Hamaney’e yakın bir gazeteden Güney Kore ile çatışma kışkırtması

Washington Devrim Muhafızları’nın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolüne karşı İsrail ile birlikte çalışacağız.

Şeriatmedari (sağda), İran Dini Lideri’nin geçen hafta üst düzey yetkililerle gerçekleştirdiği oturuma eski Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile birlikte katıldı. (Hamaney’in internet sitesi)
Şeriatmedari (sağda), İran Dini Lideri’nin geçen hafta üst düzey yetkililerle gerçekleştirdiği oturuma eski Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile birlikte katıldı. (Hamaney’in internet sitesi)
TT

Hamaney’e yakın bir gazeteden Güney Kore ile çatışma kışkırtması

Şeriatmedari (sağda), İran Dini Lideri’nin geçen hafta üst düzey yetkililerle gerçekleştirdiği oturuma eski Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile birlikte katıldı. (Hamaney’in internet sitesi)
Şeriatmedari (sağda), İran Dini Lideri’nin geçen hafta üst düzey yetkililerle gerçekleştirdiği oturuma eski Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile birlikte katıldı. (Hamaney’in internet sitesi)

İran Dini Lideri Ali Haamney’in ofisine yakın ‘Kayhan’ gazetesi, hükümete yönelik ‘Hürmüz Boğazı’nı Güney Kore’ye giden ve bu ülkeden gelen kargo gemilerine ve mallarına kapatma’ çağrısını tekrarladı. Seul söz konusu haberden bir gün sonra, geçen cumartesi günü gazete tarafından yayınlanan benzer çağrıları protesto etmek için İran Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı.
Gazete, İranlı yetkilileri ‘İran’ın yasal haklarını ve ulusal çıkarlarını’ savunmaya çağırırken, İran’daki yetkililerden Hürmüz Boğazı’nı Güney Kore’nin ticari gemilerine, petrol tankerlerine ve bu ülkeye giden veya bu ülkeden gelen mal taşıyan tüm gemilere kapatmasını beklediğini söyledi.
Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari, ‘Kore’ye 7 milyar doları ödememe cüretini kim veriyor?’ başlıklı makalesinde “İran, Seul 7 milyar dolarlık borcunu ödeyene kadar Güney Kore'ye giden ve bu ülkeden gelen kargo gemilerine ve petrol tankerlerine Hürmüz Boğazı'nı kapatmalıdır” ifadelerini kullandı.
Devrim Muhafızları Donanması, geçen yıl Ocak ayında Güney Kore bandıralı bir geminin geçişini engellemiş, dört Güney Koreli de dahil olmak üzere 20 mürettebatı ‘çevre kirliliğine neden olma’ iddiasıyla gözaltına almıştı. Mürettebatı 3 ay sonra serbest bırakmıştı. İki ülke arasındaki ilişkiler, İran’ın Seul’e ‘ABD yaptırımları uyarınca dondurulan’ petrol ve gaz ihraç kaynakları talebi nedeniyle gerilmişti.
Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi de geçen eylül ayında, Ticaret ve Ekonomi bakanlıklarına Güney Kore yerli mallarının ithalatını yasaklama talimatı verdi.
Bu çerçevede Güney Kore, 19 Nisan’da Kayhan gazetesinin çağrısına karşı İran hükümetine yönelik diplomatik protestoda bulundu. Güney Kore’nin Yonhap haber ajansına göre Güney Kore Dışişleri Bakan Yardımcısı Yeo Seung-Bae, İran’ın Seul Büyükelçisi Said Bademci Şabestari’yi Şeriatmedari’nin makalesini protesto etmek amacıyla Seul’deki Dışişleri Bakanlığı binasına çağırdı.
Güney Koreli yetkili, İran gazetesinin iddiasının uluslararası yasal dayanağı hakkında sorular gündeme getirirken Güney Kore’yi tehdit eden ‘herhangi bir kindar olayı önlemek için’ iki ülke arasındaki iletişimi ve işbirliğini güçlendirme gereğini vurguladı.
Yonhap ajansı ise Kayhan gazetesinin ‘Güney Kore’ye yaptırımlara başlayalım’ başlıklı yazısının İran hükümetinin tutumunu temsil etmediğini bildirdi.
Şeriatmedari daha sonra İran Büyükelçisi’nin tepkisinden duyduğu üzüntüyü dile getirirken, makalesinin yönetimden mesajlar içerdiğini yalanladı. Devlete bağlı ‘ISNA’ ajansına göre Şeriatmedari açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Korelilere borçlarını ödememe nedenlerini sorduğumuzda, bunu ‘ABD’nin reddettiğini’ belirtiyorlar. ABD’lilere ‘borçlarımızı ödemediğimiz sürece İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere izin vermeyeceğini’ söyleyebilirler. ABD’liler, bazı yaptırımlara uluslararası bir karakter kazandırdılar. Bazı yaptırımlar ise nükleer anlaşmadan kaynaklanıyor. Bunun nedeni, nükleer anlaşmayı terk ettikleri için anlaşmanın geçersiz olmasıdır. Nükleer anlaşma ABD’nin ‘altın belgesidir.’ Nükleer anlaşmanın İran’a bir faydası olmadı. Beylere bunu başından beri söyledik ama şimdi bunu anladılar.”
