İsrail, Arap polisleri silahlarını bırakmaya çağıran ‘Ortak Liste’ başkanını yargılamaya hazırlanıyor

Doğu Kudüs sakinleri, İsrailli bazı Arap polisleri “Yahudi Siyonistlerden daha Siyonist” olarak görüyor

Eymen Avde
Eymen Avde
TT

İsrail, Arap polisleri silahlarını bırakmaya çağıran ‘Ortak Liste’ başkanını yargılamaya hazırlanıyor

Eymen Avde
Eymen Avde

İsrail polis sözcüsü, Ortak Arap Listesi Bloku Başkanı Eymen Avde’nin Arap polislere yönelik eleştirel açıklamalarından ve onlara polis saflarından ayrılma ve silahlarını bırakma çağrısında bulunmasından dolayı hakkında soruşturma açmayı düşündüklerini söyledi. Sözcü, bu sözlerin görevlerini yerine getiren devlet çalışanlarına karşı kışkırtma şüphesini barındırdığını ifade etti. Ayrıca İsrailli sağcı aktivistler de Avde’nin tutuklanmasını ve Knesset'ten çıkarılmasını talep ettiler.
Avde, Doğu Kudüs'ü ziyaret etmiş ve geçtiğimiz aylarda kendilerine yönelik kanlı saldırılardan şikâyet eden çok sayıda sakinle görüşmüştü. Sakinlerin bu saldırılara maruz kalmalarının sebebi, işgalci İsrail’in planlarını ve Arap mahallelerini Yahudileştirme projelerini reddetmeleriydi. Bu görüşme sırasında pek çok kişi, İsrailli Arap polislerin Yahudi meslektaşlarından daha kaba ve sert olduğunu; bu tutumlarının onları, “Yahudi Siyonistlerden daha Siyonist” kıldığını ve İsrail liderliğine bağlılıklarını kanıtlama arzusundan kaynaklandığını dile getirdi.
Görüşmenin ardından Avde, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Şam Kapısı'nın önünde çektiği bir videoda şunları söyledi:
“Herhangi bir Arap gencinin ya da herhangi bir Arap gencin ebeveynlerinin güvenlik güçlerine katılması utanç vericidir. İşgalciler halkımıza, ailelerimize, Mescid-i Aksa'ya namaza gidenlere şiddet uygulamaktadır. Tarihi konumumuz bu canice işgale son vermek için mazlum halkımızın yanında olmaktır ki, Filistin Devleti kurulsun, Filistin bayrakları Kudüs’ün duvarlarına asılsın ve Filistin topraklarında barış tesis edilebilsin.”
Avde sözlerini şöyle sürdürdü:
“İsrail güvenlik teşkilatında görev yapanların sayısı yüzde 1'i geçmiyor. Sayıları birkaç binden ibaret. Onları, liderlerinin yüzüne silahlarını atmaya ve onlara şunu söylemeye davet ediyorum: Bizim yerimiz sizin yanınız değil. Halkımıza yönelik işlenen suça ve istismara ortak olamayız. Genç Arapların işgal ordusuna katılması yasaktır. Yerimiz hakkın, adaletin ve işgalle mücadele eden halkımızın yanıdır... Bizler, Filistin Arap halkının bir parçasıyız. Burada işgale son verip ülkeye barışı getirmek için adil bir savaş verilmektedir.”
Avde’nin bu sözleri üzerine İsrail polis sözcüsü, bu ifadelerin tahrik amaçlı ve hukuk ihlali olup olmadığının incelenmesi için savcılığın derhal harekete geçtiğini söyledi. Sözcü, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Seçilmiş bir kişinin bu açıklamalarından dolayı üzgünüz. Güçlerimiz tüm İsrail vatandaşlarını koruyor ve dini, cinsiyeti veya milliyeti ne olursa olsun kamu güvenliği ve barışı için korumaya devam edecektir.”
Başbakan Naftali Bennett sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu zor günlerde bizi koruyan ordu, polis ve tüm güvenlik güçleri bünyesindeki Arap askerlerle gurur duyuyoruz” dedi. İsrail İçişleri Bakanı Ayelet Shaked ise Twitter hesabından yaptığı bir paylaşımda şunları kaydetti:
“Avde’nin açıklamaları doğrudan devlete karşı kışkırtmadır ve Knesset'ten çıkarılmalıdır. Avde, mevcut kriz çerçevesinde hükümeti destekleyene kadar kendisiyle herhangi bir anlaşma olmayacak. Onun yeri İsrail Knesset'inin dışıdır.”
İç Güvenlik Bakanı Omer Bar Lev ise, “Eymen Avde’nin açıklaması sorumsuzcadır. Kışkırtıcı ve tehlikelidir. Arapların çoğunluğunun görüşünü yansıtmamaktadır. Bnei Brak'deki saldırıda oradaki vatandaşları korurken öldürülen polis memuru Emir Huri, Arap vatandaşlarının parlak yüzünü temsil etmektedir. O bir kahraman ve bir arada yaşamanın sembolüdür” açıklamasında bulundu.
Dışişleri Bakanı Yair Lapid, Avde’nin sözlerinin utanç verici olduğunu söyledi.
Likud Partisi'nden Knesset üyesi aşırı sağcı Shlomo Karhi, Avde’nin Knesset'ten çıkarılması için, -Knesset'in 90 üyesinin oy vermesini gerektiren- “azil yasası” çıkarmaya çalışacağını dile getirdi. Karhi, Knesset Başkanı Mickey Levy’e, Knesset üyesi 70 kişinin de imzasının yer aldığı bir mektup göndererek şu ifadeleri kullandı:
“Avde’nin Knesset’ten kovulması için mümkün olan en kısa sürede bir görüşme talep ediyoruz. Knesset üyesi Eymen Avde’nin dün geceki kışkırtma, isyan, terör örgütlerine destek ile dolu videosundaki açıklamaları doğrultusunda, ona karşı hesap verebilirlik yasasını harekete geçirmeli ve uygulamalıyız. Knesset'in 90'dan fazla üyesinin çoğunluğu bu terör destekçisinin Knesset'ten çıkarılması sürecine kesinlikle katılacaktır. Yargıtay'ın yapmadığını biz yapmalıyız. Avde’nin temsilcisi olduğu Arap toplumunun vay haline.”
Avde’nin açıklamalarına Yahudi solundan da eleştiriler geldi. Meretz’in partisinden Yair Golan yaptığı açıklamada, “Avde’nin açıklaması tehlikeli bir hareket ve emsalsiz, aptalca bir hatadır” diyerek:
“Avde’nin her zaman İsrail'deki Arap vatandaşları arasında ortaklık ve entegrasyon arayan biri olduğunu düşündüm. Ancak bugün onun İsrail’deki Arap vatandaşları ile Yahudilerin arasını bozmaya çalıştığını görüyorum. Birkaç gün önce hükümette Arap temsilini genişletmek için bir fırsat görseydik, Avde bu kapıyı büyük ölçüde kapatmış olacaktı” değerlendirmesinde bulundu.



