Yemen hükümeti, BM temsilcisinin ‘barışçıl çözüme olan inancına’ olumlu yaklaşıyor

Suudi Arabistan Savunma Bakan Yardımcısı, Yemen Başbakanı ile yaptığı görüşmede (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakan Yardımcısı, Yemen Başbakanı ile yaptığı görüşmede (SPA)
TT

Yemen hükümeti, BM temsilcisinin ‘barışçıl çözüme olan inancına’ olumlu yaklaşıyor

Suudi Arabistan Savunma Bakan Yardımcısı, Yemen Başbakanı ile yaptığı görüşmede (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakan Yardımcısı, Yemen Başbakanı ile yaptığı görüşmede (SPA)

Yemen hükümeti, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından önerilen insani ateşkesin eksiksiz bir şekilde iki ay boyunca sürmesi ve uzun yıllardır Taiz'e uygulanan Husi kuşatmasının kaldırılması konusunda iyimser. Suudi Arabistan Savunma Bakan Yardımcısı Prens Halid bin Selman dün Riyad’da Yemen Başbakanı Dr. Muin Abdulmelik ve Bakanlar Kurulu üyeleriyle yaptığı görüşme sırasında, Arap Koalisyonu’nun Yemen’e güvenlik, barış ve istikrar getirmek istediğini söyledi.
Prens Halid, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg’in Mart 2021’de açıklanan girişim doğrultusunda, Yemen içindeki ve Suudi Arabistan -Yemen sınırlarındaki tüm askeri operasyonları durdurmak için bir ateşkes başlatmaya yönelik duyurusunu memnuniyetle karşıladığını belirterek, Yemen krizini sona erdirmek ve kapsamlı siyasi çözüme vurgu yaptı.
Prens Halid açıklamasında, Suudi Arabistan Krallığı’nın, bu ateşkesin siyasi çabalarla birlikte Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) himayesinde düzenlenen Yemen-Yemen istişareleri aracılığıyla siyasi bir çözüme ulaşılmasına katkıda bulunacağını söyledi.
Yemen Başbakanı ve Konsey üyeleri, Suudi Arabistan'ın çeşitli koşullarda Yemen halkına sağladığı sürekli desteğin yanı sıra Yemen hükümetinin çabalarını ve Yemen'in egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını destekleme konusundaki kalıcı bağlılığına değer veriyor. Abdulmelik, KİK himayesinde düzenlenen Yemen istişarelerinin Yemen halkına umut olduğunu ve hükümetin güvenlik, istikrar ve refah sağlama çabalarına büyük bir destek verdiğini söyleyerek, istişarelerin başarısına ve Yemen halkına hizmet eden fikirlerin ortaya çıkmasına olan güveni ortaya koyduğunu bildirdi.
Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani, hükümetin, krizin barışçıl çözümüne olan inancı ve halkına karşı sorumluluğu temelinde BM elçisinin sükunet çabalarına olumlu yaklaştığını belirterek, tarafların yükümlülüklerini yerine getirmede ve bunların uygulanması için bir zaman çerçevesi belirlemede hiyerarşinin gerekliliğini vurguladı. İryani, İran destekli Husi milislerin anlaşmaları reddetme ve bahaneler yaratma konusunda sicillerinin olduğunu hatırlattı.
Bu tutum savaşın sona ermesine ve barışın tesis edilmesine yol açacak radikal çözümlere ulaşmak için Riyad'da düzenlenen Yemen-Yemen istişarelerinin koridorlarındaki ilerlemeyle örtüşüyor.
Husi grubu hariç tüm Yemenli partilerin istişare masasında toplanması hakkında yorum yapan Suudi Arabistan'ın Yemen Büyükelçisi Muhammed Al Cabir, Yemen istişarelerinin, Yemen'de barış ve güvenlik arayışında çeşitli Yemenli bileşenleri ve liderleri bir araya getirmeyi başardığını aktardı. Twitter hesabından açıklama yapan Cabir, istişarelerin katılımcılara, Yemen'i savaş ve yıkımdan barış ve kalkınmaya taşıyacak bir Yemen yol haritası çizmeleri için yakınlaşma fırsatı verdiğini vurguladı.
Batılı ve uluslararası çevreler, Husiler ve meşru hükümet tarafından üzerinde anlaşmaya varılan ateşkesin, sürdürülebilir bir ateşkes için bir temel oluşturacağını umarken, pek çok gözlemci ise Husilerin ateşkesin yanı sıra özellikle de Marib'de savaşçıları harekete geçirmeye ve saldırılar başlatmaya devam edebileceklerini düşünüyor. Yemen kaynaklarına göre, uluslararası ve hükümetle ilgili iyimserliğin artmasıyla birlikte, Batılı diplomatlar Yemen hükümet yetkilileriyle diyaloglarını sürdürürken, Grundberg taraflar arasında kapsamlı bir barış planı geliştirmek için toplantılar düzenlemeye hazırlanıyor.
