İsrail Ramazanda gerilime karşı ‘Dalga Kırıcı’ operasyonu başlattı

Üç Filistinli hayatını kaybetti, Mescid-i Aksa basıldı. Ramallah “Suçları durdurun” çağrısında bulunurken, gruplar ‘kapsamlı bir patlama’ imasında bulunuyor

Dün Nasıra’da cenaze töreni sırasında İsrailli Arap polis memuru Amir Khuri’nin tabutunu taşıyan İsrail polis unsurları (AFP)
Dün Nasıra’da cenaze töreni sırasında İsrailli Arap polis memuru Amir Khuri’nin tabutunu taşıyan İsrail polis unsurları (AFP)
TT

İsrail Ramazanda gerilime karşı ‘Dalga Kırıcı’ operasyonu başlattı

Dün Nasıra’da cenaze töreni sırasında İsrailli Arap polis memuru Amir Khuri’nin tabutunu taşıyan İsrail polis unsurları (AFP)
Dün Nasıra’da cenaze töreni sırasında İsrailli Arap polis memuru Amir Khuri’nin tabutunu taşıyan İsrail polis unsurları (AFP)

İsrail’de dün (Perşembe) sahadaki gerilim artmaya devam etti ve 3 Filistinli hayatını kaybetti. İşgal güçleri uzun süreli bir gerilim dönemine hazırlık kapsamında ‘Dalga Kırıcı’ operasyonunu başlattı. Çoğu şehirde konuşlandırılan İsrail ordusu ve güvenlik güçleri, bireysel operasyonlarla karşılık veren Filistinlileri tutuklamaya devam ederken, aşırılık yanlısı yerleşimciler Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi.
Filistin Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, tehlikeli gerilimi kınanırken, uluslararası topluma İsrail’i dizginlenmesi ve işlediği suçların cezalandırılması için derhal harekete geçme çağrısı yapıldı. Aynı zamanda, Filistinli gruplara direnişin ve çatışmaların artmasına yol açabilecek gerilim patlamasına karşı uyarıda bulunuldu.
İsrail ordusu, Genelkurmay Başkanı Aviv Kohavi liderliğinde tugay komutanlarının katılımıyla görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde, Filistinli silahlı kişilere operasyon gerçekleştirmeden önce müdahale edilmesi için bir dizi önlem alınması kararlaştırıldı. Alınan kararlar, İsrail vatandaşlarının güvenliğini ve sükuneti yeniden sağlamak için sahada müdahaleye hazırlık durumunu artırmayı ve terörist faaliyetleri engellemeye yönelik önlemler almayı içeriyordu. Kohavi görüşmelerde subaylarına “Bölge tugay liderleri ve Merkez Komutanlığın liderlerleri olarak sizler, bu sabotaj saldırılarını engellemek için son derece önemli bir role sahipsiniz. Bu ve diğer saldırıları hayata geçirme hayallerini suya düşürme ve gerçekleştirme fırsatlarını engelleme yeteneğine sahipsiniz. Bu dalgayı durdurmalıyız. Size ve yeteneklerinizde güveniyorum. Cenin’deki olaylar, engellemeye devam etmemiz gereken bu terörist faaliyetlerin bir parçasıdır. Terörü engellemek ve tüm bölgelerde İsrail vatandaşlarının güvenliğini ve emniyetini sağlamak için, bu tür operasyonlar ve tutuklamaları planlamaya ve gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Bu bizim görevimiz” ifadelerine yer verdi.
Görüşmeler, Filistin topraklarında çatışmalar ve saldırıların yaşandığı kanlı bir gün yaşanırken gerçekleşti. Batı Şeria’da silahlı bir eylemde bulunduklarından şüphelenilen 31 kişinin yanı sıra DAEŞ üyesi olduklarından şüphelenilen 43 Arap’ın tutuklandığı açıklandı. Ordunun bu operasyonu Cenin ve kuzeydeki bölgesi ile Beytüllahim bölgesine odaklandı.
Cenin bölgesinde, İsrail ordusundan büyük bir birlik, şehri ve içerisindeki kampı bastı. Birkaç saat boyunca tutuklamalara tanık olundu. Onlarca ev basıldı ve keskin nişancılar inşaat halindeki birçok binanın çatılarında pozisyon aldı. Filistinliler bu operasyonu ‘işgal güçlerinin yıllardır yaptığı en ağır baskın’ olarak değerlendirdi.
Bazı Filistinliler işgal güçlerine karşı koymaya çalıştı ve Duvdevan komando birliğinden bir keskin nişancı olan İsrail askeri kurşunla hafif yaralandı. İsrail ordusu buna, “7 yaşındaki Sanad Muhammed Abu Atiye ve 23 yaşındaki Yezid Nidal el-Saadi adlı iki genci öldürerek, 3’ü ağır olmak üzere 14 kişi gerçek mermilerle yaralayarak karşılık verdi.
Beytüllahim ile el-Halil arasındaki bölgede bir Filistinli dün sabah, Gush Etzion yerleşim biriminin yakınlarında 4 yerleşimcinin yaralandığı bir bıçaklı saldırı gerçekleştirdi. İsrail haber kaynaklarına göre, bıçaklama yerleşimcilerin bulunduğu bir otogarda gerçekleşti. Bir yerleşimcinin ateş açması sunucu, saldırıyı düzenleyen 30 yaşındaki Nidal Cuma hayatını kaybetti. İşgal güçleri, gencin anne ve babasının Tarkumiye beldesindeki evine baskın düzenledi. Filistinliler, İsrail ordusunun bu operasyonunu, şehirlerin ikinci  ve yeni bir işgaline benzediğini düşünüyorlar.