Gazze'de termobarik mühimmat mı kullanıldı? İsrail ABD'den aldığı silahlarla 3 bin Filistiniliyi buharlaştırmış

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
TT

Gazze'de termobarik mühimmat mı kullanıldı? İsrail ABD'den aldığı silahlarla 3 bin Filistiniliyi buharlaştırmış

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)

İsrail, ABD'nin sağladığı termal mühimmatla 3 bine yakın Filistinliyi küle çevirmiş.

Katar merkezli medya kuruluşu El Cezire'nin haberinde, İsrail ordusunun Gazze savaşında yüksek ısı üretebilen termal ve termobarik bomba kullandığı öne sürülüyor. 

Gazetenin "Hikâyenin Geri Kalanı" adlı araştırmasına göre, Gazze Sivil Savunma ekipleri savaşın başladığı Ekim 2023'ten bu yana 2 bin 842 Filistinliyi "buharlaşmış" diye belgeledi. 

Bu kişilerden geriye yalnızca duvarlara sıçramış kan izleri veya küçük doku parçaları kaldığı belirtiliyor.

Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, kayıtların sahadaki adli incelemelere dayandığını, olay yerinde "eleme yöntemine" başvurduklarını belirtiyor: 

Hedef alınan bir eve giriyoruz ve içeride olduğu bilinen kişi sayısını çıkarılan cesetlerle karşılaştırıyoruz. Aile içeride beş kişi olduğunu söylüyorsa ve biz yalnızca üç sağlam ceset bulabiliyorsak, kapsamlı aramalar sonucunda sadece biyolojik izler kaldığını gördüğümüzde, diğer iki kişiyi 'buharlaşmış' olarak kaydediyoruz.