Hüseyin Şeriatmedari, Viyana müzakerelerinden sonuç alınamayacağını belirttiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Müzakereler bir sonuca varmayacak. Çünkü ABD yaptırımları nükleer sorunlarımızdan kaynaklanmıyor. Aksine sebep, İran’ın bölgedeki en büyük bilimsel ve teknik güç haline gelmesidir.”
Kayhan’ın çağrısı, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın geçen hafta İran’ın dondurulan varlıklarının serbest bırakılmasına ilişkin açıklamasının ardından geldi.
Kayhan gazetesinin genel yayın yönetmeni olan Şeriatmedari, Devrim Muhafızları’nın da eski komutanlarından. Doğrudan İran Dini Lideri Ali Hameny tarafından görevlendirildi. Ayrıca ‘Dini Lider’in temsilcisi’ unvanına sahip.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatipzade, Abdullahiyan’ın ‘bir heyetin İran’ın yabancı bir bankadaki donmuş varlıklarını serbest bırakma mekanizmasını sonuçlandırmak için bölgesel bir yetkiliye yönelik ziyareti’ hakkındaki sözlerini de yineledi.
İran, ayrıntı vermeden 7 milyar dolarlık dondurulan varlığın yakında serbest bırakılacağını duyurmuştu. Bu iddia ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yalanlandı.  
Hatibzade ise ABD yönetiminin sürece müdahale çabalarını eleştirdiği açıklamasında “İran’ın varlıklarını serbest bırakmak ve diğer ülkelerden ihraç ettiği kaynakları iade etmek üçüncü bir ülkenin işi değil. ABD’lilerin müdahale etmesine izin vermeyeceğiz” dedi.
Hatibzade, Viyana görüşmelerinin askıya alınmasından Washington’ı sorumlu tutarak, “Bu gecikmelerden ABD sorumludur. Çünkü cevap vermekte geç kalınıyor” ifadesini kullandı.
ABD pazartesi günü İran’ın ‘nükleer programıyla ilgili olarak Tahran ile imzalanan uluslararası anlaşmayı yeniden canlandırmak için’ temel bir talebini reddetti. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, “İran, nükleer anlaşmada öngörülenlerin ötesinde, yaptırımları kaldırmak istiyorsa, nükleer anlaşmanın ötesine geçen endişelerimize yanıt vermelidir” diyerek bu konuları iyi niyet ve iş birliği içinde müzakere etmesi gerektiğini vurguladı.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Price’ın açıklaması, İran Devrim Muhafızları’nın yaptırımlar listesinden çıkarılmasının mevcut görüşmeler bağlamında olmadığının  teyidi niteliğinde.
İran, Viyana’da anlaşmaya varmak için ABD’ye ‘Devrim Muhafızları’nı yabancı terör örgütleri listesinden çıkarma’ çağrısı yapıyor. Ancak, bu talep Washington tarafından reddedildi.
Price, “İranlılar, çeşitli konulardaki tutumumuzu biliyor” diyerek İran nükleer meselesinde bir çözümün mümkün olacağından ‘emin olmadığını’ vurguladı. Sözcü, Washington’ın tüm ‘senaryolara’ hazırlandığını da dile getirdi.
Ned Price, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’ye karşı ‘İsrail’in kalbini hedef alma’ tehditleri hakkında da yorum yaptı.
“İran, dünyada terörizmin sponsoru olan bir devlettir” diyen Price, “Terörizme verdiği destek, uluslararası güvenliği, bölgedeki ve diğer yerlerdeki ortaklarımızı tehdit ediyor” ifadesini kullandı.
ABD yönetiminin İsrail’in güvenliğine yönelik bağlı olduğunu vurgulayan Price açıklamasının devamında şunları söyledi:
“İsrail’deki ortaklarımızla yakın şekilde çalışmak da dahil olmak üzere Devrim Muhafızları’nın bölgedeki istikrarı bozucu rolüne karşı koymak için her uygun aracı kullanacağız.”



Trump yönetimi gerilimi tırmandırıyor... Pentagon, Harvard ile olan eğitim ve burs programlarını sonlandırıyor

Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)
Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)
TT

Trump yönetimi gerilimi tırmandırıyor... Pentagon, Harvard ile olan eğitim ve burs programlarını sonlandırıyor

Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)
Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bakanlığının Harvard Üniversitesi ile olan tüm askeri eğitim programlarını, burslarını ve sertifikalarını sonlandırma kararı aldığını açıkladı. Bu karar, Başkan Donald Trump yönetiminin prestijli üniversiteye karşı tutumunda gerilim artışını temsil ediyor.

Hegseth, X sosyal medya platformunda yayınladığı açıklamada, "Savunma Bakanlığı, Harvard Üniversitesi ile olan tüm profesyonel askeri eğitim, burs ve sertifika programlarını resmen sonlandırıyor" diyerek Harvard'ı "gerçeklerden uzak" olmakla nitelendirdi.