İsrail, salı günü 5 İsraillinin öldürülmesinin ve Ceninli bir Filistinli tarafından gerçekleştirilen Bnei Brak saldırısının ardından, Batı Şeria’da geniş çaplı bir tutuklama operasyonu düzenliyor.
Filistin Cumhurbaşkanlığı yaptığı açıklamada, gerek Mescid-i Aksa’ya ve gerekse Filistin şehirlerine yönelik baskınlarda, İsrail işgal hükümeti tarafından yürütülen bu gerilime karşı uyarıda bulundu. Aynı zamanda “Halkımızın her gün baskınlara, cinayetlere, yerleşimcilerin suçlarına maruz kalması dahil olmak üzere bu tür provokasyonlar, bölgeyi daha fazla gerginliğe sürükleyecektir.” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, gerilme neden olan İsrail politikasının, farklı dinler için önemli günlere denk gelen Ramazan ayının, kutsal bir ay haline getirmek için tüm açılardan gösterilen çabalarla tutarsız olduğu belirtildi. Aynı zamanda, uluslararası topluma İsrail’i dizginlemek ve işlediği suçlar sebebiyle cezalandırılması için derhal harekete geçme çağrısında bulundu. Ayrıca ABD yönetimine çağrıda bulunarak, İsrail hükümetinin durumu, bir gerilim patlamasına doğru iten politikasına son verilmesi için derhal müdahale edilmesi istendi.
Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye, İsrail operasyonunun tehlikeli sonuçları konusunda uyarıda bulunarak, “Bunlar, İsrail’in halkımıza karşı işlenen suçları dizisine eklenen yeni bir dizi suçları temsil ediyor. Yerleşimciler, Filistin vatandaşlarını öldürmek için silah kullanmasına izin veren İsrail Başbakanı’nın doğrudan kışkırtmasına katılıyor. Son derece tehlikeli olan bu durum, halkımıza koruma sağlamak ve işgal askerleri ve yerleşimcilerin vatandaşların hayatın kıymasına son vermek için acil bir uluslararası müdahaleyi gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
Hamas Hareketi tarafından yapılan açıklamada, “Bu suçlara verilecek yanıt, direnişi ve işgal güçleri ve yerleşimcilerle çatışmaları artıracaktır. Bu kibirli düşmanın bilmesi gerekiyor ki, halkımızın kanı değersiz değildir ve işgalin devam eden suçlarıi daha güçlü ve daha acı verici olacak bir gerilim patlaması için uyarı vermektedir” ifadelerine yer verildi. 
İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad en-Nahale, İslami Cihad Hareketi’nin askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri’nin bulundukları tüm bölgelerde seferber edildiğini duyurdu. Yapılan kısa açıklamada, “Siyonist düşman ordusunun Cenin kampına yaptığı baskın ışığında, İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri, Kudüs Seriyyeleri’nin tüm bölgelerinde, genel seferberlik ilan ettiğini duyurdu” ifadeleri kullanıldı. 
Binyamin Netanyahu açıklamalarda bulunarak, Mansur Abbas liderliğindeki İslami Hareket Partisi ile koalisyon içerisinde olan Bennett hükümetinin, teröre karşı savaşı yönetebilme gücü olduğuna güvenmediğini söyledi. Netanyahu “İslamcıların desteğine dayalı olan bir hükümet, terörle mücadele edemez” ifadelerini kullandı. Radikal Siyonist çizgideki Knesset üyesi Itamar Ben Gvir ise, Filistinlilere meydan okuyarak Mescid-i Aksa’yı bastı.
Ben Gvir, Mescid-i Aksa’nın avlusunda, Filistinli grupların tehdit ve uyarılarıyla alay ederek kendi videosunu çekti. Ben Gvir, İsrail hükümetine ‘teröristlere’ karşı zayıflık göstermeyi bırakıp, Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya serbestçe erişimini sağlamak için çalışma çağrısında bulundu.
Ben Gvir’e yanıt olarak Yüksek Fetva Kurulu, Filistinlilere özellikle Ramazan ayında Mescid-i Aksa da dahil olmak üzere Kudüs şehrine ziyaret edilmesi çağrısında bulundu.
Yüksek Fetva Kurulu yaptığı açıklamada, “Mescid-i Aksa’nın, son dönemlerde yerleşimcilerin toplu akınlarının, Aksa içerisinde ve kapılarında Talmud duaları yapma girişimlerinin doruğa ulaşması gölgesinde, Mescid-i Aksa’nın varlığına, kutsallığına ve birliğine karşı sert bir işgal kampanyasına maruz kalması sebebiyle, insanlarımızın orada olmasına ihtiyacı var” ifadelerine yer verdi.



