Bağdat ve Erbil’de bölünmüş Kürt siyaseti

Seçimler iki büyük Kürt parti arasında anlaşmazlıklara yol açtı (Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamentosu)
Seçimler iki büyük Kürt parti arasında anlaşmazlıklara yol açtı (Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamentosu)
TT

Bağdat ve Erbil’de bölünmüş Kürt siyaseti

Seçimler iki büyük Kürt parti arasında anlaşmazlıklara yol açtı (Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamentosu)
Seçimler iki büyük Kürt parti arasında anlaşmazlıklara yol açtı (Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamentosu)

Kürt partilerin Bağdat’ta merkezi hükümetin kurulması meselesine yönelik yaklaşımlarındaki belirgin farklılaşmanın, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) parlamento seçimlerinin düzenlenmesiyle ilgili çeşitli konularda yaşanan bölünmenin doğal bir yansıması olduğu değerlendiriliyor.
Çoğu gözlemci IKBY’deki parlamento seçimlerinin belirlenen tarihte (Ekim 2022) düzenlenmesine ihtimal vermiyor. Siyasi partilerin üzerinde anlaşmazlık yaşadığı Seçim Kanunu, Seçim Komiserliği’nin görev süresinin sona ermesi ve komiserliğin iki üyesinin eksik olması başta olmak üzere seçimlerin düzenlenmesinin önünde ciddi engeller bulunuyor.
IKBY’deki siyasi güçler Seçim Kanunu konusunda iki gruba bölünmüş durumda. Birinci grupta Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve onun müttefiki Sosyalist Parti ve Komünist Partisi gibi küçük partiler ile azınlıklar bulunuyor. İkinci grupta ise Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Goran (Değişim) Hareketi, Kürdistan İslami Birlik Partisi (Yekgirtû) ve Yeni Nesil Hareketi yer alıyor. Birinci grup seçimlerin IKBY’nin üç vilayetini içine alan tek seçim bölgesi sistemine göre düzenlenmesinde ısrar ederken, ikinci grup ise tek seçim bölgesi sisteminin iptal edilmesini, Federal Seçim Kanunu’nda yer alan ve Irak’ta Ekim 2021’de yapılan seçimler sırasında uygulanan çoklu seçim bölgesi sisteminin benimsenmesini talep ediyor.
IKBY Parlamentosu’nda azınlık kotasına ayrılan sandalyeler de dahil olmak üzere toplamda 111 sandalye bulunuyor. Parlamento’da sahip olduğu 60 sandalye ile milletvekili çoğunluğu elinde tutan KDP, Seçim Komiserliği üyelerini seçme ve Komiserlik Yasasında değişiklik yapılmasına dair kanun tekliflerini parlamentodan geçirmeme gücüne sahip.
Şarku’l Avsat’a konuşan gazeteci Saman Nuh, “Eski yasaya itiraz eden siyasi parti ve gruplar, bu yasanın Parlamento’da adil bir temsiliyet sağlamayacağını ve özellikle azınlıklara verilen sandalye sayısının 11’e ulaşmasıyla birlikte KDP’nin milletvekili çoğunluğunu rahatça elde edeceği görüşünde” ifadelerini kullandı.
Nuh, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
“Seçimlerle ilgili başka bir sorun ise Seçim Komiserliği görev süresinin yaklaşık 2 yıldır sona ermiş olması ve iki üyesinin bulunmamasıdır. Seçimler zamanında yapılmak isteniyorsa komiserlik üyeleri ya değiştirilmeli ya da görev süresi uzatılarak eksik üyeler tamamlanmalıdır. Ancak siyasi güçler arasındaki sert çatışma nedeniyle buna ihtimal vermiyorum. Eğer bunlar yapılmazsa seçimleri düzenleme girişimi başarısız olur. Komiserlik üyeleri, Federal Seçim Komiserliğinde olduğu gibi siyasi güçler tarafından seçiliyor. Yeni Nesil Hareketi gibi yeni güçlerin siyaset sahnesine çıkması ve Komiserlik içinde pay istemesi muhtemelen durumları daha da karmaşıklaştıracak ve bu yönde (seçimlerin düzenlenmesi) ilerleme kaydedilmesine izin vermeyecek. Bölge’nin dördüncü seçiminin zamanında yapılabilmesi oldukça uzak bir ihtimal olarak görülüyor. Çünkü yeni bir seçim kanunu yapılması ve komiserliğe yeni üyelerin seçilmesi Parlamento çatısı altında etkin bir çalışmayı gerektiriyor. Ancak arada bir toplanan ve aylardır yarı âtıl halde bulunan Parlamento dikkate alındığında buna ihtimal vermiyorum.”