Haberde, bu durumun termal ve termobarik silahların sistematik kullanımından kaynaklandığı iddia ediliyor. "Vakum bombası" diye de bilinen bu silahlar 3 bin 500 santigrat dereceye varan ısı üretebiliyor. 

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı Genel Direktörü Dr. Münir el-Burş, insan bedeninin yaklaşık yüzde 80'inin sudan oluştuğunu hatırlatarak şunları söylüyor: 

3 bin dereceyi aşan enerjiye, yoğun basınç ve oksidasyon eşlik ettiğinde vücut sıvıları anında kaynar. Dokular buharlaşır ve küle dönüşür. Bu kimyasal olarak kaçınılmazdır.

Rus silah uzmanı Vasily Fatigarov, bombanın yanma süresini uzatmak için karışıma alüminyum, magnezyum ve titanyum tozları eklendiğini, bunların ısıyı daha da artırdığını belirtiyor. 

ABD yapımı bazı bombalarda kullanılan tritonal maddesinin de çok yüksek ısı ürettiği vurgulanıyor.

Araştırmaya göre yaklaşık 900 kilogramlık MK-84 "Hammer" bombası, tritonal içeriyor ve 3 bin 500 santaigrat dereceye varan ısı üretebiliyor. 

Sığınak delici" BLU-109 bombalarınınsa içerdiği PBXN-109 patlayıcı karışımı sayesinde kapalı alanlarda büyük ateş topu oluşturarak içeridekileri yaktığı ifade ediliyor. 

İsrail ordusunun bu bombaları, Eylül 2024'te "güvenli bölge" ilan ettiği El-Mevasi'de kullanıldığı ve 22 kişinin kalıntı bırakmadan öldürüldüğü savunuluyor. 

AFX-757 patlayıcısının kullanıldığı GBU-39 hassas güdümlü bomba da Ağustos 2024'teki Tabiin Okulu saldırısında kullanılmış. Yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı okul binasına atılan bu bomba, basınç dalgası ve yüksek ısıyla öldürüyor. Rus uzman Fatigarov'a göre mühimmat, binayı nispeten sağlam bırakıp içindekileri yakarak yok etmek için tasarlanmış. 

Gazze'deki Sivil Savunma ekiplerinin, "buharlaşmış" cesetlerin olduğu alanlarda GBU-39'a ait kanat parçaları bulduğu aktarılıyor.

Georgetown Üniversitesi'nin Katar kampüsünden hukukçu Diana Buttu, bu tür silahların kullanımının yalnızca İsrail'i değil tedarikçileri de sorumlu kıldığını vurgulayarak şunları söylüyor: 

Bu sadece İsrail'in işlediği değil, küresel çapta yapılmış bir soykırımdır.

Buttu, "Bu silahların ABD ve Avrupa'dan sürekli olarak gönderildiğini görüyoruz. Bu silahların savaşçıyla çocuk arasında ayrım yapmadığını bilmelerine rağmen, göndermeye devam ediyorlar" diye ekleyerek, bunun savaş suçu sayılacağını belirtti. 

Birleşmiş Milletler'e bağlı İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu'nun geçen yıl eylülde yayımladığı raporda, İsrail'in Gazze Şeridi'nde Filistinlilere karşı soykırım yaptığı sonucuna varılmıştı. Tel Aviv yönetimiyse raporun bulgularını "yanlış ve çarpıtılmış" diye nitelemişti.

Independent Türkçe, El Cezire, The Cradle, New Arab


İsrail Cumhurbaşkanı: Avustralya'daki Yahudi karşıtlığı 'korkutucu ve endişe verici'

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
TT

İsrail Cumhurbaşkanı: Avustralya'daki Yahudi karşıtlığı 'korkutucu ve endişe verici'

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)

Avustralya'yı ziyaret eden İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ülkedeki antisemitizmi “korkutucu” ve “endişe verici” olarak nitelendirirken, “barış isteyen sessiz çoğunluk Avustralyalılar”a da dikkat çekti.