Bu bağlamda resmi kaynaklar, Yemen Başbakanı’nın, dün İngiltere’nin Sana Büyükelçisi Richard Oppenheim ile bir araya geldiğini ve görüşmede ülkedeki son gelişmeler, bölgesel ve uluslararası düzeyde büyük memnuniyet uyandıran iki aylık BM ateşkes duyurusuyla sahadaki gelişmeleri masaya yatırdığını kaydetti.
SABA haber ajansına göre, görüşmede KİK himayesinde Riyad’da düzenlenen Yemen istişarelerinde hükümetin ekonomik istikrarını desteklemek adına bölgesel ve uluslararası desteğe ek olarak,  ateşkesin devamı için gerekli unsurlar ve buna ilişkin tüm insani ve ekonomik düzenlemeler ele alındı.
Yemenli kaynaklara göre Abdulmelik, ateşkesin BM tarafından sunulan ve hükümet tarafından onaylanan girişimin ana unsuru olduğunu söyledi ve Körfez Girişimi, Ulusal Diyalog Konferansı’nda alınan kararlar ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2216 sayılı kararını içeren üç referansa dayalı siyasi çözüme ulaşana kadar ekonomik, insani, askeri ve güvenliğin inşa edilmesinin önemine değindi.
Yemen Başbakanı, ateşkesin istikrar ve devamlılığının yedi yılı aşkın bir süredir Husiler tarafından kuşatılan Taiz kuşatmasının kaldırılması ihtiyacının yanı sıra barış için yeni bir fırsat yaratılması için ana faktör olduğunu söyledi.
Yemen istişarelerine de değinen Abdulmelik, istişarelerin Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun hükümet ve koalisyonla ortaklaşa siyasi güçlerin önceliklerini yeniden düzenleme fırsatı sağlayan önemli ve ciddi bir gelişme olduğunu bildirdi. Başbakan ayrıca Riyad istişarelerinin başarısı için tüm siyasi ve toplumsal güçler ve bileşenler tarafından gösterilen çabaları övdü.
Yemen Başbakanı ekonomik durumu, hükümetin bunlarla başa çıkma çabalarını, İngiltere ve uluslararası toplumun hükümete daha fazla ekonomik destek sağlama ve devlet kurumlarının zorluklarla yüzleşme yeteneklerini güçlendirme ihtiyacını gözden geçirerek, Yemen hükümetinin ekonomik istikrarı sağlama ve devlet kurumlarını yeniden inşa etme bağlamında İngiltere ile olan ikili ilişkilere övgüde bulundu.
Kaynaklar, Oppenheim’in İngiltere’nin Yemen hükümetini destekleme taahhüdünü yinelediğini ve ülkesinin, dünyadaki ve bölgedeki dostlarından daha fazla destek almak için çabalayacağını söylediğini aktardı.
İngiliz Büyükelçi, BM elçisinin duyurusunu ve iki aylık ateşkes anlaşmasını mübarek Ramazan ayının başında hoş bir gelişme olarak nitelendirerek, tüm tarafların Yemen’de barışı sağlamak için cesur adımlar atmasının önemine dikkati çekti.
Diğer yandan Yemen Enformasyon Bakanı dün, hükümetin, Husi kontrolündeki bölgeler de dahil olmak üzere milyonlarca Yemenlinin omuzlarındaki insani acıların yükünü azaltmak, barışı sağlamak ve uluslararası elçilerin çabalarını başarıya ulaştırmak adına tavizler verdiğini söyledi.
Grundberg tarafından açıklanan ve Suudi inisiyatifi bağlamında ortaya çıkan insani ve askeri ateşkesi Yemen hükümetinin kabul ettiğini söyleyen İryani, KİK’in çabalarının Yemenlilerin acılarını hafifletecek kararlı duruşun somutlaşmış hali olduğunu kaydetti.
Husi milislerini yedi yıldır uluslararası girişimleri ve sakinleştirme çabalarını başarısızlığa uğratmakla suçlayan Yemenli bakan, hükümetin, Sana havalimanı ve Hudeyde limanlarını yeniden açmak, gelirleriyle çalışanların maaşlarının ödenmesi konusundaki tavizlerinin çoğunun reddedildiğini söyledi. Meşru hükümetin, krizin barışçıl çözümüne olan inancı ve halkına karşı sorumluluğu temelinde BM elçisinin sükunet çabalarına olumlu yaklaşımına atıfta bulunan İryani, ayrıca tarafların yükümlülüklerini yerine getirmede ve bunların uygulanması için bir zaman çerçevesi belirlemede hiyerarşinin gerekliliğini vurguladı.