Trump, İran’la ‘kısa ve yoğun bir savaş’ seçeneğini değerlendiriyor

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper (solda), CH-47 Chinook helikopteriyle Hürmüz Boğazı üzerinde uçuyor. (CENTCOM)
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper (solda), CH-47 Chinook helikopteriyle Hürmüz Boğazı üzerinde uçuyor. (CENTCOM)
TT

Trump, İran’la ‘kısa ve yoğun bir savaş’ seçeneğini değerlendiriyor

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper (solda), CH-47 Chinook helikopteriyle Hürmüz Boğazı üzerinde uçuyor. (CENTCOM)
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper (solda), CH-47 Chinook helikopteriyle Hürmüz Boğazı üzerinde uçuyor. (CENTCOM)

ABD, Kongre ara seçimlerinin ardından İran’a yönelik kısa ve yoğun bir askerî harekât ihtimaline karşı aralarında Arap ülkelerinin de bulunduğu çok sayıda devlete hazırlıklı olmaları yönünde uyarıda bulundu. Şarku’l Avsat’ın The Wall Street Journal’dan (WSJ) aktardığına göre, Washington ve İsrail’in İran’ın kapasitesini zayıflatarak Tahran’ı müzakere masasına oturtmayı amaçlayan hava saldırılarını yeniden başlatmaya hazırlandığına dair işaretler artıyor.

WSJ’ye konuşan yetkililer, temasların diplomatik ve askerî kanallar aracılığıyla yürütüldüğünü bildirdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın olası saldırıya ilişkin nihai kararını henüz vermediği, ancak süreci yakından takip eden kaynaklara göre, seçimlerin ardından İran’ın altyapısını ve nükleer tesislerini hedef alabilecek kapsamlı bir saldırıya sıcak baktığı ifade edildi.

Olası hazırlıklar kapsamında, uçuş takip verileri ve sevkiyat hakkında bilgi sahibi yetkililere dayandırılan bilgilere göre ABD, Teksas eyaletindeki bir Patriot hava savunma sistemini İsrail’e sevk ediyor. Yetkililer, Amerikan güçlerinin bölgedeki mühimmat stoklarını yenilediğini, ayrıca savaş uçakları ile bombardıman uçaklarının olası saldırılar için teyakkuza geçirildiğini kaydetti.

Hazırlıklar çerçevesinde, önümüzdeki ay içerisinde Ortadoğu’da halihazırda görev yapan yaklaşık 20 savaş gemisinden oluşan filoya ek bir uçak gemisi taarruz grubu ile bir deniz piyade keşif birliğinin katılması beklenirken, bölgedeki bazı gemilerin ise görev süresini tamamlayarak ayrılması öngörülüyor.

Daha önce basına yansıyan raporlarda da Amerikan güçlerinin olası bir tırmanışa karşı risk altındaki üslerde görev yapan personeli güvenli noktalara naklettiği bildirilmişti.