Herzog, Sidney'deki Bondi Plajı'nda meydana gelen ölümcül silahlı saldırının kurbanlarına taziyelerini sunmak ve Yahudi topluluğunu teselli etmek için pazartesi günü Avustralya'ya dört günlük bir ziyaret başlattı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bugün Melbourne'a (güneydoğu) gitmeden önce Seven TV'ye verdiği demeçte, 14 Aralık'ta 15 kişinin öldüğü saldırının ardından antisemitik nefret “dalgasının” zirveye ulaştığını söyledi.

Bunun “korkutucu ve endişe verici” olduğunu vurgulayan Herzog, “barış isteyen, Yahudi topluluğuna saygı duyan ve elbette İsrail ile diyalog kurmak isteyen sessiz bir Avustralya çoğunluğu da var” diye belirtti.

Pazartesi günü, Herzog'un Sidney'e gelişini protesto eden Filistin yanlısı göstericiler ve polis arasında çatışmalar çıktı.

AFP muhabiri, polisin göstericileri dağıtmak için biber gazı kullandığını ve yürüyüş önceden belirlenmiş rotadan sapmaya çalıştığında Fransız basın muhabirleri de dahil olmak üzere, gazetecilere göz yaşartıcı gaz atıldığını bildirdi.

Görsel kaldırıldı.
Melbourne'deki Flinders Street İstasyonu önünde İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un ziyaretine karşı düzenlenen gösteri için toplanan protestocular (EPA)

AFP muhabiri, yürüyüşçüler ile polis arasında çıkan çatışmalarda en az 15 protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.

Yürüyüş, Herzog'u Gazze Şeridi'nde “soykırım” yapmakla suçlayan ve Canberra'nın uluslararası yükümlülüklerine uygun olarak soruşturulmasını talep eden Palestine Action grubu tarafından düzenlendi.

Avustralya'daki Yahudileri temsil eden ana kuruluş olan Avustralya Yahudileri Yürütme Konseyi ziyareti memnuniyetle karşılarken, Avustralya Yahudi Konseyi ziyareti reddetti ve İsrail cumhurbaşkanını, Gazze Şeridi'nin “süregelen yıkımından” sorumlu tuttu.

Görsel kaldırıldı.
Pazartesi günü, Sydney'de Herzog'un gelişini protesto eden Filistin yanlısı göstericiler ile polis arasında çatışmalar çıktı (EPA)

Bu arada ABC, Melbourne Üniversitesi'ndeki bir binaya “Herzog'a ölüm” yazısının yazıldığını bildirdi.

2025 yılında, bağımsız bir BM soruşturma komisyonu, İsrail'in 7 Ekim 2023'te Hamas'ın Yahudi devletine saldırmasının ardından patlak veren savaşın başlangıcından bu yana Gazze'de “soykırım” işlediğine karar verdi.

Birleşmiş Milletler adına konuşmayan komisyona göre, Herzog ve diğer İsrailli liderler Filistin topraklarında “soykırımı kışkırttı”, ancak İsrail bunu ‘kesinlikle’ reddetti, “önyargılı ve yanlış bir rapor” olarak kınadı.


Rusya adına casusluk yapan Ukraynalıların sayısı neden artıyor?

Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
TT

Rusya adına casusluk yapan Ukraynalıların sayısı neden artıyor?

Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)

Ukrayna’da bir papazın kızı Rus istihbaratına casusluk yapmaktan 15 yıl hapse mahkûm edildi

19 Temmuz 2024 günü öğleden kısa bir süre sonra, bir papazın kızı 19 yaşındaki Hristina Garkavenko, Ukrayna’nın doğusundaki Pokrovsk kentinde bulunan bir kiliseye geldi. Dindar olmasına rağmen bu kez kiliseye ibadet için gitmemişti.

Babasının burada görev yapması nedeniyle binayı iyi tanıyan genç kadın, ikinci kata çıkarak odalardan birine girdi. Perdelerle kapatılmış pencerede cep telefonunu canlı yayın kamerası olarak yerleştirdi ve cihazı, doğudaki cephe hatlarına gidip gelen Ukrayna askeri birlikleri ve araçlarının kullandığı yola doğru çevirdi. CNN’in aktardığına göre, görüntüler doğrudan Rus istihbaratına iletildi.