ç

 



Guterres, Batı Sahra'daki BM misyonunun 35 yıllık görev süresinin sona erdiğini duyurdu

Birleşmiş Milletler Batı Sahra Referandumu Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresi sona erdi. (Arşiv)
Birleşmiş Milletler Batı Sahra Referandumu Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresi sona erdi. (Arşiv)
TT

Guterres, Batı Sahra'daki BM misyonunun 35 yıllık görev süresinin sona erdiğini duyurdu

Birleşmiş Milletler Batı Sahra Referandumu Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresi sona erdi. (Arşiv)
Birleşmiş Milletler Batı Sahra Referandumu Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresi sona erdi. (Arşiv)

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Güvenlik Konseyinin misyonun görev süresinin uzatılması konusunda uzlaşmaya varamaması üzerine, Batı Sahra Referandumu için Birleşmiş Milletler Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresinin dün sona erdiğini açıkladı.

Batı Sahra'yı kendi topraklarının bir parçası olarak gören Fas kararı memnuniyetle karşılarken, Cezayir'in desteklediği Polisario Cephesi karardan duyduğu endişeyi dile getirdi.

Polisario Cephesi, eski sömürgeci güç İspanya'nın 1976'da bölgeden çekilmesinden bu yana Batı Sahra'da bağımsız bir devlet kurulmasını hedefliyor. BM Barış Gücü Misyonu ise 1991 yılında Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda sağlanan ateşkesin ardından bölgede konuşlandırılmıştı.

Guterres, yaptığı açıklamada, 1 Kasım itibarıyla misyonun «tasfiye aşamasına» geçeceğini ve asker katkısında bulunan ülkelere ait varlıkların geri gönderileceğini bildirdi.

Misyonun sona ermesi, BM Güvenlik Konseyinin bir yıl önce ABD tarafından hazırlanan ve Fas'ın bölgeye Fas egemenliği altında özerklik tanınmasını öngören planını, anlaşmazlığın çözümü için «en uygulanabilir seçenek» olarak destekleyen kararı kabul etmesinin ardından geldi.

Geçen yıl oylamada çekimser kalan Rusya, bu yıl ABD'nin desteklediği ve BM'nin Fas planına yönelik desteğini pekiştirirken, barış gücü misyonunun kapasitesini azaltmayı öngören yeni karar tasarısını veto etti. Ardından Güvenlik Konseyi, Rusya'nın alternatif karar tasarısını da reddederek, misyonun görev süresinin uzatılmadan sona ermesine yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ateşkesi denetlemenin yanı sıra bölgede referandum düzenlemekle görevlendirilen MINURSO, seçmenlerin kimlerden oluşacağı konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle bugüne kadar referandumu gerçekleştiremedi.

Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, devlet medyasına yaptığı açıklamada, misyonun adında referanduma atıfta bulunulmasının «başka bir dönemin mirası olan kurallardan» kaynaklandığını söyledi. Burita, Rabat'ın Rusya'nın ABD tarafından hazırlanan karar tasarısını veto edeceğini bildiğini, ancak bu durumu «oyunun bazı kurallarını gözden geçirmek için bir fırsat» olarak gördüğünü belirtti.

Fas Kraliyet Divanı da misyonun görev süresinin uzatılmamasını, «Batı Sahra meselesinin BM koridorlarında nihai olarak kapatılması yönünde önemli bir gelişme ve büyük bir adım» olarak nitelendirdi.

Cezayir Dışişleri Bakanlığı ise cumartesi günü yaptığı açıklamada, görev süresinin uzatılmamasından «derin üzüntü» duyduğunu bildirdi. Bakanlık, bu durumdan ABD'nin Fas'ın tutumuna yönelik «aşırı yanlılığını» sorumlu tuttu.

Polisario Cephesi de yayımladığı açıklamada, BM Güvenlik Konseyinin toplantısında yaşanan «tıkanıklıktan» duyduğu endişeyi dile getirdi.


Suriye'de suikast eylemleri gerçekleştiren DEAŞ hücresi çökertildi

Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğündeki koalisyona katıldı (Reuters)
Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğündeki koalisyona katıldı (Reuters)
TT

Suriye'de suikast eylemleri gerçekleştiren DEAŞ hücresi çökertildi

Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğündeki koalisyona katıldı (Reuters)
Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğündeki koalisyona katıldı (Reuters)

Suriye İç Güvenlik Güçleri, dün ülkenin doğusunda DEAŞ terör örgütü mensubu iki kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Şüphelilerin, son olarak Savunma Bakanlığı personeline yönelik saldırı olmak üzere bir dizi suikast eylemi gerçekleştirmekle suçlandığı bildirildi.

İç Güvenlik Güçleri tarafından yapılan açıklamada, Genel İstihbarat Teşkilatının kendileriyle iş birliği içinde, yürütülen kapsamlı istihbarat takibinin ardından Deyrizor'da DEAŞ'a bağlı iki kişilik bir hücreyi çökerttiği belirtildi.

Açıklamada, soruşturma sonucunda gözaltına alınan iki kişinin kentte bir dizi suikast eylemine karıştığının belirlendiği, son olarak Savunma Bakanlığı personeli İbrahim el-Casim'i Meyadin kentindeki Reşid Camisi yakınlarında silahla hedef aldıklarının tespit edildiği kaydedildi.

Operasyonda şüphelilerin üzerinde bulunan silah ve mühimmatın da ele geçirildiği bildirildi.

Beşşar Esed'i Aralık 2024'te iktidardan uzaklaştırarak yönetimi devralan Suriye makamları, o tarihten bu yana DEAŞ'ın üst düzey yöneticilerinin ve örgüt mensuplarının yakalandığına ilişkin düzenli olarak açıklamalar yapıyor.

Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğünde oluşturulan uluslararası koalisyona katılmıştı.

İçişleri Bakanlığı, 6 Ekim'de de örgütün bir yöneticisinin yakalandığını duyurdu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre söz konusu kişi, geçtiğimiz aralık ayında Humus kentinde Alevi nüfusun yoğun olduğu bir mahalledeki camiye düzenlenen bombalı saldırının sorumlusu olmakla suçlandı.

Suriye, eylül ayında da saldırı hazırlığında olduğu belirtilen DEAŞ bağlantılı bir hücrenin çökertildiğini açıklamıştı.

DEAŞ, 2014 yılında Suriye ve Irak'ta geniş toprakları kontrol altına almasının ardından, 2019'da Suriye'de askerî yenilgiye uğratıldı. Ancak örgüte bağlı hücreler, özellikle Suriye çölünde (Badiye) faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor.