Yeni Nesil Hareketi Başkanı Şasivar Abdulvahid, dün (pazartesi) yaptığı açıklamada, uluslararası topluma ve Bağdat’taki merkezi hükümete IKBY’nin planlanan seçimleriyle ilgili yardım çağrısında bulundu.
Şasivar, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Bölge’deki siyasi süreç bitti. Parlamento çalışmıyor. Seçimleri yapma niyeti yok. Tüm kurumlar durma noktasına geldi. Merkezi hükümetten, uluslararası toplumdan ve Birleşmiş Milletler’den özgür ve adil seçimlerin yapılması, kurtarılabileceklerin kurtarılması ve buradaki vatandaşlara yardım edilmesi için Bölge’ye müdahale etmelerini talep ediyoruz” dedi.
Şasivar, paylaşımın devamında, “Aksi halde olayların patlama noktasına doğru gitmesinin ışığında barış ve istikrar içinde yaşamanın garantisi olmayacak. Biz, muhalefet ve halk olarak vatandaşların özgürlüğünü, demokrasisini ve onurlu yaşamını savunmak mecburiyetindeyiz” ifadelerini kullandı.
KYB Meclis Grubu Başkanı Ziyad Cebar, daha önce basına verdiği bir demeçte, seçmen kütüklerinin şeffaf olmadığını belirterek, seçmen kütüklerinin değişmesi ve yenilenmesi gerektiğini söylemişti. Cebar, “Son yıllarda edindiğimiz tecrübelerle tek seçim bölgesi sisteminin bölgelerin temsil dengesini korumadığını gördük. Bu nedenle çoklu bölge sistemini talep ediyoruz” açıklamasında bulunmuştu.
Ancak tek seçim bölgesine dayalı eski Seçim Kanunu’nda ısrar eden KDP geçtiğimiz süreçte IKBY Parlamento Başkanı Revaz Faik’i parlamento seçimlerinin tarihini Parlamento içinde oylamaya sunmasına karşı uyararak, “Tarih belirlemek için gerekirse müttefikleriyle birlikte meclis çoğunluğunu kullanmaya başvuracağı” mesajını vermişti.
Kürt parti ve gruplar Bağdat’ta üç ayrı ittifak içinde yer alıyor. Mesut Barzani başkanlığındaki KDP, Mukteda es-Sadr ve Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile ‘Vatanı Kurtarma İttifakı’nda yer alıyor. Bu ittifak ‘en büyük meclis grubunu’ oluşturmak için çalışıyor. KYB ise Şii Koordinasyon Çerçevesi ile ittifak kurdu. KYB, cumhurbaşkanlığı koltuğuna kendi adayının oturmasını istiyor. Irak Meclisi’nde 9 sandalyesi bulunan Yeni Nesil Hareketi ise Ekim Hareketi sonrası kurulan İmtidad Hareketi ile ittifak kurarak Meclis çatısı altında muhalif bloğu kurdu.
KDP’nin IKBY Parlamento Grubu Başkanı Zana Mela Halid, “Biz, Parlamento Başkanı’ndan talep etmeyeceğiz aksine onu uyarıyoruz. Kürdistan Demokrat Partisi, bir siyasi gücün Seçim Kanunu değişikliği talep etme bahanesiyle Kürdistan Parlamentosu’nu çalışmaz hale getirmesini -ki bu Kürdistan Bölgesi’nde yürürlükteki yasalara aykırıdır- engellemek ve bir parlamento oturumu tarihi belirlemek için müttefikleriyle meclis çoğunluğuna başvuracak” dedi.
IKBY Parlamentosu Başkanı Faik, daha önce yaptığı bir açıklamada, seçim tarihiyle ilgili bir siyasi uzlaşı olmadığı sürece seçimleri düzenleme tarihini oylamaya sunmayacağını söylemişti.
KYB ve bazı küçük partiler ise seçim tarihini belirlemeden önce yeni bir Seçim Komiserliği’nin kurulması, Seçim Kanunu’nun değiştirilmesi ve IKBY’nin dört seçim bölgesine bölünmesi şartını koşuyor.