Ukraynalı savcılara göre Garkavenko’nun Rus istihbaratı adına yürüttüğü tek faaliyet bu değildi. Genç kadın yıl boyunca bir Rus ajanıyla temas halinde kalarak, stratejik öneme sahip Pokrovsk’taki Ukrayna askerleri ve askeri teçhizatın konumlarına ilişkin bilgiler aktardı.

Binlerce kişiden biri

Vatana ihanet suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Garkavenko’nun, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) ve diğer Rus istihbarat birimleri tarafından ülkesi aleyhine casusluk yapmak üzere devşirildiği düşünülen binlerce Ukraynalıdan biri olduğu ifade edilidyor.

Ukrayna Güvenlik Servisi’ne (SBU) göre Rusya’nın Şubat 2022’de başlattığı kapsamlı işgalden bu yana 3 bin 800’den fazla vatana ihanet soruşturması açıldı. Bu davalarda bin 200’den fazla kişi suçlu bulunarak hüküm giydi.

Hüküm giyenler ortalama 12 ila 13 yıl arasında ceza alırken, bazı sanıklar müebbet hapisle cezalandırılıyor.

CNN’in ulaştığı FSB ise konuyla ilgili yorum yapmayı reddetti.

Şarku'l Avsat'ın CNN’den aktardığına göre Ukraynalı avukat ve uluslararası insancıl hukuk uzmanı Andriy Yakovliv yaptığı açıklamada, Kiev yönetiminin “adil yargılama için gerekli koşulları sağladığını” ve ülke mahkemelerinin genel olarak usul kurallarına uyduğunu belirtti. Yakovliv, savcılığın yeterli delil olmadan dava açmadığını ve mahkûm etmek üzere herhangi bir bahaneye başvurmadığını belirtti.

En yaygın ihanet türü

SBU’ya göre savaş döneminde en yaygın vatana ihanet türü, bilgilerin Rus istihbaratına sızdırılması.

SBU’nun açıklamasına göre “Cephe hattına yakın bölgelerde en sık, Ukrayna ordusunun hareketleri ve konuşlandığı yerler hakkında bilgi toplayıp bunları sızdıran ajanları yakalanıyor. Ukrayna’nın batı ve orta kesimlerinde ise askeri tesisler ve kritik altyapı hakkında bilgi toplanıyor, bunları sızdırıyor ve enerji santralleri, polis binaları ile demiryolu hatları yakınında sabotaj girişimlerinde bulunuluyor.”

Ukraynalılar neden casusluğu kabul ediyor?

CNN’nin haberine göre Rusya’nın devşirdiği Ukraynalılar farklı kesimlerden geliyor. Ukraynalı istihbarat yetkililerine göre ideolojik nedenlerle hareket edenlerin sayısı azalıyor. Casusluğu kabul edenlerin çoğu için temel motivasyon para.

SBU, Rus istihbaratının öncelikli olarak işsizler ya da uyuşturucu, alkol veya kumar bağımlılarını veya paraya acil ihtiyacı olan kişileri hedef aldığını belirtiyor.

SBU’da görevli bir karşı istihbarat yetkilisi CNN’e yaptığı açıklamada, Telegram kanallarının devşirmede kullanılan en yaygın araçlarından biri olduğunu söyledi. Yetkiliye göre Ruslar, “hızlı ve kolay kazanç” vaat eden ilanlar yayımlıyor ve görevleri kademeli olarak veriyor.

Yetkili, ilk aşamada oldukça basit olan görevler verildiğini belirtiyor, “Örneğin kahve satın almak ve kafedeki fişi fotoğraflamak gibi. Bunun karşılığında para banka kartına yatırılıyor ve devşirme süreci adım adım ilerliyor. Daha sonra demiryolu hatları boyunca kamera yerleştirmek, askeri tesisleri görüntülemek gibi daha hassas görevler veriliyor” dedi.  

Yetkili ayrıca, kişinin bir aşamada iş birliğini reddetmesi durumunda Rus ajanların şantaja başvurduğunu ve önceki yazışmaları SBU’ya iletmekle tehdit ettiğini belirterek, “O noktadan sonra geri dönüş imkanı kalmıyor” değerlendirmesinde bulundu.