Örgüt, zaman zaman özellikle Suriye güvenlik güçlerini hedef alan saldırıları üstleniyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Temmuz 2026'da Güvenlik Konseyine sunduğu rapora göre DEAŞ, 2026 yılında Suriye'de 3 bine kadar savaşçı bulundurmayı sürdürdü.

Raporda, örgütün Suriye'de dinî, siyasi ve askerî hedeflere yönelik «vur-kaç saldırılarına» öncelik verdiği belirtildi. Ayrıca Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve bazı yetkilileri hedef alan, 2026 yılının başlarında cumhurbaşkanına yönelik olduğu belirtilen bir suikast planı da dahil olmak üzere çok sayıda saldırı girişiminin engellendiği kaydedildi.


Yemen ordusu Taiz çevresinde direnişini sürdürüyor, Cevf'te ilerleme kaydediyor

Husilerin kuşatması altındaki Taiz kentinin batı cephesinde Yemen ordusuna bağlı savaşçılar (AFP)
Husilerin kuşatması altındaki Taiz kentinin batı cephesinde Yemen ordusuna bağlı savaşçılar (AFP)
TT

Yemen ordusu Taiz çevresinde direnişini sürdürüyor, Cevf'te ilerleme kaydediyor

Husilerin kuşatması altındaki Taiz kentinin batı cephesinde Yemen ordusuna bağlı savaşçılar (AFP)
Husilerin kuşatması altındaki Taiz kentinin batı cephesinde Yemen ordusuna bağlı savaşçılar (AFP)

Yemen hükümet güçleri, kuşatma altındaki Taiz kentinin cephe hatlarındaki mevzilerini korurken, Halk Direniş Güçleri'nin desteğiyle kentin güneydoğusundaki Akruz cephesinde Husilerin şiddetli saldırısını püskürttü. Eş zamanlı olarak Cevf vilayetinin merkezi Hazm kentinin doğusunda bazı askeri mevziler ve stratejik tepeler yeniden ele geçirildi. Bu gelişmenin, kente doğru ilerleme hedefi doğrultusunda sahadaki dengeleri değiştirmesi amaçlanıyor.

Taiz'deki direniş ve Cevf'teki ilerlemeye karşılık Husiler, Lahic vilayetinin kuzeyindeki Mukatira ilçesine yönelik askeri hareketliliğini genişletti. Hava saldırılarına ve verdikleri kayıplara rağmen Husiler, tarihi Mukatira Kalesi'ni ele geçirerek Tünel bölgesi ve Hice el-Abd Geçidi'ne hâkim bazı noktalar da dahil olmak üzere önemli bölgelere ve yüksek kesimlere ilerledi. Bu gelişmeler, hükümet güçleriyle yaşanan şiddetli çatışmaların ardından geldi.

bgn
Taiz kentinin cephe hatları, Husilerin yaklaşık dört haftadır sürdürdüğü kuşatma ve saldırılara karşı direnişini sürdürüyor (AFP)

Yerel kaynaklara göre hükümet güçleri, Amâlika Kuvvetleri ve Vatan Kalkanı güçlerinin desteğiyle ilçenin geniş bir bölümünü kontrol altında tutmaya devam ediyor. Hükümet güçleri, geçidin alt kesimlerinde ve Suk er-Rubû bölgesindeki vadide Husilerin saldırılarını püskürterek takviye birliklerini taşıyan konvoylarını imha etti. Husilerin ele geçirdiği noktaları geri almak amacıyla karşı saldırılarını sürdüren hükümet güçleri, bölgeye takviye birlikler ve aşiret savaşçıları sevk ederek Husilerin ilerleyişini durdurmaya çalışıyor.

Taiz kentinin güney ve güneydoğusunda çatışmalar Akruz ve Kehlan cepheleri ile kentin batısındaki Dabâb bölgesinde yoğunlaşıyor. Silahlı kuvvetler, Halk Direniş Güçleri'nin desteğiyle Akruz cephesinde Husilerin şiddetli saldırısını püskürtmeyi başardı. Bu cephelerde çatışmalar ve Husilerin toplanma noktalarını hedef alan hava saldırıları devam ediyor.