Irak, 350 bin Suriyeli mülteciyi kabul ettiği haberlerini reddediyor

Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi
Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi
TT

Irak, 350 bin Suriyeli mülteciyi kabul ettiği haberlerini reddediyor

Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi
Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi

Irak İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriyeli mültecilere sınırlarını açtığı ve 350 bin mülteciyi kabul edeceği yönündeki haberleri yalanladı.

Irak İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, "Bu haberleri kesinlikle yalanlıyoruz, ancak bilgi aktarımında doğruluğa ve haberlerin yalnızca resmi kaynaklardan alınmasına, kötü niyetli söylentilerden kaçınılması gerektiğini uyarıyoruz" denildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre bakanlık açıklamasında ayrıca, "blog yazarlarının yanlış bilgi yaymaktan kaçınmaları ve yetkili kurumların resmi web sitelerini takip etmenin önemini" vurguladı.


Maliki, Irak Başbakanlık yarışında çekilmenin eşiğinde

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)
TT

Maliki, Irak Başbakanlık yarışında çekilmenin eşiğinde

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)

Irak’ta Kanun Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki’nin üçüncü kez başbakanlık koltuğuna oturma ihtimali, artan Amerikan baskısı ve Koordinasyon Çerçevesi içindeki derinleşen bölünmeler nedeniyle giderek zayıflıyor. Buna karşılık Kürt tarafı, cumhurbaşkanlığı makamının akıbetinin, bir sonraki başbakanın ismi netleşmeden karara bağlanamayacağı görüşünde.

Koordinasyon Çerçevesi’nden üst düzey bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Nuri el-Maliki’nin üçüncü dönem şansı ciddi biçimde geriliyor” dedi. Kaynağa göre Maliki’nin adaylıkta ısrarı, “fiilen yeniden başbakan olmak istemesinden ziyade, Muhammed Şiya es-Sudani’nin bu makama gelmesini engelleme” amacını taşıyor.

İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, Sudani’nin daha önce Maliki lehine geri adım attığını, bunun karşılığında ise Maliki’nin hükümet kuramaması hâlinde kendisini destekleyeceği yönünde bir taahhütte bulunduğunu, Maliki’nin bugün bu durumu siyasi bir koz olarak kullanmaya çalıştığını belirtti. Kaynak, Kanun Devleti Koalisyonu liderinin, kazanamasa bile “alternatif adayın belirlenmesinde etkili bir söz sahibi olmak” istediğini vurguladı.

cfgthy
Bağdat’ta ABD Büyükelçiliği yakınında Maliki’ye destek amacıyla düzenlenen gösteride, Maliki taraftarları (DPA)

Aynı kaynak, Maliki’nin adaylığına karşı olduğu yönündeki Amerikan mesajlarının, resmi adaylık açıklamasından önce bile Koordinasyon Çerçevesi içindeki herkes tarafından bilindiğini ifade etti.

Maliki, televizyon röportajında, Sudani’nin destek karşılığında kendisinden herhangi bir güvence talep etmediğini savunarak, başbakanlıktan çekilme kararının Sudani’ye ait olduğunu ve bunun kendisini şaşırttığını söyledi.

Koordinasyon Çerçevesi’nin Kürdistan çıkarması

Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak, Muhammed Şiya es-Sudani başkanlığında ve Bedir Örgütü lideri Hadi el-Amiri ile El-Esas İttifakı Başkanı Muhsin el-Mandalavi’nin de yer aldığı Koordinasyon Çerçevesi heyetinin Erbil ve Süleymaniye’ye yaptığı ziyaret, cumhurbaşkanlığı dosyasında Kürt tutumunu yumuşatmayı başaramadı.

Siyasi kaynaklara göre heyet, cumhurbaşkanlığıyla ilgili tek bir krizi çözmek için gitti, ancak Kürt bakış açısıyla birbirine bağlı iki krizle — cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık — geri döndü. Kürtler , “Şii siyasi liderliğin başbakanlık makamını fiilen belirlediği” kanaatine varmış durumda.

Kaynaklar, Erbil ve Süleymaniye’de Kürt tarafının tek bir tutum ortaya koyduğunu; bunun da, özellikle ABD baskısının arttığı bir ortamda, başbakanın ismi netleşmeden cumhurbaşkanlığı meselesinin karara bağlanamayacağı yönünde olduğunu aktardı. Bu baskılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Maliki’nin başbakan olarak atanmasının sonuçlarına dair uyarı içeren paylaşımının ardından daha da belirginleşti.

