bir kısmını durdurmuş ve kara ticaretini sınırlandırarak zaten kötü durumda olan İran ekonomisi üzerindeki baskıyı artırmıştı.

Ancak askerî operasyonların yeniden başlatılmasının etkinliği analistler arasında tartışma konusu olmayı sürdürüyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu Demokrasileri Savunma Vakfı’nın (FDD) İran Programı Direktörü Behnam Ben Taleblu, Trump’ın İran’ın füze kapasitesini yeniden inşa etmesi gibi büyüyen bir tehdit olarak tanımladığı unsurların hedeflenme gerekçelerini olabildiğince ayrıntılı bir şekilde açıklaması gerektiğini belirtti.

Taleblu, böyle bir gerekçenin bulunmadığı senaryoda ABD’nin mevcut yaptırımlar ve abluka sayesinde avantajlı konumda olduğunu ve bu yolda ilerlemeye devam etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

İran bu sefer teslim olacak mı?

Analistler, savaşın en yoğun döneminde 20 binden fazla ABD ve İsrail hava saldırısına maruz kalan İran’ın yeni bir saldırı dalgası karşısında kolayca teslim olmayacağı görüşünü taşıyor. Uğradığı hasara rağmen Tahran yönetimi; Hürmüz Boğazı’ndaki gemileri hedef almaya, ABD güçlerine ve gemilerine saldırmaya ve müzakerelerdeki sert tutumunu korumaya devam etti.

bhju
Tahran’ın bir caddesinde sergilenen İran füzeleri, Eylül 2026 (Reuters)

İsrail Askerî İstihbaratı’nın eski yetkililerinden Danny Citrinowicz, ABD ve İsrail’in yapmaya devam ettiği en büyük hatalardan birinin; kritik altyapıların hedeflenmesi veya üst düzey yetkililere suikast düzenlenmesi de dahil olmak üzere ek bir saldırı dalgasının İran rejiminin çöküşüne yol açabileceğine inanmak olduğunu belirtti.

Citrinowicz, yeni bombardımanların rejimi daha da sertleşmeye itebileceği ve füze ile nükleer programlarına olan bağlılığını pekiştirebileceği uyarısında bulundu.

ABD ve İsrail, Haziran 2025’te patlak veren daha kısa süreli savaş sırasında İran’ın nükleer programının büyük bir bölümünü imha etmişti. Ancak Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Direktörü Rafael Grossi, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne verdiği bilgide, UAEA’nın her iki savaşta da hasar gören tesisleri onarma veya yeniden inşa etmeye yönelik herhangi bir faaliyet tespit etmediğini bildirdi.

Buna karşılık Grossi, UAEA müfettişlerinin durumlarını doğrulamak için söz konusu tesislere erişim sağlayamadığına ve UAEA’nın İran’ın nükleer maddeleri beyan edilen amaçların dışına çıkarıp çıkarmadığını teyit edemediğine dikkat çekti. Washington, müfettişlerin geri dönmesine izin vermesi için Tahran’a baskı yapmayı sürdürürken, İran yönetimi bu talebe direnmeye devam ediyor.

Endişe yaratan alanlar arasında, yüzlerce metre kayalık zeminin altında yer alan Kazma Dağı sahası da bulunuyor.

Trump zafer istiyor

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) savunma ve güvenlik analisti Seth Jones, Trump’ın saldırıların İran’ın kapasitesine kesin bir darbe indirmemesi durumunda dahi, yeni bir saldırı dalgasını zafer ilan etmek ve ardından ABD’nin savaştaki angajmanını azaltmak için kullanabileceğini değerlendirdi.

Jones, hiçbir saldırının İran’ın nükleer programını kalıcı olarak geriletemeyeceğini düşündüğünü belirtirken, bununla birlikte Trump’ın Washington’ın programı bir kez daha geciktirmeyi başardığını savunabileceğine işaret etti.

dcfrg
Döviz kurlarının gösterildiği panonun önünden geçen bir İranlı, Tahran, 27 Ekim 2026 (Reuters)

Buna karşılık İran, kamuoyuna açık ve özel kanallar aracılığıyla, herhangi bir saldırıya bölge genelindeki ekonomik tesisleri ve sivil hedefleri hedef alan sert misillemelerle yanıt vereceği konusunda uyarıda bulundu. Tahran yönetimi, savaş öncesinde de benzer tehditlerde bulunmuş; ardından ABD askerî üsleri ve diplomatik misyonlarının yanı sıra Körfez ülkelerindeki enerji tesislerini ve havalimanlarını hedef almıştı.

Olası bir yeni İran misillemesinin, ABD ve Körfez müttefiklerinin savaş sırasında İran saldırıları nedeniyle tükenen hava savunma füze stoklarını henüz yenilemeye çalıştığı bir döneme denk gelebileceği belirtiliyor.


İsrailli muhalif lider Golan’dan Netanyahu’yu devirmek için Arap partileriyle iş birliği çağrısı

İsrailli muhalif lider Yair Golan, dün Rosh Haayin’deki seçim merkezlerinden birinde oy kullanmak üzere sandık başına giderken (DPA)
İsrailli muhalif lider Yair Golan, dün Rosh Haayin’deki seçim merkezlerinden birinde oy kullanmak üzere sandık başına giderken (DPA)
TT

İsrailli muhalif lider Golan’dan Netanyahu’yu devirmek için Arap partileriyle iş birliği çağrısı

İsrailli muhalif lider Yair Golan, dün Rosh Haayin’deki seçim merkezlerinden birinde oy kullanmak üzere sandık başına giderken (DPA)
İsrailli muhalif lider Yair Golan, dün Rosh Haayin’deki seçim merkezlerinden birinde oy kullanmak üzere sandık başına giderken (DPA)

İsrail'de muhalif lider Yair Golan, kısmi seçim sonuçlarının hükümet koalisyonu kurmak için Arap partilerinin desteğine ihtiyaç duyulduğunu göstermesi üzerine, bugün (çarşamba) muhalefetteki müttefiklerine Başbakan Binyamin Netanyahu’yu devirmek için Arap partileriyle iş birliği yapma çağrısında bulundu.