‘Küçük bir operasyon’

Trump henüz bir saldırı kararı aldığını açıklamadı, ancak geçen hafta düzenlenen bir seçim mitinginde, “Küçük bir operasyon turu daha düzenleyebiliriz ya da uzlaşmayı kabul ederler” ifadesini kullandı.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ‘var olabilecek veya olmayabilecek hassas askerî planlar’ hakkında yorum yapılmayacağı vurgulanırken, Trump’ın İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha erişememesini sağlamak amacıyla tüm seçenekleri masada tuttuğu belirtildi. ABD Başkanı daha önce Kongre ara seçimlerinden önce İran’a saldırmayacağını ifade etmişti.

 cxfbg
ABD güçleri, 2 binden fazla ticari geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine yardım ettiğini açıkladı. (CENTCOM)

WSJ, yürütülen askerî hareketliliğin Trump’a bir saldırı kararı alması durumunda ek seçenekler sunduğunu değerlendirirken, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ise görevlerinin Başkana bu seçenekleri sunmak olduğunu bildirdi.

Basına yansıyan haberlere göre İsrail ordusu yeni bir saldırı için planlarını ve hedeflerini hazırlarken, Başbakan Binyamin Netanyahu ise İran’ı zayıflatarak rejim değişikliğine zemin hazırlamak amacıyla saldırıların yeniden başlatılması yönündeki baskısını sürdürüyor.

Bombardımana geri dönülme ihtimali, Trump yönetiminin ekonomik baskıya dayalı stratejisinden bir sapmayı temsil ediyor. Yaptırımların sertleştirilmesi ve deniz ablukası uygulanması, İran’ın petrol satışlarını aylarca aksatmış, hava trafiğinin büyük bir kısmını durdurmuş ve kara ticaretini sınırlandırarak zaten kötü durumda olan İran ekonomisi üzerindeki baskıyı artırmıştı.

Ancak askerî operasyonların yeniden başlatılmasının etkinliği analistler arasında tartışma konusu olmayı sürdürüyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu Demokrasileri Savunma Vakfı’nın (FDD) İran Programı Direktörü Behnam Ben Taleblu, Trump’ın İran’ın füze kapasitesini yeniden inşa etmesi gibi büyüyen bir tehdit olarak tanımladığı unsurların hedeflenme gerekçelerini olabildiğince ayrıntılı bir şekilde açıklaması gerektiğini belirtti.

Taleblu, böyle bir gerekçenin bulunmadığı senaryoda ABD’nin mevcut yaptırımlar ve abluka sayesinde avantajlı konumda olduğunu ve bu yolda ilerlemeye devam etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

İran bu sefer teslim olacak mı?

Analistler, savaşın en yoğun döneminde 20 binden fazla ABD ve İsrail hava saldırısına maruz kalan İran’ın yeni bir saldırı dalgası karşısında kolayca teslim olmayacağı görüşünü taşıyor. Uğradığı hasara rağmen Tahran yönetimi; Hürmüz Boğazı’ndaki gemileri hedef almaya, ABD güçlerine ve gemilerine saldırmaya ve müzakerelerdeki sert tutumunu korumaya devam etti.

bhju
Tahran’ın bir caddesinde sergilenen İran füzeleri, Eylül 2026 (Reuters)

İsrail Askerî İstihbaratı’nın eski yetkililerinden Danny Citrinowicz, ABD ve İsrail’in yapmaya devam ettiği en büyük hatalardan birinin; kritik altyapıların hedeflenmesi veya üst düzey yetkililere suikast düzenlenmesi de dahil olmak üzere ek bir saldırı dalgasının İran rejiminin çöküşüne yol açabileceğine inanmak olduğunu belirtti.

Citrinowicz, yeni bombardımanların rejimi daha da sertleşmeye itebileceği ve füze ile nükleer programlarına olan bağlılığını pekiştirebileceği uyarısında bulundu.

ABD ve İsrail, Haziran 2025’te patlak veren daha kısa süreli savaş sırasında İran’ın nükleer programının büyük bir bölümünü imha etmişti. Ancak Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Direktörü Rafael Grossi, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne verdiği bilgide, UAEA’nın her iki savaşta da hasar gören tesisleri onarma veya yeniden inşa etmeye yönelik herhangi bir faaliyet tespit etmediğini bildirdi.