Kürt partiler, ABD ile doğrudan bir cepheleşmenin ön safında yer almaktan endişe ediyor. Bu kaygılar, yeni ABD özel temsilcisinin Bağdat’ı ziyaret ederek geçici hükümet başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile görüşmesi ve Trump’ın paylaşımından bir gün sonra Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesud Barzani ile telefon görüşmesi yapmasıyla daha da arttı.

İki günlük süre ve Kürt belirsizliği

Heyetin Bağdat’a dönüşünün ardından Koordinasyon Çerçevesi, Kürtlere cumhurbaşkanı adayları konusunda tutumlarını netleştirmeleri için iki günlük ek süre tanıma kararı aldı. Aksi hâlde “parlamenter çoğunluk” seçeneğine gidilebileceği, bunun da Kürt partilerden birinin bu makamı kaybetmesine yol açabileceği belirtiliyor.

Buna karşılık Kürt siyasi ve medya söylemi giderek daha muğlak bir hâl aldı. Kürdistan Demokrat Partisi ile Kürdistan Yurtseverler Birliği, cumhurbaşkanlığı makamının “sabit bir Kürt hakkı” olduğu görüşünde ısrar ediyor.

Irak Meclisi İkinci Başkan Yardımcısı ve Kürdistan Demokrat Partisi yöneticilerinden Ferhad Etruşi, partisinde cumhurbaşkanlığı konusunda herhangi bir görüş ayrılığı olduğu iddialarını reddederek, medyada yer alan haberleri “gerçeklikten uzak” olarak niteledi. Etruşi, Kürdistan liderliği ve Mesud Barzani’den çıkacak her karara bağlı kalacaklarını ve bunun kamu yararına hizmet edeceğini vurguladı.

Maliki, Koordinasyon Çerçevesi’ni zorluyor

Siyasi kulislerde, Maliki’nin son televizyon açıklamalarının Koordinasyon Çerçevesi içinde dengeleri yeniden sarstığı ve “çelişkili ve dağınık” bir tablo yarattığı belirtiliyor. Bazı çerçeve bileşenleri Trump’ın paylaşımını küçümsemeye ve bunun “satın alınmış” ya da “Irak içinden yazılmış” olabileceğini öne sürmeye çalışsa da, çerçeve içindeki kaynaklara göre asıl zarar, dış baskılardan ziyade Maliki’nin kendi açıklamalarından kaynaklandı.

sdfvgthy
Nuri el-Maliki (Reuters)

Dikkat çekici bir gelişme olarak Bloomberg, Washington’un Maliki’nin başbakan olması hâlinde, İran’a yakınlığı gerekçesiyle Irak’ın petrol ihracat gelirlerine erişimini kısıtlayabileceği uyarısını Iraklı yetkililere ilettiğini bildirdi. Bu uyarının, geçen hafta Türkiye’de Irak Merkez Bankası Başkanı Ali el-Allak ile üst düzey Amerikalı yetkililer arasında yapılan bir toplantıda iletildiği, bunun Trump’ın “Iraklı siyasetçiler Maliki’yi seçemez” ifadeleriyle eş zamanlı olduğu aktarıldı.

Buna karşılık İran’a yakın kaynaklar, Tahran’ın Irak’taki müttefiklerine Trump’ın baskılarına direnme çağrısı yaptığını, İran lideri Ali Hamaney’in geçen ay Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’yi Bağdat’a Maliki’nin adaylığı dolayısıyla bir tebrik mesajıyla gönderdiğini ve bunun Washington’da rahatsızlık yarattığını belirtti.

“Şartlı olarak çekilmeye hazırım”

Maliki ise televizyon röportajında, Koordinasyon Çerçevesi’nin çoğunluğunun talep etmesi hâlinde adaylıktan çekilmeye hazır olduğunu söyledi ve adaylığının Irak’a Amerikan yaptırımları getireceği iddiasını reddetti. Adaylığın “tamamen Irak’a ait bir mesele” olduğunu savunan Maliki, ABD Başkanı’nın iç ve dış aktörler tarafından “yanıltıldığını” ileri sürdü; söz konusu paylaşımın “muhtemelen Irak içinden yazıldığını” iddia etti.

Siyasi tıkanıklığın sürmesiyle birlikte, Irak’ta başbakanlık mücadelesinin, dış baskılar ile iç hesapların kesiştiği bir zeminde daha da karmaşık hâle gelmesi bekleniyor. Özellikle Şii siyasi blok içindeki uzlaşma ihtimalinin zayıflaması, süreci daha da belirsiz kılıyor.