Golan, X platformundaki paylaşımında, “Netanyahu’nun Yahudi oyları ile Arap oyları arasında uyguladığı ırkçı ayrımı artık kabul etmemeliyiz” ifadelerini kullandı. Golan, “İsrail’deki Arap vatandaşlarla ortaklık içinde bir değişim hükümeti kurmak hem sorumluluğumuz hem de önümüzdeki bir fırsattır” dedi.

Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığı haberlere göre oyların yaklaşık yüzde 48,4’ünün sayılmasının ardından yapılan tahminler, Netanyahu’nun siyasi bloğunun 55, Gadi Eisenkot liderliğindeki bloğun ise 50 sandalye kazanabileceğine işaret ediyor. Arap partilerinin toplam sandalye sayısının ise 15 olması bekleniyor.

Oy sayımının sürmesi nedeniyle bu sonuçların değişebileceği belirtilirken, her iki blok da 120 sandalyeli İsrail Meclisi’nde (Knesset) çoğunluğu elde etmek için gereken 61 sandalye eşiğinin altında kalıyor. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre ne Netanyahu ne de Eisenkot zafer ilan etti.


İsrail seçimleri: Oy sayımı sürerken neler bekleniyor?

Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot ile Binyamin Netanyahu’yu bir arada gösteren fotoğraf (AFP)
Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot ile Binyamin Netanyahu’yu bir arada gösteren fotoğraf (AFP)
TT

İsrail seçimleri: Oy sayımı sürerken neler bekleniyor?

Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot ile Binyamin Netanyahu’yu bir arada gösteren fotoğraf (AFP)
Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot ile Binyamin Netanyahu’yu bir arada gösteren fotoğraf (AFP)

Başbakan Binyamin Netanyahu ve müttefiklerinin, dün (Salı) yapılan seçimlerin ardından İsrail parlamentosunda en fazla sandalyeyi kazanması bekleniyor. Ancak ne Netanyahu’nun ne de başlıca rakibi Gadi Eisenkot’un parlamentoda çoğunluğu sağlaması için net bir yol bulunuyor.

Oy sayım işlemi devam ederken, partilerin hükümet kurmak amacıyla muhtemelen uzun sürecek müzakerelere başlaması bekleniyor. Görüşmelerin başarısız olması halinde İsrail yeniden seçime gitmek zorunda kalabilir.

Kazanan partileri ne zaman öğreneceğiz?

İsrail Merkez Seçim Komitesi, oy sayımına bugün de devam ediyor. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre seçimlerin kesin sonuçlarının yarından (Perşembe) önce açıklanması beklenmiyor.

Komite ayrıca İsrail askerlerinin kullandığı yüz binlerce oyun yanı sıra yurt dışında oy kullanan diplomatların oylarını da sayacak.

Komitenin yürüttüğü sayım süreci, İsrail’in önde gelen televizyon kanallarının sandık çıkışlarında gerçekleştirdiği anketlerin ardından geliyor. Bu anketler partilerin göreceli gücüne ilişkin genel bir fikir verebilse de özellikle çok sayıda partinin faaliyet gösterdiği İsrail gibi siyasi sistemlerde gerçek sonuçların kesin bir göstergesi olarak kabul edilmiyor.

Oy sayımının 30 Ekim’e kadar tamamlanması, seçimlerin resmî sonuçlarının ise sandık gününden bir hafta sonra, 4 Kasım’da açıklanması bekleniyor.

Süreç neden bu kadar karmaşık?

Knesset’teki sandalyeler, nispi temsil sistemi kapsamında parti listelerine göre dağıtılıyor. Partilerin parlamentoda sandalye kazanabilmesi için ülke genelinde kullanılan oyların en az yüzde 3,25’ini alması gerekiyor.

Yaklaşık 12 partinin seçim barajını aşma ihtimali bulunduğu düşünülüyor. Bu nedenle toplam oy sayısının kesinleşmesi ve sandalyelerin dağılımının belirlenmesi zaman alacak.

Sonuçlar açıklandıktan sonra ne olacak?

Oyların kesin sayısı belirlenip sonuçlar açıklandıktan sonra Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, hükümetin başına geçmesini istedikleri adayı belirlemek amacıyla parti liderleriyle istişarelerde bulunacak. Ardından hükümeti kurma ihtimalinin en yüksek olduğunu düşündüğü adaya görevlendirme verecek.

Görevlendirilen adaya hükümeti kurması için 42 güne kadar süre tanınacak. İsrail’de şimdiye kadar hiçbir parti tek başına mutlak çoğunluğu elde edemedi. Bu nedenle hükümetler, birden fazla partinin bir araya geldiği koalisyonlar aracılığıyla kuruluyor. Hükümet kurmaya yönelik müzakereler de çoğu zaman haftalar sürüyor.

Knesset’teki her sandalye büyük önem taşıyor. Küçük partiler, hükümetin kurulmasında bir tarafın lehine dengeyi değiştirecek ölçüde belirleyici bir rol oynayabiliyor.

Görevlendirilen adayın hükümeti kuramaması durumunda başka adaylara da bu fırsat tanınabilir. Hükümetin kurulamaması halinde ise yeniden seçim kararı alınır ve mevcut hükümet, yeni hükümet göreve başlayana kadar geçici hükümet olarak görevini sürdürür.