Pazar günü düzenlenen hava saldırıları Zimar ve Hudeyde vilayetlerindeki bazı bölgelere, Baçil ilçesi de dahil olmak üzere, uzandı. Saldırılarda ayrıca Taiz'in güneybatısındaki Hice el-Abd ve Tarik es-Sıhâ bölgelerinde bulunan Husilere ait mevziler hedef alındı. Hava operasyonları, kara çatışmalarına eşlik eden askeri faaliyetler kapsamında gerçekleştirildi.

Buna karşılık Husilerin saldırıları, Lahic'in kuzeyindeki Mukatira ilçesinde yoğunlaştı. Grup, tarihi Mukatira Kalesi'ni ele geçirirken Tünel bölgesine ve Hice el-Abd Geçidi'ne hâkim bazı yüksek kesimlere ilerledi.

Mukatira'nın stratejik önemi

Mukatira dağlarının ve buradaki kalenin, Hice el-Abd Dağ Geçidi ile Taiz'i güney bölgelerine bağlayan önemli güzergâhlardan biri olan Kerbe yolu üzerindeki hâkim konumu, bölgedeki gelişmelere askeri açıdan önem kazandırıyor.

Kalenin kontrol altına alınması, söz konusu geçitlerin çevresindeki hareketliliğin izlenmesine ve bu güzergâhlardaki ulaşımın tehdit edilmesine imkân sağlıyor. Bu durum, Taiz'e ulaşan yollar üzerindeki askeri kısıtlamaların genişlemesi ve zaten Husilerin kuşatması altında bulunan kentin daha da izole edilmesi endişelerini artırıyor.

Yüksek kesimlerin önemi yalnızca yerel yolların güvenliğinin sağlanmasıyla sınırlı değil. Bu noktaların kontrol altına alınması, Tur el-Baha ilçesi yönünde ilerleme imkânı sunarken Lahic vilayetindeki Anad Askeri Üssü'nü coğrafi açıdan gözetim altında tutma olanağı da sağlıyor.

cdghyukj
Fotoğrafta, Lahic vilayetinin kuzeyinde bulunan tarihi Mukatira Kalesi görülüyor (Yerel medya)

Dağlık konumu nedeniyle Mukatira, batı kıyısı ve Babülmendep'e uzanan güzergâhlar açısından stratejik bir derinlik oluşturuyor. Bölgedeki yüksek kesimlerin kontrolü, ilerleme hatlarının güvence altına alınmasına ve askeri kuşatma girişimlerinin önlenmesine imkân tanıyor. Ayrıca Babülmendep Boğazı'nın güneyindeki Ras el-Ara yönüne uzanan bölgede birliklerin ve askeri ikmal hatlarının hareketliliğini de etkiliyor.

Cevf'te sahada ilerleme

Öte yandan Yemen Silahlı Kuvvetleri, Birinci Acil Müdahale Tümeni tarafından yürütülen operasyon kapsamında Hazm kentinin doğusunda bazı askeri mevzileri ve stratejik yüksek kesimleri yeniden ele geçirdiğini duyurdu. Şiddetli çatışmaların ardından Husilere bağlı unsurların Duhayda dağları çevresindeki mevzilerinden kaçtığı bildirildi.

ghjk
Yemen ordusu, Cevf vilayetinin merkezi Hazm kentinin doğusunda ilerleme kaydetti (Askeri medya)

Silahlı kuvvetler, Husilerin geride bıraktığı silah ve mühimmat depolarının kontrol altına alındığını, askeri araç ve zırhlı muharebe araçlarının imha edildiğini açıkladı. Çatışmalarda onlarca Husinin öldürüldüğü veya yaralandığı, bazı unsurların ise esir alındığı belirtildi.

İdari ve askeri alanda ise Başkanlık Liderlik Konseyi, pazar günü yayımladığı iki cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Tümgeneral Hüseyin el-Aci Ali el-Avadi'yi Beyda vilayeti valiliğine, Tümgeneral Emin Ali el-Akimi'yi ise Cevf vilayeti valiliğine atadı. El-Akimi'nin aynı zamanda Cevf Askeri Bölge Komutanlığı görevini de üstleneceği bildirildi.