İsrail'in Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, en az 40 kişi yaralı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)
TT

İsrail'in Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, en az 40 kişi yaralı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)

Gazze Şeridindeki Sivil Savunma'ya göre, bugün İsrail ordusunun Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, çok sayıda Filistinli ise yaralandı. İsrail ordusu ise bir subayının silahlı saldırı sonucu yaralanmasına karşılık olarak "hassas" vuruşlar yapıldığını belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Gazze Şeridi Sivil Savunma Sözcüsü Muhammed Basal, "İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik hava ve topçu bombardımanı sonucu ilk belirlemelere göre, aralarında çok sayıda çocuk, bir bebek ve çok sayıda kadının da bulunduğu 17 şehit ve 40'tan fazla yaralı " olduğunu bildirdi.

Filistin Haber Ajansı (WAFA), tıbbi kaynaklara dayanarak, Gazze şehrinin doğusundaki Zeytun ve Tuffah mahallelerinde İsrail ordusunun vatandaşların çadırlarına yönelik topçu bombardımanı sonucu, aralarında bir çocuğun da bulunduğu 9 vatandaşın öldüğünü ve birçok kişinin de yaralandığını bildirdi.

Haberde, Han Yunus şehrinin güneyindeki Kizan Raşvan bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını hedef alan topçu bombardımanı sonucunda 3 Filistinlinin öldüğü ve birçok Filistinli’nin ise yaralandığı bildirildi.

Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana 530'dan fazla Filistinlinin öldürüldüğü ve bin 460'tan fazla kişinin de yaralandığını belirtildi.

Filistin kaynaklarına göre, İsrail yetkilileri bugün yaralı ve hasta Filistinlilerden oluşan üçüncü grubun Refah kara sınır kapısından geçiş düzenlemelerini iptal etti.

Filistin Kızılayı sözcüsü Raid el-Nims, Alman Basın Ajansı'na (DPA) yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri tırmanışıyla eş zamanlı olarak, Hamas'ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiği bahanesiyle, bugün Rafah kara sınır kapısından hasta ve yaralıların geçişi için planlanan geçiş koordinasyonunun iptal edildiği konusunda bilgilendirildiklerini söyledi.

Refah sınır kapısından geçiş yapacak hastalar ve yaralılar için yapılan geçiş düzenlemeleri iptal edildi

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)

Gazze: “Al-Sharq Al-Awsat”

Gazze Şeridindeki Sivil Savunma'ya göre, bugün İsrail ordusunun Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, çok sayıda Filistinli ise yaralandı. İsrail ordusu ise bir subayının silahlı saldırı sonucu yaralanmasına karşılık olarak "hassas" vuruşlar yapıldığını belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Gazze Şeridi Sivil Savunma Sözcüsü Muhammed Basal, "İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik hava ve topçu bombardımanı sonucu ilk belirlemelere göre, aralarında çok sayıda çocuk, bir bebek ve çok sayıda kadının da bulunduğu 17 şehit ve 40'tan fazla yaralı " olduğunu bildirdi.

Filistin Haber Ajansı (WAFA), tıbbi kaynaklara dayanarak, Gazze şehrinin doğusundaki Zeytun ve Tuffah mahallelerinde İsrail ordusunun vatandaşların çadırlarına yönelik topçu bombardımanı sonucu, aralarında bir çocuğun da bulunduğu 9 vatandaşın öldüğünü ve birçok kişinin de yaralandığını bildirdi.

Haberde, Han Yunus şehrinin güneyindeki Kizan Raşvan bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını hedef alan topçu bombardımanı sonucunda 3 Filistinlinin öldüğü ve birçok Filistinli’nin ise yaralandığı bildirildi.

Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana 530'dan fazla Filistinlinin öldürüldüğü ve bin 460'tan fazla kişinin de yaralandığını belirtildi.

Filistin kaynaklarına göre, İsrail yetkilileri bugün yaralı ve hasta Filistinlilerden oluşan üçüncü grubun Refah kara sınır kapısından geçiş düzenlemelerini iptal etti.

Filistin Kızılayı sözcüsü Raid el-Nims, Alman Basın Ajansı'na (DPA) yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri tırmanışıyla eş zamanlı olarak, Hamas'ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiği bahanesiyle, bugün Rafah kara sınır kapısından hasta ve yaralıların geçişi için planlanan geçiş koordinasyonunun iptal edildiği konusunda bilgilendirildiklerini söyledi.