Trump yönetimi, Gazze'deki İsrail saldırısına karşı Filistin protestolarına verdikleri destek ve iklim girişimleri gibi çeşitli konularda Harvard da dahil olmak üzere önde gelen Amerikan üniversitelerine karşı bir kampanya yürütüyor.

İnsan hakları savunucuları, ifade özgürlüğü, akademik özgürlük ve adil yargılama süreci konusunda endişelerini dile getirdiler.

 Harvard, Reuters'ın yorum talebine henüz yanıt vermedi. Üniversite, hükümetin üniversiteye sağlanan federal fonları dondurma girişimine karşı Trump yönetimine dava açtı.


Bill Clinton, Epstein soruşturmalarında kamuya açık duruşma yapılmasını talep etti

 ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
TT

Bill Clinton, Epstein soruşturmalarında kamuya açık duruşma yapılmasını talep etti

 ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)

ABD eski Başkanı Bill Clinton, cinsel suçlardan hüküm giymiş iş insanı Jeffrey Epstein ile olan ilişkisi hakkında ifade vermek üzere ABD Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi önüne çıkacak. Oturum kapalı yapılacak olsa da Clinton, görüşmenin video kaydına alınması planına itiraz ediyor.

Clinton, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu düzenlemeden kim fayda sağlıyor? Epstein’ın adaleti hak eden mağdurları değil, gerçeği hak eden kamuoyu da değil. Bu yalnızca partizan çıkarlara hizmet ediyor. Bu, gerçekleri ortaya çıkarma çabası değil, düpedüz siyasettir” ifadelerini kullandı.

Komite Başkanı Cumhuriyetçi Temsilci James Comer ise Bill Clinton ve eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın ifadelerinin kapalı kapılar ardında alınmasında, video ile kaydedilmesinde ve yazılı tutanağa dökülmesinde ısrarını sürdürüyor. AP’nin haberine göre Clinton’ın dün yaptığı açıklamalar, Comer üzerinde baskı kurmayı amaçlayan ve kendisi ile eşinin ifadelerinin kamuoyuna açık şekilde alınmasını talep eden süregelen kampanyanın bir parçası.

Demokratlar, söz konusu soruşturmanın meşru bir denetim aracı olarak kullanılmak yerine, Başkan Donald Trump’ın siyasi rakiplerine saldırmak için silaha dönüştürüldüğünü savunuyor. Demokratlar ayrıca, Epstein ile yakın ilişkisi olduğu bilinen Trump’ın ifadeye çağrılmamış olmasına dikkat çekiyor.

Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler daha önce, Bill ve Hillary Clinton’ın ifadeye gelmemeleri halinde “mahkemeye saygısızlık” oylaması yapılabileceği tehdidinde bulunmuştu. Çift,sonradan ifade vermeyi kabul etti.

Dışişleri Eski Bakanı Hillary Clinton, kendisinin ve eşinin Cumhuriyetçilerin liderliğindeki Denetim Komitesi’ne “bildikleri her şeyi” ilettiklerini söyledi. Clinton perşembe günü yaptığı açıklamada, “Eğer bu mücadeleyi istiyorsanız… gelin bunu açıkça yapalım” ifadelerini kullandı.

Jeffrey Epstein (Reuters)Jeffrey Epstein (Reuters)

ABD Adalet Bakanlığı, geçen hafta Epstein dosyaları olarak bilinen belgelerin son bölümünü yayımladı. Bu belgeler, 2019 yılında cezaevindeyken intihar ettiği açıklanan Epstein’a ilişkin soruşturma kapsamında 3 milyondan fazla belge, fotoğraf ve videodan oluşuyor.

Bu dosyalarda Bill Clinton’ın adı sıkça gemesine rağmen, Clinton ailesinden herhangi birinin suç teşkil eden bir faaliyete karıştığını gösteren delil bulunmuyor. Eski başkan, 2000’li yılların başında Clinton Vakfı’yla bağlantılı insani çalışmalar kapsamında Epstein’ın uçağıyla seyahat ettiğini kabul etmiş, ancak Epstein’ın özel adasını ziyaret ettiğini reddetmişti.

2016 yılında Trump’a karşı başkan adayı olan Hillary Clinton ise Epstein ile anlamlı bir etkileşimi olmadığını, uçağıyla hiç seyahat etmediğini ve adasını asla ziyaret etmediğini ifade etti.


Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
TT

Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)

Ukrayna elektrik şebekesi işletmecisi bugün yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin Ukrayna'nın enerji altyapısına "geniş çaplı bir saldırı" başlattığını, bunun da ülke genelinde yaygın elektrik kesintilerine yol açtığını duyurdu.

Ukrinergo Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Düşmanın verdiği hasar nedeniyle çoğu bölgede acil elektrik kesintileri uygulanmıştır" ifadesini kullandı.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşıyla ilgili "çok iyi görüşmelerin" devam ettiğini söyledi ve ayrıntılara girmeden, bu görüşmelerin sonucunda "bir şeyler olabileceğini" ifade etti.