Arap dünyasından Yemen Başkanlık Konseyi’ne tam destek

Yemen Başkanlık Konseyi üyelerinin Temsilciler Meclisi'nde yemin etmesine Körfez ülkelerinden destek geldi

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyeleri, Aden'de yemin ettikleri meclis oturumu sırasında (Saba)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyeleri, Aden'de yemin ettikleri meclis oturumu sırasında (Saba)
TT

Arap dünyasından Yemen Başkanlık Konseyi’ne tam destek

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyeleri, Aden'de yemin ettikleri meclis oturumu sırasında (Saba)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyeleri, Aden'de yemin ettikleri meclis oturumu sırasında (Saba)

Arap ve Körfez ülkeleri, Yemen Başkanlık Konseyi üyelerinin dün Temsilciler Meclisi'nde yemin etmesini ve ülke tarihindeki bu önemli aşamanın başlamasını memnuniyetle karşıladı. Bunu güvenlik ve istikrarı sağlayacak bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Arap ve Körfez ülkeleri ayrıca bu gelişmeyi uzun süredir devam eden krizi sona erdirmek için önemli bir adım olarak nitelendirdi.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah, Yemenli partilerin ülkenin çıkarlarını korumak ve halkın güvenlik ve istikrar beklentilerini karşılamak konusuna önem verdiğini ifade etti. Prens Faysal, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyelerini Aden'de anayasa yemini etmeleri dolayısıyla tebrik ederek Suudi Arabistan'ın Yemen halkının en büyük destekçisi olduğunu ve olmaya da devam edeceğini vurguladı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da Riyad yönetiminin Konsey Başkanı ve üyelerini Temsilciler Meclisi'nde anayasal yemin etmeleri vesilesiyle tebrik ettiği, tüm Yemenli tarafların milli iradeye sahip çıkmaları temennisinde bulunduğu kaydedildi.
Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'ın Yemen'de güvenlik ve istikrarı sağlayacak, halkına hizmet edecek ve hedefleri gerçekleştirecek etkili politikaların ve girişimlerin uygulanmasında görevlerini yerine getirmesini sağlamak için Cumhurbaşkanı, Başkanlık Konseyi ve diğer bağlı kurumlara tam desteğini yineledi.
Yemen'deki Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Uleymi ve Konsey üyeleri, geçici başkent Aden’deki meclis önünde anayasal yemin etti. Yemin töreni Konsey Başkanı Şeyh Sultan el Barakani, Bakanlar Kurulu, Şura Meclisi, Yüksek Yargı, Yüksek Seçim Kurulu ve Askeri İşler Komisyonu başkanı huzurunda gerçekleşti.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, Yemen Başkanlık Konseyi'ne ulusal görev ve sorumluluklarını yerine getirmede, Yemen'in güvenliğini, istikrarını ve egemenliğini korumada ve kardeş halkın umut ve özlemlerini gerçekleştirmede başarılar diledi. Açıklamada, Kuveyt'in Yemen krizini sona erdirme, güvenlik ve istikrarı sağlayarak görevlerini yerine getirmesinde Başkanlık Konseyi'ne verdiği desteğe vurgu yapıldı.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf, Yemen Başkanlık Konseyi’nin anayasal yeminini memnuniyetle karşılayarak bunu önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. KİK’in Yemen’de güvenlik ve istikrarı sağlayarak krizi sona erdirecek her adımda destek sağlayacağını ifade eden Hacraf, böylece kardeş Yemen halkını kalkınma ve barış içinde yaşayacağını vurguladı.
Bahreyn’in Suudi Arabistan Büyükelçisi Şeyh Ali bin Abdulrahman bin Ali Al Halife, Bahreyn'in Yemen Cumhuriyeti'nin güvenliği ve istikrarı konusundaki hassasiyette ve hedeflerin gerçekleştirilmesinde Başkanlık Konseyi'ne verdiği desteği bildirdi.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Uleymi ve Konsey üyelerinin geçici başkent Aden'de yemin etmelerini memnuniyetle karşıladı.Taha, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği'nin, Yemen tarihinde yeni bir aşama ve barışçıl bir çözüm için yeni ufuklar açacak önemli bir başarı olan Konsey'in oluşumu hakkında olumlu haberler aldığını vurguladı.Genel Sekreter, Yemen’in krize son vermek, güvenlik, istikrar ve ekonomik ve sosyal kalkınmayı sağlamak için çeşitli düzeylerde göstereceği çabaları sabırsızlıkla beklediğini belirtti.
Arap Parlamentosu da Yemen Başkanlık Konseyi'nin anayasal yeminini, güvenlik ve istikrarı sağlayacak ve uzun süredir devam eden Yemen krizini sona erdirecek bir dönüm noktası ve gerçek bir başlangıç olarak gördüğünü açıkladı. Arap Parlamentosu bugün yaptığı açıklamada, geçici başkent Aden'de gerçekleştirilen oturumda Yemen Parlamentosu önünde anayasal yemin edildikten sonra Başkanlık Konseyi ve destekleyen oluşumlara dayanışmasını ve tam desteğini yineledi.
Körfez Girişimi’nin temsil ettiği referanslar, kapsamlı Yemen ulusal diyalogunun sonuçları ve Güvenlik Konseyi'nin 2216 sayılı kararı uyarınca Yemen krizini sona erdirme arzusunu bildiren Arap Parlamentosu, Yemen'in birliğini ve toprak bütünlüğünü garanti eden, halkının güvenlik, barış ve istikrar isteklerini karşılayan barışçıl çözüm çabalarına yönelik sağlam duruşunu ve desteğini vurguladı.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.