Buna karşılık Grossi, UAEA müfettişlerinin durumlarını doğrulamak için söz konusu tesislere erişim sağlayamadığına ve UAEA’nın İran’ın nükleer maddeleri beyan edilen amaçların dışına çıkarıp çıkarmadığını teyit edemediğine dikkat çekti. Washington, müfettişlerin geri dönmesine izin vermesi için Tahran’a baskı yapmayı sürdürürken, İran yönetimi bu talebe direnmeye devam ediyor.

Endişe yaratan alanlar arasında, yüzlerce metre kayalık zeminin altında yer alan Kazma Dağı sahası da bulunuyor.

Trump zafer istiyor

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) savunma ve güvenlik analisti Seth Jones, Trump’ın saldırıların İran’ın kapasitesine kesin bir darbe indirmemesi durumunda dahi, yeni bir saldırı dalgasını zafer ilan etmek ve ardından ABD’nin savaştaki angajmanını azaltmak için kullanabileceğini değerlendirdi.

Jones, hiçbir saldırının İran’ın nükleer programını kalıcı olarak geriletemeyeceğini düşündüğünü belirtirken, bununla birlikte Trump’ın Washington’ın programı bir kez daha geciktirmeyi başardığını savunabileceğine işaret etti.

dcfrg
Döviz kurlarının gösterildiği panonun önünden geçen bir İranlı, Tahran, 27 Ekim 2026 (Reuters)

Buna karşılık İran, kamuoyuna açık ve özel kanallar aracılığıyla, herhangi bir saldırıya bölge genelindeki ekonomik tesisleri ve sivil hedefleri hedef alan sert misillemelerle yanıt vereceği konusunda uyarıda bulundu. Tahran yönetimi, savaş öncesinde de benzer tehditlerde bulunmuş; ardından ABD askerî üsleri ve diplomatik misyonlarının yanı sıra Körfez ülkelerindeki enerji tesislerini ve havalimanlarını hedef almıştı.

Olası bir yeni İran misillemesinin, ABD ve Körfez müttefiklerinin savaş sırasında İran saldırıları nedeniyle tükenen hava savunma füze stoklarını henüz yenilemeye çalıştığı bir döneme denk gelebileceği belirtiliyor.


İsrailli muhalif lider Golan’dan Netanyahu’yu devirmek için Arap partileriyle iş birliği çağrısı

İsrailli muhalif lider Yair Golan, dün Rosh Haayin’deki seçim merkezlerinden birinde oy kullanmak üzere sandık başına giderken (DPA)
İsrailli muhalif lider Yair Golan, dün Rosh Haayin’deki seçim merkezlerinden birinde oy kullanmak üzere sandık başına giderken (DPA)
TT

İsrailli muhalif lider Golan’dan Netanyahu’yu devirmek için Arap partileriyle iş birliği çağrısı

İsrailli muhalif lider Yair Golan, dün Rosh Haayin’deki seçim merkezlerinden birinde oy kullanmak üzere sandık başına giderken (DPA)
İsrailli muhalif lider Yair Golan, dün Rosh Haayin’deki seçim merkezlerinden birinde oy kullanmak üzere sandık başına giderken (DPA)

İsrail'de muhalif lider Yair Golan, kısmi seçim sonuçlarının hükümet koalisyonu kurmak için Arap partilerinin desteğine ihtiyaç duyulduğunu göstermesi üzerine, bugün (çarşamba) muhalefetteki müttefiklerine Başbakan Binyamin Netanyahu’yu devirmek için Arap partileriyle iş birliği yapma çağrısında bulundu.

Golan, X platformundaki paylaşımında, “Netanyahu’nun Yahudi oyları ile Arap oyları arasında uyguladığı ırkçı ayrımı artık kabul etmemeliyiz” ifadelerini kullandı. Golan, “İsrail’deki Arap vatandaşlarla ortaklık içinde bir değişim hükümeti kurmak hem sorumluluğumuz hem de önümüzdeki bir fırsattır” dedi.

Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığı haberlere göre oyların yaklaşık yüzde 48,4’ünün sayılmasının ardından yapılan tahminler, Netanyahu’nun siyasi bloğunun 55, Gadi Eisenkot liderliğindeki bloğun ise 50 sandalye kazanabileceğine işaret ediyor. Arap partilerinin toplam sandalye sayısının ise 15 olması bekleniyor.

Oy sayımının sürmesi nedeniyle bu sonuçların değişebileceği belirtilirken, her iki blok da 120 sandalyeli İsrail Meclisi’nde (Knesset) çoğunluğu elde etmek için gereken 61 sandalye eşiğinin altında kalıyor. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre ne Netanyahu ne de Eisenkot zafer ilan etti.


İsrail seçimleri: Oy sayımı sürerken neler bekleniyor?

Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot ile Binyamin Netanyahu’yu bir arada gösteren fotoğraf (AFP)
Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot ile Binyamin Netanyahu’yu bir arada gösteren fotoğraf (AFP)
TT

İsrail seçimleri: Oy sayımı sürerken neler bekleniyor?

Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot ile Binyamin Netanyahu’yu bir arada gösteren fotoğraf (AFP)
Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot ile Binyamin Netanyahu’yu bir arada gösteren fotoğraf (AFP)

Başbakan Binyamin Netanyahu ve müttefiklerinin, dün (Salı) yapılan seçimlerin ardından İsrail parlamentosunda en fazla sandalyeyi kazanması bekleniyor. Ancak ne Netanyahu’nun ne de başlıca rakibi Gadi Eisenkot’un parlamentoda çoğunluğu sağlaması için net bir yol bulunuyor.

Oy sayım işlemi devam ederken, partilerin hükümet kurmak amacıyla muhtemelen uzun sürecek müzakerelere başlaması bekleniyor. Görüşmelerin başarısız olması halinde İsrail yeniden seçime gitmek zorunda kalabilir.

Kazanan partileri ne zaman öğreneceğiz?

İsrail Merkez Seçim Komitesi, oy sayımına bugün de devam ediyor. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre seçimlerin kesin sonuçlarının yarından (Perşembe) önce açıklanması beklenmiyor.

Komite ayrıca İsrail askerlerinin kullandığı yüz binlerce oyun yanı sıra yurt dışında oy kullanan diplomatların oylarını da sayacak.

Komitenin yürüttüğü sayım süreci, İsrail’in önde gelen televizyon kanallarının sandık çıkışlarında gerçekleştirdiği anketlerin ardından geliyor. Bu anketler partilerin göreceli gücüne ilişkin genel bir fikir verebilse de özellikle çok sayıda partinin faaliyet gösterdiği İsrail gibi siyasi sistemlerde gerçek sonuçların kesin bir göstergesi olarak kabul edilmiyor.

Oy sayımının 30 Ekim’e kadar tamamlanması, seçimlerin resmî sonuçlarının ise sandık gününden bir hafta sonra, 4 Kasım’da açıklanması bekleniyor.

Süreç neden bu kadar karmaşık?

Knesset’teki sandalyeler, nispi temsil sistemi kapsamında parti listelerine göre dağıtılıyor. Partilerin parlamentoda sandalye kazanabilmesi için ülke genelinde kullanılan oyların en az yüzde 3,25’ini alması gerekiyor.

Yaklaşık 12 partinin seçim barajını aşma ihtimali bulunduğu düşünülüyor. Bu nedenle toplam oy sayısının kesinleşmesi ve sandalyelerin dağılımının belirlenmesi zaman alacak.

Sonuçlar açıklandıktan sonra ne olacak?

Oyların kesin sayısı belirlenip sonuçlar açıklandıktan sonra Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, hükümetin başına geçmesini istedikleri adayı belirlemek amacıyla parti liderleriyle istişarelerde bulunacak. Ardından hükümeti kurma ihtimalinin en yüksek olduğunu düşündüğü adaya görevlendirme verecek.

Görevlendirilen adaya hükümeti kurması için 42 güne kadar süre tanınacak. İsrail’de şimdiye kadar hiçbir parti tek başına mutlak çoğunluğu elde edemedi. Bu nedenle hükümetler, birden fazla partinin bir araya geldiği koalisyonlar aracılığıyla kuruluyor. Hükümet kurmaya yönelik müzakereler de çoğu zaman haftalar sürüyor.

Knesset’teki her sandalye büyük önem taşıyor. Küçük partiler, hükümetin kurulmasında bir tarafın lehine dengeyi değiştirecek ölçüde belirleyici bir rol oynayabiliyor.

Görevlendirilen adayın hükümeti kuramaması durumunda başka adaylara da bu fırsat tanınabilir. Hükümetin kurulamaması halinde ise yeniden seçim kararı alınır ve mevcut hükümet, yeni hükümet göreve başlayana kadar geçici hükümet olarak görevini sürdürür.